{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2023/364 Esas - 2024/380<br>\tT.C.<br>                 Ankara Batı<br>ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>KARAR<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>ESAS NO\t: 2023/364 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/380<br><br>HAKİM\t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 27/07/2018<br>KARAR TARİHİ: 16/04/2024<br>K. YAZIM TARİHİ: 30/04/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA                                :<br>Davacı vekili Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, müvekkilinin 2009-2010 yılında çocuklarını davalıya ait dershaneye  kayıt ettirdiğini, kayıt esnasında boş bir senet imzaladığını, borcu ödediğini, borcu yoktur yazısını aldığını, imzaladığı senedi istediğinde vermediklerini, senedin davalı tarafından doldurularak takibe konulduğunu, senet üzerindeki imza dışında hiçbir ibarenin müvekkiline ait olmadığını, tam hatırlayamamakla birlikte senet üzerinde 4.200,00 TL'nin yazılı olabileceğini, 4.200,00 TL'lik  borca senet üzerinde ekleme yapıldığını öne sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP \t:<br>Davalı Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacıyı çocuklarını kayıt yaptırması nedeniyle tanıdığını, güvenini kazandığını, ekonomik sorunları olduğunu söyleyerek kendisinden borç para aldığını, karşılığında  senet verdiğini,  senedin kambiyo senedi olduğunu, davacının borcunu ödemediğini, bu nedenle takip başlattığını, borcun çocukların eğitimiyle ilgili olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, sosyal medya üzerinden hakaret, tehdit ve iftira içerikli yazılar yazdığını, kendisini  itibarsızlaştırmaya çalıştığını savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminata hükmedilmesini talep etmişir. <br>DELİLLER                        :<br>Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, Ankara Batı CBS'nin ... sayılı soruşturma dosyası, senet aslı, İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesince düzenlenen 16/01/2024 tarih .../... sayılı rapor ile tüm dosya kapsamı. <br>GEREKÇE                        :<br>Dava, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına konu bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. <br>Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ... esas... karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek gönderilen dava dosyası, mahkememizin 2019/336 esasına kaydedilmiş, mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 10/12/2020 tarih 2019/336 E.-2020/652 K. sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş, verilen karar davacı vekilince istinaf edilmiş ve Ankara BAM 22. Hukuk Dairesinin 20/03/2023 tarih 2021/213 E.-2023/397 K. Sayılı ilamı ile \"... Dava, icra takibine konu bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı bononun bedelsiz olduğu ve takibe konu bonodaki bedelde tahrifat yapılarak 4.200, 00 TL.nin 94.200, 00TL olarak değiştirildiği belirtmiş olup, mahkemece bedelde yapıldığı iddia olunan tahrifat ile ilgili herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın karar verilmiştir.<br>Mahkemece yapılacak sahtelik- tahrifat incelemesi HMK 211/1. maddede düzenlenmiş olup maddede yer alan (a) ve (b) bentlerinde düzenlenmiş iki aşamalı bir incelemeyi gerektirmektedir. (a) bendine göre yapılan incelemeden bir sonuç alınamamış ise<br>(b) bendine göre incelemeye geçilecek ve bilirkişi raporu alınacaktır.Bu durumda genel mahkeme HMK 211. maddedeki iki aşamayı da gözeterek inceleme yapıp sonuca varacaktır.<br>Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte  somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilip rapor alınmamıştır.<br>Sahtecilik konusunda uzman bilirkişi  aracılığıyla inceleme yapılıp, tüm deliller toplandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği düşünülmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Mahkemece senedin tahrif edilmemiş değeri olduğu iddia edilen 4.200,00 TL’nin davacı tarafından ödenip ödenmediği bedelsizlik iddiası yönünden de delil toplanmamış, ayrıca toplanan deliller de açıklanan yönlerden karar yerinde tartışılmamıştır. 6100 sayılı HMK’nin 353/1-a-6. maddesinde, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri uyuşmazlığın çözümünde etkili delillerin toplanmadan veya gösterilen deliller değerlendirilmeden karar verilmiş olması hususu davanın esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verilen hallerden sayılmıştır.<br>Davanın esasıyla ilgili olarak gösterilen “uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin” toplanmaması ile anlaşılması gerekenin hakimin belirli bir yargıya vararak karar vermesinde etkili/esaslı nitelikteki deliller söz edilmekte olup bu özellikte delillerin toplanmaması tahkikatın büyük ölçüde yeniden yapılmasını gerektirir nitelikte ise HMK’nin 353/I-a-6.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan yönlerden tahkikat yapılması zorunlu olup anılan araştırma ile delil toplanmaması ve bu delillerin değerlendirilmemiş olması halinde yargı sistemimiz bakımından benimsenmiş olan dar istinaf sisteminden uzaklaşılarak ilk derece mahkemesince değerlendirilmemiş olan konularda ilk defa istinaf mahkemesince bir delile ilişkin olarak tartışma yapılarak yargıya varılacaktır ki bu da iki dereceli yargılama olan istinaf yargı sistemi ile bağdaşmayacaktır.