{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/587 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/248<br><br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: 13/09/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 02/05/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili 13/09/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle: Olay tarihi olan 14/12/2013 tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç seyir halinde iken sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle ...'in kullandığı araçta yolcu olan müvekkili ...'in yaralandığını, taraflarınca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve Arabuluculuk Anlaşamama tutanağı imzalandığını, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında ... plaka sayılı aracın ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili ...'in söz konusu trafik kazası nedeniyle, .... Üniversitesi Hastanesi'nden 13.10.2021 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %16,2 oranında malul kaldığını,   müvekkilinin haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini, müvekkilinin bu mağduriyetinin ve maluliyet zararının giderilmesi için  sigorta şirketinden ZMSS  kapsamında  alacağı olan maluliyet  tazminat miktarının  bilirkişi marifeti  ile  hesaplanarak  müvekkile ödenmesi için dava yoluna  gitme mecburiyetinin hasıl olduğunu beyan ederek, davanın Belirsiz Alacak Davası olarak kabulü ile maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, 500,00 TL sürekli iş göremezlik, 250,00 geçici iş göremezlik, 250,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili 25/10/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkili şirket aleyhinde, dava konusu olay ve taleple ilgili olarak daha önceden Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ... sayılı başvuru dosyası ile sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talepli tahkim başvurusu ikame edilmiş olup huzurdaki dava konusu taleple ilgili kesin bir hüküm bulunduğunu, Tahkim Başvuru Dosyası'nda müvekkil şirket bakımından verilen bir kesin hüküm bulunduğundan  davacının aynı olay sebebiyle sürekli iş göremezlik zararı talebini dava konusu yapmasının mümkün olmadığını, davacı tarafından STK nezdinde ... sayılı başvuru dosyası ile geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talepli olarak tahkim yargılamasına başvurulup, işbu davanın derdest olduğu için davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden derdestlik itirazlarının bulunduğunu, davacı ile müvekkili şirketin dava öncesinde ihtiyari arabuluculukta anlaştığından tazminat talep edilemeyeceğini,  davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığından davanın esastan reddi gerektiğini, davacının işbu davadan önce müvekkili şirket aleyhinde Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde ikame ettiği ... sayılı başvuru dosyasında verilen 19/07/2022 tarihli ve ... sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı ile de başvurunun zaman aşımı nedeni ile esastan reddine karar verilmiş olup, kesin hüküm bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini, ödeme tarihinhdeki mevzuat hükümlerine uygun yapılan hesaplamalar neticesinde belirlenen 502.000,00 TL tazminat ödemesi 01/11/2021 tarihinde müvekkili şirket tarafından davacı tarafa yapıldığını, ödeme tarihindeki mevzuat hükümlerine uygun yapılan hesaplamalar neticesinde belirlenen 50.000,00 TL tazminat ödemesinin 01/11/2021 tarihinde müvekkili şirket tarafından davacı tarafa yapıldığını, davacının maluliyet zararının müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini ve müvekkili şirketin sorumluluğunu eksiksiz olarak yerine getirdiğinden davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davayı ve sorumluluklarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirkete sigortalı bulunan ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı, var ise kusur oranının ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından belirlenmesi gerektiğini, davacının maluliyet zararının öncelikle müvekkili şirket tarafından davacıya yapılan ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanması gerektiğini ve davacının bakiye zararının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiğini, ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından davacının kalıcı maluliyete uğradığı tespit edilir ise maluliyet zararının aktüreler siciline kayıtlı aktüer sıfatına haiz bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olmakla fiilen çalışıp gelir elde ettiğini de ispatlayamadığından, kazadan sonraki iyileşme süresi zarfında çalışamamaktan kaynaklanan herhangi bir gelirden yoksunluğu ve maddi zararı bulunmadığını, davacının edavi giderine ilişkin her türlü talebinin zorunlu mali mesuliyet (ZMM) sigortası teminatı kapsamında olmadığını, müvekkili şirketin davacının tedavi giderine ilişkin her türlü zararından sorumlu tutulmasının yasaya ve ZMM Sigortası genel şartlarına aykırılık teşkil edeceğini, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber olayda hatır taşımasının söz konusu olduğundan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğinden davacının faiz talebinin reddi gerektiğini beyan ederek, davanın usulden ve esastan reddini ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini arz ve talep etmiştir.<br>DELİLLER: ... 63. