{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/447 Esas<br>KARAR NO: 2024/766<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 21/12/2023<br>NUMARASI: 2020/422 E. - 2023/340 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Türk Patent Enstitüsü nezdinde \"... - Ticaret\" marka numaralı ve 27/02/2006 tarihinde tescilli \"...\" markasının sahibi olduğunu, yenilendiğini, davacının markası ile süt ve süt ürünlerinin üretimi, pazarlaması ve satışını yaptığını, davacının davalının ..., ... ve ... şubelerini ziyaret ettiğinde şüphelinin ... ve ... mağazalarını raflarında 10-12 şer adet \"... \" isimli ürünün bulunduğunu ancak yapılan incelemede mağazalarda bulunan bu ürünün müvekkil şirket tarafından üretilmediğinin tespit edildiğini, davacının davalının şubelerinden 04.05.2020 ve 05.05.2020 tarihlerinde davaya konu sahte ürünler satın alarak alınan sahte ürünlere ilişkin faturaları sunduğunu, davalının deposunda bu ürünlerden ne miktarda bulunduğu konusunda müvekkilinin herhangi bir tespit yapamadığını, davalının mağazalarında bulunan bu ürünlerin davacı tarafından üretilmediğini, davacı tarafından davalı şirket yetkilisinin ürünlerin raflardan kaldırılması konusunda uyarılmışsa da bu talebin yerine getirilmediğini, ürünlerin satışına devam edildiğini, davalının ..., ... ve ... şubelerine yapılan ziyaret esnasında davacı tarafından davalıya hiçbir biçimde satışı yapılmayan, \"...\" isimli ürünlerin de üzerine ... marka etiketinin yapıştırılarak satışının yapıldığı ve bununla beraber söz konusu ürünlerin aslında davacı tarafından üretilmediğinin tespit edildiğini, Davalının mağazalarında müvekkili tarafından üretilmeyen sahte ürünlere davacının markasını ve marka logosunu basmak ve davacının nam ve itibarını kullanmak suretiyle satış yaptığını, davacının zarara uğramasına sebebiyet  verdiğini, davacı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalının davacı tanınmış markalarını bilmesine/bilmesi gerektiğini, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/8446 Soruşturma numaralı dosyası kapsamında verilen arama ve el koyma kararı üzerine davalı şirketin Gebze Şubelerinde arama yapılarak bu şubelerde davacı tarafından üretilmemiş olan ancak davacıya ait marka adı altında satışı yapılan sahte ürünlere ulaşılarak bu ürünlere el koyulduğunu, bilirkişi incelemesi yapıldığını, 10/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda, davalının müvekkiline ait markaları taklit etmek sureti ile davacı marka haklarına tecavüz etmekte ve haksız rekabet yaptığını tespit ettiğini, davalının kötü niyetli olarak davacıya ait tescilli ürünleri taklit ederek davacının piyasada elde ettiği itibar, marka değeri ve müşteri kitlesinden haksız kazanç sağlayarak haksız rekabet yarattığını,  ait tescilli markaya, ticaret unvanı ve işletme adına yönelik haksız rekabetin durdurulmasını, 10.000.-TL maddi, 50.000.-TL manevi tazminat, hükmün ilanını talep ettiklerini beyan ettikleri anlaşıldı.Davalı vekili süresinde cevap dilekçesi ibraz etmemiştir. Yargılama sırasındaki beyanlarında davanın reddini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI; İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk  Mahkemesi'nin 21/12/2023 tarihli 2020/422  E-  2023/340 K. sayılı kararıyla; \"davanın KABULÜ ile; davalı tarafından davacının ... markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına ve kaldırılmasına,  davalının ... markasını ürünlerde tabela, iş evrakı vs. Her türlü materyalde kullanımının her türlü fiziki ve internet ortamında kullanımının bu marka adı altında ürün tanıtımı ve satışının yasaklanmasına, bu şekilde tespit edilen her türlü ürün vs. Materyale el konulmasına, Maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile 100.