{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1679 - 2024/713<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/1679 <br>KARAR NO\t\t: 2024/713<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>KATİP\t\t: ...(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t<br>TARİHİ\t\t: 23/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2016/359 Esas - 2021/721 Karar<br>DAVACI\t\t: ...(T.C. NO:...) ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...- ...<br>DAVALILAR\t\t: 1-...(T.C...) - ...<br>\t  \t\t2-...(T.C...) - ...<br>\t \t\t 3-... (T.C...) - ...<br>\t  \t\t4-...(T.C...) - ...<br> \t\t\t  5-...(T.C...) - ...<br>\t\t\t  6-...(T.C...) DAVAYA DAHİL EDİLEN MİRASÇILAR <br>\t \t\t a)...(T.C...) - ...<br>\t\t\t  b)...(T.C...) - ...<br>\t\t\t  c)...(T.C...) - ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...- ...<br>\t\t\t7-PAREXGROUP YAPI KİMYASALLARI SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ (...) - ...<br>VEKİLİ\t\t:  Av. ... - ...<br>\t\t\t8-...- ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...- ...<br>\t\t  9-...- ...<br><br>DAVA TÜRÜ\t\t: Limited Şirket Hisse Devrinin Hükümsüzlüğü - Alacak<br><br>DAVA TARİHİ  \t\t: 15/02/2016<br><br>KARAR TARİHİ\t\t: 02/05/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t\t: 02/05/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının Türk asıllı bir Alman vatandaşı olduğunu, Almanya’da ikamet ettiğini, davalı ...'in davacının amcası, davalı ... ve ...'ın davacının amcası ...’in çocukları, davalı ...'ın ise diğer davalı ...’in kayın biraberi olduğunu, davacı ile davalılar ..., ... ve ...'in, Ge-Ser Yapı Kimyasalları ve İnşaat Malzemeleri İmalat Pazarlama Ltd. Şti.’ne ortak olduklarını, davacının Ge-Ser Yapı Kimyasalları ve İnşaat Malzemeleri İmalat Pazarlama Ltd. Şti.’nin %25 oranındaki hissesine sahip ortağı olduğunu, davacının Almanya’da kazandığı birikimlerini büyük oranda işbu şirkete yatırdığını, şirketin sermayesinin büyük oranda davacı tarafından karşılandığını, davacı ile davalıların, ayrıca dava dışı Geser Pazarlama Teknik İnşaat Yapı Kimyasalları Turizm San ve Ticaret A.Ş., Esermark Mühendislik İç ve Dış Tic. A.Ş.’de de ortak olduklarını, davacının dava konusu Ge-Ser Yapı Kimyasalları ve İnşaat Malzemeleri İmalat Pazarlama Ltd. Şti.’ne ortak olmasına karşılık,  Almanya’da yaşaması sebebi ile dava konusu şirketten ve faaliyetlerinden uzak kaldığını, müvekkilinin Avrupa’da baş gösteren ekonomik kriz sebebi ile işini kaybettiğini, davacının geçim zorlukları çekmeye başladığını, bunun üzerine davacının Türkiye’ye dönüp hissedar olduğu şirkette bilgi ve kar dağıtımı talebinde bulunduğunda, şirket ortakları davalıların kar dağıtımı yapmadıklarını, davacının şirketten borç para alma ve şirkette kendisine iş verilmesi talebinin de reddedildiğini, davacının amcası-vekili ...'in, davacıya bilgi vermeden ve davacının muvafakatini almadan Gebze 4. Noterliği’nin 22.01.2007 tarihli ve ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile, davacının Ge-Ser Yapı Kimyasalları ve İnşaat Malzemeleri İmalat Pazarlama Ltd.’ndeki %25 oranındaki hissesini, herhangi bir bedel almadan öz çocukları ... ve ...’a kayınbiraderi ...’a devrettiğini, Ge-Ser Yapı Kimyasalları ve İnşaat Malzemeleri İmalat Pazarlama Ltd. Şti.’ndeki hisselerinin devredildiğinden habersiz olan müvekkilinin, 2007 yılının sonuna doğru Türkiye’ye döndüğünde, amcası ... tarafından hisselerinin öz çocukları ... ve ...’a kayınbiraderi ...’a bedelsiz olarak devredildiğini öğrendiğini, yine bu süreçte, esasen şirkete Parexlanko S.A.’nin talip olduğunu, bunun davacıdan gizlendiğini, şirketin hisselerinin bir takım hileli sermeye artışından sonra, diğer davalılar Parexlanko S.A.  ..., ... ve ...’ e devredildiğinin öğrenildiğini, davacının vekil tayin ettiği ... ile müvekkilinin hislerini devralan davalılar ..., ... ve ... arasında yakın akrabalık ilişkisi, organik bağ mevcut olduğunu, devralanlar ile vekilin, birlikte hareket ederek, evvela davacının iradesini sakatlayarak vekâletname aldıklarını, daha sonra da bu vekâletnameyi kendi çıkarlarına olacak biçimde kullandıklarını, devir senedinde gösterilen hisse değeri dahi davacıya ödenmediğini, davalı vekil ...'in, hisse bedellerine karşılık herhangi bir ödeme almadığını, buna rağmen hisseleri devrettiğini savcılık ve ceza mahkemesindeki ifadelerinde ikrar ettiğini, hisselerin değerinin noter senedinde 37.500,00-TL gösterilmiş ise de, taraflar arasında görülen davalarda alınan bilirkişi raporlarında bu hisselerin gerçek değerinin devir tarihi itibari ile 690.000 USD gibi bir rakam olabileceğinin tespit edildiğini, bir kısım davalıların ve davacı adına vekaleten işlem yapan ...'in, el ve işbirliği içerinde, haksız menfaat temin etmek maksadı ile hareket ederek davacıyı zarara uğrattıklarını, davacının hisselerini bedelsiz olarak mal edindiklerini, daha sonra aldıkları ortaklar kurulu kararına davacının sahte imzasını da atmaktan çekinmeyerek, devri şirket pay defterine işlediklerini, davalı vekil ile davalı devralanların birlikte hareket ettiklerini, devre ilişkin davacıya ödenen bir hisse bedeli olmadığını, oysa vekâleten devir yapan vekilin vekâletnamesinde bağış yetkisi olmadığını, devre ilişkin noter senedinin de hükümsüz olduğunu, Noterde vekâlete istinaden yapılan şirket hissesi satışı söz konusu olmadığını, davalı vekil ile davacının hissesini devrettiği davalıların, davacıyı zararına birlikte hareket eden kişler  olduğunu, vekil ile devralan davalılar arasında herhangi bir para alışverişi olmadığını, vekâletnamede bağış yetkisinin bulunmayışı, davalıların yakın akrabalık ilişkisi nazara alındığında, Gebze 4. Noterliği’nin 22.01.2007 tarihli ve ... yevmiye numaralı devir sözleşmesinin muvazaalı ve geçersiz bir devir sözleşmesi olduğunun açık olduğunu, devir senedindeki değeri ile gerçek değer arasında fahiş fark bulunduğunu, 05.02.2007 tarihli ve 13 nolu ortaklar kurulu kararı altındaki davacı adına atılan imzanın sahte olduğunu, hisse devri gerçekleştikten sonra, hisse devrinin geçerli kılınabilmesi için bir ortaklar kurulu kararı almak gerektiğini, davacının hissesinin davacının bilgisi haricinde devredildiğinden, davacının bu tarihte Almanya’da olduğundan, 05.02.2007 tarihli ve 13 nolu ortaklar kurulu kararı altına davacının sahte imzasının atıldığını, hisse devrini geçerli kılmak amacı ile alınan ortaklar kurulu kararının, sahte bir belge olduğunu bu sebeple; davalı Parexgroup Yapı Kimyasalları Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin ticaret sicil kaydına davalıdır şerhi işlenmesine ve bu hususta söz konusu şirketin bağlı bulunduğu Gebze Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne tezkere yazılmasına, davalarının kabulüne, Ge-Ser Yapı Kimyasalları ve İnşaat Malzemeleri İmalat Pazarlama Ltd. Şti.’ndeki %25 oranındaki davacı hissesinin devrinin yokluk ile malul olduğunun ve hükümsüzlüğünün tespitine, mahkeme tarafından herhangi bir sebepten dolayı hisse devri hükümsüzlüğü talepleri yerinde görülmez ise, bu durumda davalıların el ve işbirliği içerinde, muvazaalı, hileli ve sahte işlemlerle davacının hisselerini mal edindikleri nazara alınarak, davacının Ge-Ser Yapı Kimyasalları ve İnşaat Malzemeleri İmalat Pazarlama Ltd.’ndeki %25 oranındaki hissesinin gerçek değerinin ve zararlarının davalılardan 22.01.2007 olan devir tarihinden itibaren işleyen ticari avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline tazminine, HMK'nın 107. maddesi uyarınca şimdilik 20.000 TL’nin 22.01.2007 olan devir tarihinden itibaren işleyen ticari avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline ve müvekkile verilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının beyan ve iddialarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının aslında Türkiye'de daha önce ortağı olduğu şirketlerden elde ettiği kazançlarla ciddi yatırımlar yaptığını, ekonomik durumunun oldukça iyi olduğunu, davacının sürekli olarak internet yolu ile davalıların bir kısmını taciz ve hakaret ettiğini, davacının kurulan şirketin sermayesinin büyük oranda kendisi tarafından karşılandığı iddiasının doğru olmadığını, davacının akrabalık ilişkisi içerisinde ödemelerini yapmadan dava konusu yapılmış olan şirketlere ortak olarak alındığını, hisse devirlerinde ise davacıya davalılar tarafından hisse bedellerinin eksiksiz olarak ödendiğini, davacı tarafından dosyaya delil olarak sunulan Türkiye'ye  giriş - çıkış kayıtlarından anlaşılacağı üzere davacının, şirketten ve faaliyetlerinden asla uzak durmadığını, tam tersine  sürekli bir şekilde şirkete ve yönetime müdahil olmaya çalıştığını, davacının kendisine her  türlü bilgi ve belge istendiğinde verildiğini, davacı tarafından Avrupa'da ekonomik kriz olduğunun iddia edildiğini, davacının bahsetmiş olduğu krizin 2008 yılında başlayan küresel ekonomik kriz olduğunu, yani davacının işini kaybettiğini iddia ettiği dönemden çok sonra olduğunu, davalılardan ..., ... ve ...'ın ısrarla kar dağıtımı yapmadıkları şeklindeki haksız ve kötü niyetli iddialarının doğru olmadığının sundukları belgelerle ispatlandığını, davacının, hisse bedellerini aldığı ve davacının hisse bedeli olarak hiçbir alacağının olmadığı, hisselerini kendi rızası ve talimatı ile devrettiği hususlarının özellikle davacının kayın pederi ...'ın dinlenmesi ile davacının mesnetsiz iddialarda bulunduğunun ortaya çıkacağını, müvekkillerinin yasalara azami saygı gösteren ve ticari itibarı olan bir şahsiyet olduğunu, davacının hiçbir zaman şirketten uzak tutulmadığını, tam aksine defalarca davacının çağrılarak vatana dönmesinin istendiğini, davacı tarafından sunulan delillerde dahi davacının sürekli bir şekilde şirkete yurt dışından müdahil olduğu ve sürekli olarak kar dağıtılmasını isteyip şirketten para aldığının sabit olduğunu, Ger-Ser Yapı Kimyasalları ve İnşaat Malzemeleri İmalat Pazarlama Ltd. Şti.'nin hisse devir işlemlerinin geçerli olup nihayetinde alınan karar ile Ticaret Sicil Müdürlüğünde gerekli işlemlerin yapıldığını, davacının, şirketteki payını noter devir sözleşmesi ile davalılardan devir ettiği, bu devre ortakların tamamının muvafakat ettiği ve daha sonra pay defterine yazıldığının mevcut deliller ile sabit olduğunu, davacının  Ger-Ser Yapı Kimyasalları ve İnşaat Malzemeleri İmalat Pazarlama Ltd. Şti.'ndeki hisselerin devredildiğinden habersiz olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, şirketin hisselerinin davalılar Parexlanko S.A., ..., ... ve ...'e usul ve yasaya uygun bir şekilde devredildiğini bu nedenle zamanaşımı, hak düşürücü süre, harç tamamlama ve aynı konuda daha önce açılmış olan Mahkeme kararının bulunması yönündeki itirazlarının kabulü ile esasa girilmeden bu talepleri hakkında karar verilmesine, davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı Parexgroup Yapı Kimyasalları Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının daha önce de haksız ve mesnetsiz talepleriyle davalı ve diğer davalılar aleyhine dava ikame ettiğini, Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/56 E. 2014/15 K. sayılı dosyası ile görülen davada davacının tüm talepleri ve davasının reddedildiğini, davacının bu kararının temyizi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/10319 E. 2015/7176 K. ilamı ile kararın onandığını, davacının daha sonra aynı haksız ve mesnetsiz sebeplerle karar düzeltme talep ettiğinden, dosyanın Yargıtay’da olup, karar düzeltme sonucunun beklendiğini, davacının, bu hukuki duruma rağmen derdest davada