{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/344 <br>KARAR NO\t: 2024/640<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/346 E.  -  2022/4 K.<br><br>DAVACI<br>VEKİLİ<br>DAVALI<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, \t\t Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/01/2022 tarih ve 2020/346 Esas - 2022/4 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:   <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin mali haklarına sahip olduğu kitapların, davalı tarafından fotokopi yoluyla çoğaltılıp, satışa sunulduğunu, bu nedenle müvekkilinin kitap satışlarının önemli ölçüde azaldığını, davalının  bu yolla hem müvekkilini kazanç kaybina uğrattığını hem de müvekkilinin eserleri üzerinden haksız kazanç elde ettiğini, müvekkilinin yayma hakkının da davalı tarafından ihlal olunduğunu, davalı eylemlerinin müvekkilinin manevi haklarının da ihlali niteliğinde bulunduğunu ileri sürerek, tecavüzün ref'ine, FSEK'in 68. maddesi uyarınca 1.000,00 TL'nin ve 50.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 30/12/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 148.170,00 TL'ye yükseltmiştir.<br>\tDavalı vekili, müvekkilinin işlettiği kırtasiyede kırtasiye malzemelerinin ve ikinci el kitapların satışını yaptığını, bunun yanında kimlik fotokopisi, öğrencilerin ders esnasında tuttuğu notlar gibi alelade çoğaltma işlemleriyle uğraştığını, sıradan her kırtasiyede bulunan fotokopi makinelerinin, süreli olmayan yayınları çoğaltmak ve yaymak maksadı ile kullanıldığının iddia edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin iş yerinde yapılan aramada da, davacıya ait yayınlarla ilgili herhangi bir tecavüz deliline rastlanmadığını, davacının piyasaya sürdüğü ürünlerin eser niteliğini haiz olmadığını, davacı tarafından delil olarak sunulan Facebook görüntülerinin müvekkiline ait bulunmadığını, manevi tazminat talebinin reddi gerektiği gibi talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalıya yapılan fotokopi ödemesine ilişkin banka dekontu üzerindeki açıklamanın, parayı gönderen kişi tarafından yazıldığı, davalı tarafından oluşturulmuş bir belge olmadığı, dolayısıyla bu belgenin davacının iddialarının kanıtı olarak kabul edilmediği, ... tarafından gönderilen 17.03.2021 sayılı yazı ekinde; ...'a ait hesap hareketlerinin CD olarak gönderildiği, hesap hareketleri açıklamalarında “fotokopi ücreti”, “kitap ücreti”, “not bedeli” açıklamalarında yer aldığı, “fotokopi ücreti” açıklamalarının davacıya ait kitapların fotokopi ücreti olarak kabul edilmesinin mümkün görülmediği, davacı tarafından dosyaya sunulan davacıya ait kitapların spiralli fotokopi nüshalarının da davalı tarafından oluşturulduğu hususunun ispatlanamadığı, somut olayda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca davalının iş yerinde yapılan aramaya ilişkin tutanak ve kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararı, davalının davacıya ait dava konusu kitapları fotokopi yoluyla çoğaltıp sattığına ilişkin herhangi bir somut delile ulaşılamaması, davacının mahkemeye sunduğu paket içeriğinin iddiaları ispatlamaya yeterli olmaması birlikte değerlendirildiğinde, davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davaya konu eser niteliğindeki kitaplar üzerinde müvekkilinin hak sahibi olduğunu, kitapların yayın ve satış hakları müvekkiline ait olmasına rağmen bu yayınların davalı tarafından fotokopi yoluyla çoğaltılıp satışa sunulduğunu, söz konusu kitap fotokopilerinin, davalı yanca eserlerin asıllarından çok daha aşağı bir fiyata satıldığını, bu nedenle müvekkilinin kitap satışlarının önemli ölçüde azaldığını, davalının bu yolla hem müvekkilini kazanç kaybına uğrattığını hem de müvekkilinin eserleri üzerinden haksız kazanç elde ettiğini, ilk derece mahkemesindeki yargılama sırasında delillerinin tam anlamıyla toplanmadığını, hatalı ve eksik inceleme yapıldığını, dosya kapsamına sundukları kargo paketinin içinde, müvekkiline ait davaya konu kitap fotokopileri ve bir adet A4 kağıt ambalajı ile ... isimli kartvizitin bulunduğunu, bu kargo paketinin göndericisinin davalı olması ve bu kargo paketinin ambalajının hiç açılmadan dosya içerisine kazandırılması birlikte değerlendirildiğinde, davalının davaya konu kitaplardan haksız kazanç elde ettiğinin açıkça ortaya çıktığını, yasal süresi içerisinde sundukları delil dilekçesinde tanık deliline dayandıkları halde mahkemece tanıklarının dinlenmediğini, davalıya ait banka hesabına ilişkin kayıtlarda da, davaya konu ve başkaca kitapların isminin de yer aldığı fotokopi ücreti açıklamaları ile para girişi olduğunun görüldüğünü, davalının ... isimli iş yerine ait Facebook ve internet sitelerindeki paylaşımların, müvekkiline ait kitap fotokopilerinin satışa sunulduğunu gösterdiğini, bu kayıtlara dair bir inceleme veyahut araştırma yapılmadığını ve gerekçeli kararda bu konuya değinilmediğini, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın hükme esas alınmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, çünkü soruşturma dosyasında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının bağlayıcı olmadığını ve kesin delil niteliğinin bulunmadığını, davalı hakkında söz konusu benzer eylemleri sebebiyle birkaç kez hukuki ve cezai işlem yapılmasının mahkemece göz ardı edildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, eser sahipliğinden kaynaklanan haklara tecavüzün ref'i, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafça, mali haklarına sahip olunan kitapların davalı tarafından fotokopi suretiyle çoğaltılıp satışa sunulduğu ileri sürülmüş ise de bu iddianın ispat edilemediği, dosya kapsamındaki delillerin, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarının davalı tarafından ihlal edildiğini ispat etmeye yeterli olmadığı, buna göre ilk derece mahkemesinin kabulünün yerinde bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;\t<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,9‬0 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/03/2024  <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"17742ca1294b28ec","SID":"b35a68046282036a"}}