{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/86 Esas<br>KARAR NO: 2024/505<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/11/2020<br>NUMARASI: 2020/51 Esas, 2020/670 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 25/04/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili şirketi yurtiçi ve yurtdışı organizasyon işleri çerçevesinde 3 adet fatura düzenlendiğini, davalının faturalardan kaynaklı 22.363,02 TL bakiye alacaklarını ödemediğini,  bunun üzerine Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmesinin de anlaşmazlık ile sonuçlandığını ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevabında; taraflar arasındaki sözleşmede yer alan yetki şartı gereği davada İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, ayıplı ifada bulunarak müvekkilini zor durumda bıraktığını, hizmette gecikme ve aksamalar yaşandığını, bu hususta davacıya şifahi bildirimde bulunduklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece; davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen faturalara itiraz edildiğine dair bilgi yada belge bulunmadığı, ticari defteler incelenerek alınan bilirkişi raporuna göre  davacının davalı şirketten takip tarihi itibariyle 22.363,02 TL alacaklı  olduğu, davalının ayıplı hizmet verildiğine dair yasal herhangi bir bildiriminin bulunmadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davalının sözleşmeye uygun davranmadığını, ayıplı ifada bulunduğunu, hizmette gecikme ve aksaklık yaşandığını, şifahi bildirime rağmen ayıbın giderilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, bakiye fatura alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacı şirketin 22.363,02 TL asıl alacağının tahsili için davalı aleyhine Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının süresinde borca itiraz ettiği, bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesince yetkisizlik kararı verilmiş, yetkisizlik kararı ile dosyanın gönderildiği İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesince yukarıda yazılı nedenler ile davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davacının hizmeti eksik ve ayıplı ifa edip etmediği noktasında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesinde alınan 23/10/2020 tarihli raporda; tarafların 2018 ve 2019 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz bulunduğu, dosyada davacının davalı adına düzenlediği  faturalara itiraz edildiğine dair bilgi ve belge bulunmadığı, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 22.363,02 TL alacağı bulunduğu, davalının ayıplı hizmet verildiğine dair herhangi bir bildirimde bulunmadığı, davalının önce ödeme yaptığı ve sonrasında faturaların alındığı belirtilmiştir. Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ve bu kapsamda davacının düzenlediği faturaların her iki tarafında usulüne uygun tutulan defterlerine kaydedildiği, her iki tarafın ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının  22.363,02 TL alacağı bulunduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının hizmeti  eksik ve ayıplı ifa edip etmediği noktasında toplanmaktadır. 6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır (Yargıtay 23. HD'nin 2016/991 Esas, 2018/5119 Karar sayılı kararı). Somut  olayda, davalı  hizmetin eksik ve ayıplı ifa edildiğine yönelik savunmasını somutlaştırmadığı gibi, tacir olan davalı, verilen hizmetin ayıplı olduğuna hususunda süresinde davacıya ayıp ihbarında bulunduğuna ilişkin delil de sunmuş değildir. Bunun yanında hizmetin eksik veya ayıplı olarak yapıldığına ilişkin ortada somut bir delil de bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/51 Esas,   2020/670  Karar ve 10/11/2020 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı  vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL  harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 381,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 45,70 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalının yaptığı istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.25/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8a51de7a905af163","SID":"3ac3c574a5536ab7"}}