{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/12 <br>KARAR NO: 2024/609<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2023/234 <br>KARAR NO: 2023/697<br>KARAR TARİHİ: 10/10/2023<br>DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 30/04/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkil şirket arasında 04.02.2020 tarihinde yapılan sözleşmesi ile müvekkilinin çalışanları ve misafirlerinin iş seyahati kapsamında tüm iç ve dış hat uçak biletleri, otel rezervasyonları, vize hizmetleri, araç kiralama ve vb hizmet ve organizasyon hizmetlerini davalının müvekkili adına yapmak karşılığı düzenlenen faturaların müvekkili tarafından ödendiğini Almanya'da 30.Mart-03.04.2020 arası düzenlenmesi planlanan planlananWıre 2020 Fuarı etkinliğinin davalı şirkete gerekli planlamaların yapılması için bildirildiğini ve işlemlerin davalı tarafından yapıldığını, ancak etkinliğin Covid-19 pandemi sebebi ile Almanya'nın kısıtlayıcı önlemleri sebebi ile, 07-11.12.2020 tarihine ertelendiğini, ertelemelerin devam ettiğini, davalıya gecikmesizin bildirdiklerini, mücbir sebepten dolayı ücretsiz iptal hakkından faydalanmak üzere rezervasyonların iptalinin davalı tarafa bildirildiğini, bu hali ile davacının hizmeti teslim almadığını ve fatura borcu doğmadığı halde, davacının icra tehditi altında yaptıkları ödemenin istirdatının gerektiğini, davalının iptal işlemine ait davacıya düzenlediği faturaları davacının itiraz ettiğini, davalının faturayı 22.02.2022 tarihinde Kep üzerinden bir kez daha ilettiğini, davacının faturaya iki gün içerisinde 24.02.2022'de itiraz ettiğini, davacının buna rağmen icra takibi başlattığını, tebliğin yetkililere yapılmadığını, müvekkil şirket içerisinde personel değişimi sırasında güvenlik personeline teslim olunduğundan, banka hesaplarına bloke işlemi tesis edilene kadar haberdar olmadıklarını, müvekkilinin ticari hayatının sekteye uğramaması için almadığı hizmetin fatura bedelini ödemek zorunda kaldığını, icra tehditi altında ödenen 74.934,43 TL'lik tutarın ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının yurt dışı konaklama bedeli ve vade farkı karşılığı 60.000,00-TL'yi ödemediğini, takip öncesi davacı yetkililerine, mail yoluyla taleplerine rağmen 22.02.2022 tarih, ... sayılı fatura borcu 60.000,00-TL için hukuki işleme geçileceğinin ihtar olunmasına karşın davacı tarafından her hangi bir ödeme yapılmadığını ve yazılarına cevap verilmediğini, bunun üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi nezdinde ... E. sayılı dosyasında başlattıkları takibe davacının itirazda bulunmaması ile kesinleşen takip sonucu davacının banka hesapları üzerine yapılan haciz uygulaması üzerine davacının müvekkiline haricen yaptığı ödemenin icra dairesine bildirilmesi ile icra dosyasının infazı ile kapatıldığını, davacının Covid erteleme taleplerinin en son tarihe kadar kabul edildiğini, etkinliklerin erteleme tarihlerinde yapılacak olmasına rağmen davacının, müvekkilinin bilgisi dışında etkinliğe gitmediğini, mücbir sebep iptal bildiriminin yapılmadığından anılan ödemenin gecikmesi ile EURO bazında anılan ödeme tarihinde 108.790,00 TL olmasına rağmen faturanın güncel kur ile yerine vade farkı ile birlikte 71.390,72 TL olarak davacıya bildirildiğini, düzenlenen faturaların davalı tarafından ödendiğini davacı ile daha sonra anılan hizmet karşılığı 60.000,00-TL'nin davacı tarafından ödeneceğinin beyanı üzerine 60.000.-TL'lik fatura düzenlendiğini, buna ilişkin olarak mail yoluyla 22.02.2022 tarihinde davacı şirket Yön.K.Başkan Yrd. Asistanından gönderilen yazı ile 60.000,00-TL olarak hesabın kapatılmasının istendiğine dair bildirme karşın, davalının 28.02.2022 tarihlerinde 60.000,00-TL için iade faturası düzenlendiği bildiriminde bulunulduğunu, belirterek 16. İcra Dairesi nezdinde 2022/13021 E. sayılı dosya alacağının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... Almanya'da 30.03.2020-03.04.2020 arası düzenlenmesi planan planlanan ... Fuarı etkinliğine ilişkin olarak davacı çalışanlarının katılması amacıyla gerekli organizasyonun yapılmasının bildirildiği, buna istinaden davalı tarafça gerekli rezarvasyon işlemlerinin gerçekleştirildiği, ancak etkinliğin Covid-19 pandemesi sebebi ile Almanyanın kısıtlayıcı önlemleri sebebi ile, 07.12.2020-11.12.2020 tarihine ertelendiği, davacı tarafça davalıya gönderilen 12.03.2020 tarih ileti ve önceki iletilerde tarafların yeni tarih konusunda anlaştıklarının görüldüğü, bu hali ile ilk rezarvasyon tarihlerine ilişkin olarak mücbir sebep iddiasına dayanılamayacağı, sonraki aşamada da 2020 yılının 12. Ayında yapılması planlanan fuara davacı tarafın katılmadığı, ancak bu süreçte rezarvasyonun mücbir sebeple iptal edildiğine dair herhangi bir bildirimde de bulunmadığı, bu hali ile sözleşme gereğinin davacı tarafça yerine getirilmediği, bunun dışında taraflar