{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/631 Esas<br>KARAR NO: 2024/741<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEME: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/12/2020<br>NUMARASI: 2016/968 E. - 2020/922 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan), <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/04/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... A.Ş.’nin yönetim kurulu üyesi olduğunu, görevini şirketin ... cd. No: ... Beyoğlu/İstanbul adresinde ifa ettiğini, yönetim kurulu üyelerinin bu adresteki çalışma ofisinde çalışan ..., müvekkilinin ve diğer yönetim kurulu üyesi abisi ile 2 ayrı şirketin toplam 50 adede yakın çekini çaldığını, çeklerin çalındığı anlaşılınca Taksim Polis Merkezi’ne şikayetçi olunduğu, önce 26.09.2016 tarihli ifade tutanağı düzenlendiğini, daha sonra çalınan çeklerin bilgisi öğrenilince 28.09.2016 tarihinde ikinci bir ifade tutanağı düzenlendiği, çekleri çalan ..., polis merkezinde alman ifâdesinde çekleri çaldığını doğruladığını ve bir kısım çeklerin 3. kişiler tarafından karakola getirilerek taraflarına teslim edildiğini, ancak piyasaya verilen bir kısım çekin ise akıbetinin bilinmediğini, müvekkili adına olan çeklerden ... Taksim Şubesi’ne ait ... nolu çekin, 26.09.2016 tarih ve 130.000 TL. bedelli olarak takas odasına ibraz edildiğinin öğrenildiğini, çekin aslının taraflarınca görülmediği için imzanın müvekkiline ait olup olmadığını bilemediklerini, imza sahteciliği yapılarak imza atıldığını, müvekkilinin 130,000 TL’lik çekten dolayı borcu olmadığının tespitine ve çekin iptaline, çekin ödenmesinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, haksız ve kötü niyetli olan davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Davalı ...TİC. A.Ş. vekilinin sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Çekin uhdelerinde olduğunu, çeki ibraz edeceklerini, çekin ... arasındaki ticaretten dolayı ... tarafından verildiğini, bu hususun ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, çekin 26/09/2016 tarihinde bankaya ibraz edildiğini, çekin arkasına 128.710,00 TL.si karşılıksızdır ancak takas sistemi kapsamında ödeme yapılmamıştır şeklinde yazılarak taraflarına geri verildiğini, çeke tedbir kararı konulduğundan çekin ödenmesinin alınamadığını ve zarara uğradıklarını, iyiniyetli 3.kişi olduklarını, çekin karşılığının bulunmaması nedeniyle tahsil edilemediğini ve ödemelerini yapamadıklarını, çek hamiline çek olup tedavül kabiliyeti olduğu için iyiniyetli 3. Kişi olan taraflarını bağlamadığını, tedbir kararının kaldırılmasını, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'nın sunduğu  cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çeki alacağı karşılığında ...  adlı kişiden aldığını ve daha sonra emtia aldığı davalı ...Tic.A.Ş.'ye borcuna karşılık ciro yolu ile verdiğini,çek keşidecisinin maddi zorluk içerisinde olduğundan ihtiyati tedbir yolu ile ödemelerini yapmama saikiyle hareket ettiğini dava ile ilgili olmadığını, husumet itirazında bulunduğunu, çek hamiline bir çek olup tedavül kabiliyeti olduğu için 3.kişi olarak tarafını bağlamadığını, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar  ... taraflarına yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı taraflar davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak davayı reddetmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"....Mahkememizce yapılan yargılama sırasında, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacı tarafça dava konusu çekteki imzaya itiraz edilmesi nedeniyle davacının alınan ıslak imza örnekleri ile dava konusu çekteki imzanın karşılaştırılması suretiyle davacı ... eli ürünü olup olmadığı hususunda yapılan imza incelemesi sonucunda düzenlenen grafolog bilirkişi raporu ile dava konusu çekteki imzanın davacının  eli ürünü olmadığı tespit edilmiş olmakla, düzenlenen rapor denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğundan davacı tarafın çekteki imzaya itirazının geçerli olduğu ve çekteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı sabit olduğundan dava konusu çekten dolayı davacının davalılara borçlu olmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile davacının dava konusu ... Taksim Şubesine ait ... nolu 26/09/2016 keşide tarihli 130.000TL bedelli çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine ve davalıların çeki iktisap ederken keşideci ve ciranta imzasının davacıya ait olduğunu bilmemeleri ve bilebilecek durumda olmadıklarının kabulü nedeniyle  şartları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine\"  karar verilmiştir.