{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2024/176 <br>KARAR NO: 2024/417<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 03/05/2023<br>NUMARASI: 2021/836 Esas, 2023/349 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Birleşen İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin <br>2021/60 Esas, 2022/316 Karar Sayılı Dosyası <br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 24/04/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: <br>ASIL DAVADA: Davacı vekili, müvekkili ile ... İnşaatın 20/04/2018 tarihli eser sözleşmesi ile 05/11/2018 tarihli ek sözleşmeyi davalılar arasında imzalanan eser sözleşmesine istinaden imzaladığını, söz konusu sözleşmelerle Sivas Gökmedrese içerisinde yapılması kararlaştırılan restorasyon ve imalatların müvekkili şirket tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşmeye dahil olmayan birçok işi tamamlayarak yerine getirdiğini ve hakedişlerini aldığını, sözleşme ekindeki işler tamamlandıktan sonra yeni ilave imalatlara devam edilmesinin kararlaştırıldığını, alınan kararlar doğrultusunda müvekkili tarafından imalatlar yapıldığını ve bu imalatların bir kısmına ilişkin hakedişleri ...nce onaylanmasına rağmen ödeme yapılmadığını, yeni fiyatlar üzerinden yeni sözleşmenin yapılmadığını, müvekkilinin söz konusu işi tamamlama aşamasına gelmesine rağmen davalı ... İnşaatın ihtar çekerek eksik ve ayıplı işler olduğunu, bunların başkasına yaptırılacağının ileri sürüldüğünü, bu süreçten sonra müvekkilinin şantiye alanına sokulmadığını, sözleşmesinin feshedildiğini, müvekkilinin akabinde Sivas 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/6 D.iş sayılı dosyasında tespit yaptırdığını, müvekkiline ödenmemiş olan söz konusu alacaktan her iki davalının da müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00-TL alacaklarının 27/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, yetki itirazlarının bulunduğunu, Sivas Mahkemelerinde yargılamaya devam edilmesi gerektiğini, ayrıca zaman aşımı itirazlarının da bulunduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... İnşaat vekili, davanın Asliye Ticaret mahkemesinin görev alanına girdiğini, toplantı tutanaklarında davacının işini ayıplı yaptığının belirtildiğini, davacının sözleşme ve eklerine uymadığını, işi tamamlama aşamasına hiçbir zaman gelmediğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece ilk olarak 2020/549 Esas - 2021/260 Karar sayılı kararla, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari iş niteliğinde olduğu, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi  olduğuna karar verilmiş olup, bu karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 2021/2272 E - 2021/1934 K sayılı kararıyla reddedilmiştir. Devam eden yargılama sırasında, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/60 Esas sayılı dosyası 10/05/2022 tarihli birleştirme kararıyla bu dosya ile birleştirilmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVADA: Davacı vekili, davalının sözleşme gereği edim borçlarını gereği gibi ifa etmediği gibi sözleşme süresine de riayet etmediğini,  eksik ve ayıplı işlerin gideriminin davacı nam ve hesabına 3.kişilere yaptırılacağı davacıya ihtar edilerek 3.kişilere yaptırıldığını, buna dair faturaların ekte sunulduğunu, davacının, davalıdan, 20.04.2018 tarihli sözleşmenin 4.2. maddesi gereğince cezai şart tazminatı alacağı bulunduğunu belirterek, davalı nam ve hesabına 3. kişilere yaptırılan işlerden kaynaklanan şimdilik 10.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, dava tarihine kadar birikmiş gecikme cezası alacaklarının tespiti ile şimdilik 4.000,00 TL birikmiş gecikme cezasının (her bir gecikme cezasının ödenmesi gerektiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte) davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin nam ve hesabına iş yaptırılmasının söz konusu olamayacağını, bu nedenle müvekkilinin adına yaptırılmış olan hiç bir imalatı kabul etmediklerini, söz konusu faturaların şişirilerek yapılmış işlere ilişkin olduğunu, müvekkilinin eksik ve ayıplı imalatı olmadığı gibi söz konusu işlerde gecikme olduğunun da kabul edilemeyeceğini, aksine müvekkilinin fazla imalatları ve alacakları için dava açmış olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece istinafa konu kararla, öncelikle davalı ... Müdürlüğünün yetki itirazının ele alındığı, birden fazla davalının bulunması halinde HMK 7/1 göre farklı yerleşim yeri olan davalılar için ortak yetkili bir yer varsa davaya o yer mahkemesinde bakılacağı, HMK'nın 10. Maddesine göre, sözleşmeden doğan davaların, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği, sözleşmenin ifa edileceği yerin Sivas olduğu, davalılar için ortak yetkili mahkemenin Sivas mahkemeleri olduğu, işin burada yapıldığı ve incelemeler burada yapılacağı için usul ekonomisi dikkate alınarak mahkemenin yetkisizliğine karar verildiği, her ne kadar birleşen dava da taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunuyor ise de bu iki dosyanın birlikte görülmesinin zorunlu olduğu, bu sebeple kök dosyada yetki itirazı haklı bulunduğundan yetkisizlik kararı verilip birleşen dosyayı elde tutarak, bilahare eldeki dosya ile de Sivas'ta muhakemesi yapılacak dosyanın birleştirilmesi usul ekonomisi ve hedef süreye uygun düşeceğinden birlikte gönderilmesinin uygun bulunduğu gerekçesiyle, HMK 7, 10, 20 maddeleri gereğince asıl ve birleşen dava yönünden mahkemenin