{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/191 <br>KARAR NO: 2024/573<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/02/2019<br>NUMARASI: 2014/1277 Esas -  2019/143 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/04/2024               \t<br>Taraflar arasında görülen maddi ve manevi tazminat talepli davada; yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına  karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen kararın, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 20/02/2019 gün ve 2022/2643 Esas - 2023/6384 Karar sayılı ilamıyla; \" İlk derece mahkemesi kararına karşı  davalı vekilince katılma yolu ile istinaf yoluna başvurulduğu halde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalı vekilinin istinaf başvurusu hakkında inceleme ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafın istinaf başvurusu hakkında HMK'nın 359/1-2. hükümlerine uygun şekilde değerlendirme yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin  bozulmasına...\" denilerek  bozulması sonucunda; HMK'nın 373/3.maddesi hükmü gereğince duruşmalı bir biçimde, usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda dosya incelendi gereği düşünüldü;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ( ... Ticaret Limited Şirketi) taşımacılık yaptığı olduğu ... plaka sayılı yolcu otobüsünün neden olduğu 28/11/2003 günlü trafik kazasında araç içinde yolcu olarak bulunan vekil edenin ağır bir biçimde yaralandığını ileri sürerek fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatına ilişkin olmak üzere 250.000,00-TL maddi ve 150.000,00-TL manevi tazminatın, kaza tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. ... Oto. İşl.Tic. Ltd.Şti vekili Av. ... tarafından davalı sıfatıyla  dosyaya sunulan 23/01/2014 havale günlü cevap dilekçesinde ise özetle; görev, zamanaşımı ve yetki itirazında bulununarak,  davalı şirketin ticari merkezinin Bayrampaşa-Esenler'de bulunan Büyük İstanbul Otogarı bulunduğundan,  eldeki davaya bakmakla görevli yer mahkemesinin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi  olduğu ileri sürülerek dosyanın söz konusu bu mahkemeye gönderilmesi talep edilmiş; cevap dilekçesinde ayrıca  müvekkil şirkete ait ... plaka sayılı aracın karıştığı 28/11/2003 günlü trafik kazasında yaralanan yolcuların uğramış oldukları maddi ve manevi  zararların  fazlasıyla  karşılandığını ve davacı hariç diğer yolculardan hiç birinin aleyhe dava açmadığı halde, talep konusu kazadan 10 yıl geçtikten sonra fahiş maddi ve manevi tazminat talebiyle  davacı tarafından dava açılmasının iyi niyetle bağdaşmadığı, talep edilen manevi tazminat miktarının küçük bir servet niteliği taşıdığı ileri sürülerek   davanın reddine karar verilmesinin savunulduğu ve  kazaya sebebiyet verdiği ileri sürülen aracın ZMM sigortacısı bulunan ... Sigorta A.Ş'ye davanın ihbarı talebinde bulunulduğu görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; 1-Davacının davasının KISMEN KABUL / KISMEN REDDİ ile, 156.055,21 TL maddi tazminatın 28/11/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,2-Kalan kısımlar yönünden davanın REDDİNE,3-Manevi tazminat istemi yönünden 50.000,00 TL manevi tazminatın 28/11/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Manevi tazminat istemine yönelik kalan kısımlar yönünden davanın REDDİNE, karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından ve katılma yolu ile de davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna   başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; davacı yararına hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatlar bakımından avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir, ... Oto.İşl.Tic.Ltd.Şti vekilinin istinaf nedenleri ise; davacının talep ve dava hakları zamanaşımına  uğramış olmasına ve taraflarınca zamanaşımı itirazında bulunulmuş olmasına rağmen  hatalı değerlendirme sonucunda ilk derece mahkemesi tarafından zamanaşımı itirazının reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu; ayrıca  müvekkil şirketin vekilliğini yapan Av...., 13/02/2015 günlü dilekçe ile vekaletten çekildiğini bildirmesine rağmen, çekilme keyfiyetinin ve bundan sonra yapılan tüm tebligatların müvekkil şirketin iş yeri adresi olan \" Büyük İstanbul Otogarı No:... Bayrampaşa/İstanbul\" yerine usulsuz bir biçimde \" ... Yolu 14 Km No:.. Ovaakça Osmangazi/Bursa\" adresine yapıldığından  savunma haklarının kısıtlandığı, kaldı ki müvekkilinin