{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/296 <br>KARAR NO\t: 2024/639<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/75 E.  -  2021/369 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t:YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/11/2021 tarih ve 2021/75 Esas - 2021/369 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili şirketin İsviçre’de yerleşik bir firma olduğunu, uzun yıllardır başta hazır giyim olmak üzere pek çok alanda kullanılan ... markasının Türkiye ve dünya çapındaki tek sahibi bulunduğunu, müvekkili şirket markasının hemen hemen her kesimden tüketici tarafından yoğun olarak kullanıldığını, davalı Şirketin 2019/133508 sayılı \"...+...\" ibareli marka başvurusunu  yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu marka başvurusunun, müvekkili markası ile iltibasa yol açacak derecede benzer olduğunu, müvekkilinin ... markasının “...” markasının ve ticaret unvanının baş harflerinin stilize edilerek oluşturulduğunu, davalı şirket başvurusunun müvekkili markasından birebir kopyalanarak ve sektördeki yoğun kullanımlarından dolayı tüketicilerin sıklıkla karşılaştıkları, ayırt ediciliği bulunmayan “...” ve “...” ibarelerini tali unsurlar kullanılarak oluşturulduğunu, tali unsurların markaları farklılaştırmaya yeterli olmadığını, davalı şirket markasındaki esas unsurun  ... ibaresi olduğunu, müvekkili şirkete ait ... markası ile davalı şirketin ... esas unsurlu marka başvurusunun ayniyet derecesinde benzer bulunduğunu, davalı şirket marka başvurusu kapsamındaki ürünlerin tümünün müvekkili şirket markasında yer alan ürünler ile birebir aynı ürünler olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirket ile aynı sektörde faaliyet gösterdiği ve hitap ettikleri tüketici kitlesinin de aynı ve/veya benzer olduğu gözetildiğinde markaların karıştırılma ihtimalinin arttığını, dava konusu marka başvurusunun tescil edilmesi halinde müvekkiline ait markanın ayırt ediciliğine ve itibarına zarar verileceğini, bu durumun dava konusu marka sahibinin haksız çıkar sağlamasına neden olacağını, müvekkili şirkete ait tanınmış \"...\"  markasının SMK m. 6/5 uyarınca korunması gerektiğini, davalı şirket marka başvurusunun müvekkili şirketin tanınmış olduğu tekstil ve hazır giyim sektöründe kullanılmasının amaçlandığını, davalı tarafça markanın tesadüfen seçilmesinin mümkün olmadığını, bu durumun davalı tarafın kötü niyetini ortaya koyduğunu, müvekkili şirketin \"...\" markası üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, dava konusu YİDK kararının SMK m. 6/3 hükmü uyarınca da iptali gerektiğini ileri sürerek, YİDK’in 2021-M-489 sayılı kararının iptaline, 2019/133508 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru markasında yer alan ... ile davacının itirazına dayanak gösterdiği ... unsurunun görünüş, çizim ve genel izlenim itibari ile tamamen farklı bulunduğunu, başvuru markasında “...” ibaresinin kelime unsuru olarak yer aldığını, ibarenin başvuru markasını davacı markasından tamamen farklılaştırdığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı Şirket, davaya cevap vermemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece,  dava konusu başvuru kapsamında yer alan tüm malların, davacıya ait markanın kapsamında aynen yer aldığı, bu nedenle taraf markaları arasında sınıfsal olarak ayniyetin oluştuğu, davacıya ait markanın salt şekilden ibaret olup, herhangi bir kelime unsuru içermediği, buna karşın dava konusu markanın hem ... hem kelime unsurlarını bir arada barındıran karma nitelikli bir marka olduğu, davacı markasının kelime unsuru içermemesi nedeniyle taraf markaları arasında işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığı, buna karşın markaların ... unsurları arasında görsel olarak yüksek seviyeli bir benzerlik bulunduğu, bu benzerliğin markaların karıştırılmasına yol açacağı, davacı markasının tanınmışlığının ispat edilemediği, davacının gerçek hak sahipliği iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2021-M-489 sayılı kararının iptaline, davaya konu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, başvuruya konu işaret ile itiraza mesnet marka arasında ayniyet veya benzerlik bulunması gerektiğine ilişkin koşulun sağlanmadığını, başvuru markasında yer alan ... unsuru ile davacının itirazına dayanak gösterdiği markada yer alan ... unsurunun, görünüş, çizim, boyut, konumlandırılış şekli ve genel izlenim itibari ile tamamen farklı olduğunu, ayrıca başvuruda \"...\" ibaresine de yer verildiğini, \"söz şekilden önce konuşur\" ilkesi gereğince de başvuru markasının davacı markasından bariz şekilde farklılaştığını, başvuru konusu markada yer alan ... unsurunda keskin ve yumuşak hatlardan oluşan bir çizim modeli kullanılmasının, onu davacı markasına yakınlaştırmak için yeterli olmadığını, markalar arasında herhangi bir ilişki kurulmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  \"...+...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2004/36524 sayılı ... unsurlu marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu, zira davacı markasını oluşturan özgün nitelikteki ... unsurunun ayırt edilemeyecek derecede benzerinin dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı ve başvuruda yer verilen \"...\" kelime unsurunun, anlamı itibariyle ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,30 TL bakiye harcın davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/03/2024 <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"93054bc6fb34d3eb","SID":"a3a0417dbf61810d"}}