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Ceza sayılı dosyası, SGK yazı cevabı, Noterler Birliği yazı cevabı, Sigorta Tahkim Komisyonu yazı cevabı, <br>GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderlerinin tazmini davasıdır. <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/12/2013 tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç seyir halinde iken sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiği, bu kaza nedeniyle davacının yaralanıp malul olduğunu, kazaya sebep olan aracın davalı yanca ZMMS kapsamında sigortalandığı, bu kapsamda davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı ancak ödeme yapılmadığı ve bu kapsamda geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin tazminini talep ettiği anlaşılmaktadır.<br>Davacı vekilinin trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle sürekli işgöremezlik tazminatı davasını, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesine olanak bulunmadığından HMK'nin 107'nci maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde açması, dava değerini ise yalnızca ödenecek harcın belirlenmesi bakımından belirtildiği görülmekle, davanın HMK madde 107 kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.<br>5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12.maddesinde; \"Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. Beşbin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları bu madde uyarınca süresinde itiraz başvurusunda bulunulmaması hâlinde kesinleşir.Bu uyuşmazlıklar hakkında bu madde uyarınca yapılan itiraz üzerine verilen karar kesindir. Kırk bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir. \" düzenlemesi yer almaktadır.<br>Aynı Kanununun 30. maddesinin 23. fıkrasında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı belirtilmiş, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın tahkim usulüne ilişkin tebligatı düzenleyen 438. maddesinde de, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tebligatın 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir. Bu itibarla hakem kararı kendisine verilen mahkeme, hakem kararının kendisine verildiğini ve kararın neden ibaret olduğunu iki tarafa da yazılı olarak tebliğ etmelidir. Her iki taraf hakkında da temyiz süresi ancak bu tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/8205 E. 2020/6039 K. Sayılı kararı).<br>Dava şartlarını düzenleyen 6100 sayılı HMK'nın 114/1. maddesinin (ı) bendinde; \"Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması\" şeklinde ifade edilen derdestlik dava şartlarındandır. Buna göre önceden açılmış bir dava devam etmekte iken aynı konuda yeniden dava açılamaz, buna rağmen açılırsa yeni dava usulden reddedilir. Derdestlikten söz edilebilmesi için, daha önce açılmış olan davanın tarafları ile konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekmektedir.<br>Dava dosyasında yer alan kayıtlardan, eldeki davanın 13/09/2023 tarihinde açılmasından önce aynı kaza nedeniyle davacının davalıya karşı ilk olarak 22/01/2022 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğu, bedensel zararı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL tazminat talep ettiği, Uyuşmazlık Hakeminin ... tarih ... sayılı kararı ile zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, başvuru sahibi vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetinin ... tarih ve ...sayılı kararı ile itirazın yerinde görülmediğinden ve fakat farklı gerekçe ile reddine karar verildiği ve başvuru sahibinin itirazının temyiz yolu açık olarak karara bağlandığı, ancak kararın temyiz edilmediği anlaşılmıştır.<br>Aynı kaza nedeniyle davacının davalıya karşı ikinci olarak 10/01/2023 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğu, geçici-sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri zararı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 20,00 TL tazminat talep ettiği, Uyuşmazlık Hakeminin ... tarih ...sayılı kararı ile zamanaşımı nedeniyle ikinci kez reddine karar verilmiş, verilen karara karşı itiraz edilmediği görülmüştür.<br>Eldeki dava ile Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin ... tarih ve ... karar sayılı kararına ve  Uyuşmazlık Hakeminin ...tarih ... sayılı kararına konu başvurunun, işbu davanın tarafları ile konusunun ve dava sebebinin aynı olduğu, Tahkim Heyeti tarafından verilen kararın dava tarihi itibariyle kesinleştiği anlaşılmaktadır. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 12/10/2022 tarih, ...Esas ve ...arar sayılı ilamı). Anlatılan kapsamda eldeki davada başka bir dava şartı olan kesin hüküm söz konusu olduğundan HMK 114 ve 155. madde gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;<br>1-Davanın HMK madde 114/1-i ve 115/2 gereği kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL  harcının mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE irad kaydına, <br>3-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan miktar üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE irad  kaydına,<br>5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,<br>6-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>Dair, tarafların yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.<br><br>Katip <br> ¸e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim <br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dcf12f15fdbc1e60","SID":"42efc187a5b223ee"}}