<br>Bu bakımdan ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için yukarıda açıklanan delillerin toplanmaması ve bu delillere ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması bakımından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne ve ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına...\" karar verilmiş, dosya mahkememizin 2023/364 esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.<br>BAM kararı doğrultusunda, dava konusu senette tahrifat yapılıp yapılmadığının tespiti amacıyla İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesinden alınan 16/01/2024 tarih .../... sayılı raporda özetle; \"... İnceleme konusu senette sıvı temasına bağlı kısmi mürekkep dağılmaları mevcut olduğu, söz konusu mürekkep dağılmalarının senedin rakam ile miktar belirtir kısmında da mevcut olduğu, bunun rakamlarda kısmi tanı unsuru kaybına neden olduğu, inceleme konusu senedin bedel belirtir kısmında yer alan ''9'' rakamında tahrifat bulunduğuna dair yeterlik ve nitelikte bulgu saptanamadığı...\" yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.<br>Davacı, 2009-2010 yılında çocuklarını davalıya ait dershaneye  kayıt ettirdiğini, kayıt esnasında boş bir senet imzaladığını, borcu ödediğini fakat imzaladığı senedi istediğinde vermediklerini, sonradan senedin davalı tarafından doldurularak takibe konulduğunu, senet üzerindeki imza dışında hiçbir ibarenin kendisine ait olmadığını iddia etmekte, davalı ise çocuklarını kayıt yaptırması nedeniyle tanıdığı davacının güvenini kazandığını ve ekonomik sorunları olduğunu söyleyerek kendisinden borç para alıp karşılığında senet verdiğini,  borcunu ödememesi nedeniyle davacı hakkında takip başlattığını, borcun çocukların eğitimiyle ilgili olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu savunmaktadır.<br>Davacının şikayeti üzerine davalı ile dava dışı ... hakkında \"resmi belgede sahtecilik ve bedelsiz senedi kullanma\" suçlarından dolayı başlatılan Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyası getirtilip incelenmiş, dosya kapsamında imza ve yazı incelemesi yaptırılmış, sunulan 04/01/2019 tarihli bilirkişi raporunda, davaya da konu edilen senetteki borçlu imzalarının davacının eli ürünü olduğu tespitinin yapıldığı, şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür. <br>BAM kararına istinaden davacı vekiline senedin tahrif edilmemiş bedeli olduğu belirtilen 4.200,00 TL nin ödendiğine ilişkin belgelerini ve dava dilekçesinde belirtilen borcu yoktur yazısını sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesi, aksi takdirde mevcut durum itiberiyle karar verileceği ihtar edilmiş, 24/06/2023 tarihli dilekçe ekinde sunduğu belgenin bedelsizlik defi yönünden yapılan incelenmesinde, belgenin okunaksız, fotoğraf niteliğinde olması, yazılı delil niteliğinde olmaması, dava konusu iddia edilen ilişki yönelik olduğuna dair bir emare bulunmaması ve aslının sunulmaması gözetilerek mahkememizce hükme esas alınmamıştır.<br>Yine BAM kararı doğrultusunda ayrıntısı yukarıda verilen ATK raporuyla senette tahrifat yapıldığı hususu kanıtlanamamıştır.<br>Davacı taraf davalının başka dosyalarda yargılandığı ve ceza aldığını belirtmişse de, sunulan ilamların incelenmesinde müştekisinin davacı olmadığı, dava konusu olayla aralarında bağlantı bulunmaması ve dava konusu senetle alakalı yürütülen soruşturmanın takipsizlik kararı alması gözetilerek davalı hakkında sunulan mahkeme ilamlar hükme esas alınmamıştır.<br>Dava ve Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ...  esas sayılı dosyasıyla takibe konu edilen 94.200,00 TL bedelli bonodaki imzanın davacıya ait olduğu ve davaya konu bononun kambiyo senedi niteliğine haiz olduğu belirlidir. Menfi tespit talebinin temel ilişkiden bağımsız soyut borç ikrarı içeren emre muharrer senede (bono) ilişkin bulunması karşısında, kural olarak ispat yükü davacıdadır. Davacının, kambiyo senedi niteliğinde ve sebepten mücerret bulunan bonoya karşı borçlu bulunmadığını yazılı delillerle ispatı gerekir. Ancak davacı iddiasını ispata yönelik olarak yukarıda açıklandığı şekilde yazılı delil sunamamış ve yemin deliline de açıkça dayanmamıştır. Hal böyle olunca ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Görevsizlik kararı veren Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 06/08/2018 tarihli ara kararı ile teminat mukabilinde icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine dair ihtiyati tedbir konulduğu ve davanın reddedildiği dikkate alınarak, 2004 Sayılı İİK'nun 72/4 maddesi gereğince takibe konu asıl alacağın (94.200,00 TL)  % 20'si oranında tazminatın davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine karar verilmiştir. <br>Açıklanan nedenlerle BAM kararında belirtilen tüm deliller toplandıktan sonra kaldırma kararı öncesinde olduğu gibi aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-İİK'nın 72/4 maddesi gereğince 94.200,00TL lik asıl alacağın %20 si oranında tazminatın davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, <br>3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.608,71 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.181,11 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>5-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,   <br>Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/04/2024  <br><br>Katip\tHakim<br>e-imza \te-imza <br> <br> <br><br>    <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"72d6a8108dff327f","SID":"d31b54daaaf3f2a8"}}