tarafına vekalet vermesi üzerine davadan haberdar olunarak sunulan 17/12/2018 günlü dilekçe ile müvekkili şirkete ve tarafına tebliğ edilmeyen bilirkişi raporunun tebliği istenerek  rapora karşı beyanlarını sunabilmeleri için süre talep edildiği halde  bu dilekçenin dahi dikkate alınmadığı, dolayısı ile  adil bir yargılama bulunmadığı, sonuç itibariyle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak zamanaşımı süresinin geçirilmesinden sonra açılan ve dürüslük kuralına aykırı bulunan davanın reddine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkin olup; istinaf edenlerin sıfatına, istinaf edenlerin istinaf dilekçelerinde açıkça ileri sürdükleri sebeplerle  sınırlı olmak kaydıyla yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; (1)Görülmekte olan davada; davacının yaralanmasıyla sonuçlanan tek taraflı  trafik kazasına sebebiyet veren ve istinaf yasa yoluna başvuran  şirketin maliki  bulunduğu ... plaka sayılı aracın yolcu otobüsü olduğu ve kazanın  da ticari taşımacılık sırasında meydana geldiği, eldeki davanın ise taşımacılık işini yapan ... Ticaret Limited Şirketi aleyhine açıldığı, dava dilekçesinin ve tensip zaptının bu şirketin ticaret sicil gazetesinde gösterilen \"... Yolu ... Km Ovaakça Osmangazi/Bursa\" adresinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, dava dilekçesi ile kendisine husumet yöneltilen şirketin davaya cevap vermediği, onun yerine davalı sıfatıyla ... Sey.ve Oto.İşl.Tic.Ltd Şirketi  vekili tarafından cevap dilekçesi sunulduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Her ne kadar dava dilekçesinde  kendisine husumet yöneltilen şirket ve davaya cevap veren şirket esasen farklı şirketler ise de, her iki şirket temsilcisinin  aynı kişi olduğu (- ...) ve çok benzer isimlere sahip bu şirketlerin grup şirketi niteliği taşıdığı ve istinaf yasa yoluna başvuran şirket vekili Av. ...'ın  istinaf aşamasında vekillikten çekilmesini müteakip  Av. ... ve Av....  tarafından dosyaya sunulan ve Bursa ....Noterliği tarafından düzenlendiği anlaşılan 17/01/2020 gün ... yevmiye nolu vekaletnameden de anlaşılacağı üzere adı geçen bu  avukatların her iki şirketi de  temsil etmekte bulundukları  anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; istinaf yasa yolunu başvuran şirketin, davalı değil sadece asıl davalı şirketin yerine  hareket ettiğinin kabul edilmesi gerektiğinden ve davalı asil yerine hareket eden  şirket vekilinin, vekillikten çekilmesinden sonra  görülmekte olan dava ile ilgili tüm  tebligatların  asıl  davalı şirkete  yapılmış olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı gibi, davalı tarafın davadan ve yargılama aşamalarından haberdar olmadığının ve bu suretle de savunma haklarının kısıtlandığının kabulüne de  olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle; davalı taraf vekilinin açıklanan hususa temas eden istinaf başvurusunun reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. (2)Davalı tarafın zamanaşımına yönelik istinaf itirazına gelince; Görülmekte olan davada taraflar arasında 6102 sayılı TTK'nın  850.maddesi kapsamında taşıma sözleşmesi bulunduğuna ve anılan  Yasa'nın 855/1 madde hükmü gereğince, yolcunun ölmesi veya bedensel bir zarara uğraması halinde zamanaşımı süresinin 10 yıl olmasına ve somut olayda talep konusu kazanın 28/11/2003 tarihinde meydana geldiği gözetildiğinde, davanın açıldığı 26/11/2018 tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçirilmemiş olduğunun da belirgin  bulunmasına göre; bu yönü amaçlayan davalı taraf istinaf itirazının yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından reddine karar verilmesi gerekmiştir. (Bkn; Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 24/06/2021 gün 2019/4644 Esas - 2021/5360Karar sayılı ilamı) (3)Somut olayda, davacının yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasına neden olan ... plaka sayılı aracın yolcu otobüsü olduğu ve işinde  ticari nitelik taşıdığı gözetildiğinde, araç yolcusu davacı lehine hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatlar bakımından talep gibi avans faizine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucunda yasal faize hükmedilmiş olması isabetsizdir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 05/11/2020 gün ve 2019/4787 E.