{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/531 <br>KARAR NO: 2024/456<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/11/2020<br>NUMARASI: 2017/1321E. -  2020/622 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili ve davalı  ... AŞ vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı ... AŞ tarafından muhtelif bayilere sevk edilen yedek parça emtialarının davalı taşıyıcı şirket sorumluluğunda karayolu ile taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle, davacı/alacaklı müvekkili sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına ödenen hasar tazminatından doğan rücuen tazminat alacağının  tahsili için  İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden davalı taşıyıcı şirket ile onun sigortacısı olan diğer davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak, borçlu/davalı şirketler tarafından  takibe itiraz edildiğini, borçlu/davalı şirketler tarafından icra dosyasına yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, alacaklı müvekkilinin şirketin ... numaralı nakliyat  abonman  blok sigorta sözleşmesi ile sigortalı olan dava dışı sigortalı ... AŞ tarafından yurt içindeki muhtelif bayi ve servislere gönderilmek üzere sevk edilen yedek parça emtialarının nakliye sırasında hasarlandığını, dava konusu hasarın müvekkili şirkete ihbar edilmesi üzerine yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde tanzim edilen ekspertiz raporunda \"Yaptığımız incelemede hasarlanan yedek parçaların ... ilinde güvenlikli ve kapalı alan içerisinde stoklandığı tespit edilmiştir. Hasarlı yedek parçalar firma yetkilileri tarafından nezaretimizde forklift ile depo önündeki açık alana çıkartılmış ve burada tarafımızca tek tek kontrol edilmiştir. Hasarlı aksamlar fotoğraflanmış; ve referans numaraları alınarak hasarlı emtia listesi oluşturulmuştur. Hasarlı parçalardan, oto camlarında çatlaklar ve kırıklar, sac ve aksamlarda ezilme, bükülme, çizik ve deformasyonlar, tampon gibi plastik aksamlarda kırıklar ve çizilmeler tespit edilmiştir. Yedek parçaların ambalajlarının yurt içi nakliyeleri için uygun oldukları gözlenmiştir. Tespitlerimiz sonrasında aksamlar sigortalı firma yetkilileri tarafından kırılmak, ezilmek ve delinmek suretiyle teker teker kesinlikle tekrar yedek parça olarak kullanılamayacak şekilde imha edilmiştir. \" şeklinde açıklamalarda bulunulduğunu, devamında da \"Sigortalı firma yetkilileri tarafından yedek parçaların kontrol edildikten sonra kanaatimizce de uygun olarak, nakliye firmasına hasarsız olarak teslim edildiği ve sigortalı ... A.Ş. firması yetkililerinin de emtiayı kontrol ederek teslim aldıkları beyan edilmiştir. Sigortalı firmanın sevkiyat ofisinde yaptığımız incelemede beyana uygun olarak oto yedek parçalarının kontrollü şekilde teslim edildiği/alındığı gözlemlenmiştir. Tarafımızca tespitleri yapılan yedek parçaların alıcılara hasarlı olarak teslim edildikleri ve bu parçaların nakliyat esnasında hasarlarının meydana geldiği raporumuza ekli tutanaklar ile anlaşılmıştır.\" yönünde izahatlar yapılmak suretiyle hasarlanma olayının nakliye esnasında gerçekleştiğinin somut bir şekilde ortaya konulduğunu, ayrıca hasara sebebiyet veren nakliyeci firmanın ... AŞ olduğunun belirtildiğini, hasar tespit tutanaklarında da taşıma işlemi sırasında hasarın meydana geldiğinin açıkça belirtildiğini ve imza altına alındığını, işbu hasarlanma olayı sonucu müvekkili sigorta şirketinin, ilgili nakliyat sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalısı ... AŞye  %20 poliçe marjı ilavesiyle 10.11.2014 tarihinde 8.251,47 TL hasar tazminatı ödendiğini, bu ödeme ile TTK'nın 1472.maddesi uyarınca  sigortalısının haklarına halef olduğunu,  zarar sorumlusuna %20 poliçe marjı hariç tutulmak suretiyle hasar tazminatı olarak ödenen 6.876,23 TL için rücu hakkı doğduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... AŞ (Eski Unvan: ... AŞ) vekili, savunmasında