{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/150 - 2024/622<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/150 <br>KARAR NO\t: 2024/622<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/04/2022<br>EK KARAR TARİHİ\t: 06/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/564 Esas 2022/254 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 08/05/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 08/05/2024<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara ve ek karara  karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkili ... sevk ve idaresindeki ...plakalı motosikletin 31/07/2010 tarihinde çarpışması sonucunda maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ...'in kusurlu olduğunu, olay ile ilgili Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/25723 sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin 28/01/1986 doğumlu olup, kaza neticesinde BTM ile giderilemez, hayat fonksiyonlarını 3(üç) derecede etkiler şekilde yaralandığını, kazaya bağlı olarak efor kaybının büyük olduğunu, davalı gerçek hak edilen bedelden daha az ödeme teklif ettiğinden anlaşma sağlanmadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla daimi iş gücü kaybı nedeni ile şimdilik 6.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan poliçe limiti içerisinde temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın 31/07/2010 tarihinde meydana gelen ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralanması sebebiyle maluliyetine ilişkin işbu davayı açtığını, ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkilinin  poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olup, sürekli sakatlık halinde kaza tarihi itibariyle kişi başı teminat limitinin 175.000,00-TL olduğunu, davaya konu sigorta poliçesinden doğan taleplerin 2 yıllık zamanaşımı süresine bağlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere davanın yasal süresi içinde açılmaması nedeniyle  davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının maluliyet tazminatı istemiyle müvekkiline başvurması üzerine ödenecek tazminat miktarının aktüer tarafından 1019308 sayılı  hasar dosyasına iletilen evraklar çerçevesinde tüm unsurlar dikkate alınarak hesaplandığını, 16.521,73-TL tazminatın 16/03/2018 tarihinde davacıya ödendiğini, son yasal düzenlemeler çerçevesinde sağlık hizmet bedelleri ve geçici iş göremezlik zararı ve tedavi giderlerinin sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılanacağını sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece yapılan yargılamada, davacı tarafından davalı sigorta şirketine karşı maddi tazminat talepli açılan davada, mahkemece 07/02/2022 tarihli duruşmasında verilen ara karar ile tarafların kusur oranlarının tespit edilmesi ve maluliyet oranı dikkate alınarak, davacının tazmin edebileceği miktarın hesaplanması amacı ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, aynı celsede davacı vekiline toplam 2.000,00-TL bilirkişi ücretini yatırması için 2 haftalık kesin süre verildiği, 2 haftalık kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı taktirde bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin ihtar edildiği, verilen süre içerisinde ihtarata rağmen davacı vekili tarafından bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, söz konusu sürenin 22/02/2022 tarihinde sona erdiği, vekil tarafından 04/04/2022 tarihinde yatırıldığı anlaşılmakla dosyadaki mevcut delil durumuna göre tarafların kusur durumu ve tazmin edilebilecek maddi tazminat miktarı ispat edilemediği gerekçesiyle; \"Davanın Reddine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; delil avansı için verilen kesin sürenin usulüne uygun olmadığını, celse talikine sebep olmadan yeterli avansın yatırıldığını, ayrıca kararın istinaf edilmemiş sayılmasına ilişkin ek karara ilişkin olarak harç miktarının yazılmaması nedeniyle muhtıranın usulüne uygun olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenin sıfatına göre yapılan incelemede;<br>Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir.<br>1)Ek karara yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde;<br>Davacı vekilinin yasal süresinde sunduğu istinaf dilekçesi üzerine yerel mahkeme tarafından eksik olan istinaf karar harcının tamamlanması için davacı vekiline muhtıra çıkarılıp, muhtıra tebliğine rağmen yasal süresinde eksik harç ve giderin yatırılmaması nedeniyle 06/12/2022 tarihli ek karar ile istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de; davacı vekiline çıkarılan muhtırada eksik harcın yatırılması istenmiş olmasına rağmen, yatırılması gereken harç miktarının muhtıraya yazılmamış olması ve ayrıca yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre muhtıra ile eksik harcın \"mahkeme veznesine yatırılmasının\" ihtar edilmesi gerektiği halde bu ibarenin yazılmamasının muhtırayı geçersiz kıldığı, davacı vekilinin ek karara karşı da istinaf başvurusunda bulunduğu görülmekle istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin karar yasaya aykırı olmakla davacı vekilinin ek karara ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile ek kararın kaldırılmasına karar verilerek asıl kararın istinaf incelemesinin yapılması gerekmiştir.<br>2)Asıl karara ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; mahkemece 07/02/2022  tarihli celsede kusur incelemesi ve aktüer bilirkişi incelemesi yapılması bakımından dosyanın bilirkişiye tevdiine, bilirkişi ücretinin ayrı ayrı 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL olarak  takdirine, bakiye delil avansını yatırması için davacı vekiline iki haftalık kesin süre verilmesine, yatırılmaması hâlinde HMK'nın 114/g ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yerine getirilmediğinden davanın reddedilmesine ilişkin ihtarın yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bahsi geçen celsede verilen ihtar usule uygun değildir. Şöyle ki; yukarıda bahsi geçen kanuni düzenlemeler dikkate alındığında bilirkişi incelemesi, bir delil türü olup davacıya verilen kesin sürede delil avansının yatırılmaması sebebiyle ancak delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ihtarının yapılması gerekliliği yanında bilirkişi için takdir edilen ücret bakımından dosyada ne kadar eksik delil avansının olduğu hususunda açık, net ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde bir belirleme yapılmamıştır. <br>Bu halde; mahkemece, yukarıdaki yasal düzenlemeler dikkate alınarak usule aykırı ara karara rağmen davacı tarafından yargılamanın gecikmesine sebebiyet verilmeksizin bir sonraki duruşma gününden önce delil avansını yatırmış olması dikkate alınarak bilirkişiden rapor alındıktan sonra tüm delillere göre sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 08/07/2021 tarih ve 2021/755 Esas,  2021/4350 Karar sayılı ilamı) <br>Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verildiğinden, kararın HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırma sebeplerine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;\t<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 04/04/2022 tarihli, 2018/564 Esas – 2022/254 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-a-6.maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davacı vekilinin sair istinaflarının şimdilik İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>3-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatıran taraflara iadesine,<br>5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br><br>Bu belge, 5070 sayılı kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0dc827fcb926d3de","SID":"2a813aeb38e7b985"}}