{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/720 <br>KARAR NO: 2024/617<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 26/11/2020<br>NUMARASI: 2017/746 E. - 2020/410 K. <br>DAVANIN KONUSU: Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi, Tecavüzün Giderilmesi, Maddi ve Manevi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin 1995 yılında ticari hayatına başlayan ve butik seçkin  tekstil ürünleri üreten bir firma olduğunu, tekstil sektörünün önde gelen firmaları arasında yer alan müvekkili şirketin son teknolojik imalat teknikleri ile sadece Türkiye de değil Rusya, Ukrayna, İngiltere ve Amerika başta olmak üzere birçok ülkeye ihracat yapan seçkin bir kuruluş olduğunu, müvekkilinin markalarının hem Türkiye'de hem de yurt dışında tescilli olduğunu, bu markalar üzerinde tek başına hak sahibi olduğunu, erkek giyimi alanında sektörün en eski ve bilinen ... ibareli markalarını 2014 yılında ... Tic. AŞ'den bedel ödeyerek satın aldığını ve TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, TPMK nezdinde tescilli ... nolu ... ibareli, ... nolu ... ibareli, ... nolu .. ibareli ve 2014/76464 nolu ... ibareli markaların maliki olduğunu, uzun yıllardan beri kullanarak ayırt edicilik kazandırdığı ... markası ile ticari faaliyetlerine devam ettiğini, davalı tarafın müvekkilinin iznini almaksızın her türlü fikri ve sınai mülkiyet hakkı müvekkiline ait tescilli marka belgeleri ile koruma altına alınan ürünlerin birebir aynılarının veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlerinin imalatını yaptığı veya yaptırdığını ve her türlü ticareti yaptığını, taklit ve tecavüz mahsulü ürünlerin piyasada çeşitli firmalara dağıtımının gerçekleştirildiğini ve yine piyasada çeşitli firmalara taklit ürünlerin imalatı için siparişler alındığını ve taklit ürünlerin çeşitli tanıtım vasıtalarında kullanıldığının tespit edildiğini, http://..../... linkinde müvekkiline ait markalı ürünlerin aynısının bulunduğunun ve ...'e ait olduğunun tespit edildiğini, ... ait https://.../tr/ adresinde yapılan incelemede sitenin ana sayfasında ve erkek ürünleri arasında müvekkiline ait ... markasının kullanıldığı ürünlerin tespit edildiğini, bunun üzerine İstanbul 1. FSHHM'nin 2017/26 D.iş sayılı dosyası ile bilirkişi vasıtasıyla delil tespiti yaptırıldığını, davalının haksız eylemlerinin tespit edildiğini, karşı tarafın itiraz etmesi üzerine ek rapor alındığını ve bilirkişi tarafından ürünlerin orijinal olduğu yönünde değerlendirme yapıldığını, tedbir taleplerinin reddedildiğini, davalının eylemlerini 2011 tarihli bir adet fatura ile satın aldığı 105 adet ürüne dayandırdığını, ancak 7 yıllık bir süreçte 105 adet sayısında bir ürünün hala satılıyor olmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 105 adet ürünün aradan geçen onca zamana rağmen ve internet üzerinde sürekli satışlarının devam etmesine rağmen hala nasıl bitirilemediğinin anlaşılamadığını, davalının müvekkilinin markayı başka bir firmadan devir aldığını bildiğini ve bu devir sürecinden faydalanıp kendine maddi olarak menfaat sağladığını, bu fatura dışında taklit ürünler üreterek piyasaya sürdüğünü iddia ederek, davalının müvekkilinin ... markasına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve tecavüzün giderilmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek merkez bankası krediler avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı ... Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; yer sağlayıcı konumunda olan müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin www...com adlı internet sitesinin sahibi ve yöneticisi olduğunu, site aracılığı ile çeşitli mal ve hizmetleri tüketicilere sattığını, sitede yer alan mal ve hizmetlerin üye satıcılarla yapılan sözleşmeler gereği üretici veya tedarikçilerden/satıcılardan temin edilerek satış için internet sitesine konulduğunu ve tüketicilerin talepleri doğrultusunda mesafeli satış sözleşmeleri gereğince tüketicilere satış gerçekleştirildiğini, davacı yanın delil tespiti talebinde bulunduğu İstanbul 1. FSHHM’nin 2017/26D.iş sayılı dosyasında alınan raporda da dava konusu iki sitenin de sanal ortamda satış imkanı veren siteler olduğunu, müşterilerin ürünlerin bedellerini banka kartı vs yollarla ödeyerek ürünün müşteriye kargolandığını, söz konusu sitelerin çoğu zaman yer sağlayıcı görevi görüp satılan ürünlerin birçoğunun bu sitelere ait olmadığının belirtildiğini, yer sağlayıcı konumunda bulunan müvekkili şirketin yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadığını, yer sağladığı hukuka aykırı içerikten resmi makamlarca haberdar edilmesi halinde, yer sağladığı içeriği yayından çıkarmakla yükümlü olduğunu, davaya konu ürünlerin davalılardan ... tarafından satıldığını, alınan tespit raporunda da bu durumun tespit edildiğini, hepsiburada adlı sitede yapılan ... filtrelemesi sonucu çıkan tüm giysi ürünlerinin tamamının ... adlı mağazaya ait olduğunun tespit edildiğini, ...  isminin ise dava konusu sitelerde ve faturada ulaşılan satıcı bilgilerinde yer aldığını, müvekkilinin diğer davalı tarafından satışı yapılan ürünlerle ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığını, ürünlerin gerek içerik gerekse fikri haklardan kaynaklı tüm sorumluluğunun satıcıya ait olduğunu, davacının iddialarının aksine davaya konu ürünlerin orijinal ürünler olduğunun değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirkete ait internet sitesinde davaya konu uyuşmazlığa konu ürünlerin kaldırıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Türkiye’nin önde gelen Pazar yeri sitelerinden ... internet sitesinin sahibi olduğunu, sektörde yer sağlayıcı hizmetini sağlayarak faaliyetlerini devam ettirdiğini, müşteriler ile üye işyerleri arasında aracı gibi alışverişin gerçekleştirilmesini sağladığını, müşteri tarafından site üzerinden yapılan alışveriş sonucunda alışverişe konu ürünün satıcısı ile müşteri arasında mesafeli satış sözleşmesi akdedildiğini, alışverişe konu ürünün satıcı tarafından müşteriye gönderildiğini ve ürün bedelinin müvekkili şirkete ait sanal pos üzerinden tahsil edilerek komisyon tutarı düşüldükten sonra satıcıya gönderildiğini, müvekkilinin hiçbir şekilde yapılan alışverişin tarafı olmadığını, müvekkili şirketin online bir alışveriş merkezi olduğunu ve açık pazar modeli ile çalıştığını, kendi uhdesinde stok tutmadığını, doğrudan ürün satışı kesinlikle yapmadığını, müvekkili şirketin n11.com üzerinden satılan orijinal ürünlere müdahale yetkisinin bulunmadığını, müvekkili şirketin 5651 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 2. Fıkrası uyarınca kendine hukuka aykırılık bildirimi bulunulması halinde hukuka aykırı içeriği yayından çıkarması yükümlülüğünün kendisine yüklendiğini, müvekkili şirketin de kendisine ulaşan her türlü hukuka aykırılık iddialarını titizlikle incelediğini, gerek