{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/159 <br>KARAR NO: 2024/412<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/10/2020<br>NUMARASI: 2017/1199 Esas -  2020/612 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/03/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı ile arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki çerçevesinde müvekkili tarafından satılan ve teslim edilen ürünler ile alakalı olarak, müvekkil tarafından davalı firmaya 31/08/2015 düzenleme tarihli ... nolu 43.003,96 TL bedelli fatura  keşide edildiğini ancak bu faturanın müvekkiline ödenmediğini, bu nedenle Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile borçlu ... Ticaret Ltd. Şti. Aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından takibe ve faize itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalının kötü niyetle yaptığı itirazının iptaline ve asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına da hükmedilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile aralarında uzun yıllardır ticari ilişkinin bulunduğunu, alacak iddiasından bulunulan ürünün de dahil olduğu malların Kanuni Sultan Süleyman hastanesi için sipariş edildiğini fakat ürünün satıcı firmanın hatası sebebiyle kusurlu geldiğini bu nedenle daha sonra Haydarpaşa numune Hastanesine gönderildiğini sonra oradan tekrar Kanuni Sultan Süleyman hastanesine getirildiğini ve daha sonra ... A.Ş bayisi tarafından iade alındığını ve kusurlu ürünün değiştirildiğini, ürün farklılığından dolayı fiyat farkı oluştuğundan iade faturası kesilerek hesabın kapatıldığını, davacının ürünlerin tamir, bakım gibi sorumluluklarını yerine getirmediğinden müvekkilinin zor durumda kaldığını, ürünün çalışmaması sebebiyle Haydarpaşa Numune Hastanesine yatırılmış olan 7.500 TL teminatın iade edilmediğini, davacıdan alınan ürünlerin gönderildiği devlet hastaneleri tarafından arızalı olduğu tespit edilmiş olması sebebiyle hastanelerin müvekkilinin ücretinden kesmesinden dolayı davacının ayıplı ürün sattığı göz önüne alındığında davacıya müvekkilinin borcunun bulunmadığını ve iade edilen mallar da göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Taraf beyanları, dosyada mevcut bilgi belgeler, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı faturaya dayalı icra takibi başlatmış ve davalının itirazı nedeni ile  iş bu dava açılmış olup, davalının faturaya konusu hakkındaki ayıp iddiası bakımından 07.02.2019 Tarihinde yapılan keşif sonrası uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 05.04.2019 Tarihli rapor ve 01.10.2019 tarihli ek raporda söz konusu İT panoların değiştirilmesine sebep olan aksaklıkların panoların tasarım aşamasından kaynaklandığını, ayrıca yapılmış olan son bağlantıların da panoların ve AKP'lerin (Ameliyathane Kontrol Paneli) talep edilen özellikleri karşılayamadığını ve bunların tasarım veya montaj hatalı mallar olduğu, davacı ... AŞ.'nin, davalı ... Tic. AŞ'ye satmış olduğu ürünlerin ve montajının ayıplı bir şekilde yapıldığını bu ayıbın sonradan kullanılmakla ortaya çıkmasından bahisle gizli ayıp niteliğinde olduğunu ve bu tür bir sözleşmeye aykırı ifanın işlev görmediğinden ötürü davacı tarafından bu imalat ve montajlara ilişkin bedel talebinde bulunulamayacağını tespit edilmiş olup  TBK md. 219 hükmü uyarınca satıcının alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılandan bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğunu, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi ve ekonomik ayıplardan da sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmakla alacaklı olduğuna ilişkin iddiasını ispatlayamadığından açılan davanın reddin\" karar verilmiştir.  Bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından gerçekleştirilen yargılamada bilirkişi kök raporu ve bilirkişi ek raporunun tanzim edildiğini, bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulduğunu, bilirkişi tarafından düzenlenen 02/04/2019 tarihli raporda dava konusu \"kesintisiz güç kaynağı\" yerine dava ile ilgisi olmayan \"IT pano ve ameliyathane kontrol panoları\" arasında soyut ve hukuka aykırı olarak bütünlük olduğu sonucuna ulaşıldığını, nitekim bilirkişiler tarafından dava konusunun \"120 Kva kesintisiz güç kaynağı\" ürünü, Kanuni Sultan Süleyman Hastahanesi'nde çalışmakta, sorunlu belirtilen \"IT Pano ürünleri ise Haydarpaşa Numune Hastahanesi\" olduğunun gözden kaçırıldığını, 30/09/2019 tarihli ikinci bilirkişi raporunun ilk raporda eksik kalan hususları karşılamadığını, raporda yer alan tespitte mantık hatasının mevcut olduğunu, eksik inceleme, hukuk kuralları ile hakkaniyete aykırı olarak yapılan bilirkişi incelemelerinin eksikliklerinin giderilmesini ve tüm belirttikleri beyan ve itirazlarının dikkate alınarak yeniden inceleme ile bilirkişi raporu veya ek rapor alınmasına karar verilmesinin talep edilmesine rağmen yerel mahkeme tarafından rapor doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş, hukuka aykırı bir neticenin doğmasına sebep olunduğunu, davalı firmanın hak ediş tutarını eksiksiz aldığını, aksi halde ayıplı olan bir ürünün test raporunda olumlu neticeye varılması ve ilgili idare tarafından davalı kuruma ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, belirtilen sebepler neticesinde tehir-i icra taleplerinin kabulüne karar verilmesini, yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. <br>GEREKÇE: Dava; faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafça süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı, davalıya kesintisiz güç kaynağı satıp teslim ettiğini, ancak karşılığında düzenlenen bir adet 31/08/2015 tarihli ve 43.003,96-TL bedelli fatura bedelinin ödenmediğini ileri sürmüş, davalı ise taraflar arasında uzun süreden beri ticari ilişki bulunduğunu ancak davacının yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediğini, takibe konu edilen ürünlerin de dahil olduğu malların kusurlu olduğunu, bu ürünlerin davacı tarafından iade alındığı ve kusurlu ürünlerin değiştirildiğini ve kendilerince kurdan ve ürün farklılığından dolayı fiyat farkları oluştuğundan düzenlenen iade faturaları sonucunda hesabın kapatıldığını, davacı tarafa borçları bulunmadığını savunmuştur.Davacı şirket ise cevaba cevap dilekçesinde davalının eksik teslim edildiğini belirttiği ürün (IT panolar) ve dava konu alacak rakamının konusu olan faturadan kaynaklanmayan farklı ürünler olduğunu belirtmiştir.Davaya konu Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında; davacı ...nin davalı aleyhine  31/08/2015 tarihli ve 43.003,96-TL bedelli fatura dayanak gösterilmek suretiyle toplam 47.040,44-TL üzerinden ilamsız icra takibinde bulunduğu, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi ile iş bu davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça sunulan 03/11/2016 tarihli iade faturasının dava dışı ...Ltd.Şti şirketi adına düzenlendiği, 23 adet STS İzolasyon 10 KVA ürünün iadeye konu olduğu görülmüştür. İlk derece mahkemesince Haydarpaşa Numune Hastanesi ... Blok Ameliyathane Elektrik Tesisatı Yenileme ihalesi ve Kanuni Sultan Süleymanan Hastanesi Yenidoğan Yoğun bakım Yapım İşi kapsamında davalının yüklenici olduğu işlere ait evraklar celp edilmiş, keşif yapılmış ve elektrik-elektronik mühendisi ile sözleşme uzmanı bilirkişiye dosya tevdi edilerek kök ve ek rapor alınmıştır.Dosyaya sunulan 05/04/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; teknik incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde, söz konusu IT panoların değiştirilmesine sebep olan aksaklıkların panoların tasarım aşamasından kaynaklandığını, ayrıca yapılmış olan son bağlantıların da panoların ve AKP'lerin (Ameliyathane Kontrol Paneli) talep edilen özellikleri karşılayamadığını ve bunların tasarım veya montaj hatalı mallar olduğunu;  TBK md. 219 hükmünde öngörüldüğü üzere, satıcının alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılandan bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğunu, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi ve ekonomik ayıplardan da sorumluluğunun bulunduğunu, davacı ... Tic AŞ.'nin, davalı ... Tic. AŞ'ye satmış olduğu