{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/557 - Karar No:2024/311<br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/557 <br>KARAR NO\t: 2024/311<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/445 E-2022/88 K<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 17/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19/04/2024<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili; müvekkilinin, davalı şirketin ... Projesi bünyesinde 09/06/2015 tarihli istisna sözleşmesi (ana sözleşme) kapsamında... parselde yapılması taahhüt edilen inşaat işinin bir parçası olan “... Marka Stor Perde Sistemi” yapım işini  2015 yılında tamamladığını, işin bedelinin 44.133 USD olduğunu, yine müvekkil şirketin, davalı şirket ile  ... Projesi bünyesinde 16/12/2015 tarihinde “motorlu stor perde sistemi” yapım işi için anlaştığını, anlaşma kapsamında işin 2015 yılı sonu itibariyle tamamlandığını ve iş bedelinin toplamda 12.893,92 Euro olduğunu, müvekkilinin söz konusu yapım işlerini (“motorlu stor perde sistemi” , “... Marka Stor Perde Sistemi”) 2015 yılında bitirdiği halde bakiye alacakların ödenmediğini,   bakiye alacaklarının ödenmesi için davalı şirkete 01.11.2016 tarihli 399897 seri no'lu ve   01.11.2016 tarihli 399898  seri no'lu irsaliye faturası gönderildiğini ancak bu faturaların davalı tarafça iade edildiğini,  akabinde müvekkilinin  Üsküdar 3. Noterliği'nin 08.11.2017 tarihli 17479 yevmiye no'lu ve  Üsküdar 3. Noterliği'nin 08.11.2017 tarihli 17480 yevmiye no'lu  ihtarnamelerinin keşide edildiğini ancak davalı tarafın borcunu yine ödemediğini,  Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2018/2162 sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça borca, faize, ferilerine ve KDV alacağına haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini belirterek, davanın kabulü ile davalı itirazının iptaline, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı vekili; davanın haksız, yersiz ve kötü niyetli olduğunu, dava dilekçesinde iddia olunanın aksine, davacı tarafın sözleşmesel edimlerini yerine getirmeyerek bahsi geçen sözleşmeler ve eklerinde belirtilen esaslar çerçevesinde işin tamamını ilgili Türk Standartlarına, işverenlerin talep ve talimatlarına, fen ve sanat kurallarına uygun olarak eksiksiz şekilde teslim etmediğini ve bu suretle iddia olunan bakiye sözleşme bedellerine hak kazanamadığını, 6098 Sayılı TBK'nun 97. maddesi uyarınca; kendi borcunu ifa etmeyen davacı şirketin, sözleşmenin ifası isteminde bulunmasının hukuken mümkün olmadığını, bahsi geçen sözleşmeler kapsamında davacı tarafça tam ve eksiksiz olarak teslim edilmiş bulunan iş bedellerinin tamamının, vadesinde ve eksiksiz şekilde ödendiğini, davacının  müvekkilinden bakiye başkaca bir alacağı bulunmadığını, öte yandan müvekkili şirketin davacı tarafça teslim edilmeyen işler nedeniyle ana işverenlere karşı zor durumda kaldığını , davacı tarafın KDV ve faiz talepleri ile faizin nevi ve başlangıç tarihine ilişkin iddialarının da kabulünün mümkün olmadığını savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tMahkemece; davacı yüklenicinin taraflar arasında yapıldığı anlaşılan her iki sözleşme uyarınca işin tamamlanarak davalıya teslim edildiği ek rapor ile anlaşıldığından sözleşmede kararlaştırılan iş bedeli alacağı ve davalı tarafından yapılan ödeme dikkate alınarak takip tarihi itibariyle davacının TL karşılığı hakediş alacağının hesaplanması için aynı heyetten ek rapor alındığı, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporda takip tarihi itibariyle davacının KDV dahil asıl alacak tutarının her iki sözleşme için 110.125,91 TL asıl alacak ve temerrüt tarihinden itibaren takip tarihine kadar işlemiş faiz miktarının 2.878,12 TL olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporu denetlemeye elverişli doğru verilerle hazırlanmış olduğundan hükme esas alındığı, her ne kadar davalı tarafından işin yapılmadığı savunulmuş ise de, yerinde