{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/159 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/332<br><br>DAVA\t: Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 21/02/2011<br>KARAR TARİHİ\t: 30/04/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkillerinin davalı bankaya devrinden önce ... A.Ş'nin ... Şubesine yatırdıkları toplam 100.000 DEM paranın müvekkillerinin bankalara olan güveni kötüye kullanılarak ve iradesi sakatlanarak imzalatılan havale talimatı ile banka yönetimi tarafından ...'de paravan olarak kurulan dava dışı ...adlı banka hesabına aktarıldığını, bu şekilde toplanan paraların banka yönetimi tarafından grup şirketlerine ve hayali şirketlere usulsüz kredi verilmek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini, davalı bankanın kanuna aykırı eylemleri sonucu müvekkillerinin zarara uğradığını ileri sürerek, yapılan ıslah sonucu 51.129,188 Euro'nun tahsili ile paranın bankaya yattığı tarihten vade sonuna kadar akdi faiz, vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar ise akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. <br>Cevap: Davalı ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı mevduatından davalı bankanın sorumlu olmadığını, husumetin ...'ye yöneltilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Dosya Safahati:<br>... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 14.09.2012 tarihli ve ...Esas, ... Karar sayılı karar ile davanın ... yönünden kabulüne karar verilmiş ve bu kararı davalı banka vekili, borcu üstlenen ... vekili ve davacılar vekili temyiz etmiştir.<br>Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 12.06.2014 tarihli ve  2014/2275 Esas, 2014/11280 Karar sayılı kararı ile ...'nin borcu üstlenmesinin davalı bankayı sorumluluktan kurtarmayacağına işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.<br>... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 22.12.2015 tarihli ve ... Esas, ...Karar sayılı karar ile davanın ... ve davalı banka yönünden kabulüne karar verilmiş ve bu kararı davalı banka vekili, ... vekili ve ferî müdahil ... vekili temyiz etmiştir.<br>Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 24.10.2017 tarihli ve 2016/3764 Esas, 2017/5660 Karar sayılı kararı ile icra dosyasına ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.<br>... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyize konu 22.09.2020 tarihli ve ... Esas, ... Karar sayılı karar ile davanın kabulü ile davacıların yatırdığı paranın faizi ile birlikte davalı ...Ş. ve borcu üstlenen ...' den tahsiline karar verilmiş ve karara karşı süresi içinde davalı vekili, borcu üstlenen ... vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.<br>Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 16.01.2023 tarihli ve 2021/300 Esas, 2023/250 Karar sayılı kararı ile zamanaşımına ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm bozulmuştur.<br>Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:<br>Dava, davacının bankaya yatırdığı ve ...hesabına aktarılan mevduatının iadesi talebine ilişkindir.<br>Dava konusu zararın doğduğu iddia olunan tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Kanun'da düzenlenen ve 41 inci maddesinde ifadesini bulan haksız fiil sorumluluğu, kural olarak zarar verenin kusurlu olmasına bağlıdır. Kusur sorumluluğuna dayanan haksız fiil 818 sayılı Kanun'un 41 inci maddesinde, “Mesuliyet Şartı” başlığı altında; “Gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ile haksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur. Ahlâka mugayir bir fiil ile başka bir kimsenin zarara uğramasına bilerek sebebiyet veren şahıs, kezalik o zararı tazmine mecburdur.” şeklinde ifade edilmiştir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 49 uncu maddesinde de benzer bir düzenlemeye gidilerek kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Gerek 818 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi gerekse 6098 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesi, hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren kimsenin bu zararı tazmine mecbur olduğunu belirtmektedir. Böylece haksız fiilden sorumluluk, tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır.<br>Haksız fiil nedeniyle zarar gören kişinin alacak hakkı kanunda belirtilen süreler içinde talep ve takip edilmediği taktirde zamanaşımına uğrar. Bu durumda zarardan dolayı sorumlu tutulan kişilerin borçları zamanaşımı nedeniyle son bulur. 