iddiada bulunan tarafla gerekse hukuka aykırı satış yaptığı iddia edilen mağazayla irtibata geçerek iddialarını ve savunmalarını destekleyen belgeleri sunmalarını talep ettiğini ve kendisine ulaşan belgeler doğrultusunda işlem yaptığını, davaya konu ürünlerin orijinal olmadığı iddiası ile marka hakkına tecavüzün tespiti ile İstanbul 1. FSHHM’nin 2017/26 D.iş sayılı dosyası üzerinden yapılan incelemede dava konusu ürünlerin orijinal olması nedeniyle ürünlerin satışının engellenmesine ilişkin olarak talep edilen ihtiyati tedbirin reddine karar verildiğini, ürünlerin orijinal olması nedeniyle hukuka aykırılık olmadığından müvekkili şirkete ait internet sitesi üzerinden söz konusu ürünlerin satışının sağlandığı gerekçesi ile dava açılmasının kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin orijinal ürünlere müdahale edebilmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... ... markası adı altında birleşen ... Tic. Ltd. Şti ile ... tic. Ltd. Şti'nin yetkilisi olup 42 yıldır hazır giyim toptancısı olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin dava dışı ... AŞ'nin 1980 yılından başlayarak Ege ve Akdeniz bölgesinde 30 yıl boyunca tek yetkilisi ve toptan bayiliği ile ... markalı ürünlerin fatura karşılığı alınarak taşradaki müşterilerine yine fatura karşılığı satışı ve pazarlamasını yaptığını, müvekkilinin ilerleyen zamanlarda ... markası altında bayan giyim toptancılığına ağırlık vermesi ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin zayıfladığını, ancak Ege ve Akdeniz bölgesi bayiliği nedeniyle geçmiş yıllardan elinde yüklü miktarlarda çeşitli renk ve modellerde orijinal erkek kazak, ceket ve yelek kaldığını, müvekkilinin elinde kalan ... markalı orijinal ürünleri muhafaza etmek için ciddi masraf ve mesai harcaması nedeniyle oluşan gideri karşılamak ve elinde kalan orijinal malları rayiç fiyatları üzerinden https://..., .... ve ... adlı internet sitelerinden satışa çıkardığını, müvekkilinin marka hakkının tüketilmesi ilkesi gereği markayı değiştirmeden, kötülemeden, amacı dışında kullanmadan ... AŞ ile aralarındaki ticari ilişki gereği bu orijinal ürünleri internet üzerinden satışını yaptığını, İstanbul 1. FSHHM'nin 2017/26 D.iş sayılı dosyasında ihtiyati tedbir talep edilmiş ancak bilirkişi raporu ile internette satışa sunulan ürünlerin orijinal olması nedeniyle tedbirin reddine karar verildiği, ancak ürünlerin satışının yapıldığı bloglara erişimin engellenmesi nedeniyle satışı yapılamayan mal bedeli ile yoksun kalınan kar için maddi tazminat ve İstanbul ile İzmir'deki toptan hazır giyimciler gerekse internet ortamında satış yapan tanınmış bloglar nezdinde müvekkilinin ticari itibarının zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat talebi ile İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1031 esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine dava açıldığını, bu davadaki yargılama sürecini uzatmak ve müvekkilinin tazminat alacağını akamete uğratmak adına açtığı iş bu davasının da reddedilmesi gerektiğini, müvekkilince satışa sunulan ürünlerin taklit ürünler olmadığını, ... AŞ'nin vermiş olduğu izne dayanılarak yıllarca perakende mağazacılara satışı yapılmış ürünlerden müvekkilinin elinde kalan ürünler olduğunu, müvekkilinin toptancı olduğunu ve herhangi bir şekilde imalat yapmadığını, markalı ürünleri taklit etme bunları çeşitli firmalara dağıtma ve sipariş alma gibi