{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1326 Esas<br>KARAR NO: 2024/832 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/03/2022<br>NUMARASI: 2021/196 E.  -  2022/29 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 02/05/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın 38 yıldır çöp torbası ürünleri ürettiğini, farklı marka ve ambalaj tasarımları ile geniş bir ürün yelpazesi olduğunu, \"...\" ibareli çok sayıda markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı yanın \"...\" markasının müvekkilinin markası ile aynı tertip tarzına sahip olduğunu ve kullanım sırasında benzer ambalaj tasarımlarının tercih edildiğini, markaların kelime unsurları aynı olmasa da, tertip tarzları ve şekil unsurları aynı olduğu için iltibas teşkil ettiğini, her iki markada da kırmızı dalgalı arka plan şeklinin kullanıldığını, yazım sitillerinin aynı olduğunu ve her iki markanın beyaz renk ile yazıldığını, her ikisinin son harfi üzerinde (...) logosuna yer verildiğini, Yargıtay tarafından konuya benzer kararlar verildiğini, markaların müvekkilinin ürün ambalajları ile karıştırılacak derecede benzer ambalajlar üzerinde kullanıldığını, ambalajların benzerliğinin davalı tarafın kötüniyetini ortaya koyduğunu, markaların  aynı sınıflarda tescilli olduğunu, ürünlerin fiyatları pahalı olmadığından tüketicinin ürünü satın alma esnasında hızlıca karar verdiğini, davalı tarafın markayı kullanım bakımından müvekkiline yaklaşma çabası için olduğunu, bu nedenle markanın kötüniyet sebebiyle de hükümsüz kılınması gerektiğini, müvekkilinin \"...\" markasının tanınmış marka olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle, davalı adına tescilli ... numaralı \"...\" markasının hükümsüz kılınmasını talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin plastik poşet çeşitleri ve temizlik maddelerinin satışı alanında faaliyet gösterdiğini, Eylül 2018'de \"...\" markasını tescil ettirdiğini, markanın tescilinden 2 yıl sonra açılan iş bu davanın kötüniyetli olarak açıldığını, markaların esas unsurları arasında hiçbir benzerlik olmadığını, markaların bir anlam ifade etmediğini, tamamen yaratıcılık sonucu yaratılmış markalar olduğunu, markalar arasında bütünsellik ilkesi ışığında değerlendirme yapıldığında da benzerlik olmadığını, markaların yazım şekillerinin ve kullanılan yazım puntolarının birbirinden farklı olduğunu, markalarda öncelikle benzerlik incelemesinde sözcüklere ağırlık verilmesi gerektiğini, harf sayıları, kelime uzunluğu bakımından da benzerlik olmadığını, renk unsurunun kimsenin tekeline verilemeyeceğini, dilekçelerinde konuya ilişkin Yargıtay kararları sunduklarını, markaların kavramsal ve işitsel açıdan da benzer olmadıklarını, davacı tarafından iş bu davanın kötüniyetli olarak açıldığını savunarak, açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI:  İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 08/03/2022 tarihli 2021/196 E. - 2022/29 K. sayılı kararıyla; \"...toplanan deliller, denetime elverişli bilirkişi kök ve ek raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sübut bulmayan davanın reddine\" karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacılar  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; bilirkişilerin hazırladıkları kök raporda hatalı değerlendirmeler yapıldığı, rapora itirazlarının aynı heyetten alınan ek raporda karşılanmadığını, önceki rapordaki görüşlerin aynen tekrar edildiğini, Müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğu tespit edilmesine rağmen, kötüniyet incelemesi yapılırken bu hususun dikkate alınmadığını, Mahkemece kelime unsurlarının ön planda olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmişse de, müvekkilinin markasının tanınmış marka olması nedeniyle daha geniş bir koruma kapsamına sahip olduğunu, Davalının markasında ve ambalajlarında aynı şekil unsurunun ve renklerin kullanıldığını, günümüzde şekillerin ve renklerin daha önemli hale geldiğini, bu durumun karışıklığa neden olduğunu, Müvekkilinin markalarında yer alan sarı şeridin dahi kırmızı renkli dalga formu ile birlikte davalı tarafça kullanıldığını, bu markanın tescilinin tesadüf olarak nitelenemeyeceğini, Ürünlerin her eğitim grubu ve toplumun her kesimi tarafından satın alınan ürünler olduklarını, sık satın alınan bu ürünlerin alıcılarının bilinçli tüketiciler olmadıklarını, Mahkemece ortalama tüketici kitlesinin hatalı tespit edildiğini, Bilirkişilerin tasarım yönünden inceleme yaptığını, ancak bu davada tasarım hukuku yönünden değil marka hukuku yönünden şekil unsurlarının incelenmesi gerektiğini, Her ne kadar Mahkemece davalının markasının kötüniyetle tescil edildiğine dair delil sunulmadığı belirtilmişse de, davalının müvekkiline ait markanın tanınmışlığından haksız olarak yararlanmak amacıyla markasını tescil ettirdiğini, bun durumun kötüniyetli tescil olduğunu, davalının ürettiği ürünlerin ambalaj tasarımlarının da müvekkilinin ambalajları ile benzer olduklarını, Davalının ... tescil numaralı \"...