ürünlerin ve montajının ayıplı bir şekilde yapıldığını bu ayıbın sonradan kullanılmakla ortaya çıkmasından bahisle gizli ayıp niteliğinde olduğunu ve bu tür bir sözleşmeye aykırı ifanın işlev görmediğinden ötürü davacı tarafından bu imalat ve montajlara ilişkin bedel talebinde bulunulamayacağını, bu kapsamda dava konusu edilen meblağın istenmesinin isabetli olmayacağının tespit edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafın bilirkişi raporuna itirazı üzerine alınan ek raporda ise Hastane gibi insan hayatının idamesini sağlayan bir kuruluşta kullanılan elektrik enerjisi ile beslenen, menşei ne olursa olsun, elektrik-elektronik cihazların insan hayatının riske atılmaması açısından SIFIR RİSK temel ilkesine uyarak tasarlanması, boyutlandırılması ve gerekirse yardımcı cihazlarla donatılması gerekmektedir. Bunun en canlı örneği ise IT ve AKP panolarının enerji ihtiyacını sağlayan UPS cihazlarıdır. Bu cihazlar söz konusu panoların enerji ihtiyaçlarına göre ve zamanlamasına uyacak şekilde tasarlanmalı ve söz konusu panolara talep edilen süre içinde enerji sağlamak ve onların fonksiyonlarını yerine getirmesine imkan sağlamak üzerine yapılmışlardır. Yani UPS cihazları İT ve AKP gibi cihazların ayrılmaz parçalarıdır. Uzaktan bakıldığında isimleri ayrı olan bu cihazların sanki birbirinden bağımsız oldukları düşünülse bile, hastanede bu maksatla kullanılan bir UPS sisteminin başka farklı işlerler uğraşan bir işyerinde (bilgisayar sürmek, alarm vermek vb) kullanılması ekonomiklik açısından uygun değildir. Zira tasarım ve işletim kriterleri farklıdır. O halde söz konusu panolar ile kabulü yapılmış olanları ve hep birlikte bir takım oluşturan UPS * IT Pano * AKP (Ameliyathane Kontrol Paneli) Panoları sisteminin bir bütün olduğu bunların ayrı ayrı değerlendirilmesinin uygun olmayacağı değerlendirilerek kök rapordaki tespitlerini korudukları görülmüştür.İlk derece mahkemesince dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları uyarınca davacının davalıya satmış olduğu ürünlerin ayıplı olduğu ve montajının ayıplı bir şekilde yapıldığı, bu tür bir sözleşmeye aykırı ifanın işlev görmemesinden dolayı davacının imalat ve montaja ilişkin bedel talebinde bulunamayacağı  gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de alınan bilirkişi raporlarında takibe konu faturada görülen ve davacı tarafça kesintisiz güç kaynağı olduğu belirtilen ürünlerin net olarak seri numaraları da belirtmek suretiyle ayıplı olup olmadığı ile Sağlık Bakanlığı tarafından verilen 08/09/2015 tarihli kabul tutanağı değerlendirilmeksizin düzenlenmiş olup  bu haliyle alınan teknik bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli değildir. Kaldı ki taraf şirketlerin ticari defter ve dayanakları üzerinde de inceleme yapılmamıştır.Bu halde mahkemece alanında uzman yeni bir teknik bilirkişi ile bir mali müşavir bilirkişiden oluşacak heyete dosyanın tevdi ile takibe konu faturada belirtilen ürünler  üzerinde inceleme yaptırılarak, bu ürünlerin nerelerde kullanıldığı, davalı şirkete ödeme yapılıp yapılmadığı hususları ile davacı şirketin itirazları üzerinde durulup, montajı yapılan ürünlerin kriterlere uygun olup olmadığı konularında teknik özelikleri değerlendirilip, teslim edildiği iddia edilen ürünlerin davacı tarafa iadesinin sağlanıp sağlanmadığı ve ayıplı olup olmadığını açıklar nitelikte,  taraf şirketlerin ticari defter ve dayanakları üzerinde de inceleme yapmak suretiyle taraf ve yargı denetimine elverişli, bilimsel verilere uygun şekilde düzenlenmiş  bilirkişi raporuna   göre varılacak uygun sonuç dairesinde  bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile karar verilmesi  doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle hükme tesir edecek derecede delillerin toplanıp değerlendirilmediği sonucuna varıldığından; davacılar vekilinin HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istem halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.14/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"153159dceb9f660e","SID":"2f9f495e61f14bf0"}}