{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2023/660 Esas - 2024/848 Karar<br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/660 <br>KARAR NO\t: 2024/848<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 25/11/2022<br>NUMARASI\t: 2020/239 Esas - 2022/708 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t<br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 16/04/2024<br>İSTİNAF TALEBİNDE<br>BULUNAN\t: Davalı<br><br>Davacı vekili 18/06/2020 tarihli dava dilekçesiyle; müvekkili bankanın ... Şubesi ile davalı/borçlu arasında imzalanan Üye İşyeri Sözleşmesi gereği borçlu firmanın, bankanın üye işyeri olarak faaliyet göstermeye başladığını, ancak, davalı/borçlunun sözleşme hükümlerini yerine getirmemesi ve anılan sözleşmelere <br>aykırı işlem ve faaliyetlerde bulunması nedeniyle müvekkili bankaya borçlarının oluştuğunu ve bu <br>borçların ödenmemesi üzerine, üye işyeri sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiğini, o günkü <br>bakiye borç olan 811,04.-TL, 6.071,24.-TL ve 1.500.-TL'nin ödenmesi için davalı/borçluya; <br>Kadıköy 30. Noterliğinden sırasıyla 02/05/2014 Tarih ve 23471 Yev. No'lu, 16/05/2014 Tarih ve <br>26312 Yev. Nolu, 27/05/2014 Tarih ve 27830 Yev. No'lu ihtarnamelerin keşide edildiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla davalı/borçlu <br>hakkında 29/09/2016 tarihinde, Ankara 18. İcra Müdürlüğü’nün 2016/18636 Esas sayılı dosyası <br>ile icra takibine başlandığını, <br>davalı/borçlunun, borcun tamamına, tüm faiz ve ferilerine itiraz ettiğini, <br>davalının e-ticaret sektöründe faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davalının müvekkili bankanın üye işyeri olunca da world ödeme sistemlerinden yararlandığını, <br>tüketiciler ile taksitli hizmet sözleşmesi yaptığını, tüketicilerin taksitlerini POS üzerinden <br>çektiğini, ancak karşılığında hiçbir hizmet sunmadığını, tüketicilerin hizmet alamadığı halde kredi <br>kartlarından çekilen bu tutarlara itiraz ettiklerini ve hatta davalı firma hakkında C. Savcılığı'na <br>başvuracaklarını bildirdiklerini, ürün alıcılarının firmanın sunacağı hizmete karşılık olarak kredi kart no’ları ile hizmeti <br>satın alabildikleri ve söz konusu ürünlerin bedellerinin de firmanın POS’undan geçirilerek <br>müvekkili banka nezdindeki üye işyeri hesabına sözleşme gereği alacak olarak geçtiğini, yani <br>firmanın ürün bedellerini de bu şekilde tahsil etmiş olduğunu, davalının, hizmet için sipariş edilen ürünlerin paralarını aldıktan sonra söz konusu hizmeti <br>tüketicilere sunmadığını, doğal olarak da tüketicilerin parasını ödediği ancak kendisine bir türlü <br>hizmet verilmemesi dolayısıyla hangi bankanın kredi kartı ile alış veriş yapmışsa ilgili bankasına, kendilerine hesap ekstresi gönderildikten sonra itirazda bulunmaya başladıklarını ve kredi kartlarına borç olarak yansıyan tutarların iptal edilmesini istediklerini, gerek uluslararası visa ve mastercard kuralları gereğince gerekse Tüketici Yasası uyarınca <br>e-ticaret neticesinde ürünlerini teslim alamayan/hizmet satın alamayan tüketicilerin itirazlarının <br>bankalarca değerlendirildiği ve bu tutarların kart sahiplerine iade edildiğini, iade edildikten sonra <br>bu tutarlar hangi bankanın üye işyeri ise o bankaya borç dekont edildiğini, buna da bankacılık <br>uygulamasında \"chargeback\" denildiğini, <br>borç dekont edilen bankanın da üye işyeri ile aralarındaki sözleşme gereği bu tutarları üye <br>işyerinden talep ettiğini, <br>davalı/borçlu firmanın müvekkili banka ile imzalamış olduğu sözleşme hükümlerinin  ise <br>son derece net ve açık olduğunu, buna göre, internet aracılığıyla yapılacak alışverişler için imzalanmış olan üye işyeri sözleşmesi <br>uyarınca; bankanın işbu sözleşmeye konu mal ve hizmet alışverişleri ile ilgili olarak Üye <br>İşyerinin Posnet yazılımını kullanabilmesi için gerekli tanımları yapacağını, yani firmanın ancak <br>bir banka ile üye işyeri sözleşmesi imzalaması durumunda e-ticaret yapabileceğini belirterek, davalının itirazının iptaline, takip talebindeki koşullarla takibin <br>devamına, haksız inkar sebebiyle % 40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına <br>mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.<br> Davalı vekili cevap dilekçesiyle; davacının müvekkiline yönelik ifadelerinin gerçeklikten uzak olduğunu, davacı tarafın <br>ifadelerinin, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olup, bu ifadelere <br>itibar edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın, iddia etmiş olduğu hususları ispat <br>yükü altında olup, dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiç birinin, usul <br>kuralları çerçevesinde, iddia edilen vakıayı ispata elverişli olmadığını, müvekkilinin internet <br>üzerinden satış yapmadığını, yüz yüze hizmet verdiğini, davacının müvekkiline yönelik \"tüketicilerin <br>taksitlerini pos üzerinden çekmiş ancak karşılığında hiçbir hizmet sunmamıştır\" şeklindeki <br>ifadelerinin de hukuki dayanaktan yoksun, temelsiz, asılsız iddialar olduğunu, öncelikle davacı <br>bankanın, tüketicilere