özetle;  davacı şirketin davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın müvekkili şirket yönünden reddi gerektiğini, müvekkil şirketin sigortalısı ... ile davacı şirket sigortalısı ... arasında imzalanan taşıma işleri sözleşmesi gereğince ... aleyhine açılan İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/662 Esas sayılı dava dosyasının konusu ve taraflarının aynı olduğunu, davacı şirket tarafından seri dava olarak açılan tüm davaların İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/662 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiğini,  davacı şirketin yedek parça hasarına dair taleplerinin hiçbir geçerli yasal dayanağı bulunmadığını, mali mesuliyet sigorta poliçesi ön şartına göre süresinde tespit edilmiş bir hasar bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davacı şirketin kendi poliçelerinin teminatı kapsamında olmayan lütuf ödemesi sayılabilecek ödemeler yaptığını, bu nedenle yaptığı ödemelerin rücu talebine konu edilemeyeceğini, davacı şirketin iddia ettiği sorumluluğun müvekkili şirket ve diğer davalı açısından her şekilde TTK ve/veya CMR konvansiyonunda düzenlenen şekilde sınırlı sorumluluk olduğunu, bu davanın  İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/662 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini ve %20 oranında  kötüniyet tazminatına hükmedilmesini  istemiştir. Davalı ... AŞ vekili, savunmasında özetle; uyuşmazlığın eşya taşımaya ilişkin olduğunu, bunun da ihtilaflı olmadığını, her bir taşıma için zamanaşımının dolduğunu, dava dışı ... AŞ ile müvekkili arasında nakliye sözleşmesi bulunduğunu, hasar tespit tutanaklarında müvekkilinin yetkililerinin imzasının bulunup bulunmadığının anlaşılamadığını,  müvekkilinin tutanaklarda onayının olmadığını, onayı görünen tutanakların  da okunaklı olmadığını, yedek parçaların imhasına ilişkin bir videonun dahi bulunmadığını, hasara ilişkin bir belgenin bulunmadığını,  sorumluluk olduğu kabul edilse dahi bunun CMR ve TTK'ya göre sınırlı sorumluluk olduğunu, ancak davacının eksik emtialara ilişkin ağırlık bilgisi sunamadığını,  takibin ve davanın haksız olduğunu savunarak, davanın reddi ile  davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ''... Sigorta poliçeleri, ekspertiz raporu, hasar tespit tutanakları, faturalar, emsal bilirkişi raporları, bilirkişi heyeti raporu, takip dosyası, taşıma irsaliyesi, taraflar arasındaki nakliye sözleşmesi, iddia ve savunmalar ile tüm dosya münderecaatı birlikte değerlendirildiğinde; ...   A.Ş. İle davalı ... A.Ş. Arasında dava dışı  ... A.Ş'nin oto yedek parçalarını muhtelif bayilere taşıma konusunda anlaşma olduğu hususunun taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığı, ancak   sigortalı  oto yedek parçası emtia hasarının,  gerçekleşen taşıma sırasında meydana gelip gelmediği, ve bu hasar nedeniyle davacı tarafından yapılan ödemenin teminat kapsamında olup olmadığı hususunda uyuşmazlık bulunduğu, davacı tarafça, hasarlı emtiayaya ilişki hasar tespit tutanakları sunulmuş olduğu dosya kapsamında anlaşıldığı, lakin sevk irsaliyelerine göre, taşımaya konu emtiaların alıcısı olan bayiilere ve/veya servislere çekincesiz olarak teslim edildiği, teslim belgelerinde hasara ilişkin herhangi bir şerhin bulunmadığı, hasarlanan emtialara ilişkin hasar tutanaklarının emtiaların  gönderildiği alıcısı bayii ve servislerde değil, daha sonradan sigortalı ... A.Ş. tarafından kullanıldığı anlaşılan davalı ... A.Ş.’ne ait depoda bulunduğu sırada tanzim edildiği, hasar tespit tutanaklarında hasar ayrıntılarına ve hasarın ne zaman meydana geldiği konusunda ayrıntıya veya bilgiye yer verilmediği,bu nedenle hasara konu yedek parçalarının teslimat tarihinden kaç gün sonra hasarlı olduklarının tespit edildiği yönünde somut delile ulaşılamadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça söz konusu emtianın ne şekilde ve hangi nedenle davalı ... A.