{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2023/272 <br>KARAR NO\t\t: 2024/766<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/778 ESAS - 2022/810 KARAR<br>DAVA KONUSU\t: İstirdat <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25.04.2024<br>\t\t\t\t\t\t<br>İSTEM:<br>\tDavacı vekili, davacının, işletmecisi olduğu \"...\" isimli iş yerinde, davalı elektrik dağıtım şirket yetkilileri tarafından yapılan kontrolde; \"sayaç üzerinde harici hat çekmek suretiyle\" kaçak elektrik kullanıldığından bahisle 19.11.2020 tarihinde tanzim edilen kaçak elektrik tespit tutanağı nedeniyle tahakkuk ettirilen, 122.987,57TL kaçak elektrik kullanım bedeli ve cezasının tahsili istemiyle davacı aleyhinde; İzmir 26. İcra Müdürlüğü 2020/10857 esas sayılı icra dosyası ile takip başlattığını, tesisatın kurulu bulunduğu işletmenin 28.02.2020 tarihinde kapandığını, hiçbir faaliyet göstermemekle birlikte müşteri de kabul etmediğini, işletmede faaliyetin fiilen sona erdiği 2019 yılı Ocak ayından itibaren su ve elektrik tüketimleri düşük miktarlarda kalmış olup sadece tadilat işlerinde kullanılan su ve elektrik tüketimi kurum tarafından faturalandırılarak davacı tarafından ödendiğini, kaçak elektrik tespit tutanağına konu olan harici hattın, davacının anlaştığı asansör firması tarafından kurulumu yapılan asansörü test etmek amacıyla çekmiş oldukları bir hat olduğunu, asansör testi dışında başka bir cihazda kullanılmadığını, nitekim kaçak elektrik tespit tutanağında da; harici hattan akım geçmediğinin belirtilmiş olduğunu, tesisatın kurulu bulunduğu otel, açık ve tam kapasiteyle çalışıyormuş gibi kesilen cezanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/50 D.İş sayılı dosyasında yapılan delil tespiti sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda; \"... yapının yaklaşık 7-8 aydır tadilatta olduğu ve tadilatların 20 iş günü içerisinde tamamlanabileceği,\" yönünde görüş bildirildiği, elektrik kullanımı varmış gibi ceza yazılmasının hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, hesaplamada dikkate alınan dönemde, sokağa çıkma yasaklarının bulunduğunun dikkate alınmadığını ileri sürerek; davacının borçlu olmadığı halde cebri icra takibi neticesinde ödemek zorunda kaldığı142.500,00 TL’nin ödeme tarihi olan 29.12.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte istirdadına, karar verilmesini istemiştir. \t<br>CEVAP:<br>\tDavalı vekili, dava dilekçesinde davacı yanca elektriğin kaçak olarak kullandığını ikrar ve kabul edildiğini, abonelik dönemindeki kullanım yerine ait elektrik sayacının muhafazasından sözleşmenin tarafı olan davacı sorumlu olduğundan, kaçak elektrik kullanımına ilişkin sayaca müdahalenin üçüncü kişiler tarafından yapılmış olması, abonenin sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını, çekilen harici hattan akımın geçip geçmediğinin kaçak elektrik kullandığı olgusunu değiştirmeyeceğini, tahakkuk ettirilen kaçak elektrik tüketim faturasının EPDK yönetmeliklerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmişlerdir.<br>MAHKEME:<br>\t\"Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde oluşa, dosya içeriğine ve bilimsel verilere uygun bulunan rapor mahkememizce benimsenmiş olup Elektrik Dağıtım şirketinin izni ve denetimi olmadan sayaç bağlantılarına müdahale edilmesinin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 26.1.b maddesine göre kaçak elektrik kullanımı olduğu, tutanağın düzenlendiği tarihte geçerli olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri yönetmeliği ve geçerli EPDK tarifelerine göre davacıya düzenlenmesi gereken kaçak elektrik faturası tutarının 20.816,94 TL olarak hesaplandığı, davalı şirket tarafından davacıya 19/11/2020 tarihli kaçak kullanım sebebiyle düzenlenen fatura tutarının ise 142.500,00 TL olduğundan, davacı şirkete iade edilmesi gereken tutarın 121.683,06 TL olduğu, bu durumda davacının davalı şirkete fazladan ödemiş olduğu 121.683,06 TL'nin, kaçak elektrik faturasının ödeme tarihi olan 29/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.\" gerekçesiyle,<br>\t\" Davanın KISMEN KABULÜ ile;<br>\t121.683,06TL yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile 121.683,06 TL nin 29/12/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya istirdadına,<br>\tFazlaya ilişkin talebin reddine<br>\" karar vermiştir.