{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/726 <br>KARAR NO\t: 2024/680<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 19/01/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2020/509 Esas,  2022/37 Karar<br>DAVA\t: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden<br>\t  Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle  davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...Erzurum ... Şubesi ile borçlu ... arasında 14/04/2016 tarihinde, 30.000,00-TL ve 100.000,00-TL ve 150.000,00-TL limitli, üç ayrı ...cari hesap kredi sözleşmesi, üretici kredi kartı sözleşmesi ve tarım kredi sözleşmelerinin imzalandığını, işbu cari hesap sözleşmelerine istinaden davalı ile 03/04/2018 tarihinde 8.600,00-TL bedelli, 22/11/2018 tarihinde 10.400,00-TL bedelli, 28/02/2018 tarihinde 4.367,00-TL bedelli ve 14/04/2016 tarihinde de tarım kredileri kullandırıldığını, davalının üç adet üretici kredi kartından kullandığı tarım kredilerini ve bir adet doğrudan tarım kredisi olarak kullandığı krediyi aksatması üzerine davacı müvekkilinin davalı borçluya farklı tarihlerde beş ayrı hesap kat ihtarı gönderdiğini, davalı borçlunun hesap kat ihtarlarına istinaden gecikmeye düştüğünü ve borçlarını ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine Erzurum ... İcra Müdürlüğü nezdinde 2020/....- 2020/...- 2020/....- 2020/....Esas nolu dosyaları ile ilamsız icra takibine başlandığını, borçlunun takibe itiraz ettiğini ve dört takibin de durdurulmasına karar verildiğini, bu nedenlerle Erzurum ...İcra Müdürlüğünün 2020/....- 2020/....- 2020/....- 2020/... Esas sayılı dosyalarına yapılan itirazların iptaline ve takibin devamına, 06/01/2020 takip tarihli ve takip çıkışı üzerinden toplamda 72.884,11-TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, takip çıkışı alacağın %20'sinden aşağı olmayacak şekilde lehlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği gibi borçlarını ödememezlik yapmadığını, müvekkilinin 2018 yılında 28/02/2018 tarihinde 4.000,00-TL, 03/04/2018 tarihinde 8.000,00-TL ve ekim 2018 de de 10.000,00 TL olmak üzere 1 yıl vade ile toplam 22.000,00-TL kredi kullandığını, müvekkilinin 2018 vadeli olarak davacı ...'a 2017 yılında kullanmış olduğu krediden 8.000,00-TL borcu bulunmaktayken 2018 kasım ayında müvekkiline maliki olduğu aracın kasko sigortasından 40.000,00-TL para yattığını, müvekkilinin yatan parasını almak için bankaya gittiğinde ilgili memurun ekonomik kriz dolayısıyla bankanın kullandırdığı kredileri kapatmak istediğini söyleyerek müvekkilinin davacı bankaya olan borcuna karşılık 2018 tarihinde kullandığı krediler için 22.000,00-TL ve 2017 den gelen borç için de 8.000,00-TL keserek 10.000,00-TL ödeme aldığını, ancak banka çalışanının müvekkiline kendi borçları için ödemiş olduğu 22.000,00-TL'den 20.600,00 TL'sini müvekkilinin nakit olarak çekmiş gibi gösterip 18.250,00-TL de ayrıca müvekkiline kredi kullanmış gibi işlem yapıldığını, müvekkilinin hiç kullanmadığı krediler için işlem yapıldığını, bu durumun düzeltilmesi için banka müdürüyle görüşen müvekkilinin herhangi bir sonuç elde edemediğini, müvekkilinin böyle bir borcunu olmadığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda;\"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili, davalının, müvekkili olduğu bankadan farklı krediler kullandığını bu krediler nedeniyle bir kısım ödemeler yapmadığını bu nedenle icra takibi başlatıldığını davalının bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini bu nedenle itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı vekili ise müvekkilinin davacı bankadan kredi kullandığını ancak müvekkilinin hesabına kasko ödemesi yapıldığını, bu kasko ödemesi nedeniyle müvekkilinin kredi borçlarını kapattığını ve kalan 10.000,00 TL tutarında meblağıda banka veznesinden alarak bankadan ayrıldığını ancak banka çalışanlarının müvekkilinin bankadan 20.600,00 TL nakit çekmiş gibi gösterdiğini, müvekkilinin banka müşteri hizmetlerini aradığında banka yetkilisinin \"siz %100 haklısınız, bilginiz olmadan sizin hesaplarınızda oynama yapılmış\" dediğini, bu nedenle müvekkilinin borcunun bulunmadığını beyan etmiştir. Davalının söz konusu bankadan çektiği paraya ilişkin yaptığı şikayet neticesinde Erzurum CBS'nin 2019/.... soruşturma sayılı dosyası üzerinden soruşturma başlatılmış ve yapılan kriminal incelemede 20.630,00 TL tutarındaki dekont üzerindeki imzanın davalının eli ürünü olduğu tespit edildiğinden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Davalı ve vekilinin belirttiği 08.11.2019 tarihli müşteri hizmetleri görüşmesine ilişkin banka kayıtları da dosyamız arasına alınmıştır. Bu kayıtlar dinlendiğinde davacı banka yetkilisinin davalıya \"siz %100 haklısınız, bilginiz olmadan sizin hesaplarınızda oynama yapılmış\" şeklinde bir beyanının olmadığı aksine davalının defalarca kasko şirketinin yatırdığı parayı çekmediğini söylemesine rağmen banka yetkilisinin \"bu paranın bir kısmını siz çekmişsiniz, bir kısmını kredi kartına siz