{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/348 - 2024/641<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/348 <br>KARAR NO\t: 2024/641<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/387 E.  -  2021/412 K.<br><br>DAVACI\t\t  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR<br><br>DAVANIN KONUSU\t: FSEK'e Dayalı Telif Tazminatı <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/12/2021 tarih ve 2020/387 Esas - 2021/412 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, lisans hakkı müvekkiline ait olan ... isimli bilgisayar yazılımının, FSEK uyarınca eser niteliğinde  olduğunu, Vize Sulh Hukuk Hakimliği eliyle yapılan delil tespitinde, davalı tarafa ait bir adet taşınabilir bilgisayarda, hakları müvekkil şirkete ait olan ... programı ile oluşturulmuş 823 adet \"....\" uzantılı dosya bulunduğunun ve yine başka bir taşınabilir bilgisayarda da ... 5.2 programı ile yan modüllerin kurulu olduğunun tespit edildiğini, davalıların, müvekkilinin sahibi olduğu bilgisayar yazılımını izinsiz olarak kullandıklarını, bu durumun müvekkilinin mali haklarına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, 10.000,00 TL'nin yükleme tarihinden, yükleme tarihi tespit edilemezse haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline  karar verilmesini talep ve dava  etmiş, 14/10/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 91.304,01 TL'ye yükseltmiş ve hüküm altına alınan miktara 06.07.2020 tarihinden itibaren faiz işletilmesini istemiştir. <br>\tDavalılar vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davaya bakma yetkisinin Bursa Mahkemelerine ait bulunduğunu, şirket sahiplerine ve ortaklarına husumet yöneltilemeyeceğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, tecavüzün refi kapsamında 3 kat bedel talep etme imkanının olmadığını, davacının  hiçbir somut delile dayanmadan tamamen kötü niyetli olarak müvekkili Şirket aleyhine delil tespiti isteminde bulunduğunu, delil tespiti dosyasında aldırılan bilirkişi raporunun  eksik inceleme ürünü olduğunu, müvekkili Şirket bünyesindeki bilgisayarlarda ... adlı programın hiçbir şekilde kullanılmadığını, yine şirket personeli tarafından kullanılan müvekkili Şirket bünyesindeki diğer bilgisayarda da söz konusu programın yüklü olmadığını, ilgili proje kapsamında müvekkil Şirketin hizmet alımı yaptığı diğer firmalar tarafından müvekkili Şirkete gönderilen çizim, plan ve projelerin, bu şirketler tarafından dosyaların ilgili idarelere sunulabilmesi adına değişik formatlarda gönderildiğini, dosyaların \"...\" uzantılı formatları da diğer formatları ile birlikte gönderildiğini, proje ile ilgili tüm dosyaların arşivlenmesi gerekli olduğundan bu dosyaların da muhafazasının sağlandığını,  söz konusu bilgisayar programı bilgisayara yüklü halde bulunmadan bu program uzantılı dosyaların da o bilgisayarda kullanılabilmesinin mümkün olmadığını, bilgisayar programının müvekkil Şirket bünyesindeki bilgisayarlarda kurulu ve çalışır vaziyette bulunmadığını, yalnızca bu program uzantılı dosyaların bilgisayarda kayıtlı olarak bulunmasının FSEK gereği herhangi bir ihlal olarak değerlendirilemeyeceğini, müvekkillerinin kusurları olmadığından iddia edilen ihlalden sorumlu tutulamayacaklarını, müvekkili Şirketin bilgisayar sistemine kayıtlı olmayan 3. kişiye ait bilgisayarda kullanılan programlar nedeniyle de müvekkillerinin sorumluluklarına gidilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı tarafın ... isimli bilgisayar programının hak sahibi olduğu, 06.07.2020  tarihinde davalı Şirket iş yerinde yapılan tespitte, 1 adet bilgisayarda davacının eser niteliğindeki ... 5.2 GIS versiyonu yazılımın lisansız olarak kurulu ve çalışır şekilde tespit edildiği, bu nedenle davacının 3 kat telif tazminatı olarak 91.304.01 TL talep edilebileceği, davalı taraf, lisansız programın yüklü olduğu  bilgisayarın dava dışı kişiye ait olduğunu savunmuş ise de davalı iş yerinde delil tespiti yapıldığından, bilgisayarın başkasına ait olmasının davalı tarafın mali sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, FSEK'in 68. maddesine uyarınca  91.304,01 TL'nin 06.