{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1808 - 2024/1165<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t       T.C.<br>ADANA<br>\t BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1808<br>KARAR NO\t: 2024/1165<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...<br>ÜYE\t:...<br>ÜYE\t:...<br>KATİP\t:...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br><br>DAVACI\t: ... ... - <br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVALI\t: ... Hesabı <br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 09.05.2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 09.05.2024<br><br>Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/04/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/11/2017 günü müvekkilinin sevk ve idaresindeki... plakalı motosikleti ile seyir halinde iken yolun bozuk olduğunu fark etmesiyle frene basarak yavaşlamasının akabinde, motosikletine arka taraftan marka, model ve plakası belli olmayan bir aracın çarpmasıyla yaralanmalı faili meçhul trafik kazası meydana geldiğini, çarpmanın etkisiyle yere düşen müvekkilinin canının acısından kendisine çarpan aracın plakasını alamadığını ve çarpan araç sürücüsünün olay yerinden kaçtığını,  meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek, kalıcı sakatlık nedeniyle 100,00 TL, geçici iş göremezlik zararı için 100,00 TL olmak üzere 200,00 TL maddi tazminat tutarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>ISLAH : Davacı vekili 10.01.2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 4.577,12 TL'ye ve kalıcı iş göremezlik tazminatı yönünden ise 91.613,49 TL'ye olmak üzere dava değerini toplamda 96.190,61‬ TL'ye ıslah etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kurum tarafından dava öncesinde 07/02/2019 tarihinde 34.8460,00 TL maluliyet tazminatının karşı tarafa ödendiğini, bu ödemenin kuruma başvuru sırasında sunulan evraklar üzerinden değerlendirme yapılarak ödemenin gerçekleştiğini, davacı tarafından her ne kadar ödeme öncesinde ... Hesabına yapılan bir başvuru varsa da bakiye kısım için ve yahut davacıya ödenen miktarın ne oranda ve hangi belgelere dayanılarak yapılmış olduğuna ilişkin bir başvuru bulunmadığını, sigorta şirketleri aleyhine ikame edilecek davalarda önce kuruma başvurma şartı, dava şartı olduğunu, davacı tarafından talep olunan kalemlerin zaman aşımına uğradığından talep edilmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın öncelikle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatteyse esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, açılan davanın kabulü ile; davacının geçici iş göremezliğinden kaynaklı olarak hesaplanan 4.577,12 TL ile kalıcı maluliyetinden kaynaklı olarak hesaplanan 91.613,49 TL olmak üzere toplam 96.190,61 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 30/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun davacı tarafından ibra edildiğini, davanın öncesinde 04.02.2019 tarihli makbuz ve ibraname adlı belgeye dayanılarak davanın reddi gerekmekteyken kabulüne karar verilmiş olduğunu, davacı tarafından müvekkili kurumu yapılan başvuru sırasında sunulan evraklar üzerinde ödeme yaptıklarını, sunulan belgelerde belirtilen kusur oranı, maluliyet vb. oranlarda bir değişiklik olması halinde müvekkiline yeni bir başvuru yapılmasının gerektiğini ancak davacı tarafın ek ödeme talebine ilişkin müvekkili kuruma başvuru şartını da sağlamadığını, taraflarınca alınan maluliyet oranına ilişkin Çukurova Üniversitesi ATK'dan aldırılan raporda davacının kalıcı maluliyet oranının %6 olduğunu ve bu hususta ihtilaf olmamasına ve yeniden rapor aldırılması talebi olmamasına ve bu nedenle taraflarının bu hususta usuli kazanılmış hakları olmasına rağmen yerel mahkemece yeniden hesapla yaptırılmış ve %7 oranında maluliyet tespit edilmiş ve bu orana göre tazminata hükmedilmiş olmasının yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan aktüerya raporundaki hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken yapılmamış olduğunu, müvekkilinin temerrüde düştüğü tarihin yanlış yorumlanmış olduğunu, mahkemece hüküm altına alınmış ise de müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatını ödeme sorumluluğu bulunmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile davanın reddini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Hükmü, davalı vekili istinaf etmiştir.<br>Davalı vekilinin dava açılmadan evvel, davalı şirketi 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun bir başvuruda bulunulmadığına ve temerrüde düşmediğine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; <br>\tDavacıların dava dilekçesinin dilekçesi ekinde 25.11.2017 tarihinde gerçekleşen kazaya ilişkin olarak, kaza tespit tutanağı, davacılara ait tc kimlik numarası ve kimlik fotokopisi, nüfus kayıt örnekleri hastane evrakları ve maluliyet raporu ve başvuran davacının vekiline ait vekaletname ile 17.01.2019 gününde başvuru yapmış olduğu, bu başvuruya istinaden davalı tarafından 07.02.2019 tarihinde 34.846,00 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. <br>\t Buna göre başvuran davacıların,  dava açmadan evvel önce gerekli evraklar ile zararın karşılanması için 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun şekilde başvuru yaptığı bu başvurunun davalı sigorta şirketi tarafında kabul edildiği hatta davalı sigorta şirketi tarafından başvurulan evraklar üzerinde inceleme yapıldığı anlaşılmakla, davalının temürrüde düştüğü, davacıların başvuran tarafından usulüne uygun bir şekilde başvuru yapılmadığına ilişkin istinaf başvurusu kabul edilmemiştir.<br>\tDavalı vekilinin alacağın zamanaşımına uğradığına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>\t2918 sayılı KTK.nin 109/1. maddesinde \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.\" denilmektedir. <br>Aynı kanunun 109/2. maddesinde ise, \"Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>Yukarıda açıklandığı gibi 2918 sayılı yasanın 109/2. maddesi gereğince davacının trafik kazası neticesinde yaralanmış olduğu anlaşılmakla olayda ceza zamanaşımı dikkate alınacaktır. Bu durumda 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 89 ve 66. maddeleri nazara alındığında 8 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınmalıdır. <br>Bu açıklamalara göre, kazanın 25.11.2017 tarihinde meydana geldiği,  2918 sayılı sayanın 109/2. maddesi ve 5237 sayılı sayanın 89 ve 66. