{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/1642 <br>KARAR NO\t\t: 2023/1839<br>KARAR TARİHİ\t: 24/10/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/860 Esas 2023/359 Karar<br>DAVA\t\t: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK177)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 24/10/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 30/10/2023<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirkete işçilik alacaklarının tazmini amacıyla Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2019/310 E. Sayılı dosyası ile dava açtığını  ve bu davanın kabulüne karar verildiğini, mezkur davanın kabulünden sonra verilen ilamın İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü’nün 2021/6517 Esas sayılı dosyası ile 30/03/2021 tarihinde takibe konu edildiğini ve bu takibin 04/05/2021 tarihinde kesinleştiğini, takip sonrasında borçlunun aktifinde yer alan taşınır ve taşınmaz birçok malın kayden ve fiili haciz ile haczedildiğini, borçluya ait aktif mal varlığı bakımından satış taleplerinde bulunulmuşsa da borçlu tarafından satış işlemlerine, kıymet takdirlerine yapılan itiraz neticesinde dosyadan henüz tahsilat yapılmadığı gibi davacı tarafından bu işlemler bakımından yaklaşık 8-10 bin TL masraf yapıldığını, davacının tek gelir kaynağı emekli maaşı olup davalıdan işçilik alacaklarını tahsil edemediği gibi bu alacaklar için yargı yolunda harcadığı parayı da emekli maaşına kredi çekerek ödediğini, gelinen noktada davacının geçimini dahi temin etmekte zorlandığını, İcra İflas Kanununun 177/4 maddesinde ilama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse Türkiye’de bir yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağrılacağı ve  takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasının  istenebileceği hükmünün yer aldığını, huzurdaki davanın arabulucuğa elverişli olmadığı düzenlendiğinden işbu dava açılmadan evvel arabuluculuk yoluna başvurulmadığından borçlunun iflasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"...Dava, İİK 177/4. Maddesi gereğince doğrudan doğruya iflas istemine ilişkindir.<br>Mahkememizce yapılan yargılamada davalı şirketin ticari sicil kaydı, Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ( İş Mahkemesi Sıfatıyla ) 2019/310 Esas ve 2021/90 karar sayılı  dosyası ile İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü’nün 2021/6517 Esas sayılı dosyası getirtilerek incelenmiş, davalı şirket temsilcisinin beyanı alınmıştır.<br>Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK ‘nun 177.maddesinde, “ Doğrudan Doğruya İflas Halleri üst başlığı altında, “Evvelce takibe hacet kalmaksızın iflas” \"Alacaklının talebi” düzenlenmiştir. 177/1. fıkrada, aşağıdaki hallerde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir. Yasada belirtilen “4” bent ise sırasıyla,\"1- Borçlunun  malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla  yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3-308 inci maddede ki hal varsa; 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,..” şeklinde sayılmıştır.<br>Sermaye şirketleri (anonim, limited, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket) ticaret şirketi olduğundan,  (TTK m124) ve tacir sayıldıklarından (TTK m16) iflasa tabidir. Bu nedenle bu sermaye şirketlerinden alacaklı olan kişi genel iflas yolu, kambiyo senetlerine mahsusu iflas yolu veya doğrudan iflas yolu ile şirket aleyhine iflas davası açabilmektedir.<br>Alacaklı, bazı sebeplere dayanarak ilk önce icra dairesine bir iflas takip talebinde bulunmadan ve borçlusuna bir iflas takip talebi göndermeden doğruca ticaret mahkemesinde iflas davası açabilmektedir. <br>İlama bağlı alacağın icra emri ile istenildiği halde ödenmemiş olması halinde, İİK 177/4 maddesi uyarınca alacaklı, borçluya doğrudan doğruya iflas davası açabilmektedir.Bu halde borçluya icra emri tebliği yeterli olup, ayrıca iflas ödeme emri tebliğine gerek bulunmamaktadır.<br>İflasa tabi borçlu, kendisine tebliğ edilen icra emrine rağmen borcunu ödemez ise, İİK 177/4 maddesi uyarınca alacaklı doğruca ticaret mahkemesinden borçlunun iflasına karar verilmesini isteyebilmektedir. İİK 37 ve İİK 177/4 hükümlerine dayanılarak açılan iflas davalarında depo emri tebliğine de  gerek bulunmamaktadır (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 08.10.1998,5729/5865) Alacaklının doğrudan doğruya iflas davası açabilmesi için aynı zamanda mahkemece verilen ve alacağı belirleyen ilamın kesinleşmesine gerek bulunmamaktadır. (İstanbul BAM.  45. Hukuk Dairesinin 2022/1478 esas, 2023/578 karar sayılı ilamı)<br>Somut davada; Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ( İş Mahkemesi Sıfatıyla ) 2019/310 Esas, 2021/90 karar sayılı  dosyası ile davacı vekilinin davalı şirkete karşı alacak dava açtığı  ve bu davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davanın kabulünden sonra karar kesinleşmeden verilen ilamın İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü’nün 2021/6517 Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğu, dosyaya sunulan icranın geri bırakılması kararı da bulunmadığı, davacı alacaklı vekilinin şirketin merkezinin bağlı olduğu mahkememizde davacının adli yardım talebinin kabul edildiği, bu sebeple davacı tarafın iflas avansını yatırmasına gerek olmadığı,  İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü’nün 2021/6517 Esas sayılı dosyasında ilamlı icra takibi davalı şirkete tebliğ edildiği  gözetilerek  davalı şirket temsilcisinin usulüne uygun duruşmaya çağrılarak beyanının alındığı, davalı temsilcisinin  İİK'nın 177.maddesi gereğince ilama dayalı olarak başlatılan takipten dolayı açılan doğrudan doğruya iflas davasında dayanak Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ( İş Mahkemesi Sıfatıyla ) 2019/310 Esas, 2021/90 karar sayılı  dosyasında verilen kararın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasını talep ettiği, iflas kararı verilmesi için takibe dayanan ilamın kesinleşmesinin zorunlu olmadığı, yerleşik yargı uygulamasının da bu yönde olduğu, ayrıca İİK'nun 177/4 maddesi gereğince açılan iflas davasında depo kararı verilmesinin de gerekli olmadığı, davacının ilama dayalı yaptığı takip sonucunda davalı borçlunun borcunun ödenmediği, icranın geri bırakılması kararının da bulunmadığı, böylelikle davacının davasının sübut bulduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\" gerekçesi ile; \"Söke Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde .... sicil numarası ile kayıtlı bulunan davalı ... Şirketinin 07/06/2023 günü saat 11.04 itibariyle İİK'nın 177/1-4 maddesi gereğince İFLASINA,\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, her ne kadar kararda :''... Söke 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/310 Esas 2021/90 Karar Sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasını talep ettiği,  iflas kararı verilmesi için takibe dayanan ilamın kesinleşmesinin zorunlu olmadığı, yerleşik yargı uygulanmasının da bu yönde olduğu,..''  belirtilmişse de davacıya yeterli ihtarat yapılmadığını, davacının işbu davanın sonuçları hakkında yeterince bilgilendirilmediğini, kararın yerinde olmadığını, ayrıca davaya konu icra emrinin dayanağını teşkil eden Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/310 Esas 2021/90 Karar sayılı kararı davalı tarafından istinaf edilmiş olup, dosyanın henüz kesinleşmediğini, işbu kararın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerekmekteyken kesinleşmemiş ilam üzerine iflas kararı verilmesinin doğru olmadığını, açıklanan nedenlerle ve Yerleşik Yargıtay içtihatlarından anlaşılacağı üzere, davaya konu edilen mahkeme kararı henüz kesinleşmediğinden ve karar davalı tarafından istinaf edildiğinden, istinaf başvurusunun kabulüyle söz konusu yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi halinde davalının telafisi mümkün olmayan büyük bir zarara uğrayacağından yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; İİK 177/4 maddesi uyarınca davalının iflasına karar verilmesi istemine ilişkindir. <br>HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı vekili; davacı tarafından işçilik alacaklarına dayalı olarak davalı aleyhine açılan dava neticesinde, Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (İş Mahkemesi sıfatıyla) 2019/310 Esas ve 2021/90 Karar sayılı dosyasından verilen ilama dayanılarak İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün 2021/6517 Esas sayılı dosyasıyla davalı hakkında ilamlı icra takibi başlatıldığını, icra takibi sırasında davalının icra emrine itiraz etmediğinden icra takibi kesinleştiği gibi borcun da ödemediğinden bahisle İİK'nın 177/4 maddesi uyarınca davalının iflasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı tarafça esasa cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. <br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, Söke Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ... sicil numarası ile kayıtlı bulunan davalı ... Şirketi'nin 07/06/2023 günü saat 11.04 itibariyle İİK'nın 177/1-4 maddesi gereğince iflasına karar verildiği görülmüştür.