\" markasının da mevcut olduğunu, davalının bu markayı kullanabilecekleri onlarca farklı seçenek tercih edebileceğini, ancak davalının kötüniyetli olarak markasını müvekkilinin markasına yanaştırmaya çalıştığını, Davalının benzer ürünlerde kullanıldığı şekilde kırmızı rengi farklı şekilde de kullanmasının mümkün olduğunu, davalının kötüniyetle hareket ettiğini belirterek, istinaf taleplerinin kabulüne, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/196 Esas, 2022/29 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosya arasında bulunan TPMK kayıtları incelendiğinde; hükümsüzlüğü talep edilen davalıya ait ... başvuru, 07/04/2019 tescil tarihli, ... numaralı \"...\" markasının 16, 21 ve 35. sınıflarda davalı adına tescil edildiği ve halen geçerli olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişiler tarafından tespit edilen davacılara ait marka tescil kayıtları incelendiğinde; ... numaralı \"...\" markasının 05, 09,16,17, 21, 28. sınıflarda, ... numaralı \"...\" markasının 16 ve 21. sınıflarda, ... numaralı \"...\" markasının 35. Sınıfta, ... numaralı \"...\" markasının 16. sınıfta, ... numaralı \"...\" markasının 16. Sınıfta, ... numaralı \"...\" markasının 16. Sınıfta davacı ... Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi adına tescilli oldukları, ... numaralı \"...\" markasının 16 ve 21. sınıflarda, ... numaralı \"...\" markasının 16 ve 17. sınıflarda davacı ... adına tescilli oldukları tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince marka vekili ..., tasarım uzmanı ... ve temizlik ve ambalaj sektöründen ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 15/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda;   davacıya ait \"...\" ibareli markanın tanınmış marka konumunda bulunduğu, Türk Patent nezdinde davalı adına kayıtlı ... numaralı \"...\" ibareli marka ile davacının \"...\" ibareli markaları arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olmadığı, davalı adına tescilli markasının hükümsüzlüğü için aranan koşulların somut olay açısından oluşmadığı, davalı tarafın marka başvurusu esnasında kötüniyetli olduğu konusunda yeterli kanaate ulaşılamadığı, nihai takdirin mahkemeye ait olduğuna dair görüş ve kanaatlerini bildirilmiştir.Mahkemece aynı heyetten alınan 08/02/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davacıya ait \"...\" ibareli markanın tanınmış marka konumunda bulunduğu,  Türk Patent nezdinde davalı adına kayıtlı ... numaralı “...” ibareli marka ile davacının “...” ibareli markaları arasında AYIRT EDİLEMEYECEK DERECEDE benzerlik olmadığı, davalı adına tescilli “...” markasının hükümsüzlüğü için aranan koşulların somut olay açısından oluşmadığı, davalı tarafın marka başvurusu esnasında kötüniyetli olduğu konusunda yeterli kanaate ulaşılamadığı, fakat bu konudaki nihai takdirin sayın mahkemeye ait olduğuna dair görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.<br>G E R E K Ç E:Dava;  marka benzerliği ve kötüniyetli tescil iddiasıyla açılan, davalı adına tescilli ... numaralı \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğü davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir. Alınan bilirkişi raporu ve dosyada mevcut marka tescil kayıtları ile, davacılar adına tescilli “...” markasının ambalaj, temizlik ve mutfakta kullanılan kağıt ürünleri ile ilgili olarak tanınmış marka olduğu tespit edilmiştir. Davacılara ait markalar “...” kelime unsuru ile şekil unsurundan oluşturulmuş olup, davalının hükümsüzlüğü talep edilen markasının ise “...” kelime unsuru ile şekil unsurundan oluştuğu, her iki tarafa ait markaların aynı ve benzer mal ve hizmetler için tescilli oldukları, tescilli oldukları malların ortalama tüketiciler tarafından satın alınacak nitelikte oldukları, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığının ortalama tüketici kesimine göre değerlendirilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Markaların benzer olup olmadıkları incelenirken, markaların tescilli oldukları şekilde bütün olarak dikkate alınması gerekir. Markaların ambalajlar üzerinde nasıl kullanıldıklarının marka hükümsüzlüğü davasında incelenmesine gerek yoktur. Buna göre davalının markasında yer alan “...” kelimesi ile davacıların markalarında yer alan “...” kelimeleri arasında gerek görseli gerek işitsel olarak benzerlik bulunmadığı gibi, davalının markasının 5 harfle, davacıların markasının ise 8 harfle yazılması, başlangıçtaki ve sondaki harflerin farklı olmaları nedeniyle her iki taraf markasında yer alan şekil unsurları benzer olsa da,  ortalama tüketici tarafından markaların karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığı, zira tüketicinin aklında şekil unsurundan çok kelime unsurlarının kalacağı, bu nedenle SMK’nun 6/1. maddesi uyarınca davalının markasının hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı, tarafların markalarının benzer olmamasının yanı sıra, davalının markasının kötüniyetle tescil edildiğinin davacı tarafça ispatlanamaması nedeniyle SMK’nun 6/9. maddesi uyarınca da davalının markasının hükümsüz kılınamayacağı, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davacılar vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın  davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacılar tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 02/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7742d13ad916de80","SID":"e61ff7f8794dd4c4"}}