818 sayılı Kanun'un 60.maddesinde, “Müruru zaman”  başlığı altında; “Zarar ve ziyan yahut manevi zarar namiyle nakdi bir meblâğ tediyesine müteallik dâva, mutazarrır olan tarafın zarara ve failine ittılaı tarihinden itibaren bir sene ve her halde zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren on sene mürurundan sonra istima olunmaz. Şu kadar ki zarar ve ziyan dâvası, ceza kanunları mucibince müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsî dâvaya da o müruru zaman tatbik olunur. Eğer haksız bir fiil, mutazarrır olan taraf aleyhinde bir alacak tevlit etmiş olursa, mutazarrır kendisinin tazminat talebi müruru zaman ile sâkıt olsa bile o alacağı vermekten imtina edebilir” şeklinde düzenlenmiş olan zamanaşımı, 6098 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinde düzenlenmiş ve kısa olan bir yıllık zamanaşımı süresi iki yıla çıkarılmıştır.<br>Haksız fiilden doğan gerek maddi gerekse manevi tazminat davalarında zamanaşımı süresi, zarar gören tarafın zararı ve haksız fiil sorumlusunun kim olduğunu öğrenmesinden itibaren başlar. Her ne kadar kanun “zarar ve failine ıttıla” demişse de “fail” sözcüğünden “sorumlu kişi” anlaşılmalıdır. Zarar görenin zararı öğrenmesi demek de, zararın varlığı, mahiyeti ve esaslı unsurları hakkında bir dava açmaya ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hâl ve şartları öğrenmiş olması demektir. Tazminat hesabına yarayacak bütün ayrıntıların bilinmesi gerekmez (Akman, Sermet/Burcuoğlu, Halûk/Altop, Atillâ/ Tekinay, Selâhattin Sulhi: Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 7. Bası, İstanbul 1993, s.717-718).<br>Haksız fiillere uygulanacak üç zamanaşımı süresi belirlenmiştir. Bunlar, zarar görenin zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren başlayacak bir yıllık zamanaşımı; fiilin vukuundan itibaren işleyecek on yıllık zamanaşımı ve fiilin aynı zamanda ceza kanunlarında düzenlenmiş olması hâlinde uygulanacak olan ceza davası zamanaşımı süreleridir. Haksız eylem aynı zamanda ceza kanunları gereğince bir suç teşkil ediyorsa ve ceza kanunları ya da ceza hükümlerini ihtiva eden sair kanunlar bu eylem için daha uzun bir zamanaşımı süresi tayin etmişse, tazminat davası da ceza davasına ilişkin zamanaşımı süresine tabi olur.<br>Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 22.04.2022 tarih, 2021/7 esas ve 2022/2 karar sayılı kararı gereğince, mûdilerin ... alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihi esas alınarak, daha önceden temyiz incelemesinden geçmiş dosyalar bakımından içtihadı birleştirme kararının, usuli kazanılmış hakkın istisnalarından biri olduğu gözetilerek, dava konusu olay bakımından ceza mahkemesince banka yöneticilerinin eyleminin dolandırıcılık olarak nitelendirildiği dikkate alınarak uzamış ceza zamanaşımı süresinin bu suça göre belirlenmesi ve uzamış ceza zamanaşımı süresinin 10 yıllık zamanaşımı süresinden kısa olması halinde her halükarda 10 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınması, zamanaşımı durduran ve kesen sebeplerden davacı tarafça daha önce açılmış olan bir dava bulunması halinde  zamanaşımı süresinin, o davanın kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl olarak kabul edilmesi gerekmektedir.<br>Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa gelindiğinde, davacının bankaya 1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın ... hesabına aktarıldığı, davanın ise 2011 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı, bu itibarla davanın ... yönünden davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.<br>Bununla birlikte yargılamanın devamı sırasında, ...'nin borcu üstlendiğine dair beyanda bulunduğu, ...'nin, temyiz dilekçesinde zaman aşımı def'ini yinelediği, ancak ... Bank A.Ş.'nin temyiz dilekçesinde açıkça zaman aşımı def'ini ifade etmediği, ve fakat ... tarafından temyiz konusu yapılan zaman aşımı itirazının diğer davalı ... Bank A.Ş. lehine de değerlendirilmesi gerektiği, ... yönünden bozma gerekçesi yapıldığı gibi ... Bank A.Ş. yönünden de dava tarihi itibariyle alacağın zaman aşımına uğradığının kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,<br>1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 148,50-TL peşin harç ve 1.490,50-TL ıslah harcı toplamı olan 1.639,00-TL'den mahsubu ile fazla yatan 1.211,40-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,<br>3-Davacılar tarafından yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 477,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>5-Feri Müdahil ... Şirketi ve ihbar olunan tarafından yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına, davacıdan alınarak feri müdahil ... Şirketi'ne verilmesine,<br>6-Davalı ve borcu üstlenen taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 29.330,93-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ve borcu üstlenene verilmesine, <br>7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,<br>Dair, davalı ve feri müdahil ... vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin ve diğer feri müdahillerin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren on beş günlük süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.<br>30/04/2024 <br><br>Katip ...<br> <br> <br> <br>Hakim ...<br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8eb8f0b54140d67c","SID":"a81d22ad1c4dedbb"}}