öne sürdüğü iddia ve taleplerle huzurdaki davayı ikame ettiğini ve yine hisse devri hükümsüzlüğü talep ettiğini, bir davada verilen hüküm, bir uyuşmazlığın mahkeme kararı ile çözümlenmiş olduğu anlamına geldiğini ve bundan sonra aynı uyuşmazlıkla ilgili aynı taleplerle dava açılamayacağını, davalı şirketin dava konusu hisse devirlerinde taraf olarak yer almadığını, buna rağmen gerek işbu davada gerekse davacının daha önce ikame ettiği ve reddolunan davada kötü niyetli olarak taraf gösterildiğini, davacının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ettiği hisse devirlerinin, davacının bizatihi kendisinin verdiği vekâlete dayalı olarak, davalılardan ... tarafından vekaleten yapılmış hisse devirleri olduğunu, davacının, 22.01.2007 tarihli devir sözleşmesinin geçersizliğini ileri sürerek, hisse devirlerinin hükümsüzlüğünü talep etmekteyse de iddiayı ve davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla işbu dava tarihi itibarıyla, devrin üzerinden 9 yıl geçmiş olduğundan talebin zamanaşımına uğramış olduğunun açık olduğunu, davacının, şartları oluşmadığı halde davasını belirsiz alacak davası olarak açtığını, Yargıtay’ın güncel kararları gereği, davacıya herhangi bir süre verilmeden ve esasa girilmeden, hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerekli olduğunu, davacının, aynı taleplerle aynı kişilere karşı yöneltmiş olduğu davanın reddedildiğini, ret kararının Yargıtay tarafından onandığını, müvekkili şirketin taraf olmadığı dava konusu hisse devir işlemine istinaden, Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada diğer davalılar tarafından ödeme belgelerinin sunulduğunu, böylece davacının hisselerinin bedelsiz devredildiği, bağışlama yapıldığı iddiasının da çürütüldüğünü, davacı, hisse devirleri sebebiyle diğer davalılar hakkında suç duyurusunda bulunmuşsa da Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/67 Esas, 2015/19 Karar sayılı dosyada tüm davalıların ayrı ayrı beraatine karar verildiğini, davacının daha evvel açtığı ve reddolunan davaya konu işlemler vekaleten yapıldığından, davacının, bundan sonra vekalet ile yaptırdığı devir işleminden kaynaklanan iddia ve taleplerini vekalet verdiği şahsa yöneltmesi gerektiğini bu sebeple öncelikle esas incelemesine geçilmeksizin, davanın müvekkili şirket yönünden husumet yokluğundan reddine, aynı dava, aynı kişilere karşı daha evvel ikame edildiğinden derdestlik itirazlarının kabulü ile davanın reddine, zamanaşımı itirazı ile harcın eksik yatırılmasına yönelik itirazların kabulüne, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... Davanın REDDİNE ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme nispi harç aldığı halde, tazminat talebi yönünden bir inceleme yapmamış, davalıların bu yöndeki sorumluluğu üzerinde herhangi bir değerlendirme yapmamış ve dosyada vekil ... de davalı olduğu halde, davacının bu kişiye dava açabileceğinden bahisle hüküm tesis edildiğini; davalı davanın başından beri kötü niyetli inkâr savunması yapmış, elinden geldiğince mahkemeyi oyalayıp davayı uzatmış ancak mahkeme tarafından davalı tarafın, şirket hisselerini iade etmemek için ileriye sürdüğü iddiaların gerçeğe aykırı, çelişkili ve kötü niyetli oluşu, davacının oluşan ağır mağduriyeti hep gözden kaçırıldığını; mahkeme kararından olay ve deliller bir bütün olarak değerlendilmemiş, peşi sıra gerçekleşen hukuka aykırı eylemler ve davalıların hep birlikte hareket ederek davacıyı mağdur ettikleri göz ardı edildiğini; hükümsüz hisse devri sözleşmesine göre alınan ortaklar kararı ve pay defterine yapılan kayıt evvela bu sebeple hükümsüz olup davanın kabulü gerektiğini; sayın mahkemenin davalıların çelişkili beyanlarına itibar etmesi, davalıların ödeme iddiasını HMK 200 ve devamı hükümlerine göre yazılı delil ile ispat etmek yükümlülüğünde olduklarının gözetilmemesi hukuka aykırı olduğunu; husumet itirazı ve Pareks Lanko S.A.'nın iyi niyet iddiasının mesnetsiz olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davalılar ..., ... ile ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının beyanlarının gerçek dışı olduğunu, tamamen algı yapmaya yönelik olduğunu; davacının yapılan işlemin devir değil bağış sözleşmesidir iddiasına dayanmasının hukuki dayanaktan yoksun ve açıkça kötü niyetli olduğunu beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.