{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/672 <br>KARAR NO: 2024/523<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 12/01/2021<br>NUMARASI: 2018/211 E. -  2021/17 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Bankacılık İşleminden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkili bankanın Erzurum  Şubesi ile 18.10.2011 tarihinde imzaladığı genel kredi ve taşıt aracı rehin sözleşmesi  kapsamında kredi kullandığını, kredinin teminatı olarak ...  plakalı traktörün rehin edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine keşide edilen Beyoğlu .... Noterliğinin 18.01.2013 tarihli ihtarnamesi hesabın kat edildiğini, ihtara itiraz edilmediğini,  borcun ödenmemesi üzerine Beykoz İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak üzere rehnin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip başlatıldığını, davalının Şenkaya İcra müdürlüğü aracılığıyla sunduğu dilekçede borca itiraz edildiğine ilişkin beyan bulunmamasına rağmen icra müdürlüğünce bu yazının borca itiraz dilekçesi olarak değerlendirildiğini, beyanın itiraz niteliğinde olmadığından takibin devamına karar verilebileceğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini dava ve talep  etmiştir.Davalı, davaya cevap vermemiştir.Davanın açıldığı Beykoz 1Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.03.2015 tarih ve 2013/614 Esas, 2015/159 Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulü ile davalının takibe yönelik itirazının 39.873,53 TL asıl alacak, 9.085,25 TL işlemiş faiz ve 454,26 TL BSMV olmak üzere toplam 49.413,04 TL üzerinden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı vekilinin temyiz başvurusu Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 08.03.2017 tarih ve 2016/4440 Esas ve 2017/1892 Karar sayılı ilamı ile incelenmiş ve mahkemenin görevsiz olduğu tespit edilerek karar bozulmuştur. Yargıtay dairesince dosyanın esasına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığından Dairemizin istinaf incelemesi için yetkili olduğu anlaşılmıştır.  Bozmaya uyan ilk derece mahkemesince, ticaret mahkemesinin görevli olduğu belirlenerek 13.07.2017 tarih ve 2017/362 Esas, 2017/496 Karar sayıl ilam ile İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunun tespitine karar verilmiştir. Dosyanın gönderildiği mahkemece, önceki inceleme ile bağlı kalınmadan yeniden yargılama yapılarak bilirkişi raporu alınmış, deliller toplanarak yargılama yapılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...davalının, davacı bankanın Erzurum  Şubesinden 18/10/2011 tarihinde imzaladığı genel kredi ve taşıt aracı rehin sözleşmesi doğrultusunda kredi kullandığı, kullanılan kredinin teminatı olarak ...  plakalı 2011 Model ... marka traktör üzerine müvekkili banka lehine rehin konulduğu, davacı tarafından davalı borçlunun sözleşmelere uygun olarak borcunu ödememesi iddiası üzerine Beyoğlu ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 18/01/2013 tarihli ihtarnamesi gönderildiği, ancak denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; davalı tarafından ilk taksit tutarı olan 8.068,68 TL'nin 05/10/2012 tarihinde ödendiği, 07/10/2013 tarihli 8.068,68 TL'lik ve sonraki tarihli taksitlerini ihtarname tarihi itibariyle muaccel hale gelmediği, her ne kadar davacı banka tarafından davalıya üretici kart verildiği ve davalıya genel kredi sözleşmesi ile kredi kullandırıldığı ve hesabın kullandırılan tüm krediler kapsamında kat edildiği belirtilerek alacağın muaccel olduğu iddia edilmiş ise de;  deliller kısmında özetlenen Şenkaya Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve davalının davacının üretici kart kapsamında kullandırdığı kredi borcundan borçlu olmadığı ilişkin kararın yargıtay onamasından geçerek kesinleşmesi sebebiyle bu iddianın dosya kapsamına uygun olmadığı, davalının hesap kat tarihi itibariyle gecikmiş taksit borcunun bulunmadığı ve davacının takip tarihi itibariyle muaccel hale gelmiş bir alacağının da olmadığı...\" gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 18.10.2011 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesi ile davalıya kullandırılan kredilerin teminatı olarak, davalıya ait traktörün rehin edildiğini, kredi borcunun zamanında ödenmemesi üzerine Beyoğlu ....Noterliğinin 18.01.2013 tarihli ihtarnamesi ile ödenmeyen borcun ödenmesi aksi takdirde tüm alacağın tahsili için yasal yollara başvurulacağının borçlu ile kefillere bildirildiğini ve süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle Beykoz İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak üzere rehinin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip başlatıldığını, borçlunun talimat oylu ile gönderdiği