{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1194 <br>KARAR NO: 2024/471<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/02/2020<br>NUMARASI: 2019/160 Esas - 2020/132 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan) <br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, dava dışı borçlu ... Ltd. Şti. lehine diğer şirket yetkilileri davalı ..., ... ve ...'ın müteselsil kefaletleri ile genel kredi sözleşmelerine istinaden krediler tesis edilerek kullandırıldığını, ödeme yapılmaması üzerine 11.10.2018 tarihli hesap kat ihtarının gönderildiğini ve İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesini dilemiştir. <br>CEVAP: Davalılar vekili, öncelikle asıl borcun akıbetinin belirlenmesinin gerektiğini, asıl borca teminat olarak verilen ipoteklerle ilgili yapılan takiplerin bulunduğunu, İstanbul ... İcra Dairesinin ... ve İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyaları ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapıldığını, İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında bankaya verilen çekin takibe konduğunu, bunların akıbeti belli olmadan ve asıl borçtan düşmeden takip yapılamayacağını, imzalarının bulunduğu ilk kredi ilişkisi bitmesine rağmen kefaletin işletilmeye devam edildiğini, dava konusu borca kefaletlerinin olmadığını, kefiller arasında şirket ortağı olmayan kişinin de bulunduğunu, eş rızasının alınmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini, davalılar yararına %20 oranda kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacı banka ile  dava dışı ..Ltd Şti arasında 10/02/2017 tarihinde 4.000.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların sözleşmeyi 5.000.000-TL kefalet limiti ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıkları, borcun ödenmemesi üzerine 17/12/2018 tarihinde hesabın kat edilerek ihtarname keşide edildiği, davalı ...' in 26/12/2018 tarihinde ,diğer davalılara tebligat yapılamadığından takip tarihi  itibari ile temerrüte düştükleri ,kefaletlerin yasal koşulları taşıdığı davalı  ...' ın eş muvafakati bulunduğu, diğer kefillerin ise sözleşme tarihinde şirket yetkilisi oldukları anlaşılmakla eş muvafakati gerekmediği, temerrüt faizi yönünden davacı bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği değil ,fiilen uygulanan oranların esas alınarak %50 ilave  ile belirlendiği, davalı tarafın bildirilen icra dosyalarında dava sonrasında yapılan tahsilatların infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği, itirazların haksız olduğu gerekçesiyle, davalıların İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı icra dosyasına yaptıkları itirazın, borçlular arasında tahsilde tekerrür olmamak üzere; davalı ... açısından; (...- ... nolu kredilere ilişkin) 740.706,57-TL asıl alacak, 14.814-TL takip tarihine kadar işlemiş temerrüt  faizi, 740,70-TL %5 gider vergisi olmak üzere toplam 756.261,27-TL alacak için iptaline,(...-... nolu kredilere ilişkin) 1.478.684,10-TL asıl alacak, 29.574-TL takip tarihine kadar işlemiş faiz, 1.478,70-TL %5 gider vergisi olmak üzere toplam 1.509.736,80-TL alacak bakımından iptaline; davalı ... ve ... açısından; (...- ... nolu kredilere ilişkin) 740.706,57-TL asıl alacak, 8.518,13-TL işlemiş faiz, 425,91-TL %5 gider vergisi olmak üzere toplam 749.650,60-TL,(...-... nolu kredilere ilişkin) 1.478.684,10-TL asıl alacak, 17.004,87-TL işlemiş faiz, 850,24-TL %5 gider vergisi olmak üzere toplam 1.496.539,21-TL alacak için iptaline ,asıl alacaklara takip tarihinden itibaren %40 oranında temerrüt  faizi,%5 oranında BSMV işletilmesine; fazla taleplerin reddine, %20 oranda hesaplanan  tazminatın davalılardan (Davalı ... ve ... açısından 2.246.189,81-TL'nin %20'si ile sınırlı olmak üzere)müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, dava sonrasında yapılan tahsilatların infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili; TBK nın 583.maddesi uyarınca kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartlarını barındırmadığı, kefaletin  geçerli olduğunun kabulü halinde de eksik inceleme  ile  hüküm kurulduğunu, bildirdikleri kredi sözleşmesine ilişkin teminat özelliği taşıyan ipotek ve rehin takiplerinin mevcut durumlarının sorgulanmadığını,takibe konu  borcun kati bir borç olmadığını, asıl borçlu  ..Ltd. Şti. adına tesis edilen kredi sözleşmesinde asıl borca teminat olarak ipotekler verildiğini, bunlarla ilgili İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas ve İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyaları üzerinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapıldığını, yine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takibi ile bankaya verilen çekin icraya konulduğunu, tüm bu teminatların akıbeti belli olmadan ve bu takiplere yönelik yapılan ödemelerin asıl borçtan düşülmeden başlatılan icra takibine konu borcun miktarının kesin olarak belli olmadığını, bunun bilirkişi tarafından tespit edilebileceğini, alacak likit olmadığından inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, hesap kat ihtarı usulüne uygun tebliğ edilmediğinden temerrütün oluşmadığını,ülkenin içinde bulunduğu ağır ekonomik bunalım nedeni ile ödemelerde aksama yaşandığını, kredinin ödenememesinin, mücbir  sebep ile olduğunu, sözleşmenin 12.1. Maddesi uyarınca bankanın mahrum kalacağı faiz tutarının dikkate alınması gerektiğini, GKS eki olan