<br>Davalı Parexgroup Yapı Kimyasalları Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürmüş olduğu itirazların tamamı gerekçeli kararda tek tek açıklandığını; davacı istinaf başvurusu ile yeni bir delil, belge ya da iddia ortaya atmadığını; mevcut tüm hususlar mahkeme tarafından değerlendirilmiş, hisse devrinin usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, davacıya iddiasının aksine ödemeler yapıldığı, vermiş olduğu vekaletname ve vekaletnamede yer alan yetkiler ile satış iradesini açıkça ortaya koyduğu tespit edildiğini beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.<br>Davalı Parexlanko S.A. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada davalı şirkete husumet yönetilmesi hukuken mümkün olmayıp, davaya konu hisse devir işlemlerine taraf olmayan davalı şirketin iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğu aşikar olduğunu; hükümsüzlüğü iddia edilen hisse devir sözleşmesi’ne taraf olmayan davalı şirketin kendisinden önceki hisse satım ve devir işlemlerinin sıhhatini inceleme yükümlülüğü bulunmamakta olup bu devirler dolayısıyla davalı şirkete kusur ve sorumluluk atfedilemeyeceğini; yerel mahkemenin uyuşmazlığın esasına ilişkin olarak vermiş olduğu karar her yönüyle hukuka ve maddi gerçekliğe uygun olup, Davacının iddialarının tamamı mesnetsiz, yasal dayanaktan yoksun ve ispatlanamamış iddialar olduğunu beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.<br>Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;  davacının beyanlarının gerçek dışı olduğunu, tamamen algı yapmaya yönelik olduğunu; davacının yapılan işlemin devir değil bağış sözleşmesidir iddiasına dayanmasının hukuki dayanaktan yoksun ve açıkça kötü niyetli olduğunu beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.<br>   DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2021 Tarih - 2016/359 Esas - 2021/721 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>DAVA; limited şirket pay devrinin onaylanmasına ilişkin genel kurul kararının iptali ile hisse devrinin yolukla malul olduğunun tespiti, olmadığı taktirde alacak istemine ilişkindir.  <br>İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Dosyanın incelemesinde; davacının, dava dışı Ge-Ser Yapı Kimyasalları ve İnşaat Malzemeleri Pazarlama Ltd. Şti.'nin %25 pay sahibi olduğu, davacının, davalılardan amcası olan ...'e Kartal 2. Noterliği'nin 26/07/2006 tarih ... yevmiye nolu vekaletnameyi verdiği, davalı vekili ...'in Gebze 4. Noterliği'nin 22/01/2007 tarih ... yevmiye nolu limited şirket hisse devri sözleşmesiyle davacıya ait payların davalılardan ..., ... ve ...'a devrettiği, pay devrinin 05/02/2007 tarihli ortaklar kurulu kararı ile onaylandığı, davacının eldeki dava ile pay devirlerinin bedelsiz yapıldığı, davalı ...'in kendisini zarara uğratmak için payları muvazalı olarak çocukları ve akrabalarına devrettiği, devrin onaylandığı ortaklar kurulu tarihi olan 05/02/2007 tarihinde Almanya'da bulunduğunu ve ortaklar kurulu kararında kendi adına atılan imzanın kendisine ait olmadığını belirterek pay devrinin yoklukla malul olduğunun tespitine, bu mümkün olmadığı taktirde payın gerçek değerinin ve zararlarının 22/01/2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davalıların değişik geçekçelerle davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince deliller toplanıp bir kısım tanıklar dinlendikten ve bilirkişi raporları alındıktan sonra davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>Davacının aynı davalılara karşı pay devirinin gabin nedeniyle iptali için açtığı davada Gebze 1. AHM'nin 10/01/2014 tarih 2008/56 esas 2014/15 karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. HD.'nin 28/05/2015 tarih 2014/10319 esas 2015/7176 karar sayılı kararı ile hükmün onanmasına ve 21/04/2016 tarih 2015/12282 esas 2016/4475 karar sayılı kararı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>İlk derece mahkemesince 6762 sayılı TTK'nın 520. Maddesi uyarınca 3/4 pay ve paydaş çoğunluğunun devre muvafakat vermesinin işlemin tamamlanması için yeterli olduğu, davacı dışındaki hissedarların (%75) devre muvafakat verdiği, kararın ticaret sicili gazetesinde yayınlandığı, devir için gerekli şartların oluştuğu ve devrin geçerli olduğu, şirket hisse bedelinin eksik ödendiği iddiasına yönelik olarak da vekalet sözleşmesi uyarınca vekile karşı hesap verme borcunun yerine getirilmediği nedenine dayalı olarak açılmış bir dava olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Uyuşmazlık, davalı vekili ...'in Gebze 4. Noterliği'nin 22/01/2007 tarih ... yevmiye nolu limited şirket hisse devri sözleşmesiyle davacıya ait payların davalılardan ..., ... ve ...'a satışı ve pay devrinin onanmasına ilişkin 05/02/2007 tarihli ortaklar kurulu kararının yoklukla malul olup olmadığı ve davacının şirket pay bedellerini alıp almadığı noktasındadır.<br>Payları devredilen şirket limited şirkettir.<br>6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun 2. Maddesinde; \"(1) Bu Kanunda aksi öngörülmemiş veya farklı bir şekilde düzenlenmemişse:<br>a) Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen olayların hukuki sonuçlarına, bu olaylar hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişlerse, o kanun hükümleri uygulanır.<br>b) Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce gerçekleşmiş hukuki fiiller, bağlayıcılıkları ve hukuki sonuçları itibarıyla, bu tarihten sonra dahi, gerçekleştikleri tarihte yürürlükte bulunan kanuna tabidir.\" hükmü bulunmaktadır.<br>Davaya konu pay devri 6102 sayılı TTK'nın yürürlüğe girmesinden önce yapıldığından eldeki uyuşmazlıkta 6762 sayılı eTTK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.<br>6762 sayılı eTTK'nın limited şirket pay devrini düzenleyen 520. Maddesi;<br>\"Bir payın devri, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartiyle hüküm ifade eder.<br>Devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için, ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olması şarttır.<br>Ortağın koymayı taahhüt ettiği sermaye ayın ise, payını şirketin kuruluşunu takip eden üç yıl içinde başkasına devredemez.<br>Şirket mukavelesi payların devrini yasak edebileceği gibi yukarıki fıkralarda derpiş edilenlerden daha ağır şartlara da bağlı tutabilir.<br>Payın devri veya devir vadi hakkındaki mukavele yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce tasdik ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi, hüküm ifade etmez.\" şeklindedir.<br>Eldeki uyuşmazlıkta, davacının dava konusu şirketteki %25 payının davacının vekili davalı ... tarafından Gebze 4. Noterliği'nin 22/01/2007 tarih ... yevmiye nolu limited şirket hisse devri sözleşmesiyle davalılardan ..., ... ve ...'a satıldığı ve pay devrinin 05/02/2007 tarihli ortaklar kurulu kararı ile onandığı, İstanbul ATK'nın 02/12/2010 tarih, 8817 sayılı raporu ile 05/02/2007 tarihli dava konusu genel kurul toplantı tutanağındaki davacı imzasının davacıya ait olmadığı anlaşılmaktadır.