{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2024/839 <br>KARAR NO\t\t: 2024/737<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/98 Esas - 2023/388 Karar<br>DAVALI\t\t: HASIMSIZ<br>DAVA             \t\t: Kıymetli Evrak İptali<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 03/05/2024<br>KARARIN YAZIM TARİHİ\t: 03/05/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2023 tarihli 2023/98 Esas ve 2023/388 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin elemanlarının alıcı ... şirketine ait ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait 28/12/2007 tarihli, 9.700,00 TL bedelli, ... seri numaralı, ... seri numaralı, ... seri numaralı ve ... seri numaralı 4 adet çeki tüm aramalarına rağmen bulamadıklarını, çeklerin iptali istemiyle iş bu davanın açıldığını, öncelikli olarak çeklerin üçüncü şahısların eline geçmesi halinde davacı şirket açısından telafisi imkansız zararlar doğurabileceğinden, çek bedellerinin bankadan alınmaması için öncelikle tedbir amaçlı olarak ödeme yasağı konulmasına, sonuç itibariyle de çeklerin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>İlk derece mahkemesince; \"...Davacı şirket tarafından, mahkemeden dava dilekçesinde tarif edilen ve seri numaraları bildirilen çeklerin boş bir şekilde ve kullanılmadan kaybedildiğinin bildirildiği, dava konusu çeklerin davacı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'ne ait hesaptan verildiği,  davacının keşideci sıfatını taşıdığı, bu durumda davacının yetkili hamil olmadığı, bunun yanında iptali istenen belgelerin çek vasfını taşıması için gerekli unsurları bulundurmadığı, TTK md.757, 818 hükümlerinin uygulanmasını gerektirir hususları taşımadığı, davanın  açıklanan gerekçelerle davanın aktif husumet yokluğu ve iptali istenen belgelerin çek vasfını taşımaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği...\" gerekçesiyle \"...Davanın reddine...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketine 4 ait çek, ticari bir ödemenin yapılması için, şirket yetkilisi tarafından bundan 17 yıl önce imzalandığını ancak henüz doldurulmamışken kaybolduğunu, bu çeklerin tüm aramalara rağmen bulunamadığını, aradan geçen 17 yıl boyunca da çeklerin bulunamadığını,<br>... Bankası A.Ş ... şubesine ait ... seri numaralı 28.12.2007 tarihli 9.700 TL bedelli<br>... Bankası A.Ş. ... şubesine ... seri numaralı<br>... Bankası A.Ş. ... şubesine ... seri numaralı<br>... Bankası A.Ş. ... şubesine ... seri numaralı davaya konu başvurdukları çekler <br>dava dilekçesinde de belirttikleri üzere; imzalı ancak boş iken kaybolduğunu, imzalı ve boş olarak keşidecinin yed’inde iken kaybolan çekin son meşru hamili de doğal olarak bizzat keşidecinin kendisi olduğunu, çünkü bu çekler henüz 3. kişiye ciro edilmediğini ve çeki elinde bulunduran son yetkili kişinin çek keşidecisi olduğunu, bu yönüyle de müvekkili şirketin çek zayi ve iptali davası açma hakkının bulunduğunu, gerekçeli kararda, çeklerin imzalı olarak kaybolmuş olması ile bir değerlendirme yapılmadığını ve yüksek mahkemenin kararına niçin uyulmadığının da belirtilmediğini, çeklerin üçüncü şahısların eline geçmesi müvekkili şirket açısından telafisi imkânsız zararlar doğurabileceğinden, çek bedellerinin bankadan alınmaması için öncelikle tedbir amaçlı olarak ödeme yasağı konulmasını, devamında da adı geçen çekin zayii nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ettiklerini, re’sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle; taleplerinin kabulü ile davanın reddine ilişkin kararın ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; 6102 sayılı TTK' nın 651. Maddesi uyarınca kıymetli evrak iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Çek iptali davaları, özelliği itibari ile hasımsız açılan davalardandır. <br> Davacının keşidecisi sıfatıyla bu davayı açtığı ve keşideci olduğunun davacının kendi kabulünde olduğu, bu hususta bir tereddüt bulunmadığı, ancak keşidecinin zayi nedeniyle çek iptali istemi hakkı bulunmadığı, zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteme hakkının 6102 sayılı TTK.651/2. maddesi uyarınca iptal davasını açmakta hukuki menfaati olan kişinin senede bağlı alacak hakkı olan yetkili hamil de olduğu, keşidecinin (hesap sahibinin) iptal kararı almakta hiç bir hukuki yararı bulunmadığı, dava konusu çeklerin davacının çek hesabına ait oldukları, TTK nun 651. maddesinde genel hüküm ve özel hüküm niteliğindeki TTK. nun 818-(1)s) maddesi yollamasıyla aynı kanunun 757. maddesi uyarınca ancak hamilin zayi nedeniyle çek iptali davası açabileceği, esasen zayi olmuş çek hakkında keşidecinin, ibraz süresi geçtikten sonra çekten cayabileceği veyahut hamile karşı menfi tespit davası veyahut da lehtara karşı menfi tespit ve/veya istirdat davası açması mümkün olduğu ve dolayısıyla bu halde davacının çek iptali davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı dolayısıyla keşidecinin bu davayı açma hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır. ( benzer nitelikte Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19/04/2018 tarihli 2016/10022 - 2018/2952 sayılı ilamı ).<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre ve HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması, davacı vekilinin istinaf başvurusunda dayandığı Yargıtay ilamının somut olaya uygun düşmediği ve davamızda uygulanma yerinin bulunmadığı nazara alınarak  davacı vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2023 tarihli 2023/98 Esas ve 2023/388 Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harç peşin alındığından ayrıca  harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK.''nun 359-(3) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>7-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-ç maddesi gereğince  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/05/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b6cab07238e4ad23","SID":"60e92786e3964b12"}}