{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/1053 - Karar No:2024/310<br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1053 <br>KARAR NO\t: 2024/310<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/02/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/652 E-2021/123 K<br><br>DAVACI\t: \t  <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 17/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22/04/2024<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili; müvekkilinin grafik tasarım-web tasarım alanında grafiker olarak çalıştığını, kartvizit tasarımları,animasyon filmi ve kitapçık-broşür gibi, grafik ve animasyon alanında her çeşit tasarımı yapmakta olduğunu, davalının müvekkilinden bir takım ürünler satın aldığını, animasyon filmi, Gaz Türbün Filtresi Kitapçığı...Tanıtım Kitapçığ (500 Adet), Gaz Türbün Broşürü (rusça) (500 adet),  Gaz Türbün Broşürü (ingilizce) (500 adet), Gaz Türbün Broşürü (fransızca) (500 adet), ... Tanıtım Kitapçığı (24 sayfa rusça) Tasarım 1 Adet, Gaz Türbün Kitapçığı (36 sayfa rusça) ürünleri ve hizmetinin  davalı şirkete teslim edilmesine rağmen, müvekkiline sadece 9.221,90 TL ödeme yaptığını,  fatura konusu malların bakiye bedelinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Ankara 19. İcra müdürlüğü'nün 2018/5407 sayılı dosyasıyla takip yapıldığını,  davalının itirazı neticesinde takibin durduğunu, ifa ve teslime ilişkin yazışmaların bulunduğunu, müvekkili tarafından yapılıp teslim edilen animasyon filminin davalı şirketin youtube kanalında halen yayınlanmakta olduğunu, icra takibine dayanak tebliğ edilen faturaya itiraz edilmediğini, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek,   itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkâr tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı vekili; müvekkili şirket aleyhine açılan huzurdaki davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiğini, müvekkili ... ... Limited Şirketinin, 2 Şubat 2018 tarih ve 9508 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinden görüleceği üzere 24.01.2018 tarihinde tescil edilerek kanuna uygun bir şekilde kurulduğunu, davacının dava dilekçesinde belirtilen ürün ve hizmetin davalı şirkete teslim edilmesine rağmen davacıya eksik ödeme yapıldığını iddia ettiğini  ancak  iddia edilen hizmetlerin teslim edileceği bir şirket dahi kurulmadığını, müvekkili şirketin huzurdaki davada davalı sıfatı bulunmadığını, davacının müvekkili şirket kaşesi ya da yetkili imzası dahi bulunmayan faturayı haksız ve kötü niyetli olarak davalı şirket üzerine yıkmaya çalıştığını, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi olmadığı gibi davacı tarafından bu yönde bir belge de gösterilmediğini, davacının delil olarak  sunmuş olduğu e posta kayıtları ve whatsapp yazışmalarından da görüleceği üzere davacı tarafından ileri sürülen tarihlerin şirketin kurulmadığı döneme rastlamakla birlikte teslim ettiğini ileri sürdüğü videonun müvekkili şirkete ait olmadığını, kaldı ki müvekkil şirketin kuruluş tarihinin belli olup, davacı tarafından müvekkili şirket yararına yapıldığı iddia ettiği videonun ise yaklaşık 7 ay sonra yayımlandığını , hayatın olağan akışında, bir şirket tanıtımı için hazırlanan  videonun  şirketin kurulumuyla birlikte yayımlaması olduğundan davacının iddiasının doğru olmadığını, davacının  müvekkil şirket kaşesi ya da yetkili imzası dahi bulunmayan faturayı haksız ve kötü niyetli olarak davalı şirket üzerine yıkmaya çalıştığını,  faturanın sözleşmenin ifa safhası ile ilgili olup mutlaka bir sözleşmeye dayanması gerektiğini, sadece faturanın tebliğ edilip , 8 gün içinde itiraz edilmemesinin akdi ilişkinin varlığının kanıtı olmadığını,  taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi olmadığı gibi davacı tarafından bu yönde bir belge de gösterilemediğini