dilekçesinde açıkça  \"borca itiraz ettiğine\" ilişkin bir ibare bulunmamasına rağmen, icra müdürlüğünce bu yazının itiraz olarak algılanarak takibin durdurulduğunu, bu nedenle davada öncelikle yazının itiraz yazısı olarak kabul edilmemesi gerektiğinin talep edilmesine rağmen mahkemece bu hususun dikkate alınmadan karar verildiğini,Borçlunun itirazının genel kredi sözleşmesi hükümlerine göre geçersiz olduğunu, sözleşmede gecikme halinde, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren bankaya fiili ödeme tarihine kadar, sözleşmedeki gecikme faiz oranı üzerinden faiz ödeneceğinin kabul edildiğini, TBK'nın 26. maddesine göre, sözleşme hükümlerinin yasanın gösterdiği sınırlar içinde serbestçe düzenlenebileceğini, yıllık % 49,50 gecikme faizinin yerinde olduğunu ve faiz oranına ilişkin açık bir itiraz bulunmadığını, Borçlunun ihtarnamelere ve hesap özetlerine süresinde itiraz etmediğini ve hesap kat ihtarının kabul ettiğini, borcu ödememesi nedeniyle borçlunun temerrüde düştüğünü, Mahkemece, Şenkaya Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davalının üretici kart borcundan sorumlu olmadığına ilişkin kararın esas alındığını, oysa bu kararda, davalının oğlu tarafından teslim alınan ve kullanılan üretici kartından dolayı, davalı ...'ın borçlu olarak sorumlu olmadığının tespit edildiğini, Şenkaya Asliye Hukuk Mahkemesince verilen kararın yalnızca üretici karta ilişkin olduğunu, davalının üretici kart borcundan sorumlu olmamasının, diğer risklerden sorumlu olmaması sonucunu doğurmadığını, banka ile imzalanan taşıt aracı rehin sözleşmesi kapsamında kullanılan kredi borçlarının ihtarnameye rağmen ödenmediğini, davalının genel kredi sözleşmesinden ve taşıt aracı rehin sözleşmesinden kaynaklanan borçlardan sorumlu olduğunu,  Üretici karta ilişkin dolandırıcılık suçundan yapılan şikayetin Şenkaya Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/250 sor. No. 2014/131 K. nolu kararı ile şüpheliler hakkında KYOK kararı verildiğini, üretici kartı davalıdan habersiz bir şekilde teslim alan ve kullanan ... ve davalıya üretici kart borcundan hiçbir sorumluluk yüklenmezken, tüm sorumluluğun müvekkiline yüklendiğini, likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiğini,  Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Beykoz İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından borçlu ve kefiller ... ile ... aleyhine 40.052,00 TL asıl alacak, 9.401,00 TL işlemiş faiz, 528,00 TL masraf ve 471,00 TL BSMV olmak üzere toplam 50.452,00 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız takip başlatılmıştır. Ödeme emrinin dosyadaki tebligat parçasına göre 25.03.2013 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan 21.03.2013 tarihli dilekçede, takip dosya numarası yazılarak, kredi borcunun taksitli olduğu ve ilk taksitinin ödendiği, ikinci taksitinin vadesinin gelmediği, borcun muaccel olmamasına rağmen takip başlatıldığı, ödeme emri tebliğ edilmeden haciz uygulandığı belirtilerek bu durumun düzeltilmesi istenmiştir. Anılan dilekçede itiraz ibaresi kullanılmamış, ancak alacağın muaccel olmadığı ve ödeme emrinin tebliğ edilmediği belirtilerek hatanın düzeltilmesi istenmiştir. Dosyada bulunan 26.03.2013 havale tarihli dilekçede ise açıkça takibe itiraz edilmiş ve rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takibe ilişkin ödeme emrinin 25.03.2013 tarihinde tebliğ edildiği, bankaca 18.10.2011 tarihli genel kredi ve rehin sözleşmesi kapsamında 40.052,00 TL asıl alacak ile 9.401,00 TL faiz nedeniyle takip başlattığı, bankaya bu miktarda borç bulunmadığı, toplam kredi borcunun 40.000 TL olduğu, borcun ilk taksiti olan 8.200 TL'nin ödendiği ve davacının 31.800 TL alacağının kaldığı, ilk taksitin ödendiğine ilişkin dekontun dilekçeye ekli olduğu, talep edilen faizin haksız oluduğunu belirterek borç ve ferilerine itiraz edilmiştir.Görüldüğü gibi davalı, ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde açıkça borç ve ferilerine itiraz etmiştir. Ödeme emrinin tebliğinden önce ise borcunun ilk taksitini ödediğini ve temerrüde düşmemesine rağmen takip başlatılarak haciz uygulandığını ileri sürerek, bu durumun düzeltilmesini istemiştir. Davalının, açıkça borç ve ferilerine itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulması yerindedir. Davacının itirazı hükümden düşürmek için süresinde itirazın iptali davası açtığı görülmüştür. İtirazın iptali davasının reddine karar verilmesi nedeniyle İİK'nın 67. maddesine göre alacaklı yararına icra inkar tazminatı takdir edilmemesi yerindedir. Zira, mahkemece takibe yönelik itirazın haksızlığı tespit edilmeden, alacaklı yararına icra inkar tazminatına karar verilemez.Davalı davaya cevap vermeyerek, dava