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili, huzurdaki davada yetkili mahkemenin Bursa Mahkemeleri olduğunu, davacının lisanssız ve izinsiz kullanım iddiası ile huzurdaki davayı belirsiz alacak davası olarak açmasının, belirsiz alacak davası ilkelerine aykırı bulunduğunu, lisanssız yazılım iddiasına konu ... marka bilgisayarın dava dışı 3. kişiye ait olduğunu ve müvekkilleri ile hiçbir surette ilgisinin olmadığının dosya kapsamındaki deliller ile ispat edildiğini, davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddinin gerektiğini, lisanssız yazılım kullanıldığı iddiası ile müvekkillerine atfedilebilecek herhangi bir sorumluluğun bulunmadığını, dava konusu eylem ile müvekkilleri arasında nedensellik bağının olmadığını, bir an için lisanssız yazılımın dava dışı 3. kişi tarafından kullanıldığına dair dosya kapsamındaki tüm deliller göz ardı edilse dahi şirketlerce gerçekleştirilen eylemlerden dolayı şirket sahiplerinin ve ortaklarının sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığını, bu nedenle müvekkili gerçek kişiler yönünden davanın reddinin gerektiğini, mali hakların ihlali nedeniyle açılan huzurdaki maddi tazminat davasında müvekkili gerçek kişilerin sorumluluğuna gidilebilmesi için kusur şartının arandığını, müvekkili gerçek kişilerin ise kusurlarının olmadığını, delil tespiti kapsamında aldırılan bilirkişi raporuyla müvekkil Şirket bünyesindeki bilgisayarlarda ... adlı bilgisayar programının kullanılmadığı hususunun sübuta ermesine rağmen mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yasal düzenlemelere aykırı olarak müvekkillerine tebligat yapılmadan tek taraflı olarak gerçekleştirilen keşif ve keşif esnasında şirketle ilişkisi olmayan kişilerin şahsi bilgisayarlarında yapılan incelemelerin de hukuka aykırılık teşkil ettiğini, bu keşfe dayanılarak hazırlanan raporun delil niteliği taşımadığını, mahkemece aldırılan raporda ise yalnızca davacı tarafın iddiaları doğrultusunda hesaplama yapıldığını, husumet itirazlarına yönelik hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, huzurdaki davaya konu uyuşmazlık hakkına yürütülen ceza soruşturması neticesinde müvekkillerine isnat edilen atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığının tespit edildiğini, bu hususun da mahkemece değerlendirilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, eser sahipliğinden kaynaklanan haklara tecavüz edildiği iddiasına dayalı telif tazminatı istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, FSEK'in 66/son maddesine göre eser sahibinin ikametgahında tecavüz davasının açılabileceği gibi haksız fiil olarak düşünüldüğünde de, 6100 sayılı HMK’nın 16. maddesine göre zarar gören davacının ikametgahında bu davanın görülebileceği, dolayısıyla davanın yetkili mahkemede görüldüğü, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında da bir isabetsizlik olmadığı, Vize Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan delil tespitinde, davalı Şirkete ait iş yerinde yer alan bir adet bilgisayarda, davacının mali haklarına sahip olduğu ... adlı bilgisayar yazılımının kurulu ve çalışır vaziyette olduğunun belirlendiği, söz konusu yazılımın izinsiz olarak bilgisayara kurulmasının, davacının mali haklarının ihlali niteliğinde bulunduğu, davalı Şirketin bu eylemden sorumlu olduğu, davalı Şirketin temsilcisi olan diğer davalıların ise FSEK'in 66/2. maddesinden kaynaklanan sorumluluklarının bulunduğu, dolayısıyla husumete ilişkin davalı savunmasının yerinde olmadığı, her ne kadar davalı tarafça, davacıya ait bilgisayar programının kurulu olduğu bilgisayarın kendilerine ye da Şirket çalışanlarına ait olmadığı, kusurlarının da ispat edilemediği savunulmuş ise de delil tespiti dosyasında, tespit yapılan iş yerinin davalı Şirkete ait olduğunun belirtilmesi karşısında bu savunmanın da yerinde  görülmediği, mahkemece FSEK'in 68. maddesi uyarınca istenebilecek tazminatın da usulünce tespit edildiği anlaşılmakla, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 6.236,98 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 80,70 TL olmak üzere toplam 484,2‬0 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 5.752,78‬ TL bakiye harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin  kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t5-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yaptırılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile  29/03/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/03/2024 <br> <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"62725cb4105df630","SID":"cfb99090aebbec3b"}}