{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/400 <br>KARAR NO: 2024/811<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/01/2024<br>NUMARASI: 2023/531 E. - 2024/10 K.<br>DAVANIN KONUSU: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ... İcra Dairesi ... E. Sayılı icra takip dosyasında davada davalı olan ... icra dosya borçluları ..., ..., ...'a karşı takip başlatıldığını takibin kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip olduğunu daha sonra müvekkiline dosya borçlularının mevcut olabilecek alacakları için 89/1, 89/2, 89/3 müzekkereleri gönderildiğini 89/3 haciz müzekkeresinin müvekkili tarafından 11/08/2023 tarihinde tebliğ alındığını bu nedenle müvekkili açısından İİK 89/3 ve İİK 72. Maddeleri uyarınca 15 günlük süre içinde menfi tespit davası açmak gereğinin hasıl olduğunu, gönderilen 89/3 müzekkeresi nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığı bir parayı ödeme tehdidi altında olduğunu bu nedenle  davayı açmasında hukuki yarar olduğunu müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığını müvekkilinin ne davaya konu icra dosyasındaki alacaklı ne de borçluları tanımamakta olduğunu, aralarında hiçbir alacak ilişkisi bulunmadığını müvekkilinin yaşlı bir kadın olduğunu  ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamelerini de almadığından söz konusu icra takipleri ile ilgili de herhangi bir hususu bilmemekte olduğunu son gönderilen 89/3 haciz ihbarnamesini eşi görünce bu konuda bilgi sahibi olduğunu halbuki müvekkilinin icra dosyası, alacaklı ve borçlular hakkında hiçbir bilgisi bulunmadığını sehven ya da kötü niyetli olarak müvekkiline 89 haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini düşündüğünü öte yandan  açılan davada borcun varlığını ispat yükünün de davalıya düşmekte olduğunu davalıya zaten borcu olmayan müvekkilinin aleyhine herhangi bir delil sunulabilmesinin mümkün olmadığını ayrıca borçluların da hiçbir şekilde müvekkilinden alacağı olmadığını müvekkilinin ne davalı ne de takip dosyasındaki borçlularla hiçbir hukuki ilişkisi bulunmadığını bu nedenle davanın kabulü gerekmekte olduğunu müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesini, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile icra takibi konusu alacağın % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini müvekkili  adına talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava 15 günlük yasal sürede ikame edilmediğini  süreden red karar verilmesi gerekmekte olduğunu ayrıca icra müdürlüğü nezdinde herhangi bir itirazda da bulunulmamış olduğunu icra dosyası bu süreye kadar tahsil edilemediğini ayrıca tebligatlarda görüleceği üzere   tebligata imzaları görülmekte olduğunu buna rağmen itiraz edilmediğini müvekkilinin icra dosyası borçluları ve yakınları tarafından dolandırıldığını müvekkilinin alüminyum işiyle uğraşan bir esnaf olduğunu, alimünyum satışı yaptığını ödeme tarihleri geldiğinde borçluların ve yakınlarının adreslerinin boşaltıldığını farkettiğini esas mağdurun müvekkili olduğunu yine davacılar 1 ve 2  haciz ihbarnamelerine cevap vermeyerek dava açılmasına kendileri sebebiyet vermiş olduklarını mağdur olan müvekkili üzerine tazminat talep etmekte oldukları kötü niyet barındıran işlemlerin borçlular ve borçlu yakınları tarafından yapılmakta olduğunu davada ispat yükünün davacıda olduğunu yine müvekkilinin aleyhine yargılama giderine; borçlu kendisi dava açılmaya sebebiyet verdiğinden hükmedilemeyeceğini  davanın reddi ile yargılama masrafları, vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, Müvekkili kurum lehine %20 den aşağı olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesini vekaleten talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \"Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden  REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-Görevli Mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,\" karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul .... İcra Dairesi ... E. Sayılı icra takip dosyasında  takibin kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla yapıldığını , daha sonra müvekkiline dosya borçlularının mevcut olabilecek alacakları için 89/1, 89/2, 89/3 müzekkerelerinin gönderildiğini, 89/3 haciz müzekkeresinin müvekkili tarafından 11/08/2023 tarihinde tebliğ alındığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun olmadığını, müvekkilinin ne davaya konu icra dosyasındaki alacaklıyı ne de borçluları tanımadığını, aralarında hiçbir alacak ilişkisinin dahi bulunmadığını, bu nedenle müvekkili açısından İİK 89/3 ve İİK 72. Maddeleri uyarınca 15 günlük yasal süre içinde menfi tespit davasının , İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinde süresi içinde  ikame edildiğini,  takibin TTK'da düzenlenen kambiyo senedine (çek) istinaden yapıldığını,   ticari iş niteliğindeki takip dosyasından müvekkili 3. Şahsa gönderilen haciz ihbarnamesine karşı yasal süresi içinde açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin  asliye ticaret mahkemesi olduğunu, ilk derece mahkemesince usul ve yasaya aykırı olarak verilen görevsizlik kararının kaldırılmasını  talep etmiştir. İstinafa Cevap:Davalı vekili istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi sunmamıştır. Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava; İİK’nın 89/3. maddesine dayalı haciz ihbarnamesi gönderilen 3. Kişinin açtığı menfi tespit istemine ilişkindir. Davalı tarafından dava dışı borçlular  aleyhine yürütülen icra takibi kapsamında, davacıya İİK 89/3 maddesi gereğince, haciz ihbarnameleri gönderildiği, davacı yanca davalıya borçlu olunmadığının tespiti amacıyla eldeki davanın açıldığı, mahkemece, yazılı şekilde \"Dava; İcra ve İflas Kanunun 89/3. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; menfi tespit istemine ilişkindir. İş bu eldeki dava ticari dava değildir. Davacı ile davalı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmamaktadır. Uyuşmazlık takip hukukundan kaynaklanmakta olup görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yukarıda izah olunan ticari davalardan hiç bir kategoriye de girmediği, davanın ticari dava olmadığı da değerlendirilmiştir.\" gerekçesiyle görevsizlik  kararı  verilmiştir. Mahkemenin görevi 6100 Sayılı HMK114/1,c maddesi gereğince dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında resen ve öncelikle  mahkemece değerlendirilmesi gerekmektedir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlığın giderilmesi için alınan karar uyarınca, uyuşmazlığın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/09/2023 tarihli 2023/5228 Esas -2023/6468 karar sayılı kararıyla giderildiği kararda; \"Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olanın davanın genel mahkemelerde görülmesi olduğu, özel mahkemelerde görüleceğine dair açık bir düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesinin esas olduğu, 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihtarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda açık bir düzenleme bulunmadığı, buna göre davanın tarafları arasında doğrudan ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan ilişkinin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine\" karar verilmiştir.Yukarıda aktarılan Yargıtay ilamı doğrultusunda, ilk derece mahkemesince, davacı ile takip alacaklısı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı, davada genel mahkemenin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesinin dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu, istinaf talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/01/2024 tarih ve 2023/531 E., 2024/10 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b1cbd79cfda0dfb","SID":"d0deb3f3d3e87086"}}