{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/343 - 2024/745<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/343 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/745<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>KATİP\t\t: ...(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08.11.2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/846 Esas -  2022/841 Karar<br><br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVACILAR\t: 1-...- ...<br>\t\t2-...- ...<br>\t\t3-...- ...<br>\t\t4-...- ...<br>VEKİLİ\t: ...[...] UETS<br><br>DAVALI\t: 1 -...-...<br>VEKİLİ\t: ...[...] UETS<br><br>DAVALI\t: 2 -SOMPO SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ <br>VEKİLLERİ\t: ...[...] UETS<br>\t<br>DAVALI\t: 3 -YK İNSAN KAYNAKLARI VE TAŞIMACILIK TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)<br>BAŞVURU TARİHİ\t: 30.01.2023<br>İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 27.02.2023<br>KARAR TARİHİ\t: 17.04.2024<br>YAZIM TARİHİ\t: 17.04.2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacılar vekili dava dilekçesinde; 12.02.2020 günü davalı ...’nın sevk ve idaresindeki YK Temizlik Ve Personel Hizmetleri Taşıma Gayrimenkul Ltd.Şti'ne ait, Sompo Sigorta A.Ş'ne ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın davacı ...'ün eşi ve diğerlerinin babası ...'e çarparak ölümüne neden olduğunu, kazanın oluşumunda  ... plakalı araç sürücü ... ...’nın kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu süreçte sigorta şirketi ile de Gebze Arabuluculuk Bürosu  2020/566 büro dosya numaralı 2020/112799 numaralı arabuluculuk dosyasından sonuç alınamadığını belirterek, davacı eş ... için şimdilik 1.000,00 TL'nin kaza ve ölüm tarihi olan 12.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, tüm davacılar (..., ..., ..., ...) için ayrı ayrı 50.000,00'er TL manevi tazminatın kaza ve ölüm tarihi olan 12.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ... ve YK Temizlik Hizmetleri Ltd.Şti'den müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. <br>Davalı Sompo Japan Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.<br>Davalı YK İnsan Kaynakları ve Taşımacılık Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın esastan reddini talep etmiştir.<br>Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; dava açılmadan önce dava şartı olan arabuluculuk şartını yerine getirmediklerini, davanın öncelikle usulden, aksi takdirde esastan reddini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından Maddi tazminat talepleri yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından Karar Verilmesine Yer Olmadığına, Manevi tazminat talepleri yönünden davacıların taleplerinin ayrı ayrı Reddine, karar verilmiştir. <br>Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece hükme esas alınan 20.09.2022 tarihli ATK raporunun kabul edilemeyeceğini, ölümlü trafik kazasına davalı araç sürücüsünün dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarının sebebiyet verdiğini ve bu nedenle kusursuz kabul edilemeyeceğini, ATK raporunda hangi sebep ile müteveffaya %100 kusur atfedildiğinin anlaşılamadığını, bilirkişilerce davalının olay anında hızını tespite yönelik bir hesaplama yapılabilecekken tahmini ibarelere göre rapor hazırlanmasının eksik araştırma sebebiyle hakkaniyete aykırı bir rapor sonucu doğurduğunu, yerel mahkemenin dayanaksız ve bilimsel veriler kullanılmadan tahminlere dayalı sonuca gidilen rapora göre hüküm kurmasının hukuk  ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca 08.06.2021 tarihinde taraflara tebliğ olunan ilk bilirkişi raporu davalı Sompo Sigorta A.Ş'ye 14.06.2021 tarihinde, davalı YK İnsan Kaynakları ve Taşımacılık Ticaret Ltd.Şti'ne 12.06.2021 tarihinde ve davalı ... ...'na 11.06.2021 tarihinde tebliğ edildiğini ancak yasal süresi içerisinde davalıların itiraz etmediklerini, bu yönden lehlerine usulü kazanılmış hak doğduğunu, bu sebeple en kötü ihtimalde dahi 07.06.2021 tarihinde mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda belirtilen tali kusur belirlemesine uygun manevi tazminatın davalılarca (Sompo Sigorta A.Ş hariç) ödenmesine karar verilmesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.  <br>Dava, haksız eylemden (trafik kazasından) kaynaklı ölüm ve bedensel zarar nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Davaya konu, 12.02.2020 tarihinde yaya motorlu taşıt çarpması şeklinde gerçekleşen trafik kazasında davacıların yakınlarının  vefat ettiği anlaşılmaktadır. <br>Davacılar tarafından işleten, sürücü ve ZMMS sigortacısına maddi tazminat talebi, işleten ve sürücüye ise manevi tazminat talebi yöneltilmiştir. Dava devam ederken trafik bilirkişisinden alınan 07.06.2021 tarihli kusur raporundan sonra davacıların davalı sigorta şirketi ile maddi tazminat yönünden ödeme almak sureti ile sulh oldukları ve maddi tazminat talebi yönünden bu nedenle davadan feragat ettikleri, manevi tazminat talebi yönünden ise işleten ve sürücüye karşı yönelttikleri davayı devam ettirdikleri anlaşılmaktadır.<br>Mahkemesince maddi tazminat yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına manevi tazminat talebinin ise esastan reddine karar verilmiş olduğu ve anılan karara karşı yalnızca davacılar vekili tarafından ve manevi tazminat talebi ile sınırlı olarak istinaf talebinde bulunduğu anlaşılmakla istinaf incelemesi yukarıda yer verilen hususlar dahilinde ve kamu düzenine ilişkin hallerle sınırlı olarak yapılmıştır. <br><br>6098 sayılı Borçlar Kanunun 49. Maddesin de düzenlenen \"haksız fiil\" olgusunun özel bir tezahürü de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85 vd. Maddelerinde düzenlenen motorlu araçların neden olduğu kazalarla ilgili sorumluluk halleridir. Bir motorlu aracın Karayolları üzerinde işletilmesi nedeniyle üçüncü kişilere karşı vermiş olduğu zararlardan dolayı araç sürücüsü, işleten, bağlı bulunduğu teşebbüs müştereken ve müteselsilen sorumludur. Motorlu taşıtların neden olduğu zararların giderilmesi için özel bir sorumluluk sistemi getirilerek motorlu araçlar için mali mesuliyet sigortası zorunluluğu getirilmiştir.(2918 sayılı Yasa madde 91).<br>Tazminat sorumluluğu dört temel koşulu gerektirmektedir. Bunlar : Hareket ( eylem- fiil) , Netice ( zarar veren sonuç) , illiyet bağı ve kusurdur. Türk Borçlar Kanun 49. Maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir eylem nedeniyle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğuna göre , haksız fiil sorumluluğunun kusura dayalı bir sorumluluk olduğundan şüphe duyulmamaktadır.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 74. Maddesi \" Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.\" düzenlemesine haiz olup; Yüksek Mahkeme ve Doktrin görüşleriyle kabul edilen ilkelere göre hukuk hakimi ceza mahkemesinin mahkumiyet kararıyla bağlı olduğu gibi, ceza yargılamasındaki kesinleşen maddi olgularla da bağlıdır. Ceza Hukuku alanında suç olarak kabul edilen bir eylemin Özel Hukuk alanında tezahürünün de haksız fiil veya geçersizlik olduğunun kabulü gerekmektedir.<br>Davaya konu taksirle yaralama eylemi nedeniyle Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2020/406 Sor. sayılı soruşturma neticesinde, davalı araç sürücüsü hakkında 10.08.2020 tarihinde iddianame düzenlenerek kovuşturma aşamasına geçilmiş olduğu, kovuşturma makamı Gebze 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2022 tarih 2020/1074 esas ve 2022/326 Karar sayılı kararı ile sanığın atılı olayda taksir düzeyinde kusur bulunmadığı gerekçesi ile beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Davaya konu kaza nedeniyle trafik kolluğu tarafından düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı  kazanın meydana gelmesinde her iki tarafa kural ihlali verildiğinin tespitini içerdiği görülmektedir.<br>Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca trafik bilirkişisinden alınan 10.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda; davaya konu kazanın oluşumunda, araç sürücüsü ... ...'nın tali kusurlu olduğu, yaya ...'ün ise asli kusurlu olduğuna ilişkin uzmanlık görüşü belirtilmiştir.<br>Gebze 12. Asliye Ceza Mahkemesince alınan 07.06.2021 tarihli Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporunda ise; davaya konu kazanın oluşumunda, araç sürücünün herhangi bir kusurunun olmadığı, kusurun tamamen yayadan kaynaklandığına ilişkin uzmanlık kurul görüş ve kanaati bildirilmiştir.<br>Adli Tıp Raporu ile Soruşturma aşamasında alınan trafik bilirkişi raporlarının çeliştiği görülmekle, Ceza Mahkemesince bu kere Adli Tıp Kanunu ve Yönetmelik Hükümleri çerçevesinde çelişkinin giderilmesi için  İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Heyetinden alınan 07.01.2022 tarihli kusur raporunda da daraç sürücünün kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun olmadığı, kusurun tamamen yayadan kaynaklandığına ilişkin uzmanlık kurul görüş ve kanaati bildirilmiştir.