belirterek, haksız olan  davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>\tMahkemece; davacı şirketin, davalı yana satmış olduğu ürünler nedeniyle kesmiş olduğu 13/04/2018 tarihli, 119524  fatura bedelinin ödenmemesi üzerine Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2018/5407 sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, kurulacak olan şirkete (davalı şirket) davacı taraftan hizmet talebinde bulunulduğu, davacı tarafından davalıya 05/02/2018 tarihinde Rusça broşür, 12/02/2018 tarihinde Fransızca Broşür, 09/03/2018 tarihinde PDF olarak kartvizitin yollandığı,  dolayısıyla taraflar arasında iş ilişkisinin var olduğu, davacı tarafından davalı şirkete animasyon filmi ve basılı malzeme hazırlama hizmeti verildiği, davalı şirketin internet sitesinde davacının tasarımını yapmış olduğu logo ve diğer çalışmaları ait görsellerin kullanıldığı, davalı şirkete ait site bilgilerinden anlaşılacağı üzere ... markası ile ..., ...'ın doğrudan ilişkili ve şirketin 3. kişilerle iletişim konusunda yetkili oldukları, şirketin kurucusu ... tarafından şirket kurulmadan hemen önce 04/01/2018 tarihinde 3.000,00 TL ve 18/01/2018 tarihinde 3.000,00 TL olmak üzere 2 ödeme ve kurulduktan sonra 06/02/2018 tarihinde 2.000,00 TL ve yine 22/02/2018 tarihinde olmak üzere toplam 10.000,00 TL ödemenin yapıldığı ve ayrıca davacının 221,90 TL'lik telefon faturasının yine ... tarafından ödendiği her ne kadar ... 19/11/2020 tarihinde duruşmadaki beyanında mevcut ödemeleri ...'ın ricası üzerine davacıya borç olarak gönderdiğini iddia etse de bu miktarları borç olarak gönderdiğine dair her hangi bir açıklama kısmında ibarenin yer olmadığı, davacı tarafın kestiği 16/04/2018 tarihinde dava konusu faturanın davalı şirkete tebliğ edildiği ancak her hangi bir şekilde itiraz olunmadığı, sonuç olarak davacı tarafın davalı şirketten 26.357,72 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle, davalının Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2018/5407 sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 26.357,72 TL asıl alacak ve 169,74 TL işlemiş faiz  olmak üzere toplam 26.527,46 TL üzerinden devamına, alacağın likit olduğu ve davalı tarafın haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiğinden, hükmedilen alacağın %20'si oranında olan 5.305,49 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf başvurusunda; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olup, kararın kaldırılması gerektiğini, müvekkili şirkete animasyon, broşür, tanıtım kitapçığı gibi hizmetler yaptığını; davacının ..., ... ve ... ile yaptığı yazışmaların içeriğinde yapılan hizmetlerin bulunduğunu, fatura konusu malların bakiye bedelinin ödenmemesi üzerine müvekkili şirket aleyhine icra takibi, itirazın üzerine takibin durduğunu ve itirazın iptali için dava açıldığını, müvekkili aleyhine açılan dava öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin 24/01/2018 tarihinde tescil edilerek kurulduğunu, davacının 30/01/2017, 11/04/2017, 05/05/2017, 26/06/2017, 21/01/2018, 30/01/2018 tarihli whatsapp konuşmalarında hizmetin teslimine ve içeriğine ilişkin konuşmaların bulunduğunu beyan ettiğini, belirtilen ürün ve hizmetin davalı şirkete teslim edilmesine rağmen davacıya eksik ödeme yapıldığının iddia edildiğini ancak anılan tarihlerde yapıldığı iddia edilen hizmetlerin teslim edileceği bir şirket dahi kurulmadığını, dava dilekçesinde davacı ve davalı durumunda olanların gerçekten o davanın davacı veya davalı sıfatını taşımaları halinde olanaklı olduğunu, müvekkilinin davalı sıfatı olmadığından sıfat yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini (Yargıtay 11. HD'nin 2005/8103 Esas sayılı kararı), davacının müvekkilinin tanıtım videosu için 06/02/2017 tarihinde talimat aldığını, 24/01/2018 tarihinde videonun müvekkili şirkete e-posta aracılığı