{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. DİYARBAKIR BAM   2. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/216 - 2024/503<br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  2. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/216 <br>KARAR NO\t: 2024/503<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:  DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t<br>DAVANIN KONUSU\t:  Merci Tayini<br>KARAR TARİHİ\t:  04/04/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki davada Diyarbakır ... Tüketici Mahkemesi ve Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü:<br><br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t:<br>\tDava, hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkidir.<br>\tDiyarbakır .... Tüketici Mahkemesi davacıların murisinin tüketici konumunda olmadığı, murisin tarımsal kredi teminatı olarak hayat sigortası düzenlediğinden TTK gereğince mutlak ticari dava niteliğindeki davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.<br>\tDiyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi sigorta sözleşmesinin tarafı olan ve ticari amacı olmayan davacıların murisinin tüketici konumunda olduğunu, külli halefleri olan mirasçılarının da halefiyet kuralı gereğince tüketici konumunda oldukları gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir.<br>\tDosya kapsamına göre; ...A.Ş. ile .... TL bedelli tarımsal kredi sözleşmesi imzaladığı, akabinde Türkiye Hayat ve Emeklilik AŞ (eski unvanı: Halk Hayat ve Emeklilik AŞ) ile muris arasında ..... tarihleri arasındaki dönem için geçerli \"tarımsal kredi grup hayat sözleşmesi sertifikası\" düzenlendiği, sigortalının 20/07/2021 tarihinde vefat ettiği, mirasçıların vefat teminatının tahsili için işbu davayı açtıkları anlaşılmaktadır. <br>\t28/11/2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları ka/sar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (ı) bendinde sağlayıcı \"kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişi\", (k) bendinde tüketici \"ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi\", (l) bendinde ise tüketici işlemi “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan  eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.<br>\t6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflarından birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.<br>\tBir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı TKHK'da düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Uyuşmazlığın 6502 sayılı TKHK kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin \"tüketici\" diğer tarafın \"satıcı/sağlayıcı/hizmet sunan\" olması gerekir.<br>\tYukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede; somut olayda, davanın dayanağı kredi hayat sigorta sözleşmesi olup, uyuşmazlık, kredi sözleşmesinden değil, bir tarafı tüketici olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Hayat sigorta sözleşmelerinin, niteliği gereği sigortalı tarafın mesleği ne olursa olsun (tacir, esnaf, işçi, memur vs.) gerçek kişi ve tüketici olması dışında bir seçenek yoktur. Esasen banka ile yapılan kredi sözleşmesi de tüketici kredisi niteliğindedir. 6502 sayılı TKHK'nın 73/1. maddesindeki düzenlemede belirtildiği üzere, muris tüketici konumunda olup davacılar da miras ilişkisine dayanarak dava açtıklarından ve davalı sigorta şirketi ile aralarında akdedilen sigorta sözleşmesinin de bir tüketici işlemi olmasından dolayı, tüketici  işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığa bakma görevi, 6502 sayılı TKHK md. 3, 73/1 ve 83/2 hükümleri uyarınca tüketici mahkemesine ait bulunmaktadır. İş bu dava, 6502 sayılı TKHK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açılmıştır. Bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda görevli mahkeme, tüketici mahkemeleri olacaktır (Yargıtay 11. HD'nin 10/10/2016 tarihli ve 2016/7590 E., 2016/7972 K. sayılı kararı).<br>\tBu itibarla, uyuşmazlıkta 6502 sayılı TKHK kapsamında tüketici mahkemeleri görevli olduğundan davanın Diyarbakır .... Tüketici Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden aşağıda hüküm tesis olunmuştur.  <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan sebeplerle, <br>\t1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince Diyarbakır 1. Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,<br>\t2-Dosyanın merci tayini isteminde bulunan mahkemeye gönderilmesine,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 22/2 ve 362/1-c maddeleri gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/04/2024<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa30f5f2e65b6123","SID":"73f2f0ab7992bb81"}}