bir durumun söz  konusu olmadığını, ticaret hayatında haklı bir saygınlığı olan müvekkilinin taklit ürün imal ettiği ve pazarladığı iddiasıyla açılan davayla ticari itibarının da oldukça zedelendiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; rapordaki tespitler dikkate alındığında davalı sude giyim 'in kullanımlarının SMK 152 kapsamında kaldığı, diğer davalıların yer sağlayıcı sıfatları dikkate alındığında sorumluluklarının bulunmadığı izahı yapılan TTK md. 54 ve TTK md. 55 kapsamında haksız rekabet şartlarının oluşmadığı sonucuna ulaşıldığı,\" gerekçesiyle davacının açmış olduğu markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminata yönelik davaların reddine, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, ... esas unsurlu markaların maliki olduğunu, işbu markanın kullanımı ile ilgili olarak hiçbir zaman davalılar ile sözleşme ilişkisine girmediğini, davalılar lehine sözleşmesel bir hak tanımadığını, mahkeme kararında hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davalılar tarafından satışa konu edilen ürünlerin orijinalliği konusunda kesin ve net tespitlere varılamadığını, davalılar tarafından satılan taklit ürünlerin faturalarında ... adı yer almadığından hükme elverişli bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmediğini, davalılar müvekkili adına tescilli markayı taklit ürünlerde  haksız ve hukuka aykırı bir şekilde  kullanmaya devam ettiğini,  davalı tarafların ispat yükümlülüğünü yerine getiremediğini,  bilirkişi raporuna yapılan itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılar tarafından satılan ürünlerde orijinallik incelemesi iplik ve  laboratuvar incelemesi ile yapılması gerekirken etiket ve ambalajlar üzerinden yapılan inceleme hükme elverişli olmadığını, davalı ... tarafından çelişkili beyanlar sunularak müvekkili şirketin davalı ile 2000'li yalların başlarına kadar devam eden ticari ilişkisi olduğunu iddia ettiğini, eski malik ile ticari  ilişkinin 2000'li yılların başlarında sona erdiğini, davalı ...  stok kayıtlarındaki çelişki de giderilmediğini,  davalı ...  işbu haksız eylemlerini 2011 tarihli bir adet fatura ile satın aldığı 105 adet ürüne dayandırdığını,  ancak 8 yıllık bir süreçte 105 adet ürünün hala satılıyor olması ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığını, bu ürünlerin herhangi bir deforme olmadan nasıl muhafaza edildiğininde anlaşılmadığını, bu  beyanlarının bilirkişi raporunda ve yerel mahkeme kararında inceleme konusu yapılmadığını, gerekçeli kararda da davalılar tarafından sunulan faturalarda ... ibaresi geçmediğinden satılan ürünlerin net adet sayısının belirlenemediği açıklandığını, davalı taklit ürünlerin faturalarında ... markasını yazmayarak kendi muvazaalı ilişkilerinden yararlandığını, davalının kötü niyetli olarak müvekkili markasına tecavüz ettiğini,  davalı ... diğer davalılar olan ... ve ... şirketlerinden 2 farklı siparişle 4 adet ürün aldığını, bu ürünlerin asılları ve faturaları İstanbul 1. FSHHM'nin 2017/26 D.iş Sayılı dosyasında  mübrez olduğunu, bu ürünleri davalı taraftan almalarına rağmen düzenlenen bilirkişi raporunda bile bu ürünlerin stoktan çıktığına dair herhangi bir ibare bulunmadığını, bahsi geçen irsaliye örneklerinde davalı ... gönderilen ürün adedi, gönderildiği tarihten itibaren davalı .. tarafından üçüncü kişilere ve diğer davalılara ayrı ayrı toplam kaç adet ürün satışının yapıldığının