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminat yönünden davanın kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Hükmün kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye'de yayın yapan trajı yüksek 5 büyük gazeteden birinde ilanına,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU; Davalı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, ürünlerin raftan kaldırılması için davalı şirket yetkilisinin uyarıldığına yönelik davacı iddiasının doğru olmadığını, dosyaya bu hususta delil sunulmadığını, müvekkilinin ürünlerin sahte olduğunu bilseydi satmayacağını, davaya konu ürünlerin \"...\" firmasına satılan ürünler olmadığını, davalı şirket yetkilisinin Gebze 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/244 E. Ve Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/786 Talimat sayılı dosyaya verdiği ifadelerde de ...'dan ve başkaca firmalardan daha önce satın aldığı tüm ürünleri ... gönderdiğini, bu firmayı borcuna karşılık gönderdiğini beyan ettiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, müvekkilinin dava konusu ürünlerin satışı nedeniyle bir sorumluluğunun bulunmadığını, ürünlerin taklit ya da taaşiş ürün olduğunu bilmediğini, bilmesinin de mümkün olmadığını, maddi tazminat talep artırım dilekçesinde herhangi bir açıklama yapılmadığını, manevi tazminatın da müvekkilinin fakirleşmesine yol açacak miktarda olduğunu beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekilinin 26/02/2024 tarihli dilekçesinde davalı şirket hakkında tasfiye kararı olduğundan vekil olarak sorumluluklarının bulunmadığını, dilekçe ekinde sundukları ticari sicil kayıtlarına göre şirketin davada taraf olamayacağının göz önünde bulundurularak kamu düzeni bakımından inceleme yapılarak hükmün ortadan kaldırılmasını talep ettiği dilekçe ekinde 15/03/2022 tarihli 10537 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi örneğine ve 17/06/2021 tarihli 10351 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi örneğini ibraz ettiği anlaşılmıştır. <br>GEREKÇE; Markaya tecavüzün tespiti, meni, refi, maddi ve manevi tazminat ile hükmün ilanı talepli davada mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili  Av.... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Dosyanın incelenmesinde davalı ....'nin Kartal .... Noterliği'nin 08/01/2020 tarihli ... yevmiye numaralı süreli vekaletname ile Av. ... ve Av. ... vekil tayin ettiği, vekaletname süresinin 01/01/2021 tarihinde dolduğu, davalı vekilinin yeni tarihli vekaletname sunmadığı gibi şirketin 16/06/2021 tarihinde tasfiyeye girdiği, davalı vekilinin 26/02/2024 tarihli dilekçesi ekinde sunulan 15/03/2022 tarih ve 10537 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi örneğinden, 07/03/2022 tarihli 5401 sayılı GEnel Kurul kararı ile terkin edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 21/12/2023 tarihli karar ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de süresi dolan vekaletname ile yetkili kılınan vekilin huzurunda yargılamaya devam edilmesi, yargılama sırasında terkin edilen şirket vekili huzurunda yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya uygun görülmediğinden ve bu husus kamu düzeni ile ilgili olup HMK 355. Madde gereğince re'sen dikkate alınacağından davalı vekilinin istinaf sebepleri incelenmeksizin re'sen gözetilen sebeplerle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının 6100 sayılı HMK 353/1-a-4 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın davacı vekiline davalı şirketin ihyası için dava açmak üzere kesin süre verilmesi, ihya davası açılması halinde neticesinin beklenmesi, dava açılmaması halinde ise terkin edilen şirket aleyhinde yargılamaya devam edilemeyeceği gözetilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın  mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf sebepleri incelenmeksizin resen gözetilen sebeplerle istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/12/2023 tarih, 2020/422 E. 2023/340 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 355. Madde ve 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4a9c180206f8277c","SID":"7699b07e391b5bb3"}}