{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/479 <br>KARAR NO: 2024/398<br>KARAR TARİHİ: 14/03/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/11/2020<br>NUMARASI: 2019/103 Esas -  2020/624 Karar<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/03/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın Kızıltoprak Şubesi ile borçlular arasında 26.4.2017 tarihinde 1.300.000 TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, borçluların bu krediden kaynaklanan takip tarihi itibariyle 615.174,40 Tl nakdi, 2.350 TL gayri nakdi borcu bulunduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle davalılara ihtarname keşide edildiği halde borcun yine ödenmediğini, bu nedenle 26.12.2018 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında haciz yoluyla icra takibine başlandığını, davalı borçluların borca, faize ve ferilerine itiraz ettiklerini, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını, sözleşmenin yasaya uygun olduğunu, faiz oranının sözleşme ve yasaya uygun olduğunu, bu nedenlerle itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  hesap kat ihtarnamesine Kadıköy ... Noterliği'nin 5.11.2018 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 8 günlük yasal süre içinde itiraz edildiğini, davaya konu kredinin Kredi Garanti Fonu tarafından güvence altına alınmış olduğunu, kat ihtarnamesinin kesinleşmediğini, bu nedenle borcun muaccel olmadığını, dolayısıyla bankanın tüm kredi bedeli üzerinden takip yetkisi olmadığını, takip eden aylara ilişkin kredi ödemelerinin topluca takibe konu edilemeyeceğini, kat ihtarı ile borçlulara sadece bir günlük mühlet verildiğini, ancak hesap kat ihtarının tebliği öncesi faiz işletilmeye başlandığını, alacağın likid olmadığını, icra inkar tazminatı istenemeyeceğini, davanın Kredi Garanti Fonuna ihbarını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" davacı ... Bankası A.Ş.’nin, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı, 26.12.2018 takip tarihi itibariyle, davalılar; asıl borçlu ... Tic. Ltd. Şti. ve müteselsil kefilleri; .... Ltd. Şti., ... Tic. Ltd. Şti. ve ...,  ... nolu taksitli ticari kredi ve ... nolu borçlu cari hesap kredisinden kaynaklanmış; 399.706,34 TL asıl alacak, 34.174,89 TL temerrüt faizi ve 1.708,74 TL temerrüt faizinin %5 gider vergisi olmak üzere; toplam 435.589,97 TL alacağının bulunduğu, ... nolu kredili ticari mevduat hesabı kredisinden kaynaklanmış; 101.671,70 TL asıl alacak, 5.032,75 TL temerrüt faizi ve 251,64 TL temerrüt faizinin %5 gider vergisi olmak üzere; toplam 106.956,09 TL alacağının bulunduğu, ... nolu taksitli ticari kredi, ... nolu borçlu cari hesap kredisi ve ... nolu kredili ticari mevduat hesabı kredisinden kaynaklanmış; 501.378,04 TL asıl alacak, 39.207,64 TL temerrüt faizi, 1.960,38 TL temerrüt faizinin %5 gider vergisi,  Beşiktaş .... Noterliği’nin 26.10.2018 tarih, ... nolu makbuzuna göre 848,43 TL ve Kadıköy ... Noterliği’nin 06.11.2018 tarih, ... nolu makbuzuna göre 670,06 TL ihtarname masrafı ve 71,99 TL ihtiyati haciz masrafı toplamı olan 1.590,48 TL masraf ve 485 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti  olmak üzere; toplam 544.621,54 TL alacağının bulunduğu, davacının bu şekilde hesaplanan alacak tutarının, Genel Kredi Sözleşmesi’nin kapsamına ve Banka kayıtlarına uygun olduğu, davacının icra ödeme emrinde yazılı talebinin ise, 562.841,43 TL asıl alacak, 47.864,28 TL temerrüt faizi, 2.393,21 TL temerrüt faizinin %5 gider vergisi, 1.590,48 TL masraf ve 485 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere; toplam 615.174,40 TL olduğu, davacının, tarafımca hesaplanan toplam alacağı ile icra ödeme emrinde yazılı toplam alacak talebi arasındaki 70.552,86 TL aleyhte farkın; asıl borçlu ... San. Tic. Ltd. Şti. adına açılan fon hesabında blokede tutulan toplam 60.984,89 TL’nin, 54.452,08 TL’sinin kredi kartı borcunun tamamına ve  6.532,81 TL’sinin de borçlu cari hesap kredisinin anaparasına kısmen mahsup edilmeyip, 54.452,08 TL kredi kartı borcuna 05.11.2018 kat tarihinden itibaren ve 6.532,81 TL borçlu cari hesap kredisi anapara tutarına 25.10.2018 kat tarihinden itibaren - takip tarihine kadar olan süre için sırasıyla yıllık %38 ve %57 oranlarından faiz hesaplaması ve talep edilmesinden