yetkisizliğine, yetkisizlik  kararının kesinleşmesinden veya kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkemeye başvurulduğu takdirde dosyanın yetkili Sivas Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine HMK 20 maddesi gereğince  gönderilmesine, karar verilmiştir. Davacı-birleşen davalı vekili istinafında, HMK. 7/1 Hükmü gereğince, davalı birden fazla ise davanın, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceğini, davalılardan ...nun sicil adresinin \"Üsküdar / İstanbul\" olduğunu, Vakıflar Bölge Müdürlüğünün adresinin de \"Üsküdar / İstanbul\" olduğunu, davalılardan ... Restorasyonla da sözleşmede yetki şartı olup, uyuşmazlıklarda İstanbul Anadolu Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu ve tacirler arası yetki şartının kesin yetki olduğunu, sözleşmeden kaynaklanan davalarda ise, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği belirtilerek seçimlik yetkinin söz konusu olduğunu, mahkemenin ön inceleme duruşmasını da yaparak yetki hususunu aştığını, bu nedenlerle davanın yetkili mahkemede  açıldığını, mahkemenin yetkisizlik kararının hatalı olduğunu belirterek, kararının bu yönüyle kaldırdılarak yargılamaya yetkili İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde devam edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı-b.davalı taşeron, davalı-birleşen davacı yüklenici, diğer davalı ... ise iş sahibidir. Asıl ve birleşen davalar, taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayalı olarak alacak taleplerine ilişkin olup, davalılardan ... vekilinin yetki itirazında bulunması üzerine, Mahkemece, HMK’nun 7/1. maddesinin 2. cümlesi gereğince taraflar için ortak yetkili mahkemenin sözleşmenin ifa yeri olan Sivas Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen dava yönünden mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. Mahkemelerin yetkisi 6100 sayılı HMK'nın 5 ilâ 19 maddeleri arasında düzenlenmiştir. HMK'nın 6. Maddesine göre genel yetkili mahkeme, davalı gerçek ya da tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.  HMK'nın 10. Maddesine göre sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.  HMK'nın 17. Maddesine göre tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. HMK'nın 18. Maddesine göre ise, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hallerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz. Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır. Öğretide ve uygulamada özel yetki kuralları olarak adlandırılan ve bazı dava çeşitleri için kabul edilen bu istisnai nitelikteki yetki kuralları, ilke olarak kamu düzenine ilişkin değildir. Kamu düzenine ilişkin olmayan özel yetki kuralları, genel mahkemenin (m.6) yetkisini kaldırmadığından, onunla birlikte uygulandığından, davacı davasını genel veya özel yetkili mahkemede açmak hususunda bir seçim hakkına sahiptir. Zira özel yetki genel yetkiyi ortadan kaldırmaz, onun yanında varlığını sürdürür; dolayısıyla dava veya icra takibi, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Davalıların birden fazla olması halinde yetki ise 6100 s. HMK’nın 7. maddesinde düzenlenmiş olup, madde metni aynen; “(1) Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. (2) Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir” şeklindedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/11-2359 E - 2015/1443 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere, HMK 7. madde metninde, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkemenin kanunda belirtilmesi halinde bu yerin davada “kesin” yetkili olduğu hususunda açık bir düzenleme yazılı olmadığından, yasa koyucu yetkinin kesin olmasını arzuladığı tüm hallerde bu “kesinlik” durumunu 6100 sayılı HMK sistematiği içinde açıkça madde metninde belirtmiş olduğundan, HMK’nın 7. Maddesindeki düzenleme kesin yetki kuralı niteliğinde değildir. Somut olayda, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunmakta olup, eser sözleşmelerinde yetkili mahkeme HMK'nın 6. Maddesine göre genel yetkili mahkeme olan davalı-birleşen davacı ...A.Ş.'nin ikametgahı (Üsküdar/İstanbul) ile davalı ...'nün ikametgahı (Ankara) mahkemeleri veya HMK'nın 10. Maddesine göre sözleşmenin ifa edileceği yer (Sivas) mahkemesi ise de, davacı-birleşen davalı taşeron ...Ltd.Şti. ile davalı-birleşen davacı ...A.Ş. arasındaki davaya konu 20.04.2018 tarihli sözleşmenin 16. Maddesinde \"bu sözleşme uygulanmasında doğan ihtilaflar İstanbul Anadolu Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili olacaktır\" düzenlemesi bulunmakta olup, her iki taraf da tacir olduğundan aralarındaki bu yetki sözleşmesi gereğince kesin yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, mahkemece yukarıda yazılı olan gerekçeyle verilen yetkisizlik kararı usul ve yasaya aykırı bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacı-birleşen davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak, davanın esası hakkında inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı-birleşen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin usul yönünden KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/05/2023 tarih, 2021/836 Esas, 2023/349 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı-birleşen davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davacı-birleşen davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/04/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4bed28c82afe06a6","SID":"246e6db257450ce5"}}