{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/8 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2006<br>KARAR TARİHİ\t: 08/11/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/357- 2021/820<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)<br>DAVA TARİHİ \t: 24/07/2020<br>DAİRE KARAR TARİHİ \t:  08/11/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t:  08/11/2023<br><br> İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin  07/10/2021 tarih ve 2020/357 Esas 2021/820 , Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, Dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM;<br> Davacı, İzmir İli, Konak İlçesinde işletmekte olduğu otelin elektriğinin  kaçak elektrik kullanımı  gerekçesi ile davalı tarafından kesildiğini ve hakkında  04/06/2020 tarihli 448.306,74 TL tutarlı cezai bedeli içerir faturayı düzenlediğini,  İzmir 2. ATM'nin 2020/164 D. İş sayılı dosyası ile  teminat karşılığında tedbiren işlemin durdurulmasına karar verildiğini, kaçak elektrik kullanımı yapıldığı iddia edilen kablonun ucunun boş olduğu ve hiç bir elektrik tüketimi olmadığı kaydedilen görüntüler ve dosyaya sunulan çözüm tutanağı ile sabit olduğu halde kaçak elektrik faturası düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, kaçak olduğu iddia edilen hattın hangi dönemde çekildiğinin belli olmadığı halde kaçak elektrik kullanımı yaptığı iddiası ile hakkında fatura düzenlemesinin mevzuata aykırı olduğunu, yasa koyucunun Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 43. Maddesinde kaçak elektrik kullanımının nasıl tespit edileceğini ve ne gibi işlemler yapılması gerektiğinin düzenlediğini, kaçak elektrik kullanmadığının davalı şirket yetkilileri tarafından da kabul edilmesine rağmen şirket hakkında 448.306,74 TL lik faturanın düzenlendiğini, faturanın hesaplama açısından da doğru olmadığını belirterek, 448.306,74 TL tutarındaki fatura bakımından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:<br> Davalı, davanın zaman aşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini, ... Mahallesi ... Sokak No ...-... .../... adresinde 03/06/2020 tarihinde yapılan kontrolde box 'den gelen branşman kablosunu yararak harici hat çekilmek suretiyle kaçak elektrik tüketimi yapıldığının tespiti üzerine K-34323 seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, bu tutanağa istinaden ...2020000066218 nolu kaçak faturanın tahakkuk ettirildiğini, tüm işlemlerin mevzuata uygun bir şekilde yapıldığını, davacının dava konusu kaçak elektrik kullanmadığına ilişkin iddialarının asılsız olduğunu, otel işletmesi olarak faaliyet göstermeye başlayan ... Şti.'nin 24877723 nolu tesisattaki tüketimlerin kontrolünde geçmiş dönemlere göre aşırı düşük olduğunun tespit edilerek kaçak elektrik kullanımı olup olmadığının kontrolü için 03/06/2020 tarihinde ekip görevlendirildiğini, yapılan incelemede çekilen yükün düşük olduğu görülerek ayrı bir hattan kaçak enerji kullanılabileceği şüphesi üzerine şirkete ait saha dağıtım panosundan sayaç ölçü devresine çekilen kablonun kontrolü yapılırken kablonun geçtiği galvaniz tavada kablonun bir bölümünde köpük yapıldığının görülmesi üzerine köpük temizlendiğinde bağlantı hattının temizlenerek ölçü devresinden geçmeyecek şekilde ayrı bir hat ile otelin içerisine kaçak elektrik verildiğinin tespit edildiğini, kablonun hangi elektrik cihazlarını beslediğinin kontrolünün yapılması için otelin bazı bölümlerinin ekipler tarafından kontrol edildiği ancak kablonun asansör boşluğuna girmesi nedeniyle asansör boşluğundan sonra nereleri beslediğinin tespit edilemediğini, ekibin kablonun nereye gittiğini bulmasının imkansız olduğunu, kablonun geçtiği her yerin kırılmasının gerekmesi nedeniyle  tespitten 2 gün sonra kaçak elektrik kullanımına ilişkin tahakkukun ödenmemesi nedeniyle fiili kesme işlemini gerçekleştirmek adına farklı bir ekip görevlendirildiğini, davacı tarafından delil olarak dayanılan görüntülerin kaçak tespitinin yapıldığı gün değil fiili kesme işlemi yapıldığı esnada alındığını, olay hakkında bilgisi bulunmayan davalı personelinin yönlendirilerek video çekme işlemi yapıldığını, kablonun ucundaki bantın olmasının başka yerden çok kolay bulunabilecek bir işlem olması nedeniyle teknik olarak delil olarak kabul edilemeyeceğini ayrıca müşterilerin tüketimini oldukça etkileyen pandemi sürecinde ilgili tüketicinin diğer yıllara oranla tüketiminin % 50 civarında artmış olup demand diye ifade edilen sistemden çektiği gücün son 1 yıl boyunca 30 kWh civarında iken kaçak bağlantı düzeltildikten sonra 49 kWh civarına yükseldiğini, bir önceki yılın aynı döneminde pandemi gibi otel müşteri sayısını ve tüketimini etkileyen bir ortama göre yaklaşık 2 katlık güç yükselmesinin sebebinin kaçak kullanıma kanıt olduğunu, davacının oteli devralmadan önce ve devraldıklarını beyan ettikleri yıl sayaçtan çekilen demand değeri ile tedbir kararından sonra çekilen gücün uyuştuğu, kaçak bağlantının 2017 yılı civarında yapıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br> İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br> Mahkemece, davalı şirkete ait harici dağıtım panosundan otele enerji sağlayan branşman kablosunun yarılarak harici bir kablo çekilmesi ve bu harici hattan sayaca girmeden bir takım cihazların beslenmesi, bu cihazlarda tüketilen elektrik enerjisinin kaydedilmemesine yönelik söz konusu