<br>Eldeki tazminat davası kapsamında Gebze Asliye Ticaret Mahkemesince  alınan 07.06.2021 tarihli trafik bilirkişi raporunda; davaya konu kazanın oluşumunda, araç sürücüsü ... ...'nın tali kusurlu olduğu, yaya ...'ün ise asli kusurlu olduğuna ilişkin uzmanlık görüşü belirtilmiştir.<br>Aynı şekilde Gebze Asliye Ticaret Mahkemesince  alınan 20.09.2022 tarihli Adli Tıp trafik İhtisas Dairesi raporunda benzer şekilde; davaya konu kazanın oluşumunda, araç sürücünün herhangi bir kusurunun olmadığı, kusurun tamamen yayadan kaynaklandığına ilişkin uzmanlık kurul görüş ve kanaati bildirilmiştir.<br>Alınan Adli Tıp Kusur  raporlarının ise, birbirini teyit eder nitelikte ve olayın meydana geliş biçimine uygun olduğu, tarafların kusur durumlarının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bu kanuna dayalı olarak hazırlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğine olarak hazırlanmış olduğu, kurul halinde birden fazla uzmanın katılımı ile düzenlenen Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi Daire ve genişletilmiş Kurul Raporları karşısında, trafik Bilirkişi raporuna üstünlük tanımanın olanaklı olmadığı, ceza mahkemesince kusur raporları arasında çelişkinin giderilmiş olduğu, davaya konu kazanın gelişiminde gece vakti, yağışlı ve görüş mesafesinin düştüğü havada davacılar yakını yayanın, yayaların can güvenliği için konulan demir korkulukları aşarak trafiğin araçlara ayrılan bölümüne girmekle tamamen kusurlu olduğu, davalı araç sürücüsünün ise anılan kazanın gerçekleşmesinde başvurabileceği bir tedbiri yahut kural hatası bulunmadığı anlaşılmakla, bu hali ile Dairemizce de gelişen olaydan davacılar desteğinin tamamen kusurlu olduğu ve anılan kazanın gerçekleşmesinde bu kişinin trafik kural ihlalinin temel etken olduğu  kabul edilmiştir.<br>Her ne kadar davacılar vekilince  müteveffanın tali kusurlu olduğuna ilişkin 07.06.2021 tarihli trafik bilirkisi raporuna davalılarca süresi içerisinde itiraz olunmadığından kesinleşmiş kabul edilmesi ve usûli kazanılmış hak oluşturduğu iddia edilmekte ise de Dairemizce dava dosyasının UYAP sisteminden ve fiziken yapılan incelemesinde anılan raporun davalı ... ...'na 13.06.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, ilgili davalı tarafça rapora karşı 10.06.2021 tarihinde itirazlarının bildirildiği, aynı şekilde raporun davalı YK İnsan Kaynakları şirketine 12.06.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, rapora iki haftalık itiraz süresinin sürenin son günün hafta sonuna denk gelmesi nedeni ile 28.06.2021 tarihinde son ereceği ve anılan davalı vekilince aynı tarihte rapora karşı itiraz dilekçesinin sunulmuş olduğu görülmekle; davalı vekilinin anılan yönlere ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.<br>Öte yandan mahkemesince, maddi tazminat yönünden davanın feragat nedeni ile reddine dair karar verilmesi gerekir iken sulh nedeni ile davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi, maddi tazminat davası yönünden kararda vekalet ücretlerine ilişkin olumlu olumsuz bir hüküm bulunmaması hatalı bulunmuş ise de tarafların anılan hususlara ilişkin istinaf talebi bulunmadığından Dairemizce eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.<br>Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan incemede esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı,   maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı ve manevi tazminat yönünden        verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, H.M.K'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br><br>H Ü K Ü M\t\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.11.2022 tarih ve 2020/846 Esas, 2022/841 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br>2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davacılardan alınması gereken   1.710,40 TL (427,60 TL x 4) harçtan peşin alınan 719,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 990,80 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-Davacıların istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,<br>4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,  <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  17.04.2024<br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır<br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br>*Üye ...<br>  e-imzalıdır<br>Katip ...<br> e-imzalıdır <br><br><br>            *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ac73d372cc862ed3","SID":"4577c2c8c28a3405"}}