{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/173 - 2024/626<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/173 <br>KARAR NO\t: 2024/626<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/449 Esas - 2022/558 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 08/05/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 09/05/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 06.10.2017 tarihinde, sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Ceyhun Atuf Kansu Caddesi üzerinden Cevizlidere Mah. istikametine seyir ederken, müvekkili ...'in kullandığı            ... plakalı motosiklete çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin bu kazada yaralanması sebebiyle, 20/04/2018 tarihinde Selçuk Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı'na başvurmuş ve başvurusu sonrasında 02.05.2018 tarihli maluliyet raporu verildiği, bu maluliyet raporunda, müvekkilinin maluliyetinin %17 oranında olduğu, iyileşme sürecinin 6 aya kadar uzayabileceği ve bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceği ve bu süresinin geçici iş göremezlik süresi olduğu, 3 ay boyunca sürekli bakıma muhtaç olduğunun belirtildiğini, kusurlu olan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketince 07/09/2017 başlama, 07/09/2018 bitiş ve 311000498233299 poliçe no zorunlu trafik sigortası ile sigortalı olduğunu, kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan maddi tazminatın maaş bordrosu ve SGK hizmet dökümündeki müvekkilinin ücreti esas alınmak suretiyle ... plakalı arıcın zorunlu trafik sigortacısı olan davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden karşılanması amacıyla doğrudan doğruya davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne başvurulduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından 23.05.2018 tarihinde 76.705,00-TL ödeme yapıldığını, Sigorta Tahkim Komisyonunun 2018.E.49150, K.2018/74710 ve 09/11/2018 tarihli kararı sonrasında müvekkilinin ortopedik maluliyeti yanında artık gerekli tedavi süresinin dolmuş olması sebebiyle psikolojik açıdan da rapor verilmesi için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalına başvurularak 06/12/2019 tarihli maluliyet raporu alındığını, bu maluliyet raporunda, müvekkilin maluliyetinin %50 oranında olduğu, iyileşme sürecinin 9 aya kadar uzayabileceği,  bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceği ve bu süresinin geçici iş göremezlik süresi olduğunu, 2 ay boyunca sürekli bakıma muhtaç olduğunu, bu sebeplerle kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan maddi tazminatın maaş bordrosu ve SGK hizmet dökümündeki müvekkilinin ücreti esas alınmak suretiyle, ... plakalı arıcın zorunlu trafik sigortacısı olan davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden karşılanması amacıyla doğrudan doğruya davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne başvurulmuş olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, kaza tarihi olan 06/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte şimdilik; sürekli iş göremezlik tazminatı 5.000,00-TL, geçici iş göremezlik tazminatı 100,00 TL, bakım ücreti 100,00 TL, tedavi giderleri ve tüm iyileşme süreci için yapılan yol masrafları tazminatı 100,00 TL, ayrıca Selçuk Üniversitesi Adli Tip Kurumuna ödenmiş rapor ücreti olan 100,00 TL ve 700,00 TL olmak üzere toplam 800,00-TL'nin ödeme tarihi olan 20.04.2018 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile, Ankara Üniversitesi Adli Tıp Kurumuna 16.12.2019 tarihli rapor için ödenmiş olan 500,00 TL'nin ödenme tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalı şirket tarafından davacı tarafa 23.05.2018 tarihinde 76.705,00 TL ödeme yapılmış olmakla, taraflar arasında imzalanan ibraname gereğince müvekkilinin söz konusu borçtan kayıtsız şartsız ibra edildiğini, dava öncesinde yapılan başvuruda T.C. Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından verilmiş raporda davacıya %17 oranında maluliyete istinaden, Trafik Sigortası Genel Şartları ve sigortalı araç sürücüsü kusur oranı dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri doğrultusunda usulüne uygun yeni bir rapor alınması gerektiğini, tedavi giderleri ile tedavi süresince ortaya çıkabilecek iş gücü kaybı ve bakıcı giderleri, tedavi ve yol giderleri ve diğer tüm giderler tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli bu giderlerden davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının sürekli bakıcı ihtiyacı bulunduğunu gösterir hiçbir delil bulunmadığından bakıcı gideri taleplerinin reddi gerektiğini, davacı tarafça gelire ilişkin belge sunulmaması halinde, tazminatın asgari ücret üzerinden hesap edilmesi, tazminat hesaplamasının genel şartlarda belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapılması gerektiğini, maluliyet raporlarına ilişkin ödenen masraftan müvekkili olduğu şirketin sorumlu tutulmasının kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafa Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan 5.458,79 TL geçici iş göremezlik ödemesinin tazminattan mahsubu gerektiğini, davacının koruyucu tertibat kullanmadığını, bu suretle zararın artmasında da kusuru bulunduğu yaralanma şekli ile sabit olduğundan, hesaplanan tazminat tutarından davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, davacı tarafın kaza tarihinden itibaren faiz talebinin yasa ve içtihatlara aykırı olduğunu, temerrüt tarihinin KTK hükümleri doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, aldırılan bilirkişi raporunda, davacı ...'in olay nedeniyle uğradığı gerçek net maddi zararının TRH-2010 bakiye yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamada, geçici iş göremezlik nedeniyle 12.819,75 TL ve bakım gideri nedeniyle 7.404,84 TL olduğu, bu iki zarar toplamının 20.224,59 TL olduğu, davalı sigorta şirketi poliçe sağlık giderleri teminatı limiti kapsamında kaldığı, davalı sigorta şirketinin sağlık giderleri teminat limiti kapsamında 20.224,59 TL'den sorumlu olduğu, sürekli iş göremezlik bakiye zararının 834.660,57 TL hesaplandığı, ancak sürekli iş göremezlik zararı kapsamında davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sakatlık teminat limiti kapsamında kaldığı ve davalı sigorta şirketinin süreklik iş göremezlik zararından sorumlu olacağı bakiye miktarın ise 330.000 TL-103.259,64 TL=226.740,36 TL olduğu, davacının maddi tazminat talebinin, sürekli iş göremezlik tazminatı 5.000,00-TL, geçici iş göremezlik tazminatı 100,00-TL, bakım ücreti 100,00 TL, tedavi giderleri ve tüm iyileşme süreci için yapılan yol masrafları tazminatı 100,00 TL, ayrıca Selçuk Üniversitesi Adli Tıp Kurumuna ödenmiş rapor ücreti olan 100,00-TL ve 700,00-TL olmak üzere toplam 800,00-TL olduğu, davacının tedavi giderleri ve tüm iyileşme süreci için yapılan yol masrafları talebi ve ayrıca Selçuk Üniversitesi Adli Tıp Kurumuna ödenmiş rapor ücreti talebinin mahkemenin takdirinde olduğunun belirtildiği, davalı sigorta vekili geçici işgöremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi giderinden sorumlu olunmadığına ilişkin itirazda bulunulmuş ise de, geçici işgöremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin SGK tarafından ödenen giderlerden olmaması, tedavi gideri talebinin de SGK tarafından karşılanmayan belgesiz giderlere ilişkin olması ve bu giderlerden sigorta şirketinin sorumlu olması nedeniyle bu itiraza itibar edilmediği, davacılar vekilince sigorta bedelinin ödenmesi konusunda 09/05/2018 tarihinde davalı sigorta şirketine ihbarda bulunulduğu, başvuruyu takip eden 8 iş günü sonunda davalının temerrüde düşürüldüğü, temerrüt tarihinin 22/05/2018 olduğunun kabul edildiği, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasına göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün KTK'nın 53/1-b maddesi kapsamında sola dönüş kurallarına riayet etmemesi suretiyle kazanın meydana geldiği ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle; \"Davacının davasının kabulü ile, 226.740,36 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 12.819,75 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 7.404,84 TL bakıcı gideri, 100,00 TL tedavi ve yol gideri olmak üzere toplam 247.065,95 TL'nin 22/05/2018 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davanın iki yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, hasar dosyası kapsamında 23/5/2018 tarihinde ibraname ile 76.705,00 TL ödeme yapıldığını, iki yıllık süre geçtikten sonra davanın 21/9/2020 tarihinde açıldığını, ödemenin yeterli olduğunu, maluliyet artışının ispatlanmadığını, maluliyet raporunun Özürlülük İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenmesi gerektiğini, sağlık kurulu raporunda kaza ile illiyet bulunup bulunmadığının ve artış yaşanıp yaşanmadığının tespit edilmediğini, SGK tarafından 5458,79 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığını, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, 1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, aksi takdirde yeni Genel Şartlar uygulanarak 1,65 iskonto oranının uygulanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davalı sigorta vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. <br>\t2918 sayılı KTK'nın 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa'nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre, hak düşürücü süre olup, re'sen dikkate alınması gerekir.<br>\tBazı hallerde, zararın öğrenilmesi, onun kapsamının değil, varlığının öğrenilmesi anlamındadır. Zararın varlığı, niteliği ve esaslı unsurları hakkında bir dava açmaya, o davayı ciddi ve objektif bir şekilde desteklemeye, gerekçelerini göstermeye elverişli, yeterli hal ve şartların öğrenilmesi, zararın öğrenilmiş sayılması için yeterlidir.<br>\tBuna karşılık ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, kısaca, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise, artık \"gelişen durum\" ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olacaktır. Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olmayacaktır. (HGK, 15.11.2000 gün ve: 2000/21-1609 K: 2000/1699, 4.HD 13.05.1980 gün ve 1980/3493-6206 sayılı; 26.01.1987 gün, 1986/7532 esas, 1987/485 karar sayılı kararı).<br>\tGelişen durumun varlığı halinde, gelişen durumun sona ermesinden itibaren zamanaşımı süresi içinde dava açılması gerekir. Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü olarak kanıtlara göre değerlendirilir. Davacıdaki yaralanmanın hangi tarihte tedaviyle tamamen sona erdiği, bu yaralanmadan dolayı gelişen bir durum olup olmadığı, varsa hangi tarihte gelişen durumun sona erdiği, diğer bir anlatımla, daimi iş gücü kaybının kesin olarak belirlenebilmesi için tedavilerinin ne zaman sona ereceği ve kesin maluliyet oranının hangi tarihte belirlenebileceğinin tespiti önemlidir.<br>\tMahkemece, bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmaması isabetsiz olup, öncelikle bu hususun değerlendirilmesi gerekmektedir. <br>\tHaksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde, maluliyet durumunun tespiti yanı sıra, kaza sonrası tedavi evraklarının da değerlendirilmesi ile maluliyetin kaza ile illiyetinin doğru bir şekilde ortaya konulması, kazadan kaynaklanan maluliyetin olması durumunda dahi zarar görenin maluliyetinin artmasına neden olduğuna yönelik somut iddiaların ve itirazların olması durumunda değerlendirilmesi gerekir.<br>\tDavacı için tespit edilen ve maluliyet raporuna konu olan ruhsal rahatsızlığının kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, sürekli olup olmadığı değerlendirilmediği gibi, davacı TBK'nın 54. maddesi gereğince çalışma gücünün kaybı veya azalması kapsamında zararlarını talep edebileceğinden, kazaya bağlı bir rahatsızlığı bulunması halinde bu rahatsızlığın, çalışma gücünün kaybına yahut yitirilmesine engel olacak boyutta olup olmadığı da değerlendirilmemiştir.<br>\tBu nedenle, alınan maluliyet/özürlülük raporu karar vermeye elverişli değildir. Davalı tarafından da, alınan rapora itiraz edilmiş olduğundan, kazadan sonra davacının, psikolojik rahatsızlıklar nedeniyle tedavisi var ise belgelerinin ilgili kurumlardan getirtilerek, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulu'ndan, kaza tarihinde yürürlükte bulunan, TBK'nın 54. maddesi çerçevesinde çalışma gücünün azalmasının yahut yitirilmesinin tespitine elverişli yönetmelik hükümleri çerçevesinde geçici iş göremezliği ve sürekli iş görmezliği meydana gelmiş ise süresinin ve maluliyet oranının değerlendirildiği, davacıda post travmatik stres bozukluğu rahatsızlığı olup olmadığı, tespit edilen rahatsızlığın kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, kazadan kaynaklanan bir rahatsızlık mevcut ise, sürekli mahiyette olup olmadığı, rahatsızlığın mevcut olması halinde tespit edilen maluliyet/engel durumunun çalışma gücünün kaybına ve azalmasına etkisi olup olmayacağı, olacaksa hangi oranda olacağı, bu hususta gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra artan bir maluliyetin olması halinde, söz konusu maluliyetin gelişen durumlardan kaynaklanıp kaynaklanmadığı değerlendirilerek, karar vermeye ve denetime elverişli ve dosya kapsamında yer alan raporlar arasındaki çelişkiyi giderici rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle; davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verildiğinden, kararın HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek yukarıda açıklanan şekilde, öncelikle davacı kazadan sonra psikolojik rahatsızlıkları nedeniyle tedavi görmüş ise buna ilişkin kayıtlar kurumlardan getirtilerek, maluliyet ve hesap raporları alınarak ve usuli kazanılmış haklar gözetilerek, davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre davalı sigorta vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf talebinin HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/11/2022 tarihli, 2020/449 Esas - 2022/558 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,\tyukarıda açıklandığı üzere tüm deliller toplanıp birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, <br>\tKaldırma ve gönderme sebebine göre davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, <br>\t2-İstinaf eden tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>\t3-İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece Mahkemesince verilecek kararda gözetilmesine,<br>\t4-İstinaf eden tarafça yatırılan gider avansından varsa artan kısmın karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,<br>\t5-İİK'nın 36. maddesi gereğince Ankara Batı İcra Dairesinin 2022/61163 Esas sayılı dosyasına yatırılan 510.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatırana iadesine,<br>\t6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.  <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a25733019901c2ab","SID":"b41e836cb0707237"}}