dilekçesinde ileri sürülen tüm vakıaları HMK'nın 128.maddesine göre inkar etmiştir. Davacının, bu davada takip konusu alacağının varlığını ve bu alacağın takip tarihi itibariyle muaccel olduğunu ispat etmesi gerekir. HMK'nın 190 ve TMK'nın 6. maddelerine göre,  ispat yükü davacıya aittir. Dava konusu takip 18.10.2011 tarihli kredi ve rehin sözleşmesi ile ihtar ve hesap özetine dayalı olarak başlatılmıştır. Takibin ekinde davacı ile davalı banka arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi de bulunmaktadır. Bu durumda, takibin taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsilinden kaynaklandığı açıktır. Bu alacağın tahsili için tahsilde tekerrür olmamak üzere rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmıştır. Rehine konu 25 ND 683 plakalı traktör davacı adına tescillidir. Davacının, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ve takip tarihi itibariyle muaccel olmuş alacağının bulunması halinde, bu alacağın tahsili amacıyla birden fazla belge ile tahsilde tekerrür olmamak üzere takip başlatması mümkündür. Bankaca kredi borcunun ödenmediği iddiasıyla Beyoğlu ... Noterliğinin 18.01.2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi düzenlenerek, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmeleri kapsamında kredi kullandırıldığı, diğer muhatapların kefil olduğu, 17.01.2013 tarihi itibariyle 21.963,63 TL üretici kart borcu ile 25.265,17 TL taksitli kredi borcunun üç gün içinde ödenmesi istenmiştir. Genel kredi sözleşmesi kapsamında bankaca davalıya üretici kart olarak adlandırılan kredi kartı verilmiş ve bu kartın borcunun ödenmediği belirtilerek, kart borcu ile birlikte davacının kullandığı diğer taksitli kredi de kat edilmiştir. Davalının taksitli kredi borcunu vadesine uygun şekilde ödediği açıktır. Kat ihtarı veya takip tarihi itibariyle bu kredi borcunun ödenmesinde bir gecikme bulunmadığı bilirkişi raporu ile belirlenmiştir.Davalının üretici kart borcu bulunup bulunmadığı hususunda, aynı taraflar arasında görülen Şenkaya Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/32 Esas, 2015/63 Karar sayılı dosyasında, ...'ın davalı bankaya borcu bulunmadığı belirlenmiş ve bu karar Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 30.01.2018 tarih ve 2016/4487 Esas, 2018/254 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. Bu kararda, istinafa konu Beykoz 1. AHM'nin 2013/614 Esas sayılı itirazın iptali davası incelenmiş ve ceza soruşturması değerlendirilmiştir. Yargılama sonucunda, bankanın gönderdiği üretici kartın davalı tarafından teslim alınmadığı ve harcamalardan davacının sorumlu tutulamayacağı belirlenmiştir. Bu durumda, gönderilen kat ihtarı yersizdir. Kat ihtarı tarihi itibariyle davacının sorumlu olduğu bir kredi kartı borcu bulunmamaktadır. Davacının kendisine teslim edilmeyen kredi kartı borcundan sorumlu olmadığı kesinleşmiş bir mahkeme kararı ile tespit edilmiştir. İhtar tarihi itibarile davalı, taksitli krediden kaynaklanan borçlarını ödemektedir. Buna ilişkin ödeme dekontunu itiraz dilekçesine eklemiştir. İtiraz dilekçesinde, bakiye borç ikrar edilmiş, ancak borcun  vadesinin gelmediği belirtilmiştir. Temerrüt ihtarının usulsüz olduğu ve davalının sorumlu olmadığı kredi kartı borcundan dolayı hesabın kat edilmesi nedeniyle takip tarihi itibariyle davacının geciken ödemesinin bulunmadığı ve takip tarihi itibariyle muaccel bir alacak bulunmadığı dosyadaki bilirkişi raporu ile de tespit edilmemiştir. Davalı, davaya cevap vermemekle birlikte, yargılama sırasındaki dilekçelerinde ve takibe itiraz beyanında özellikle, taksitli krediden borcunun bulunduğunu, ancak borcun muaccel olmadığını savunmaktadır. Dosyada alınan bilirkişi raporunda, davacıya kullandırılan taksitli traktör kredisinin 29.000 TL olduğu, bu kredinin taksitli ticari kredi olarak kullandırıldığı, 60 ay vadeli kredinin aylık 0.95226 faiz oranı ile aylık 8.068,68 TL taksitlerle toplam 40.343,39 TL olarak geri ödenmesi kararlaştırıldığı ve ihtar tarihi itibariyle gecikmiş bir borç bulunmadığı belirlenmiştir. Taksitli ticari kredi borcunun muaccel olduğuna ilişkin davacı tarafından bir kanıt veya sözleşme hükmü sunulmamıştır. Takip tarihi itibariyle davalının, taksitli ticari krediden kaynaklanan borcu bulunduğu,  ancak bu borcun  muaccel olmaması nedeniyle takibe konu edilemeyeceği, borcun vadesinde ödenmemesi halinde bankanın alacak ve talep hakkının bulunduğu, esasen taksitli ticari kredi borcunun davalının kabulünde olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin karar ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.28.03.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"46d17c3edac9b11e","SID":"e501c22367895f4b"}}