Ticari Kredi Erken Kapama  Taahhütnamesinde erken kapama halinde kredinin kalan ortalama bakiyesi üzerinden kredi vadesi sonuna kadar olan süre için yıllık %4 üzerinden hesaplanacak erken kapama komisyonu ile doğabilecek masraf, vergi, KKDF gibi mali yükümlülüklerin bankanın ilk talebinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiğini, diğer bankalar ile davalı bankanın kredi maliyetinin aynı olmadığını, sözleşme ve taahhütnameye göre alınacak ücretin detaylarının belli olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ödenmeyen kredi alacağının tahsili talebine ilişkindir. Davacı ile dava dışı ... Ltd. Şti. Arasında , 10.2.2017 tarihli 4.000.000- TL bedelli genel kredi sözleşmesine davalıların  5.000.000-TL limit ile  müteselsil kefil oldukları, sözleşmenin 10.maddesinde temerrüt faizinin bankaca tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlası olarak hesaplanacağı  düzenlenmiştir. TBK nın 583. maddesine uygun olarak müteselsil kefilin sorumlu olacağı azami miktar, kefalet tarihi, ve müteselsil kefil olduklarına ilişkin el yazıları ile sözleşmeye müteselsil kefaletlerin verildiği, ... ile ... 'in şirket yetkilisi oldukları , ticaret sicil kaydında ... 'in sözleşme tarihinden sonra şirket ortaklığından ayrıldığı, ... 'ın ... 'ın eşi olup TBK nın 584 maddesi uyarınca eş rızasının alındığı yasal koşulları taşıyan kefaletleri nedeniyle müteselsil kefillere başvuru şartının mevcut olduğu belirlenmekle aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Davacı alacaklı banka tarafından , 11.10.2018 tarihinde  kredi hesabı  kat edilerek ihtarname ile borcun ödenmesinin istenildiği, dava dışı borçlunun ticaret sicilinde kayıtlı adresine tebligat yapıldığı,kat ihtarının  24.12.2018 tarihinde davalı ... 'e tebliğ edilmiş ise de, diğer davalılara tebliğ edilemediği bu nedenle temerrütün takip tarihi itibariyle oluştuğunun kabulü gerektiği , davalı ... 'e yapılan tebliğin usulüne uygun olduğu görülmüştür. Davaya konu  İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takibe konu 7 adet kredi için (..., ..., ..., ..., ..., ..., ...) 740.706,57-TL asıl alacak, 14.814-TL işlemiş faiz, 740,70-TL BSMV toplamı 756.261,27-TL, ile 2 adet ticari kredi için (..., ...) 1.478.684,10-TL asıl alacak, 29.574-TL işlemiş faiz, 1.478,70-TL BSMV toplamı 1.509.736,80-TL olmak üzere toplam 2.265.998,07-TL'nin,asıl alacaklara takip tarihinden itibaren  yıllık %40 oranda  temerrüt faizi,%5 gider vergisi  işletilerek tahsili istenilmiştir. Yapılan bilirkişi incelemesinde anılan krediye %18 akdi faiz uygulandığı tespit edilmiştir. Daha fazla oranda akdi faiz uygulanan emsal kredi sözleşmesi sunulmamış ise de ; 5464 sayılı kanun gereği kredi kartı ve KMH hesaplarına fiilen uygulanan TC Merkez Bankası tarafından belirlenen akdi faiz oranı %27 olduğundan  temerrüt faiz oranının %50 fazlası ile % 40.50 olarak hesaplanmıştır.Buna göre TCMB tarafından belirlenen akdi faiz oranı temel olarak alındığından temerrüt faiz oranının fahiş olduğu ileri sürülemeyeceğinden taleple bağlı kalınan %40 oranından hesaplama yapılması yerinde bulunmuştur. Davalılar vekili tarafından İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas ve İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyaları üzerinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası  ile bankaya verilen  çekle ilgili  takipler  yapıldığı ve ödemeler olduğu ileri sürülmüştür.Eldeki takibe etkisi bakımından,  Uyap üzerinden incelenen İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ... bankası tarafından asıl borçlu ... Ltd. Şti. aleyhine rehinin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipte 156.542,78-TL'nin 23.07.2019 tarihli tahsilat (dava tarihinden sonra) olduğu, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında asıl borçlu aleyhine 90.000-TL' bedelli çek için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapıldığı ancak kayden tahsilat görünmediği, İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının eldeki dava ile ilgisi  olmadığı belirlenmiştir.İcra dosyalarında dava tarihinden sonra yapılan tahsilatlar icra müdürlüğünce yapılacağından eldeki davaya ve borca etkisi bulunmamıştır. TBK nın 586. maddesi \"Kefil  müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınır rehinini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçlüğü içinde olması gerekir.\" hükmünü haizdir. Kredi asıl borçlusunda ödeme istenildiği, aleyhine yapılan takiplerden ifada geciktiği ve ödeme güçlüğü içinde olduğunun anlaşıldığı görüldüğünden eldeki davada   müteselsil kefillere başvuru şartı  gerçekleşmiştir. Davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle,müteselsil kefillere başvuru şartının gerçekleştiği ,kefaletlerin yasal şartları taşıdığı belirlenmekle kararda isabetsizlik bulunmadığından  istinaf nedenleri yerinde olmayan davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 154.790,33-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 38.359,30-TL harcın mahsubu ile kalan 116.431,03‬-TL harcın davalılardan (Davalı ... ve ... 115.077,92-TL ile sorumlu olmak üzere) müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 22-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,  Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 28/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3318da9da656753c","SID":"5ba0bc2504fe2f67"}}