arasındaki mail yazışmalarından da husumete konu faturaların ödenmesi konusunda mutabakat görüşmelerinin yapıldığı, davacı tarafın ödeme iradesi gösterdiği ancak sonrasında ödemenin gerçekleşmediği de nazara alındığında, davalı tarafça icra kanalı ile yapılan tahsilatın haksız olmadığı kanaatine varılarak istirdat koşulları oluşmadığından davanın reddine\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Eksik inceleme ile karar verildiği, Covid 19 salgını nedeniyle fuarın ertelendiği, davacının faydalandığı hizmetin bulunmadığı, taraflar arasındaki mail yazışmalarının fatura ödenmesi konusunda mutabakat olduğu anlamına gelmeyeceği ve söz konusu maili şirket adına gönderen kişinin yetkili olmadığı, bilirkişi raporuna itirazların değerlendirilmediği belirtilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, paket tur sözleşmesinden kaynaklı olarak düzenlenen fatura bedelinin davalıdan istirdatı istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen Kurumsal Hizmet Sözleşmesi'nin incelenmesinde, sözleşme konusunun çalışanların ve firma (davacı) misafirlerinin iş seyahatleri kapsamında tüm dış ve iç hat uçak biletleri, yurtiçi/yurtdışı otel konaklama rezervasyonları ile vize işlemleri, araç kiralama, transfer, tur ve rehberlik hizmeti, toplantı ve eğitim grubu organizasyonlarına ilişkin hizmet alımının firma tarafından temin edilmesi ile verilen hizmetler karşılığı ilgili faturaların ödenmesi, ödeme koşullarının işleyiş şekillerinin belirlenmesine ilişkin olduğu ve 04/02/2020-04/02/2021 dönemlerine ilişkin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davaya konu uyuşmazlık davacı tarafın 30 Mart-3 Nisan tarihleri arasında Almanya'da düzenlenmesi planlanan ' ...'' isimli etkinlikte katılımcı olması sebebiyle Almanya'ya gideceğini davalı şirkete bildirmesi ve davalı şirket tarafından gerekli işlemler yapılmasından sonra Covid-19 salgını nedeniyle sözleşmenin ücretsiz iptal hakkına dayanılarak rezervasyonları iptali işlemi sonrasında davalı tarafça davalı aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle icra tehdidi altında yapıldığı belirtilen ödemenin istirdatı isteminden kaynaklanmaktadır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair karar verilmiş ve davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.HMK'nin 355. maddesi uyarınca inceleme: Taraflar arasındaki esasa ilişkin uyuşmazlığın çözümünden önce, davada HMK'nın 355. maddesi gereğince kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınması gereken usule ilişkin aykırılıkların mevcut olup olmadığının tespiti gereklidir. Usule ilişkin aykırılıklar konusunda da öncelikli olarak ve mahkemece re'sen dikkate alınması gereken husus ise, mahkemenin görevli olup olmadığı sorunudur. Zira görev, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınabileceği gibi, taraflarca da davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Davacı şirket ile davalı şirket arasında paket tur sözleşmesi yapıldığı sabittir. TKHK'nin paket tur sözleşmeleri başlıklı 51/9. maddesinde yer alan \"Ticari veya mesleki faaliyetleri çerçevesinde paket tur hizmetinden faydalanan kişiler de tüketici olarak kabul edilir.\" düzenlemesi ile paket turdan yararlanan gerçek kişi tüketici dışındaki kişiler de tüketici olarak kabul edilmiştir. t... tur katılımcısının ticari veya mesleki faaliyeti çerçevesinde hareket etmesi halinde dahi, bu tür kişilerin de tüketicilere sağlanan haklardan faydalanacağı yasal olarak düzenlenmiştir. TKHK'nin tüketici mahkemeleri başlıklı 73/1-4. maddesinde ise, \"Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir\". \"Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür\" düzenlemesi bulunmaktadır. ... tur sözleşmesinin tarafı olan davacı şirket tüketici olarak kabul edildiğine göre, taraflar arasında paket tur satışından kaynaklanan hukuki işlemin tüketici işlemi niteliğinde (TKHK md. 3) olması nedeniyle davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesi'ne aittir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece, tüketici mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesis edilmesi hatalı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin HMK 353/1.a.3, 355 maddeleri uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.                                    <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;  1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun sair istinaf sebepler incelenmeksizin KABULÜ ile tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nin 353/1.a.3 bendi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dairemizin kararı doğrultusunda işlem yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.a.3, 362/1.c ve 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/04/2024  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"24ed2813924b0399","SID":"a97961add1e841c9"}}