belirlenmesi, sektör bilirkişisi tarafından yapılacak olan incelemede sadece ambalaj ve etiket incelemesi değil davalı işyerindeki ürünlerin iplik incelemesi yapılarak müvekkil şirketin orijinal ürünleri ile karşılaştırılması gerektiğini, mahkeme bilirkişi raporuyla aynı doğrultuda eksik inceleme ile hüküm kurduğunu, Hükme esas alınan İzmir  FSHHM'nin 2019/5 Talimat sayılı dosyasından düzenlenen bilirkişi raporunda; ” Her ne kadar sayın Mahkemece davacıya marka devri sonrasında (2014 tarihinden sonra) davalının üçüncü kişilere herhangi bir üretim ya da satışının bulunup bulunmadığının tespiti istenmişse de; gerek davacı işletmede sadece ... markalı ürünlerin satışının yapılmaması, gerek markaların devir tarihi itibariyle geriye dönük 5 yıllık kayıtların ... markalı ürünlere ilişkin satışların tek tek çıkarılmasının imkansız olması, gerekse tanzim edilen her satış faturasında ... marka açıklamasına yer verilmemesi, nedeniyle bu yönde herhangi bir tespitin yapılamadığı” şeklinde görüş bildirildiğini, bilirkişiler raporda yapamadıkları tespiti müvekkili aleyhine yorumlayarak davalılar lehine somut dayanaktan yoksun rapor hazırladıklarını, dosya kapsamında sunulan itirazlarının dinlenmemesinin  hukuki dayanağı olmadığını, müvekkilin marka hakkı davalılar tarafından açıkça ihlal edildiğini, yer sağlayıcı konumunda bulunan davalıların içerikleri yayından kaldırmakla yükümlü bulunmadığı yönündeki tespit yerinde olmadığını, elektronik ticarette aracı hizmet sağlayıcı konumunda olan davalı ... ile davalı ... mevzuattan kaynaklı yükümlülüklerine aykırı davranarak diğer davalının müvekkil şirketin marka hakkına tecavüz etmesine aracılık ettiğini,  Kanun ve Yönetmelik hükümlerine aykırı davranan davalıların müvekkillerinin marka hakkına tecavüz edilmesine aracılık ettiğini,  haksız rekabete ortak olduklarını, açıklanan nedenlerle müvekkili şirket aleyhine verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.  İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu  6769 sayılı SMK hükümleri uyarınca açılmış marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, tecavüzün giderilmesi, maddi ve manevi tazminat talebidir. TPMK kayıtlarına göre; ... tescil ... \"...\" ibareli markanın 25 ve 35.sınıf emtialarında 12/02/2017 tarihinde tescil edildiği, ... tescil nolu \"... +şekil\" ibareli markanın 25.sınıf emtialarında 31/12/1997 tarihinde tescil edildiği, ... tescil nolu \"...\" ibareli şekil markasının 25 ve 35.sınıf emtialarında 03/03/2005 tarihinde tescil edildiği, ... tescil nolu \"...\" ibareli markanın 35.sınıf emtialarında 05/08/2015 tarihinde tescil edildiği ve dava tarihi itibarı ile ... Tic. Ltd. adına kayıtlı olduğu görülmüştür. 18/04/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; ... tescil nolu ... ibareli, ... tescil nolu ... ibareli ve ... tescil nolu ...  ibareli markaların, davacı tarafından 2014 yılında dava dışı ... AŞ’den devir alındığı, Dava tarihi itibariyle 25. ve 35.sınıflardaki mal ve hizmetlerde tescil korumasının devam ettiği ve davacı lehine tescilden kaynaklanan 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nda (SMK) belirtilen hukuki koruma haklarını sağladığı, Davalı ... ait ... Cad. ... Sok. No: ... Konak-İzmir adresindeki iş yerinin “giyim satış mağazası” olduğu, girişteki tabelada “...” ibarelerinin yazılı olduğu, Dava konusu markaların eski sahibi ... Tic. A.Ş. tarafından ... Ltd.