Ş.’ne ait depoya götürüldüğü, sigortalı ile ... A.Ş. arasında taşıma sözleşmesi yanında depolama sözleşmesi de olup olmadığı hususlarına açıklık getirilmediği gibi, emtianın alıcısına teslimi sırasında düzenlenen veya davalı taşıyanın hasarın taşıma esnasında meydana geldiği hususunda kabulünü içeren herhangi bir tutanak sunulmadığı, davalıların sorumluluğunun TTK. Kanunun 882.maddesi ve CMR'nin 21.maddesi gereğince sınırlı sorumluluk olduğu, bu nedenle talep edilebilecek tazminatın hasarlı emtianın eksik brüt ağırlığının  kg. başına 8.33 SDR hesap birimini aşaıyacağı oysa bu konuda dosyada sunulan hiçbir belge olmadığı, bu sebeplerle davacı sigorta şirketinin sigortalısına poliçe teminatı kapsamında olmayan lütuf ödemesi yaptığı ve bu ödemeyi halefiyet hükümlerine dayanarak rücu talebine konu edemeyeceği, anlaşılmakla  davaya konu hasarın davalının taşıması esnasında meydana geldiğinin dosya kapsamı itibariyle kanıtlanamamıştır. İşbu açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.Davacının, davayı açmada kötüniyetli olmadığı anlaşıldığından, davacı/alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.\"  gerekçesiyle davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar  verilmiştir.  Bu karara karşı,  davacı vekili ile ve davalı ... AŞ vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eldeki dava ile bire bir aynı mahiyette olan bir başka davada  mahkemece verilen davanın reddi kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesinin 18.04.2019 tarihli ve  2018/2172  Esas,  2019/571  Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne dair yeni hüküm kurulduğunu, bu kararda dava konusu poliçenin özel şartlar 5.maddesindeki ''yedek  parçaların stok sahasına girdiği andan itibaren ilk 60 gün içinde tespit edilen hasarlar teminata dahildir'' hükmü ile ekspertiz raporunda da bahsedilen dava konusu emtianın hasar tutanakları ve ambar çıkış fişlerini birlikte değerlendirildiğini,  hasar tespitinin poliçede belirtilen sürede yapıldığını ve tazminat ödemesinin teminat dahilinde olduğunun kabulü gerekeceğinin belirtildiğini, TTK'nın 875.maddesi kapsamında davanın kabulüne karar verildiğini,  eldeki davada da özel şartlarda yer alan madde ve ekspertiz raporunda da bahsedilen dava konusu emtianın hasar tutanakları ve ambar çıkış fişlerini birlikte değerlendirildiğinde görülecektir ki hasar tespitinin poliçede belirtilen sürede yapıldığını, böylece yapılan tazminat ödemesinin teminat dahilinde kaldığını,  davacı müvekkilinin  sigortalısı mal satıcısı/taşıtan ... AŞ ile (...) davalı taşıyan ... AŞ arasında delil sözleşmesi niteliğinde olan bir nakliye sözleşmesi akdedildiğini,  bu sözleşmenin 7.maddesinin 6.paragrafı çerçevesinde hasarlı emtiaların davalı taşıyan ... tarafından toplanarak kendisine ait ... Tesisleri’ne (depoya) konulduğunu,  bunun sebebinin ise yine 7.maddenin 6.paragrafı icabı davalı taşıyana mal alıcısı bayiler nezdinde hasara uğrayan bütün malları ekspertiz raporunun hazırlanması amacıyla toplama hakkına sahip olduğunu,  dolayısıyla dava konusu emtianın hasara uğradığı, emtianın davalı taşıyanın depoya alınması ile belli olduğunu,  davalı taşıyanın, emtiayı deposunda tutması sebebiyle şüphesiz ki hasarı bildiğini, hasarlı emtianın davalı taşıyanın deposuna alınması, hasarın davalı taşıyanın sorumluluğunda gerçekleştiğinin açık delili olduğunu, hasarlı emtianın, davacı taşıyanın deposuna alınmasının başka izahı olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ...  