hiçbir hizmet sunulmadığını nasıl tespit ettiğinin önemli bir soru işareti <br>olduğunu, bu konuda tüketicilerin beyanlarının olduğu eklerin sunulduğu belirtilse de taraflarına <br>tebliğ edilen veya dosya içerisinde elde edebildiği herhangi bir belge bulunmadığını,  <br>müvekkilinin, epilasyon ve cilt bakım alanında faaliyet gösteren bir limited şirket olduğunu, <br>işin doğası itibariyle internet üzerinden hizmet sunulabilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin <br>e-ticaret sektöründe faaliyet göstermediğini, sipariş üzerine adrese teslim gerçekleştirdiği <br>iddialarının gerçeklikten uzak olduğunu, müşterilerin bizzat güzellik salonuna gelip, işlem yaptırıp <br>ücretini ödediklerini, internet üzerinden satışın söz konusu olmadığını, hiçbir zaman şirkete ait bir <br>sanal pos olmadığını, şirketin internet üzerinden satış gerçekleştirdiği bir web sitesinin de <br>bulunmadığını, davacı bankanın itiraz süresini ve müşterilerin hizmet alıp almadığını araştırmadan, hizmet veren şirket olan müvekkiline soru sormadan hatalı bir şekilde kişilere ödeme yaptığını, <br>nitekim verdikleri ücret karşılığında hiçbir hizmet almadığını iddia eden kişilerin müvekkiline <br>yönelik başvurabilecekleri pek çok hukuki yol bulunduğunu, tüketicilerin, Tüketici Hakem Heyeti, <br>Tüketici Mahkemesi veya İcra Takibi gibi yollara başvurarak alacağını tahsil edebileceklerini, <br>ancak müvekkiline yönelik bu konuda açılan herhangi bir dava veya icra takibi bulunmadığını, <br>alacaklı olduğunu iddia eden bankanın usulsüz yaptığı işlemin sorumluluğunu, yasaya aykırı bir <br>şekilde müvekkiline yüklemek istediğini, bu yüzden davanın reddi gerektiğini, davacı ile müvekkili <br>arasında, dava dilekçesinde iddia edilen hususların, hiç bir zaman gerçekleşmediğini, davacının <br>taleplerinin, tamamen karşılıksız maddi menfaat temin etmek üzere dile getirildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece; taraflar arasında üye işyeri sözleşmesinin mevcut olduğu, davacı her ne kadar kısmen internet üzerinden hizmet ifasından bahsetmiş ise de davalının bu şekilde hizmet ettiğine dair tespit bulunmadığı, davalının lazer epilasyon merkezi olarak hizmet verdiği ve bu hizmeti işin doğası gereği 8/10 seans olarak(daha az veya daha çok) ifa ettiği, etmesi gerektiği, hizmet alanların ise kredi kartından peşin/taksitli olarak ödeme yaptıkları ancak 2-3 seans sonrası davalının hizmet merkezini kapattığından dolayı hizmet alamadıklarını beyan ettikleri, itiraza konu olan işlemlere dair bilgi ve belgelerin bankaca talep edildiği, ancak, davalı tarafça bankaya herhangi bir belge ibraz edilmediği, kredi kartı işlemine konu malın yada hizmetin teslim edildiğinin davalı tarafça belgelendirilmesi gerektiği, buna ilişkin belge sunulmadığı için davacı bankanın takibe konu edilen işlem bedelini  işlemiş faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep edebileceği, sözleşmenin davacı banka tarafından feshinin sözleşmeye uygun olduğu, davalının sözleşme hükümlerine aykırı şekilde davrandığı, bedelini kredi kartıyla tahsil <br>ettiği hizmetleri üyelere/kart hamillerine/müşterilerine sunmadığı, bu nedenle davacı bankanın zararının oluştuğu gerekçesiyle; \"1-Davanın Kabulü ile, <br>Davalının Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2016/18636 Esas sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın  iptali ile takibin talep gibi devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9 yasal faiz ve faizin %5 oranında BSMV uygulanmasına,<br>2-Asıl alacağın %20'si oranında olan 2.052,15 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, \" karar verilmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesiyle; davacının iddialarının tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu, davalının internet üzerinden satış yapmadığını, yüz yüze hizmet verdiğini, bilirkişi raporunun yerinde olmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dosya kapsamına, toplanan delillere, yerel mahkeme gerekçesine, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporu içeriğine göre, davalının üye iş yeri sözleşmesi kapsamında kredi kartı ile ödemesi yapılan hizmeti ifa ettiğini ispatlayamadığı, sözleşme hükümleri gözetildiğinde mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, <br>Harçlar Kanununa göre alınması gereken 700,91.-TL istinaf harcından peşin alınan 175,25.-TL'nin mahsubuyla bakiye kalan 525,66.-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına,<br>Davalı tarafından istinaf gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>Davacı tarafından yapılan toplam 110.-TL istinaf yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>Dairemizce verilen kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince, kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. <br>Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 16/04/2024<br><br>Başkan                       Üye                       Üye                      Katip <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d6d12a703f94324a","SID":"24131ad0611bd479"}}