{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1211 Esas<br>KARAR NO: 2024/811<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/12/2021<br>NUMARASI: 2021/236 Esas - 2021/15 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğü ve Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 02/05/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:  Müvekilinin 1999 yılından itibaren tütün ürünlerini tüketicileri ile buluşturduğunu, müvekkili şirketinin markasının TPMK nezdinde ve birçok ülkede tescilli olduğunu, davalının TPMK nezdinde ... numaralı markanın maliki olduğunu, müvekkili markasının tanınmış olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, davalının ... ibareli markasını tanıtım araçlarında kullandığını, davalı adına TPMK nezdinde ... numarası ile tescilli markanın hükümsüzlüğüne, davalının fiillerinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, men’i ve ref’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin 2012 yılından itibaren restoran işlettiğini, markasını davacıdan önce farklı yazı stili ile farklı sınıflarda tescil ettirdiğini, tarafların iştigal alanlarının farklı olduğunu, müvekkilinin fiillerinin marka hakkını ihlal etmediğini, davacının yedi senedir herhangi bir talepte bulunmadığını, davacının tescil tarihi 2017 tarihinden iki sene sonra bu davayı ikame ettiğini, davacının markasını Türkiye’de ciddi bir şekilde kullanmadığını ve markasının tanınmış olmadığını, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"....Davalı adına TPMK nezdinde ... tescil numaralı \"...\" markanın SMK’nun 6/1-4-5-6-9 ve 25. maddeleri uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı,  davacının tescilli markalarını mesnet göstererek ileri sürdüğü hükümsüzlük talepleri yönünden 6769 sayılı SMK’nun 25/6. maddesi uyarınca 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan davalının dava konusu ibarenin markasal kullanımına ilişkin görsellerde; Davalının, markasının esas unsurunu değiştirmeyecek şekilde davacının markalarına yakınlaştırma kastı olmaksızın 43. sınıfa dahil hizmetlerde kullandığı, bu suretle davalının mezkûr markasal kullanımlarının davacının marka tescilinden doğan hakkına tecavüz teşkil etmediği kanaatine varıldığından, davanın reddine\" şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle;Davalının marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin davalı şirket kullanımlardan haberdar olur olmaz dava açtığını, sessiz kalma yolu ile hak kaybından söz edilemeyeceğini, Dava konusu marka ile davacı müvekkilinin markalarının karıştırılacak nitelikte olduğunu, raporda da -itirazları tekrarlamakla birlikte- marka benzerliğinin tespit edildiğini, Dava konusu markanın 43.sınıfta olduğunu, müvekkili markasının ise tütün, tütün ürünleri, nargileler gibi sınıfları içerdiğini, , tescil sınıflarının benzer olduğunu, birbirini tamamladığını kabul etmek gerektiğini,Y.11HD 2019/2205, 2020/367 K sayılı ilamında; davacı markasının tütün mamülleri sektöründe tanınmış marka olduğu, davalının markasının 43.sınıfta tescilli olup yakın ilişki içinde bulunduğu, zira yiyecek içecek saağlanması hizmetleirnin , tütün mamülleri arasında sayılan nargile hazırlanması hizmetinin verildiği kafe hizmetlerini de kapsadığı.., yönünde karar verdiğini,Rapora itirazlarını tekrarladıkalrını, itirazlar giderilmeden karar verildiğini,  Müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu, ancak tütün ürünlerinde reklam yasağı olduğunu, ciddi pazar payına sahip olup ... alan adını 2002'den beri kullandığını, davalının ... markasına fazladan E harfi ekleyerek müvekkilinin markasından haksız yararlanmaya çalıştığını, SMk 6/4, 6/5, 6/6, 6/9 madddelerine dayalı hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu,  Davalının müvekkilinin ticaret unvanının çekirdek unsurunu marka olarak tescil ettirdiğini, tescil edilen sınfın müvekkili şirketin faaliyet alanı içinde