Şti. adına tanzim edilen son faturanın ve sevk irsaliyesinin 13.10.2011 tarihli olduğu, (Ek-1/a: 13.10.2011 tarihli ... sayılı fatura örneği, Ek-2/b: 13.10.2011 tarihli ... sayılı sevk irsaliyesi örneği) Dava konusu markaların eski sahibi .... A.Ş. ile .... Ltd.Şti. arasındaki ticari alım-satım ilişkisinin 03.01.2000-17.11.2011 tarihlerini kapsadığı, 17.11.2011 tarihinden sonrasında gerek ... Ltd.Şti. gerekse ... ile markaların eski ve yeni sahipleriyle olan herhangi bir ticari kayda rastlanmadığı, (Ek-2: ... Tic. A.Ş. ile .... Ltd.Şti. arasındaki 01.01.2003-31.12.2019 tarihlerine ilişkin muavin kayıtları-8 sayfa) Her ne kadar Sayın Mahkeme'ce davacıya marka devri sonrasında (2014 tarihinden sonra) davalının üçüncü kişilere herhangi bir üretim ya da satışının bulunup bulunmadığının tespiti istenmişse de; gerek davacı işletmede sadece “...” markalı ürünlerin satışı yapılmaması, gerek markaların devir tarihi itibariyle geriye dönük 5 yıllık kayıtlardan “...” markalı ürünlere ilişkin satışların tek tek çıkarılmasının imkansız olması, gerekse tanzim edilen her satış faturasında “...” marka açıklamasına yer verilmemesi nedenleriyle bu yönde herhangi bir tespit yapılamadığı, Davalının işyerinde yapılan sayım sonucunda mevcut ürün adedinin stok kodu-adı ve miktar bilgilerini içerir davalı listesiyle uyumlu olacak şekilde stokta “...” markalı 1019(binondokuz) adet ürün bulunduğu, (Ek-3: Stok kodu-adı ve miktarına ilişkin liste- 1 Sayfa)  Davalı stoklarında bulunan 1019 adet “...” markalı ürünün, daha önceki bayilik ilişkilerinden kalan “orijinal” ürünlerden olduğu, kanaatine varıldığı belirtilmiştir. 14/09/2020 tarihli mali müşavir tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davalı ... AŞ’nin ticari defter ve kayıtlarında yapılan incelemede, ...com davalı ...  tarafından internet sitesi üzerinden yaptığı satışlardan “...” markası içeren satışlarının 288 adet ürün içerdiği, söz konusu satışların toplamının 21.396,24 TL (KDV dahil) tutarında olduğu, davalı ... Tic. AŞ’nin ticari defter ve kayıtlarında yapılan incelemede, ...com davalı ... tarafından internet sitesi üzerinden yaptığı satışlardan “...” markası içeren satışlarının 518 adet ürün içerdiği söz konusu satışların toplamının 39.459,65 TL (KDV dahil) tutarında olduğu, diğer davalıya ilişkin alınan talimat raporunda, stoklarında bulunan 1019 adet ... markalı ürünün, daha önceki bayilik ilişkilerinden kalan orijinal ürünlerden olduğu yönündeki tespitleri de dikkate alındığında diğer davalılara ait internet sitesi üzerinden yapılan satışlarının stokları dahilinde yapıldığı, belirtilmiştir.Dava tarihi itibarı ile 6769 sayılı SMK kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.6769 sayılı Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır. Aynı  Kanunun 7 inci maddesine göre; \"Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: Mutlak hak niteliğini taşıyan markanın, marka sahibinin izni olmaksızın bir başkası tarafından kullanılması yasaklanmış bulunmaktadır. Markanın sahibinden başkası tarafından aynen veya taklit, tağyir, iltibas suretiyle kullanılıp kullanılmadığının saptanmasında her şeyden önce markanın şekil ve anlam itibariyle taşıdığı baskın unsur göz önünde tutulmalıdır. 