yapılan inceleme ve cevap dilekçesinde işin sözleşmeye uygun yapılmadığı savunması karşısında sözleşme ile davacının üstlendiği perde imalatını yerine getirdiği ve bilirkişi incelemesi ile işin ayıpsız teslim edildiği, TBK'nın 470. maddesi uyarınca davacının hakediş bedeli alacağını talep edebileceği ve sözleşmelere göre götürü bedel ile kararlaştırılan bedelin takip tarihindeki TL karşılığından taraflarca uyuşmazlık konusu olmayan davalı ödemelerin indirilmesi ve ihtar tebliğinden takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edilmesi haklı olduğundan, bilirkişi heyetinin bu yöndeki hesaplamaları da dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı yönünden alacak likit olmadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf başvurusunda; mahkemece özetle yaptırılmış olan bilirkişi incelemeleri sonucunda davacı şirket tarafından üstlenilen işin yerine getirildiği ve ayıpsız teslim edildiğinin anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın usul ve esas yönden hukuka aykırı olduğunu, tarafların, müvekkili şirketin dava dışı ... ve ... firmalarından almış bulunduğu inşaat ve dekorasyon işlerinde bir kısım stor perde sistemi temininin davacı şirket üzerinden yapılması hususunda anlaştıklarını, davacı şirketin mevzu bahis malları eksiksiz olarak teslim ettiği ancak bedelin bir kısmını tahsil edemediğini iddia ettiğini, müvekkilinin ise malların eksik teslim edildiğini, teslim edilen malların tamamının bedelinin ödendiğini ve eksik ifa nedeniyle bakiye bir borç bulunmadığını savunduğunu,  şu halde taraflar arasındaki birincil uyuşmazlık konusunun, malların davacı şirket tarafından müvekkili şirkete teslim edilip edilmediği noktasında toplandığını,  gerek 6100 Sayılı HMK 190/1. maddesi, gerekse Yargıtay'ın konuya ilişkin yerleşik içtihatları uyarınca bu husustaki ispat yükünün münhasıran yüklenici konumundaki davacı şirkete ait olup, davacı şirketin sözleşme konusu malları müvekkiline eksiksiz olarak teslim ettiğini ispat etmekle mükellef olduğunu, bu şartlar altında davacı  tarafından yapılması gerekenin teslim makbuzu, sevk irsaliyesi, irsaliyeli fatura, geçici-kesin kabul tutanağı gibi teslime delalet edebilecek imzalı herhangi bir belgenin ibrazından ibaret olup, davacının bu nevi bir belgeyi dosyaya ibraz etmediğini ve teslimi ispatlar nitelikte başkaca bir delil de sunmadığını, dosyada alınan bilirkişi raporlarında da bu hususun birkaç kez gündeme geldiğini ve dosya muhteviyatında teslime delalet edebilecek herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanmadığı konusunda mahkemenin uyarıldığını ancak mahkemece bu konudaki uyarıların dikkate alınmadığını, mahallinde  bilirkişi  incelemesi yaptırarak nereden temin edildiği belli olmayan stor perdeleri davacı şirkete mâl etmek suretiyle teslime ilişkin uyuşmazlığın çözülmeye çalışıldığını, oysa bilirkişi incelemesi ile davacının teslim borcunu yerine getirip getirmediğinin tespitinin mümkün olmadığını, söz konusu stor perde ve sistem ekipmanlarının ülke çapında pek çok tedarikçisinin bulunduğunu, öte yandan yargılama  aşamasında her nasıl olduysa \"eksik ifa\" yönündeki savunmalarının bu yönde bir iddia bulunmadığı halde \"ayıplı ifa\" savunmasına evrildiğini ve iki müessese birbirine karıştırılarak işin ayıpsız teslim edildiğinden bahisle itirazlarının iptaline karar verildiğini, ne var ki Yargıtay'ın yerleşik içtihatları  uyarınca ayıplı ifa ve eksik ifa (eksik iş) kavramları birbirinden tamamen farklı kavramlar olup, eksik ifanın sözleşme ve eklerine göre yapılması gereken ancak yüklenici tarafından yapılmayan işleri ifade etmekte ve TBK ayıp ile ilgili hükümlerine tabi bulunduğunu, ayıplı ifadan farklı olarak, eksik ifa halinde ise, teslim sırasında ihtirazi kayıt koyulmasına gerek bulunmamakta olup, muayene ve ihbar yükümlülüğünün de söz konusu olmadığını, ikincil uyuşmazlık konusunun ise bakiye bedel alacağının  mevcudiyetine ilişkin olup, mahkemece bu