kaldığını, tescilin kötüniyetli olup yaklaşma amacı güdüldüğünü,  Davalının ... markasının üzerinde \"dumanı tüten nargile\" figürüne yer vermesi, Türkçe de ve sektörde yaygın kullanılmayan ... kelimesini kullanması, Arap merkezli markanın Türkiye'de aArapların çoğunlukt aolduğu muhitte kullanılmasının  müvekkili markasından haberdar olmasına rağmen tescilinin kötüniyet göstergesi olduğunu, Haksız tescilin savunma olarak kabul edilemeyeceğini, tecavüzün oluştuğunu, SMK 155v md dikkate alınması gerektiğini, markadaki kelime unsuru ve dumanı tüten nargile figürü ile zaten müvekkili markasına yaklaştırdığını, müvekkilinin tanınmış markasına tecavüzün gerçekleştiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İNCELEME TPMK kayıtlarına göre;dava konusu davalı adına tescilli ... NUMAralaı ... ibareli marka 43 sınıfta yiyecek içecek hizmetlerinin sağlanması, hayvan bakım hizmetleri, geçici konaklama hizmetleri alt sınıfında 25.12.2012 tarihli başvuruya istinaden 04.03.2014 tarihinde tescil edilmiştir. Davalının marka başvuru tarihinden önce davacının ... numaralı ... ŞEKİL ibareli markası 16,21,34 sınıfta (tütün , tüten içenlere mahusu malzemeler, kibritler emtiasını kapsar şekilde 04.09.2006 tarihli başvuruya istinaden 31.07.2007 tarihinde davacı adına tescil edilmiş olup dava dilekeçsinde dayanılan diğer davacı markaları davalının  marka başvurusundan sonraki tarihlidir. Marka vekili bilirkişi ... ve jeoloji mühendisi ... bilirkişi kurulu raporunda özetle; Davalı adına TPMK nezdinde ... numarası ile tescilli markanın SMK’nın 6/1 ve 25. maddeleri uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davalının dava konusu markasının 6769 sayılı SMK’nın 6/4 ve 25. maddeleri uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davalının dava konusu markasının 6769 sayılı SMK’ nın 6/5 ve 25. maddeleri uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davalının dava konusu markasının 6769 sayılı SMK’ nın 6/6 ve  25. maddeleri uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davalının dava konusu markasının 6769 sayılı SMK’ nın 6/9 ve 25. maddeleri uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davacının tescilli bir markayı mesnet göstererek ileri sürdüğü hükümsüzlük talepleri yönünden 6769 sayılı SMK’nın 25/6. maddesi uyarınca 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, davacının dava dilekçesinin ekinde sunduğu davalı yanın dava konusu ibarenin markasal kullanımına ilişkin görsellerde davalı yanın markasının esas unsurunu değiştirmeyecek şekilde davacı yanın markalarına yakınlaştırma kastı olmaksızın 43. sınıfa dahil hizmetlerde kullandığı, bu suretle davalının mezkûr markasal kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz koşullarına haiz olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.<br>GEREKÇE Dava, markaya tecavüzün tespiti, meni, refi ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; TPMK kayıtlarına göre dava konusu ... numaralı ... ibareli marka 43.sınıfta 04.03.2014 tarihinde tescil edilmiş olup iş bu davanın ise 5 yıllık süreden sonra 23.10.2019 tarihinde açıldığı, davacının markasının tanınmış marka olduğu iddiasının kanıtlanamadığı, kötüniyetin ispatı halinde 5 yıllık sürenin dikkate alınmayacağı, ancak dava konusu markadan önce davacının tescilli olan tek markasının ... numaralı ... ibareli marka olduğu, markalar yabancı kelime içeriyor ise de; markanın aynısının tescil başvurusu yapılmasının tek başına kötüniyet oluşturmayacağı, kullanılan şekillerin aynı/ayniyet derecesinde benzer olmadığı, kötüniyet iddiası ispatlanamadığından hükümsüzlük isteminin reddinin yerinde olduğu, davacı yanca sunulan delillere göre; davalının fiili kullanımın markanın tescilli olduğu şekilde olduğu dikkate alındığında tecavüz iddiasının reddinin de yerinde olduğu anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"750a4541fb44a431","SID":"9b24ccf7bc116f0f"}}