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde 8 yıllık zamanaşımı süresinin 25.11.2025 tarihinde dolacağı, davanın ise 28.12.2020 tarihinde zamanaşımı süresi dolmadan açılmış olduğu, öte yandan davacı davasını açarken  HMK 107. maddesi gereği  alacak davası olarak tazminat talep etmiştir. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür. HMK 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi, bu artırım nedeniyle zamanaşımı da söz konusu değildir.  <br>\tDavalı vekilinin davacının tüm zararının karşılandığına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>\tDavacı tarafından açılmış olan işbu dava öncesinde, davalı kuruma başvurusu sonucu 25.11.2017 günü davacı ... ... ... Mahallesi üzerinde... plakalı aracı ile seyir halinde iken yolun bozuk olduğunu fark etmesiyle frene basarak yavaşlamasının akabinde motorsikletine arka taraftan çarparak marka model ve plakası bilinmeyen aracın çarpması sonucu yaralanmış ve malul kalması ile oluşan maluliyetini tazmin amacıyla 34.846,00 TL maluliyet tazminatı davalı kurum tarafından 07.02.2019 tarihinde ödenmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan 03.01.2022 tarihi hesap bilirkişi raporuna göre davalı tarafın 34.846,00 TL maluliyet tazminatı olarak 07.02.2019 tarihinde ödendiği, ödeme tarihi itibariyle, davacının tüm zararının 66.464,26 TL olduğu, yapılan ödeminin davacının zararının %56 oranında karşıladığı, 2918 sayılı KTK 111. md.si kapsamnıda iş bu ödeme karşılığında düzenlenen ibranamenin geçersiz olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>\tDavalı vekilinin hesaplanan mütefarik kusur indirimine ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. <br>Dosya kapsamında bulunan kolluk kuvvetlerince düzenlenmiş kaza tespit tutanağı incelendiğinde, motosiklet sürücüsü davacının kaza sırasında motosiklet kullanımı için gerekli ve zorunlu koruyucu tertibat olan kask kullanmadığı belirsizdir. Davacının sürücünün maluliyeti sağ bacak eklem haraket kısıtlılığına bağlı kalıcı maluliyete sebep olmuş olup, davacının kask ve koruyucu ekipman takmadığını, bu nedenle zararın oluşmasında kendisinin kusurlu olduğu belirtmiş ise de, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150/1-a bendi gereğince motosiklet sürücü ve yolcularının koruyucu kıyafet olarak kask takması mecburi iken, yönetmelikte dizlik veya koruyucu tertibat takılması gerektiğine ilişkin olarak herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Davacının yaralanmasının sağ bacağında oluştuğu, buna bağlı olarak kask takılı olmaması oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunmadağı, Karayolları Trafik Kanunu Yönetmeliği gereğince koruyucu ekipman olarak takılması zorunlu olan ekipmanın kask olması gerektiği, davacının maluliyetinin kafa bölgesinde oluşmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haklı görülmemiştir.<br>\t\tDavalı vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>\tKararda  TRH 2010 ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulmuştur. <br>2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90.maddesined yer alan “…Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenen hususlar hakkında 11/01/2011 tarihli ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır…” hükmü ile aynı Kanunun 92/i maddesinde yer alan;  “… Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler…”  şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanununun 90.maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki  “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92.maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bu durumda mağdurların zararının ve zararın kapsamının 2918 Sayılı Kanun ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiile dair hükümleri ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekmektedir.<br>Bu çerçevede Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı) <br>İlk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan 03.01.2022 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak “TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanıldığı”'na ilişikin tespitler ile davacının zararının belirlenmesi yerinde görülmüştür. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>\tDavalı vekilinin geçici işgörmezlik tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>\tDiğer yandan, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği geçici işgöremezlik zararının, sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98. maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır.<br>Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; Anayasa Mahkemesinin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alınıp TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici işgöremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan, davacı için hesap edilen geçici işgöremezlik tazminatının karar altına alınması yerinde görülmekle, davalı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>\tDavalı vekilinin maluliyet oranı yönünden usulü kazanılmış haklara riayet edilmediğine ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>\tHer ne kadar davacı vekilinin dava dilekçesinde taleplerini dayandırmış olduğu Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Ali Tıp Kurumu raporuna göre davacının kalıcı maluliyet oranı %6 (altı) olduğunu belirtmiş ise de; davacının gerçek maluliyet oranın ATK alınacak maluliyet raporu ile tespit edilmesini ilişkin talebini dava dilekçesinde açıkça ve temettüde yer vermeyecek biçimde talep ettiği anlaşılmıştır. <br>\tBu ne nedene davacı vekilinin kalıcı maluliyet bulunduğuna yönelik ispatı yönüyle dosya sunulmuş olan Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Ali Tıp Kurumu raporunun davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşturmadığından bu husustaki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>\tHMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.570,78 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 1.642,70 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 4.928,08 TL harcın davalıdan  tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 09.05.2024<br><br>      <br>      Başkan                 Üye                   Üye                    Katip  <br><br>  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"18f7c66ad171a5d4","SID":"43a4ded62f87afca"}}