<br>İlk derece mahkemesince, bilirkişi heyetlerinden 02/12/2019 tarihli, 13/07/2020 tarihli ve 23/11/2020 tarihli kök ve ek raporların alındığı, raporlarda bilirkişilerden dava konu hisselerin belirli tarihlerdeki değerlerinin tespitinin istendiği, raporların da hisselerin değerlerinin tespitine yönelik hazırlandığı anlaşılmıştır.<br>Dosyadaki delillerden, dava konusu payların davalılar ..., ... ve ...'a devrinden sonra bu payların diğer davalılara ne şekilde geçtiği, diğer davalıların davacının paylarının ne kadarını aldığına dair noter satış sözleşmeleri ile ortaklar kurulu kararlarının bulunmadığı,  şirket birleşmesi ve tür değiştirme sonrasında davacı paylarının davalılardan kimlerde olduğunun anlaşılamadığı görülmektedir.<br>İlk derece mahkemesince, 6762 sayılı TTK'nın 520. maddesi uyarınca 3/4 pay ve paydaş çoğunluğunun devre muvafakat vermesinin işlemin tamamlanması için yeterli olduğu, davacı dışındaki hissedarların (%75) devre muvafakat verdiği gerekçesi ile hisse devrinin geçerli olduğu belirtilmiş ise de, husumetin kime ne için yöneltildiğinin ve bu suretle davalıların hukuki durumlarının belirlenmesi için ..., ... ve ...'a devrinden sonraki aşamada bu hisselerin hangi davalılara geçtiğinin belirlenmesi gerekmektedir (Geser Pazarlama Teknik İnşaat Yapı Kim. Tur. San. ve Tic. A.Ş. paylarının devrine ilişkin davada Yargıtay 11 . HD., 05/03/2023 tarih, 2021/8905 E., 2023/2678 K.). Bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.<br>Kabule göre de;<br>Davacının dava dilekçesinde; vekili ...'in payları muvazaalı olarak kendisini zararlandırma kastı ile çocukları ..., ... ve kayınbiraderi ...'a devrettiğini ve bedelini ödemediklerini ileri sürerek, pay devrinin yoklukla malul olduğunun tespiti, talebinin reddi halinde payların bedelinin tahsilini istemiştir.<br> 6100 sayılı HMK'nın 33. maddesi uyarınca; hakim Türk Hukukunu re'sen uygular. Bu hüküm uyarınca hükmüne göre maddi vakıaları ileri sürüp kanıtlamak taraflara, uygulanacak hukuku bulmak görevi hakime aittir.<br>İlk derece mahkemesince, pay bedelinin eksik ödenmesinin veya vekalet görevinin özen ve sadakatle yerine getirilmemesinin vekile karşı açılacak davada hesap verme yükümlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile bu talebin de reddine karar verilmiş ise de, vekilin eldeki davada davalı olduğu, payların muvazaalı olarak devredildiğinin iddia edildiği, bu iddianın ileri sürülüş biçiminden davacının pay bedeli alacağını vekilin hesap verme borcu kapsamında eldeki davada istediğinin kabulü gerekir. İlk derece mahkemesi kararının bu nedenle de kaldırılması gerekmiştir.<br>Bu durumda ilk derece mahkemesince yapılması gereken iş;  dava konusu payların davalılar ..., ... ve ...'a devrinden sonra bu payların diğer davalılara ne şekilde geçtiği ve diğer davalıların davacının paylarının ne kadarını aldığına dair noter satış sözleşmeleri ile ortaklar kurulu kararlarının getirtilmesi, bilirkişi kurulundan, şirket birleşmesi ve tür değiştirme sonrasında davacı paylarının davalılardan kimlerde olduğunun tespiti, davacının paylarının değerinin belirlenmesi ve davalıların pay bedellerinin ödendiğine yönelik savunmaları yönünden taraf ve mahkeme denetimine uygun rapor alınması, davalıların hukuki durumlarının bu aşamadan sonra değerlendirilmesi ve davacının tüm talepleri hakkında bir karar verilmesi olmalıdır.<br>Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının; İlk derece mahkemesinin kararına ilişkin İstinaf Başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,<br>\ta-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2021 Tarih - 2016/359 Esas - 2021/721 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\tb-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,<br>4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.<br>02/05/2024<br>\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır. <br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0be28b77c4944bd3","SID":"7e369a4d7ec23812"}}