aktarmışsınız, bir kısmı da geç ödemeleriniz nedeniyle kredi borcunuza kesilmiş\" şeklinde ifadelerde bulunduğu anlaşılmıştır. Hal böyle iken yapılan soruşturma neticesi ve banka kayıtlarından davalının iddialarının açıkça mesnetsiz olduğu kanaatine varılarak dosya bilirkişi incelemesi için bilirkişiye tevdi edilmiştir. Düzenlenen denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Ancak asıl alacaklar yönünden taleple bağlılık ilkesi gereği banka talebi ile bağlı ve faiz alacakları yönünden bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar dikkate alınarak, ilaveten asıl alacakların %20'si oranındaki 10.985,86 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  müvekkilinin 2008 yılında 4.000,00, 8.000,00, 10.000,00-TL olmak üzere bir yıl vadeli toplam 22.000,00-TL kredi kullandığını, 2007 de kullanmış olduğu krediden 8.000,00-TL borcu bulunmakta iken 2008 yılı kasım ayında kasko sigortasından müvekkiline 40.000,00-TL para yatırıldığını, müvekkili yatan parasını almak için bankaya gittiğinde ilgili memurun ekonomik kriz dolayısıyla bankanın kullandırdığı kredileri kapatmak istediğini söyleyerek borcuna karşılık 22.000,00TL ve 2007 den gelen borç için 8.000,00-TL borç keserek 10.000,00-TL ödeme yaptığını, müvekkilininde kredileri kapattığını düşünerek 10.000,00-TL parayı alıp bir daha bankaya gitmediğini, fakat her nasılsa banka çalışanını müvekkilinin kendi borçları için ödemiş olduğu 22.000,00-TL'den 20.600,00TL'sini müvekkilinin nakit olarak çekmiş gibi gösterip 18.250,00-TL de ayrıca kredi kullanmış gibi işlem yaptığını, müvekkilinin hesaplarının karıştırıldığını, Temmuz 2019 tarihinde öğrenmesi üzerine hiç kullanmadığı krediler dolayısıyla 6.000,00-TL ve 5.000,00-TL ödeme yaptığını, 08/11/2019 saat 15:00 sularında davalı bankanın şikayet merkezini arayan müvekkiline oradaki yetkilinin \"siz %100 haklısınız paranız bankada senin bilgin olmadan hesaplarında oynamışlar, şubeye git düzeltsinler, .... nolu hesap incelendiğinde zaten belli oluyor ben buradan görüyorum\" denildiğini, davacı bankanın müvekkiline kullanmış gibi gösterdiği 18.000,00-TL krediyi 14/11/2018 tarihinde 8.000,00-TL ve 22/11/2018 tarihinde 10.000,00-TL kredi olarak işlem yapmış ise de müvekkilinin iki kez bankaya gitmediğini, sadece bu durumun dahi müvekkilinin mağduriyetini açık göstergesi olduğunu, dolayısıyla müvekkiline ait hattın bu tarihler arasındaki HTS kayıtlarının dosyaya kazandırılması gerektiğini, müvekkilinin banka şikayet merkezi ile yaptığı konuşmanın dökümlerinin dosyaya kazandırılması talep edilmiş ise de yerel mahkemenin başka bir konuşmayı dosyaya ekleyerek hüküm verdiğini, HTS kayıtları dosyaya kazandırıldığında müvekkilinin iki ayrı tarihli krediler için bankaya gitmediğinin net şekilde anlaşılacağını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hak arama hürriyetinin kısıtlanması anlamına geleceğinden hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde davacının üç adet üretici kredi kartından kullandığı tarım kredilerini ve bir adet doğrudan tarım kredisi olarak kullandığı krediyi aksatması üzerine, beş ayrı hesap kat ihtarı gönderildiğini, davacının borcunu ödememesi üzerine başlatılan icra takiplerine haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek, Erzurum ... İcra Müdürlüğü'nün 2020/...E, 2020/...E., 2020/.. E., 2020/... E. sayılı dosyalarına davalının yaptığı itirazın iptalini talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde davacı banka çalışanı tarafından müvekkilinin hesaplarında usulsüz işlemler yapıldığı, müvekkilinin kredilere kapatarak bankadan 10.000,00-TL nakit para çektiğini, her nasılsa banka çalışanının müvekkilinin borçları için ödemiş olduğu 22.000,00-TL'den 20.600,00-TL'sini müvekkilinin nakit çekmiş gibi gösterip 18.250,00-TL ayrıca kredi kullanmış gibi işlem yaptığını ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın kısmen karar verildiği anlaşılmıştır.<br>İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, davalının banka hesabında usulsüz işlemler yapılması nedeniyle dolandırıcılık suçundan suç duyurusunda bulunması üzerine Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/.... soruşturma sayılı dosyasında 14/11/2018 tarihli 20.630,00-TL tutarlı dekonttaki imzanın davacının eli ürünü olması nedeniyle Kovuşturma Yer Olmadığına Dair Karar verildiği, mahkemece 08/11/2019 tarihli davalı ve müşteri hizmetleri arasında geçen görüşme kayıtlarının istenildiği, dosya kapsamı itibariyle davalının iddialarının ispatlanamadığı, davalı iddialarının telefon HTS kayıtları ile ispatının mümkün olmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan  davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-İstinaf başvurusu aşamasında alınması gereken 3.880,07-TL karar harcından peşin alınan 972,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.908,07-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere .... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b2a1016aae81f57","SID":"360743f8dd53b012"}}