{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/53 Esas<br>KARAR NO: 2024/503<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/09/2020<br>NUMARASI: 2018/1379 Esas, 2020/553 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 25/04/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili kooperatifin 26/06/2011 tarihinde yapılan 2010 hesap yılı olağan genel kurul toplantısında, ortaklardan 10.000,00 TL ek ödeme alınması, bu bedelin vaktinde ödenmemesi halinde aylık % 4 faiz uygulanmasına karar verildiğini, davalının ek ödemeyi yapmaması üzerine davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının 13/07/2011 tarihinde payını devrettiği gerekçesiyle borca itiraz ettiğini, ancak söz konusu alacağın 2010 yılı olağan genel kurulunda kararlaştırılan alacak olduğunu ve genel kurul kararının kesinleştiğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekil cevabında; 5 yıllık zamanaşımı süresinde alacağın talep edilmemesi nedeniyle alacağın zamanaşımına uğradığını, alacağa dayanak genel kurul kararının kesinleştiğine dair bilgi ve belge bulunmadığını, müvekkilinin tüm ödemelerini yaptığını, kooperatif yönetim kurulundan borcu olmadığına dair yazı alarak dairenin 2010 yılı Ekim ayında adına tescil edildiğini, daireyi 13/07/2011 tarihinde dava dışı ...'e devrettiğini, tapuda satış işleminden önce ortaklığını da bu şahsa devrettiğini, ortaklığın devri nedeniyle kooperatif ile ilgili tüm yükümlülerin devralana geçtiğini, 2011 yılından sonraki genel kurulların hazirun cetvellerinde ...'ün kooperatif ortağı olarak gözüktüğünü savunarak  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece; dava dışı ...'ün 2012 yılı ve sonrasında davacı kooperatif genel kurul hazirun cetvelinde ortak olarak kaydedilerek bir kısım genel kurul toplantılarına katılması, davacı kooperatifin davalıyı 2012 yılı ve sonrasında yapılan genel kurul toplantılarına davet etmemesi ve hazirun cetvelinde ortak olarak kaydetmemesi dikkate alındığında, davalının tapu satışı yanında 1163 sayılı kanun ve ana sözleşme hükümlerine göre üyeliğini de dava dışı ...'e devir ve temlik ettiği, bu nedenle davalının kooperatif ortağı olmadığı, yapı kooperatiflerinde ortaklık payının devredilmesi halinde eski ortağın tüm hak ve alacakları ile borç ve yükümlülüklerinin de devralana geçeceği, buradan hareketle davalının 2011 yılı genel kurul kararıyla tahsili talep edilen aidat ödemelerinden sorumluluğunun bulunmadığı, davalının kooperatif ortağı olduğu kabul edilse dahi aidat alacağının 2011 tarihli genel kurul kararına dayanması ve takibin 2017 yılında takip başlatılması nedeniyle 5 yıllık zamanaşımı süresinini geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı kooperatif vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; toplanmasına karar verilen paranın davalının kooperatif ortağı olduğu döneme ilişkin olduğunu, icra takibi ve davanın zamanaşımı süresinde açıldığını, rapora itirazları karşılanmadan ve denetime elverişli olmayan rapora dayanarak hüküm verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, kooperatif genel kurulunda kararlaştırılan ek ödemenin tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacı kooperatifin 26/06/2011 tarihli genel kurul kararına dayanarak 10.000,00 TL asıl alacak ve 27.880,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.880,00 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında, takip başlattığı, davalının takibe itirazı üzerine itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacı kooperatif vekili hükmü istinaf etmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; 26/06/2011 tarihli genel kurulda kararlaştırılan ek ödemeden ortaklığı devreden davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda; davalının dairesini 13/07/2011 tarihinde ...'e sattığı, kooperatifin ortaklar pay defteri ile gelen giden kayıt defterlerinin ceza dosyasında olması nedeniyle ibraz edilmemiş ve üyelik devir sözleşmesi sunulmamışsa da, kooperatifin 2012 yılından beri genel kurul hazirun cetvelinde üye olarak ...'ün yer aldığını ve  şahsın genel kurul toplantılarına katıldığını, davalının da 2012 yılından sonra genel kurul toplantılarına davet edilmediğini belirtmiştir. Kooperatif ortaklığı devredilebilir. Yönetim Kurulu ortaklığı devralan kişinin ortaklık sıfatını taşıması halinde, bu kişiyi ortak olarak kabul eder (Kooperatifler Yasası, m. 14). Kooperatifte ortaklık bir bütün olup, tüm hak ve vecibeleri ile devredilir ve devir alınır. Devirle birlikte bütün hak ve yükümlülükler yeni ortağa geçeceğinden devreden  ortağın kooperatife borcu varsa, bu borç yeni ortaktan istenir. Devralan ortak, eski ortağın bu borçlarını ödemekten kaçınamaz. Somut olayda, davalı dairesini 13/07/2011 tarihinde ...'e devretmiştir. Tek başına konutun devri, ortaklık payının da devredildiği anlamına gelmemekle birlikte, 2012 yılı ve sonrasında yapılan genel kurullarda ...'ün hazirun cetvelinde ortak olarak yer aldığı ve davalının genel kurul toplantılarına davet edilmediği gözetildiğinde, davalının ortaklık payını da anılan şahsa devrettiği anlaşılmaktadır. Ortaklık payının devri nedeniyle bütün hak ve yükümlülükler de devralana geçeceğinden, davalının takip konusu alacaktan sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1379 Esas,  2020/553 Karar ve 18/09/2020 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı  vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacının yaptığı istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.25/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9e621dd1cf53f3bf","SID":"b6435d2b34912bc0"}}