{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA <br>DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI <br><br><br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ : 02/02/2024<br>DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ : 03/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ : 03/05/2024<br><br><br>Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/11/2019 tarihinde müvekkilinin ... plakalı motosikleti ile seyir halinde iken ... Sigorta A.Ş. Nezdinde sigortalısı ...'ın idaresindeki ... plakalı araç arasında davalı tarafın sebep olduğu trafik kazasının vuku bulduğunu, müvekkilinin ağır yaralandığını, %69 engelli hale geldiğini, uzun süreler iş göremez hale geldiğini, organlarının zedelendiğini, bakıcı gideri, sürekli sakatlık tazminatının ortaya çıktığını, kaza sonucu kişinin uğradığı, haksız fiil nedeniyle ağır elem ve üzüntü duyduğunu ifade ederek, müvekkil ...'in sosyoekonomik olarak %69 oranından engelli bakıma muhtaç herhangi bir gelirinin olmaması nedeniyle adli yardım taleplerinin kabulüne, davalı ...'ın haksız fiil neticesinde mağdur olan müvekkillerimin dava konusu alacağını güvence altına alınması için davalıya ait taşınır, taşınmazlar ve banka mevduatları üzerine Adli Yardım talebimiz nedeniyle teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, HMK 107. Maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açılmış olan maddi tazminat davası için 17.11.2019 tarihli kaza neticesinde bedensel zarara uğrayan müvekkil için şimdilik 1.000,00 TL  maddi tazminatın  davalı ... yönünden olay tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden başvuru tarihi olan 12.05.2021 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline, davacı için  17.11.2019 tarihli kaza neticesinde uğradığı manevi zarar için 500.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden  işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince 02/02/2024 tarihli ara karar ile; davacının talebinin yargılamayı gerektirmesi, davacının davalıdan talep edebileceği muaccel hale gelmiş bir alacağı olup olmadığı konusunda ihtiyati haciz kararı vermeye yetecek nitelikte delil olmaması, dosyaya yansıyan mevcut kusur durumu nazara alındığında 2004 sayılı İİK 257. maddesi şartları oluşmaması gerekçesiyle; \"davacının ihtiyati haciz talebinin reddine\" karar verilmiştir.<br>Ara karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrarla, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yeterli delillerin sunulduğunu, davacının dava konusu alacağını güvence altına alınması için ihtiyati haciz kararının verilmesi gerektiğini, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sulh olma, tazminatın ödenmesi vs. gibi durumlar nedeniyle hakkın elde edilmesinin zorlaşması veya tamamen imkansız hale gelmesi ihtimalinin söz konusu olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. <br>Uyuşmazlık, trafik kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemli açılan davada geçici hukuki koruma talebine ilişkindir.    <br>Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nın 353'üncü maddesi uyarınca  dosya üzerinden yürütülmüştür.<br>Buna göre;\t<br>Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme ara kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve taraflar arasındaki ihtilafın yargılamayı gerektirdiği, muaccel hale gelmiş ihtilafsız likit bir alacak bulunmadığı, bu haliyle ihtiyati haczin yasal şartlarının oluşmadığı şeklindeki takdirine göre ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, savcılık aşamasında kusur durumuna  göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Dava adli yardımlı görüldüğünden istinaf harçları hususunda karar verilmesine yer olmadığına,<br>3-Yapılan istinaf giderlerinin başvuran davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ile harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 03/05/2024 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f madde ve fıkrası ile 2004 sayılı İİK'nun 265/5 maddesi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.\t<br>\t\t\t\t<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c2d8a5778d71f1b4","SID":"4f5f909d56b21eb6"}}