uyuşmazlığın çözümünde de usuli hataya düşüldüğünü ve dosyadaki mevcut delil durumu hilafına sözde alacağın mevcudiyetine kanaat getirildiğini, dosyaya sunulan delillerle müvekkilinin davacı şirkete borçlu değil bilakis davacı şirketten 46.689,55 TL alacaklı  bulunduğunun ispatlandığını ve bu hususun dosyaya mübrez ilk iki bilirkişi raporu ile de tespit ve teyit edildiğini, buna karşın mahkemece alacak hesabı konusundaki ısrarı üzerine 2 ek rapor daha alındığını ve yaptırılan zoraki hesaplamalar doğrultusunda itirazın iptali kararı verildiğini, halbuki eldeki davada her iki tarafın da tacir olup, ticari defter deliline dayanıldığını, hatta davacı şirketin, müvekkili şirketten farklı olarak sadece kendi ticari defterlerini değil, müvekkili şirket ticari defterlerini de delil olarak gösterdiğini, bilirkişi incelemesinde defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğunun, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış bulunduğunun, defter kayıtlarının birbirini doğrulamakta olup, özetle ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi  için  gerekli tüm kanuni şartları taşıdığı dosyaya mübrez raporlarla tespit edildiğini, buna karşın davacı şirketin ticari defterlerini ibrazdan kaçındığını, cari hesap ekstrelerini ve müvekkili şirketçe iade edilmiş olan faturaları ibraz etmekle yetindiğini, yine ticari defterlerini ibraz etmeyen ve başkaca kesin delil de sunamayan tarafa karşı, ticari davalarda delil olarak kabul edilme şartlarının tümünü taşıyan ticari defterlerini ibraz eden tarafın, defterlerindeki kayıtlardan kesin ve rakipsiz bir delil olarak yararlanacağı yönündeki yasa koyucu iradesinin vurgulanmış olup, bu hususun HMK 222/3. maddesinde değişiklik yapan 7251 Sayılı Kanunun 24. maddesi gerekçesinde \"ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterlerindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. belirtilmelidir  ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle  ispatlama hakkı saklıdır\" ifadesiyle açıkça ortaya konulduğunu, şu halde müvekkili şirketin ticari defterleri, kendi ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olan davacı şirket aleyhine kesin delil niteliğinde olup, anılan defterlerdeki kayıtlar uyarınca müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığı bilakis davacı şirketten alacaklı olduğunun kesin delille ispat edildiğini, söz konusu kesin delilin aksinin ancak senet veya diğer kesin delillerle ispatının mümkün olduğunun izahtan vareste olduğunu, davacı tarafın müvekkilinin ticari defterlerindeki kayıtların aksini ispatlar nitelikte herhangi bir kesin delil ibraz edemediği gibi, sunmuş olduğu cari hesap ekstreleri ile de söz konusu kayıtları teyit ettiğini, bilirkişi incelemesinin ise HMK 282. maddesi uyarınca takdiri nitelikte bir delil olup, kesin delil karşısında herhangi bir hükmü bulunmadığını, bu husustaki mükerrer itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, davacının davasını ispat edemediğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle dosya kapsamı itibariyle taraflar arasında stor perde imalatına ilişkin eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu ihtilafsız olup, yerleşik içtihatlar gereği sözleşmenin varlığı halinde imalatın yüklenici tarafından yapılıp teslim edildiğinin kabulünün gerektiği aksinin  davalı tarafça usul ve yasaya uygun olarak ispatlanamamış olmasına ve mahallinde inceleme ile yapılan imalatın ve bedelinin usul ve yasaya uygun olarak saptanmış olmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.719,30 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.929,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.789,4‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere17/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t \t<br>\t<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br> <br><br><br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f11796d1d8baaa97","SID":"fca73da32a697c6f"}}