6769 sayılı SMK 'nın \"Hakkın tüketilmesi\" başlıklı 152 maddesinde, (1) Sınai mülkiyet hakkı korumasına konu ürünlerin, hak sahibi veya onun izni ile üçüncü kişiler tarafından piyasaya sunulmasından sonra bu ürünlerle ilgili fiiller hakkın kapsamı dışında kalır. (2) Marka sahibi, birinci fıkra hükmü kapsamına giren ürünlerin üçüncü kişiler tarafından değiştirilerek veya kötüleştirilerek ticari amaçlı kullanılmasını önleme hakkına sahiptir. 6102 sayılı TTK'nın 54-55  maddeleri Haksız Rekabete ilişkindir. 5651 sayılı Kanunun tanımlar başlıklı 2./f ; İçerik sağlayıcının; “ İnternet ortamı üzerinden kullanıcılara sunulan her türlü bilgi veya veriyi üreten, değiştiren ve sağlayan gerçek veya tüzel kişiler”  olduğu,2/m Yer sağlayıcının ise; “Hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten gerçek veya tüzel kişiler” olduğu belirtilmiştir.Aynı  Kanunun 4. maddesinde, “içerik sağlayıcının internet ortamında kullanıma sunduğu her türlü içerikten sorumlu olduğu” 5. maddesinde  ise “Yer sağlayıcının, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadığı” anılan 5. maddenin ikinci fıkrasında ise; “Yer sağlayıcının, yer sağladığı hukuka aykırı içeriği bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlü” olduğu belirtilmiştir. Anılan Kanunun 8. Maddesinde “Erişimin engellenmesi kararı ve yerine getirilmesi” düzenlenmiş olup, “Erişimin engellenmesi kararının soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafından verileceği” belirtilmiştir.Somut olayda, Davacı davalı tarafından piyasaya sunulan ürünlerin devren iktisap ettiği ... tescil nolu ... ibareli, ... tescil nolu ... ibareli ve ... tescil nolu ... ibareli markalara tecavüz  ettiği iddiası ile markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesini talep etmiş ise de, dava konusu markaların eski sahibi ... Tic AŞ tarafından  davalının eski unvanı olan .... Ltd. şirketi sude giyim adına tanzim edilen son faturanın ve sevk irsaliyesinin 13/10/2011 tarihli ise de marka eski tescil sahibi ile davalı arasındaki ticari alım-satım ilişkisinin 03/01/2000-17/11/2011 tarihlerini kapsadığı, davalı kullanımlarının SMK 152 kapsamında kaldığı davalı uhdesinde ne kadar mal kaldığı tam olarak tespit edilememiş ise de sude giyim dışındaki davalılarca yapılan satışların davalı sude giyimin bildirdiği stok adedi kapsamında kaldığı, önceki tarihli ilişkinin de bulunduğu dikkate alındığında  son faturada yer alan ürün adedinin bu noktada belirleyici olamayacağı ve  ürünlerin sonradan sahte üretildiği ya da haricen temin edilen ürünler olduğuna ilişkin iddiaları ispatlayacak herhangi bir delilin dosyada  bulunmadığı anlaşılmıştır. Markaya tecavüz ve haksız rekabetin şartları oluşmamıştır. Davacı istinafında ürünlerin orijinal ürün olup olmadığı konusunda laboratuvarda bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiş ise de  mahkemece alınan bilirkişi raporunda ürünlerin orijinal olduğu tespit edildiğinden bu istinaf sebebine itibar edilmemiştir.  Davalılardan ... 5651 sayılı Yasa uyarınca yer sağlayıcı olduğu aynı yasanın 5. maddesinin 2. Fıkrası uyarınca kendisine hukuka aykırılık bildirimi bulunulması halinde hukuka aykırı içeriği yayından çıkarma yükümlülüğü bulunduğu davalı kullanımlarının markaya tecavüz ve haksız rekabetten bahsedilemeyeceğinden bu davalılar yönünden de davanın reddi kararı hukuken yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26/11/2020 tarih ve 2017/746 E., 2020/410 K.  sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 28/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cc82567dfee8da86","SID":"6349fc42efb9620a"}}