<br>İşbu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Davaya konu İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün 2021/6517 Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden, davacı ... tarafından davalı şirket aleyhinde 05/04/2021 tarihinde, Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/310 Esas 2021/90 Karar ve 18/02/2021 tarihli ilamına istinaden faiz ve fer'ileri ile birlikte toplam 76.402,81 TL üzerinden ilamlı icra takibinin başlatıldığı ve borçlu davalı yönünden takibin kesinleştiği  olduğu görülmüştür. <br>Davalı vekili tarafından istinaf aşamasında dosyaya sunulan 06/09/2023 tarihli dilekçe ekindeki İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2021/1221 Esas, 2023/1246 Karar ve 11/07/2023 tarihli kararının incelenmesinden, davaya konu icra takibine dayanak olarak gösterilen Söke 1. Asliye Hukuk (iş) Mahkemesi'nin 2019/310 Esas ve 2021/90 Karar sayılı kararının davalı tarafça yapılan  istinaf incelemesi neticesinde, \"4857 Sayılı İ.K. 4/b maddesinde 50 den az işçi çalıştırılan (50 dahil) Tarım ve Orman işlerinin yapıldığı iş yerlerinde veya işletmelerinde bu kanun hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmektedir. Davacının hayvan bakıcısı olarak çalıştığının tespiti halinde hakkında borçlar kanunu hükümleri, şoför olarak çalıştığının tespiti halinde ise iş kanunu hükümlerinin uygulanması gerekecektir. Yerel mahkemece davacının yaptığı baskın işin hangi iş olduğu tam olarak araştırılmadan iş kanunu hükümlerine göre karar verilmesi hatalıdır. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece karar vermeye elverişli tüm deliller toplanmadan  ve bu deliller değerlendirilmeden karar verildiği anlaşılmakla HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine\" karar verilmiştir.  <br>Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/4394 Esas, 2015/1653 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; <br>\"Dava, İİK 177/4 maddesi gereğince doğrudan doğruya iflas istemine ilişkin olup  alacaklının, doğrudan iflas davası açabilmesi için, hükmün kesinleşmiş olması şart değildir. Ancak, icraya konan hükmü temyiz etmiş olan borçlu,  İİK'nın 36.  maddesine göre icra dairesinden bir süre almak suretiyle hükmün kesinleşmesine kadar, iflas davasının ertelenmesini sağlayabilir. Borçlu,  icranın geri bırakılması  kararı almamışsa, ticaret mahkemesi, iflasa karar vermeden önce, hüküm borçlu lehine bozulacak olursa, iflas davası  İİK m.  40 maddesi gereğince olduğu yerde durur. Borçlu,  icranın geri bırakılması (tehiri icra) kararı alıp ticaret mahkemesine ibraz edince, ticaret mahkemesi, hükmün kesinleşmesine kadar iflas davasını erteleyerek, hükmün kesinleşmesini, HMK 165. maddesi gereğince iflâs davasında bekletici sorun  yapar. Borçlu aleyhine verilen hüküm kesinleşirse, ticaret mahkemesi, borçlunun iflâsına karar verir. Buna karşılık, hüküm Yargıtay'ca borçlu lehine bozulur, bu defa borçlunun hiç borçlu olmadığına (borçlu aleyhine açılmış olan alacak davasının reddine) karar verilir ve bu hüküm kesinleşirse, ticaret mahkemesi iflâs davasını reddeder.<br>Yargıtay'ın temyiz talebi hakkında bir karar vermesinden önce,  ticaret mahkemesi borçlunun iflasına karar verirse, iflas açılır. Bundan sonra Yargıtay hükmü borçlu lehine bozarsa, iflas işlemleri yine olduğu yerde durur. Bu bozma üzerine borçlunun, hiç borcu  olmadığına karar verilir ise ve bu karar kesinleşirse, o zaman iflas işlemlerinin İİK'nın 40/2.  maddesi uyarınca eski hale getirilmesi gerekir. Burada Ticaret Mahkemesi'nin iflas kararının kaldırılması hakkında şekli bir karar vermesi gerekir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 18.04.2002  tarih ve 2543 E., 2983 K.  sayılı ilamında da, icra emrinin dayanağını oluşturan hükmün,  borçlunun  temyizi üzerine bozulması halinde, sonucunun beklenmesi gerektiği belirtilmiştir.\"<br>Dava konusu somut olayda ise, davaya konu İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün 2021/6517 esas sayılı icra takip dosyasına konu Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/310 Esas 2021/90 Karar sayılı ilamının davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2021/1221 Esas 2023/1246 Karar ve 11/07/2023 tarihli kararı ile \"HMK 353/1-a-6\" kapsamında kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verildiği görülmüş olmakla davaya konu icra emrinin dayanağını oluşturan hüküm davalı borçlunun istinaf talebi üzerine kaldırıldığından  Yukarıda belirtilen Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin emsal kararında belirtildiği üzere ilk Derece Mahkemesince işbu davada verilecek kararın neticesinin beklenmesi ve oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. <br>Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6  maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.<br> HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,<br>2-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/06/2023 tarih, 2022/860 Esas ve 2023/359 Karar sayılı  hükmünün 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davalı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 269,85 TL istinaf karar harcının istek halinde İADESİNE,<br>6-İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, <br>7-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 24/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e5c98dfb51d2031","SID":"2ce2a00b930f7c1e"}}