ile yollandığını ve animasyon filminin şirketin Youtube kanalında yayınlandığını beyan ettiğini ancak erişim adresi dava dilekçesinde verilmiş bulunan tanıtım videosunun yayımlanma tarihinin 10/07/2018 tarihine rastlandığını, davacının delil olarak mahkemeye sunmuş olduğu e-posta kayıtları ve whatsapp yazışmalarından da görüleceği üzere davacı tarafından ileri sürülen tarihlerde şirketin kurulmadığı döneme rastlamakla birlikte teslim ettiğini ileri sürdüğü videonun müvekkili şirkete ait olmadığını, kaldı ki müvekkili şirketin kuruluş tarihinin de belli olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirket yararına yapıldığı iddia edilen videonin ise yaklaşık 7 ay sonra yayımlandığını, davacı tarafından ileri sürülen tarihlerin açılan bu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu kanıtladığını, davacının ..., ..., ... ile yaptığı yazışmalarda müvekkili şirkete yapılan hizmetlerin olduğunu, adı geçen üç kişinin ..., ... adlı şirketlerde faaliyetlerine devam ederken yeni bir şirket kurmaya karar verdiklerini beyan ettiğini ancak 12 Şubat \"2018 tarihinde...tanıtım mailide davalıya yollanmıştır\" şeklinde e-posta yazışmalarından bahsedildiğini, davacının müvekkili şirket kaşesi ya da yetkili imzası dahi bulunmayan faturayı haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili üzerine yıkmaya çalıştığını, davacı tarafından müvekkili şirket adına düzenlenen faturanın müvekkili kayıtlarında yer almadığını, taraf defterlerinin birbirini teyit etmediğini ve davacı tarafından dosyaya delil olarak sunulan faturanın müvekkili şirkete tebliğ olmadığını, yine davacı tarafından dosyaya sunulan whatsapp görüşmeleri ve e-mail kayıtlarının pdf formatında ve müdahale edilebilir veri durumunda olduğunu ve sunulan bu evrakların ekran görüntüsünden ibaret olduğunu, zaman damgalarının incelenemediğini, yazışmaların her iki taraf arasındaki resmi yazışmaları içermediğini 19.04.2019 tarihli bilirkişi  raporunda da tespit olunduğunu, ileri sürülen yazışma kayıtlarının zaten tarihleri itibariyle müvekkili şirket ile alakası bulunmadığı sabit olup, yazışmaların içeriklerine müdahale edilebilir, değiştirilebilir, eklemeler ve çıkarmalar yapılabileceği hususu da göz önünde bulundurularak, davacı tarafından ileri sürülen kayıtların delil olarak değerlendirilmemesi ve bu kayıtlara dayanılarak hüküm kurulmaması gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesine talep etmiştir.<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tDairemizin 06/07/2023 tarih ve 2022/105 Esas- 2023/779 Karar sayılı geri çevirme kararı gereğince mahkemece katılma yoluyla istinaf talebinde bulunan davacı vekiline istinaf karar harcı ile istinaf kanun yoluna başvurma harcının ikmali hususunda muhtıra çıkarılmış, davacı vekilince istinaf harçları yatırılmamış olup, mahkemece 19/09/2023 tarihli ek karar ile davacı vekilinin istinaf başvurusundan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmiş, ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesi davalı vekilinin istinaf talebi yönünden yapılmıştır.  <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle dosya kapsamı ve dosyaya sunulan yazışmalar birlikte değerlendirildiğinde, sözlü eser sözleşmesi kapsamında davacı tarafça yapılan işlerin davalı tarafça benimsenerek kullanıldığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf  başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.800,50 TL istinaf karar harcından peşin alınan 450,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.350,38‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince  KESİN  olmak üzere 17/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>  \t<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> e-imzalıdıre-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e6e681e4356f3cb3","SID":"869be92e063781c8"}}