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Davaya konu çekin çalındığı yönünde dosyaya sunulmuş bir ceza mahkemesi kararı olmadığını, Mahkeme tarafından soruşturma aşamasında, Davacının kardeşi ... tarafından yapılan şikayet üzerine İstanbul C.Başsavcılığı'nın 2016/114932 nolu dosyasından başlatılan soruşturmanın akıbeti sorulduğunu, soruşturmanın halen devam ettiği bildirildiğinden, dosyaya davaya konu çekinde çalıntı olduğunu gösterecek şekilde  ceza mahkemesinde yargılaması yapılmış bir karar  sunulmadığını,-28.09.2016 tarihli karakol ek ifade tutanağında  belirtilen çeklerin çalındığı iddiasının doğru olmadığını, basiretli tacir olan Davacı tarafından, vadesinden en az 2,5 - 3 ay önce kaybolan bir çekin fark edilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu için,  yapılan araştırmada, huzurdaki  davadan bir gün sonra, 30.09.2016 tarihinde Davacının kardeşi ... tarafından İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/ 941 E. Sayılı dosyasından  iş bu davaya konu çekte dahil olmak üzere  20 adet çek için  çek iptal ve ödeme yasağı davası açıldığı,  Mahkeme tarafından  huzurdaki  davaya konu çekin ödeme tarihinin geçmesi sebebiyle tedbir talebinin reddedildiği ancak çalındığı iddia edilen diğer tüm çekler için ilgili yasal ilanların yaptırılması yönünde karar verilmiş olmasına rağmen,  çalındığı iddia edilen diğer çekler için ilan yaptırılmadığı, davanın takip edilmediğinin görüldüğünü,  Bankalardan gelen müzekkere cevapları incelendiğinde; çalıntığı iddia edilen ve dosyaya asılları gönderilen bir kısım çeklerin  iptal edildiği, bir kısmının ödendiği, bir kısmının başka kişi adına kayıtlı hesaba bağlı olduğu, bir kısmı için ibraz edilen karakol ifade tutanağı ile kayıp çalıntı bildirimi yapıldığı ve hiçbiri  için ödemeden men kararı bulunmadığının görüldüğünü, 20 adet çekin çalındığı iddiasının gerçek olmadığını gösterdiğini, -Bilirkişi incelemesi, noterden ve diğer kamu murum ve kuruluşlarından evrak asılları celbedilmeden, hukuka aykırı olarak davacının imzalarının bulunduğu fotokopi (mukayese) belgeleri ile duruşma dışı alınan davacının  imza örnekleri üzerinden yapıldığını, bu şekilde yapılan inceleme üzerine düzenlenen raporların, hükme esas alınamayacağını,  12.06.2018 tarihinde noter, banka ve tapu dairelerine müzekkere yazılması talep edilmişse de  imza incelemesine esas alınmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarından davacının uygulamaya elverişli imzalarının belge asıllarının getirtilmediğini, mukayeseye esas alınan evrakın  fotokopi olduğunu,  davacının imza örneklerinin de, duruşmada tarafların huzurunda alınması gerekirken, duruşma dışı alındığını, -Davacı tarafından dosyaya sunulan tüm dilekçeler incelendiğinde, sadece çek üzerindeki imzaya itiraz edildiği, işbu davaya konu çekin, doldurulduktan sonra mı yoksa boş olarak mı çalındığı  hususunda herhangi bir açıklama yapılmadığı dikkate alınmadan, davacının sadece imza örnekleri alındığını, yazı örnekleri alınmadığını, hem davaya konu çekin hem de ödenmiş çeklerin birlikte incelenmediğini,  davaya konu çekin çalıntı olduğu şüpheli iken,  birde hukuka aykırı şekilde yapılan Bilirkişi incelemesinin hükme esas alındığını,-Davada birden fazla davalı  olduğunu, gerekçeli kararda davacı lehine  vekalet ücreti hukuka aykırı olarak, sanki tek bir Davalı varmış gibi hükmedildiğini, davanın kabulü durumunda,  Davalıların, vekalet ücretinden müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını, kararın bu nedenlerle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Dosyaya ..., ..., ..., ... müvekkiline ait ıslak imzalı evrakların dosyaya celp edildiğini, ayrıca müvekkiline ait imza sirküleri ve vekaletnamenin de dosyaya celp edildiğini,  çek üzerindeki imzanın mukayese edileceği yeterli sayıda evrak ve imza örneği toplandığını, Mahkemece ıslak imzaları da alınmış olup bu imzaların da raporda mukayeseye esas tutulduğunu, Dava konusu çekin de aralarında olduğu çeklerin çalınmasıyla alakalı sanık ...  İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/715 Esas 2020/290 Karar sayılı ekte yer alan kararıyla ceza aldığını, davalarının kabulü usul ve yasaya uygun olup davalıların istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, imza inkarına dayalı açılan menfi tespit davasıdır. Davacı  tarafından davalılara karşı ... Taksim Şubesi’ne ait ... Nolu çekin, 26.09.2016 tarih ve 130.000 TL. bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti talep edilmiştir.Davacı  ... ölmüş olduğu, ölüm tarihinin 30/11/2020 olduğu karar tarihinin  30/12/2020 olup, kararın mirasçılara tebliğ edildiği, buna göre taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğinin anlaşıldığı, Davalılardan ... da 08/05/2019 tarihinde Bolu 2.  SHM 'nin 2018/1028 Esas, 2019/442 Karar sayılı kararıyla  kısıtlanarak vesayet altına alınmış olduğu ancak tebliğin vasiye yapılmadan yargılamaya devam edildiği, taraf teşkili sağlanmadan karar verilmiş olması nedeniyle mevcut duruma göre işlem yapılması için kararın sair yönler incelenmeksizin 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.4 maddesine göre re'sen  kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/12/2020 tarih, 2016/968 E. 2020/922 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9d79c7df7a0eef74","SID":"714a129c0d8e92e4"}}