AŞ vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  davanın reddine karar verilmesine rağmen  şartları oluşan kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin  usul ve yasaya aykırı olduğunu,  zira davacının davasını ispatlayamadığını, taşıma kapsamına girmeyen bir hasarı ödeyerek lütuf ödemesi yaptığını, hasar tespitinin de kötüniyetli yapıldığını, buna rağmen davacı tarafça  müvekkili aleyhine yüksek miktarda ve kötü niyetli takip yapıldığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kötüniyet tazminatına hükmedilmek suretiyle düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, nakliyat abonman sigorta poliçesi kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin, davalı taşıyan ile onun sigortacısından rücuen tahsili istemiyle başlatılan ilamsız icra takibine vâki itirazların iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili ve davalı  ... AŞ vekili tarafından,  yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.  Dosya kapsamında bulunan İstanbul Anadolu ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçluları  aleyhine 8.251,41 TL asıl alacak, 370,00 TL avans faizi olmak üzere toplam 8.621,47 TL alacak yönünden 30.03.2015 tarihinde icra takibi başlatıldığı,  takip dayanağı olarak 10.11.2014 tarihli poliçenin gösterildiği, ödeme emrinin davalı   davalı  ... AŞ  ve ... AŞ'ye 02.04.2015 tarihinde tebliğ edildiği,  davalı  ... AŞ tarafından 07.04.2015'te davalı ... AŞ tarafından 03.04.2015 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin  istinaf istemi yönünden yapılan incelemede;  Davacı ile dava dışı sigortalı  ... AŞ arasında 31.12.2013-31.12.2014 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı ''Nakliyat Abonman Blok Poliçesi'' düzenlendiği, poliçe ile dava dışı şirket tarafından yurt içindeki muhtelif bayi ve servislere  gönderilmek üzere sevk edilen yedek parça emtialarının nakliyesi sırasındaki oluşacak rizikoların sigortalandığı, sigortalının söz konusu yedek parçaların bayilere teslimi için davalı tarafça gerçekleştirilen taşıma sırasında hasarlandığı belirtilerek dava dışı sigortalıya davacı tarafından ödeme yapıldığı, davacının, davalı taşıyıcı ve onun sigortacısı diğer davalıdan ödediği bu bedelin rücuen tahsilini talep ettiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, dava dışı sigortalının yurtiçindeki muhtelif bayi ve servislerine gönderilecek yedek parça emtiasının taşıma işini davalı ...  AŞ’nin gerçekleştirdiği ve bu taşıma işinin diğer davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalandığı ihtilafsız olup, uyuşmazlık, sigortalı emtia hasarının 22.07.2014-05.08.2014  tarihleri arasında gerçekleşen taşıma sırasında meydana gelip gelmediği, bu sırada meydana gelmiş ise davalıların sorumluluğu bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.TTK'nın 875.maddesi ''(1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. (2) Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır.'' hükmünü içermektedir. Dava dışı sigortalı ile davalı ... AŞ arasında akdedilen nakliye sözleşmesinin ''Zarar ve Ziyanlar Konusundaki Sorumluluk-Tazminat'' başlıklı  7.madddesi ''... yüklenen kolilerin sayısından ve iyi durumda olmalarından sorumludur. Kendisinin bu sorumluluğu ... mağazasında yük teslim formunun imzalanmasından itibaren başlar ve konuyla ilgili hiçbir şerhde bulunmayıp kaşelerini basan alıcılara teslimata kadar devam eder. ... Alıcı tarafından gerektiği şekilde tespit edilen hasar veya zarar meydana gelmesi halinde alıcı ...’a şikayette bulunacaktır. Bunun üzerine ... alıcı adına tanzim edilmiş satış faturalarını esas alarak ilgili parçalar için tespit edilen zarar kadar alıcıyı tazmin edecektir. Bu referans fatura ve yine tazminat talebi, zararın ... tarafından kendisine tazmin edilmesini isteyen ...’ın tazminat talebi için kanıt teşkil edecektir. ... kendi sigorta şirketi tarafından ekspertiz amacıyla bayiler nezdindeki bütün hasarlı malları masrafı kendisine ait olmak üzere toplama hakkını saklı tutar...” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Davacı tarafça, hasarlı emtialara  ilişkin hasar tespit tutanakları sunulmuş ise de, sevk irsaliyelerine göre, taşımaya konu emtiaların alıcısı olan bayiilere ve/veya servislere çekincesiz olarak teslim edildiği, teslim belgelerinde hasara ilişkin herhangi bir şerhin bulunmadığı, hasarlanan emtialara ilişkin hasar tutanaklarının emtiaların  gönderildiği alıcısı bayii ve servislerde değil, ...  