işlemin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42.b maddesine göre kaçak elektrik kullanımı niteliğinde olduğu ve davacı şirketin 31/03/2017 - 03/06/2020 tarihleri arasında kaçak elektrik kullandığının alınan ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile belirlendiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalı tarafından düzenlenen 04.06.2020 tarih ve 448.306,74 TL bedelli fatura dolayısıyla davalı tarafa 163.688,49 TL borçlu olduğunun, 284.618,25 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : <br>Davacı ve davalı istinaf talebinde bulunmuştur. <br>BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,<br>Dosya içinde yer alan kamera kaydı incelendiğinde kaçak kullanımın varlığına delil olarak gösterilen kablo hattının çok eski bir tarihte çekilmiş olduğu ve söz konusu alana sadece ilgili duvarın kırılarak girilebileceğinin açıkça ortada olduğunu, bu durumu davalının çalışanlarının da tespit sırasında sözlü olarak dile getirdiklerini ve \"kablonun ucunun boş bir yere çıktığı\" \"körleme için kullanılan bandın eski olduğunu\" ifade ettiklerini, dosyada kaçak kullanımı destekleyen hiçbir delil bulunmamasına rağmen kaçak kullanım varmış gibi hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, <br> Karara esas olan bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamaların, davalının düzenlediği fatura ve bu faturaya dayanak işlemlerin açıkça usulsüz olduğunu ortaya koyduğunu, davalının düzenlediği 448.306,74TL tutarındaki faturanın fahiş olduğunu, davalının tekel hakkını kötüye kullandığını, <br> Davalı kurumun Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 32. maddesinde öngörülen zorunlu süreci yürütmediğini. 4. Fıkra gereğince 15 gün içinde yükümlülüklerini yerine getirmesi için  tüketiciye kesme ihbarı göndermesi gerektiğini ancak davalının prosedürü yerine getirmediğini,<br>Bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, buna ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, Pandemi sürecinin başladığı 2019 yılı başından itibaren enerji kullanımının azalacağının aşikar olduğunu, ayrıca 3 adet ısı pompasının kullanımının da enerji tüketimi direkt etkileyeceğini, otel müşteri kayıtlarının celbi ile gelecek cevaba göre tekrar bilirkişi incelemesi yapılması talebinin mahkemece dikkate alınmadığını, raporun denetime elverişli olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,<br>Davacı adresinde yapılan kontrollerde sayaca gelen ve henüz ölçü devresine girmeyen kablo takip edilerek ve elektrik teriminde kablo tavası diye tabir edilen yerde köpük sıkılarak  gözlemlendiğini, imkanları dahilinde kontrol edilerek asansör boşluğuna devam eden 4*16 NYY'lik kablo tespit edildiğini, böylece harici hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullanımı tutanağı tutulduğunu, tespitin ardından 2 gün sonra kaçak elektrik kullanıma ilişkin tahakkukun ödenmemesi nedeni ile fiili kesme işlemini gerçekleştirmek adına ekip görevlendirildiğini, görüntülerin çekildiğini ve delil olarak sunulduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmenliği \"Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri\" başlıklı 42.maddesi 1/b 79x3x231x0,95 = 52.009 W gücün tamamı alınarak 180 gün kaçak ve 185 gün ek tahakkuk alınarak 3 vardiya üzerinden hesaplama yapıldığını, <br>Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmenliği 42. maddesi gereğince 3x16 NYY kesintinde ki harici hat 52,009 kW güç ve 3 vardiya üzerinden  06.12.2019 tarihleri arasında ki dönem için 202.055 kWh kaçağa bağlı ek tüketim ile 06.12.2019 tarihi ile 03.06.2020 tarihleri arasında ki 180 günlük dönem için 196.594 kWh kaçak elektrik tüketimi 448.306,074 TL olarak fatura edildiğini, Yönetmelik hükümlerine göre  doğru hesaplama yapıldığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:<br> Dava, kaçak elektrik kullanımından dolayı düzenlenen 04/06/2020 tarih ve 448.306,74 TL fatura bedeli  nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iş yerinde kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı, davacı kurum tarafından kaçak elektrik kullanımına ilişkin düzenlenen tutanağın usulüne uygun  olup olmadığı, davacının fatura bedelinden sorumlu olup olmadığı, faturanın yönetmelik hükümlerine uygun olup olmadığı ve miktarının tespitinden kaynaklanmaktadır.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. <br>İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davada ki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın  oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı, davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/10/2021 tarih, 2020/357 Esas, 2021/820 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı ve davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf talebinde bulunan davacıdan alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.795,39 TL'den mahsubu ile kalan 2.525,64 TL'nin talep halinde yatırana iadesine,<br>3-İstinaf talebinde bulunan davalıdan alınması gereken 19.442,27 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 4.860,57 TL'nin mahsubu ile kalan 14.581,70 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>4-Duruşma açılmadığından, davacı ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine gerek bulunmadığına, <br>5-Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere  08/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3d3dfb71a242051b","SID":"60f539c48e291045"}}