<br>BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ:<br>\tDavacı vekili, yukarıda \"istem\" kısmında yer verilen iddialarına ek olarak, davacının kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığını, bu husus tutanağı tutmaya gelen davalı çalışanları tarafından açıkça tespit edilmesine karşılık, 28 günlük kaçak elektrik kullanımı yapıldığı yönündeki tespiti kabul etmelerinin mümkün olmadığını, asansör firma yetkilileri tarafından, asansörü test etmek amacıyla çekilen harici hattan kullanılan kaçak elektrik bedelinden, davacının sorumlu olmasının mümkün olmadığını, haksız fiil niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinden haksız eylemi yapanların sorumlu olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. <br>\tDavalı vekili, yukarıda \"cevap\" kısmında yer verilen savunmalarına ek olarak, davalı yanca yapılan kaçak elektrik enerjisi tüketimi eylemi harici hat çekmek sureti ile yapılmış olduğundan, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca; kaçak tespit tarihinden geri dönük olarak tüketim değerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa o tarih ve öncesi ihtilafsız dönem kabul edildiğini, bu sürenin 28 gün olarak tespitinin yapılmasının mümkün olmadığını, Kaçak elektrik tüketimi işlemi ayrı bir hat çekmek sureti ile gerçekleştirildiğinden tüketim değerlerinin düşmeye başladığı günün belirlenmesi gerektiği yönündeki itirazların mahkemece dikkate alınmadığını, kaçak şekli sigortadan harici hat çekmek olsa dahi, okuma yapan personel sayaç pano kapağını açmadan, optik cihaz ile yardımıyla sayaç okuma işlemini gerçekleştirdiğinden, kaçak tespiti öncesi son okuma tarihi olan 10.03.2020 tarihinde kaçağın tespit edilebilir olduğuna yönelik bilirkişi tespitinin ve mahkeme kabulünün hatalı olduğunu, ayrıca aynı tesisatta yine kullanıcı davacı adına mevcut kaçaktan önce 25.12.2019 tarihinde de kaçak tespiti yapılmış olduğunu, kullanıcının nitelikli olarak kaçak kullanmak için ısrarı dikkate alınarak tüketim seyrinde yapılan inceleme neticesinde sayacın takıldığı 10.03.2020 sonrası tüketimler öncesine göre düşük olduğu tespit edilmiş olduğundan, tüketim seyri bulgu olarak kabul edilerek 10.03.2020 ile 22.10.2020 tarihleri arası dönem için ek tahakkuk hesaplaması yapıldığını, ek tahakkuk işleminin mevzuata uygun olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazların, mahkemece dikkate alınmamasının hukuki dinlenilme haklarının ihlali niteliğinde olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. <br>GEREKÇE:\t<br>\tDava, davalı tarafından; davacı aboneye kaçak elektrik kullandığı gerekçesiyle tahakkuk ettirilen, fatura bedelinin istirdadı istemi istemine ilişkin olup, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri ile kamu düzeni kapsamında Daire önüne gelen uyuşmazlıklar dikkate alınmak sureti ile yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu; <br>\tDava konusu işyerinde, tutanak tanzim tarihinde davacının elektrik abonesi olduğunun uyuşmazlık konusu olmadığı eldeki davada; davacının, uyuşmazlığa konu tesisatın kurulu bulunduğu işletmede, dışarıdan görünür şekilde ayrı bir hat çekmek suretiyle, sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesinde, kaçak tespitinin yapıldığı tarihten önceki son okuma tarihinin kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih olduğuna, yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına, kaçak kullanıma sebebiyet veren abone davalının sözleşme nedeni ile sorumlu olduğunun belirgin olmasına göre, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği dikkate alınmak sureti ile, davacı ve davalı vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;<br>\t1)Davacı ve davalı vekillerinin, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.10.2022 tarih ve 2021/778 Esas - 2022/810 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-a)Alınması gereken 427,60TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, <br>\tb-Alınması gereken 8.312,16TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 2.078,04TL'nin mahsubu ile bakiye 6.234,12TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA,<br>\t3)İstinaf giderlerinin yapanların üzerinde bırakılmasına, istinaf giderinin kullanılmayan kısmının HMK’nin 333/1. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine,<br>\tDava dosyası üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, HMK’nin 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25.04.2024 günü oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c831987c5d12efa8","SID":"76deff595d973a0d"}}