AŞ tarafından kullanılıp kullanılamadığı ve davalı ...  AŞ'ye ait olup olmadığı anlaşılamayan depoda bulunduğu sırada tanzim edildiği ve akabinde hasar tespit tutanakları düzenlendiği, hasar tespit tutanaklarında hasar ayrıntılarına ve hasarın ne zaman meydana geldiği konusunda ayrıntıya veya bilgiye yer verilmediği, nakliye sözleşmesinin 7. maddesinde düzenlenen prosedürün işletilmediği, hasara neden olduğu iddia edilen ilgili taşımanın kim tarafından ve hangi tarihte gerçekleştiğinin belli olmadığı anlaşılmaktadır. Emtianın alıcısına teslimi sırasında düzenlenen veya davalı taşıyanın imzasını içeren herhangi bir tutanak sunulmamış olup, bu durumda hasarın davalı taşıması esnasında meydana geldiğinin ispatlanamadığının kabulü gerekir. Kaldı ki bu tutanakların çoğunda kolinin sağlam olduğu,  ancak içinden çıkan parçanın hasarlı olduğu belirtilmiştir. Oysa nakliye sözleşmesinin 6.maddesinde ambalajlama işinin davacının sigortalısı tarafından gerçekleştirileceği hüküm altına alınmış olup bazı tutanaklarda  ''koli sağlam içinden çıkan parça hasarlı'' seçeneğinin işaretlenmesi sebebiyle taşımaya konu emtiadaki hasarın ne şekilde meydana geldiği  ambalajın yeterli olup olmadığı da belirlenememektedir.  Davacı tarafça söz konusu emtianın ne şekilde ve hangi nedenle davalı  ...  AŞ'ye ait depoya götürüldüğü, sigortalı ile  ...  AŞ arasında taşıma sözleşmesi yanında depolama sözleşmesi de olup olmadığı hususlarına açıklık getirilmediği gibi, emtianın alıcısına teslimi sırasında düzenlenen veya davalı taşıyanın, hasarın taşıma esnasında meydana geldiği hususunda kabulünü içeren herhangi bir tutanak sunulmadığı, mevcut dosya kapsamına göre davaya konu hasarın davalının taşıması esnasında meydana geldiğinin davacı tarafından  kanıtlanamadığı görülmektedir. Bu durumda emtiadaki hasarın davalı tarafından gerçekleştirilen taşıma sırasında meydana geldiği hususu kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ayrıca, her ne kadar davacı vekili İstanbul BAM 12.Hukuk Dairesine ait aynı konuda verilmiş bir kararı emsal olarak sunmuş ise de, her uyuşmazlık kendine özgü olduğu gibi  emsal karardaki somut olayda davalı taşıyıcının imzaladığı, somut olaya ve taşımaya ilişkin  hasarın kabulüne dair muvafakatname ve beyanname adlı bir belgeye dayanıldığı görülmektedir. Bu nedenle söz konusu karar  eldeki dava için emsal sayılamayacaktır. Bu sebeplerle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Davalı ... Ltd. Şti.vekilinin istinaf istemi yönünden yapılan incelemede; İİK'nın 67/2. maddesi gereğince, alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunun belirlenmesi hâlinde, karşı tarafın talebi üzerine, hükmolunan alacağın % 20'sinden az olmamak üzere uygun bir tazminata karar verilebilecektir. Maddede de belirtildiği gibi, kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinin haksız olması ile birlikte kötü niyetli de olması gereklidir. Kötüniyet kavramının, somut olayın özelliklerine göre belirlenmesi gerekir. Ancak somut olayda davalının ileri sürdüğü hususlar davacının kötüniyeli olduğunu göstermeyeceğinden mahkemece kötüniyet tazminatı talebinin reddinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu sebeplerle, davalı  ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekili ile davalı  ... AŞ vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca  ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekili ile davalı  ... AŞ vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı ... AŞ tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının bu davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin  üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.21.03.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e4e0740a987d5484","SID":"7e7f97b346612178"}}