-2020/6589 K. sayılı emsal içtihadı) Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin faiz cinsine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m. 353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına, istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile davalı tarafın reddedilen istinaf itirazları  nedeniyle taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek sadece yanılgılı olduğu sonucuna varılan hususun davacı yararına düzeltilmek ve her ne kadar verilecek karar istinaf yasa yoluna başvurunun incelenmesini müteakip verilecek karar şeklinde değilde, istinaf mahkemesinin esastan kararı şeklinde olması gerekli ve zorunlu ise de, Dairemizce verilen  30/12/2021 gün 2019/4072 Esas -2021/2202 Karar sayılı ilamdaki davalı taraf istinaf başvurusunun değerlendirilmemiş olmasına ilişkin eksiklik  tamamlanmak ve  davalı taraf istinaf başvurusu reddedilmek suretiyle; bozmanın usuli  bozma olması nedeniyle incelemenin istinaf incelemesi mahiyetinde olması ve bu doğrultuda hüküm oluşturulması gerektiği değerlendirilerek, bozma kapsamı dışında bırakılan diğer hüküm bölümlerine dokunulmaksızın aşağıdaki biçimde  hüküm tesis edilmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe gereğince; 1/a-İlk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda (3) nolu maddede açıklanan sebeple kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (1) ve (2) no lu maddede açıklanan sebeplerle reddine,  1/b-Davacı tarafça istinaf başvurusu sırasında yatırılan karar ve ilam harcının talebi halinde davacı tarafa iadesine, 1/c-Davalı tarafça karşılanması gereken 14.075,63-TL istinaf karar ve ilam harcından başvuru sırasında peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 6.666,00-TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 7.409,63-TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 2/a-İstinaf istemine konu olan İstanbul 10. asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/02/2019 tarihli 2014/1277 Esas, 2019/143 Karar sayılı kararının kaldırılmasına,2/b-Davacının davasının KISMEN KABUL / KISMEN REDDİ ile, 156.055,21 TL maddi tazminatın 28/11/2003 tarihinden itibaren işleyecek avans  faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısımlar yönünden davanın REDDİNE, 2/c-Manevi tazminat istemi yönünden 50.000,00 TL manevi tazminatın 28/11/2003 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat istemine yönelik kalan kısımlar yönünden davanın REDDİNE, 2/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar tarifesi gereği maddi tazminat yönünden alınması gereken 10.660,13 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.366,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 9.293,93 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,2/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar tarifesi gereği, harcın kamu düzeninden olması hususu da gözetilmek suretiyle, manevi tazminat yönünden alınması gereken 3.415,5‬0-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,2/f-Davacı tarafından yatırılan 1.366,20 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2/g-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği maddi tazminat yönünden kabul ve ret oranına göre hesap ve takdir olunan 15.234,42-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2/ğ-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği manevi tazminat yönünden kabul ve ret oranına göre hesap ve takdir olunan 5.850,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2/h-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği maddi tazminat yönünden kabul ve ret oranına göre hesap ve takdir olunan 10.105,58-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,2/ı-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/2.maddesi gereği davalı lehine manevi tazminat yönünden hükmedilen vekalet ücretinin, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretini geçemeyeceğinden, manevi tazminat yönünden kabul ve ret oranına göre hesap ve takdir olunan 5.850,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,2/i-Davacı tarafından yapılan toplam 2.424,10-TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 1.513,17 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,2/j-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3/Yatırılan  gider avansından arta kalanın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin hazır oldukları duruşmada yapılan inceleme sonucunda ve HMK. m. 361. gereğince, tebliğden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.16/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7be47de2d5f4ddd3","SID":"dd725d00cc704d0a"}}