kaynaklandığı,  davacının kredili ticari mevduat hesabına 25.10.2018 - 02.11.2018 tarihleri arasında uygulayabileceği akdi faiz oranı yıllık %27 iken; yıllık %38 [38 - 27 = %11 fark] ve 02.11.2018 - 26.12.2018 tarihleri arasında uygulayabileceği temerrüt faiz oranı %33 iken; %57(57 - 33 = %24 fark) oranlarından faiz hesaplaması ve talep edilmesinden  kaynaklandığı, icra takibine konu teminat mektubu davacı Bankaya iade edilmiş olduğundan, davacı Banka’nın gayri nakdi risk tutarı olan 2.350 TL depo talebinin yerinde olmadığı, aynı kredi borçları için, asıl borçlu ... Tic. Ltd. Şti. ve ipotek borçlusu ... Tic. San. Ltd. Şti. aleyhine, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile 14.12.2018 tarihinde, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığından; tahsilde tekerrür oluşturmamak ve T.B.K. 100. maddesi uyarınca; kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve ferilerine mahsubu sağlanmak kaydıyla, davanın kısmen kabulü ile; aynı kredi borçları için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasındaki alacakla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalı-borçluların İst. Anadolu .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasına yaptıkları itirazların  kısmen iptali ile; takibin, 501.378,04 TL asıl alacak, 39.207,64 TL işlemiş faiz, 1.960,38 TL faizin %5 GV'si, 1.590,48 TL masraf, 485 TL. İhtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 544.621,54 TL alacak ile işleyecek faiz yönünden 399.706,34 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %57 oranında, 101.671,70 TL asıl alacağa  takip tarihinden itibaren yıllık %33 oranında olmak üzere tahsil tarihine kadar işleyecek TCMB azami faiz oranları genelgeleri doğrultusunda değişen oranlarda temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV'si uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin nakdi alacak isteminin ve depo edilmesi istenen 2.350 TL gayri nakdi alacak isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf, davalılardan icra-inkar tazminatı istemiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2. Fıkrası hükmünce, icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, davacının alacaklı olduğu miktar sözleşme ile kararlaştırılmış olup likit olduğundan, daha fazla takdir edilmesine ilişkin neden bulunmadığından likit ve muayyen nitelikte bulunan asıl alacak, işlemiş faiz ve GV toplamı üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve davanın kısmen kabulüne, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı bankanın Kızıltoprak Şubesi ile asıl borçlu ... Tic. Ltd. Şti. ve kefil-borçlular ... Ltd. Şti, ... ,  ... Tic. Ltd. Şti. arasında 26.04.2017 tarihinde 1.300.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi \"Kredi Çerçeve Sözleşmesi\" imzalanmış olup davalılara genel kredi sözlemesi kapsamında çeşitli kredi türlerinde, davalı banka tarafından kredi kullandırıldığını, karara göre, hesaplanan toplam alacağımız ile icra ödeme emrinde yazılı toplam alacak talebi arasındaki 70.552,86 TL aleyhte fark; asıl borçlu ... Tic. Ltd. Şti. adına açılan fon hesabında blokede tutulan toplam 60.984,89 TL’nin, 54.452,08 TL’sinin kredi kartı borcunun tamamına ve 6.532,81 TL’sinin de borçlu cari hesap kredisinin anaparasına kısmen mahsup edilmeyip, 54.452,08 TL kredi kartı borcuna 05.11.2018 kat tarihinden itibaren ve 6.532,81 TL borçlu cari hesap kredisi anapara tutarına 25.10.2018 kat tarihinden itibaren - takip tarihine kadar olan süre için sırasıyla yıllık %38 ve %57 oranlarından faiz hesaplaması ve talep edilmesinden, davacının kredili ticari mevduat hesabına 25.10.2018 - 02.11.2018 tarihleri arasında uygulayabileceği akdi faiz oranı yıllık %27 iken; yıllık %38 [38 - 27 = %11 fark] ve 02.11.2018 - 26.12.2018 tarihleri arasında uygulayabileceği temerrüt faiz oranı %33 iken; %57(57-33=%24 fark) oranlarından faiz hesaplaması ve talep edilmesinden  kaynaklandığını, hükümde hesaplanan toplam alacağın ile icra ödeme emrinde yazılı toplam alacak talebi arasındaki 60.984,89 TL (faiz dahil değil) aleyhte farka ve bu alacağa işlemiş ve işleyecek faiz bakımından hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğumuz hasıl olmuş olup, kredi ... A.Ş.'nin davacı bankaya karşı kefaletinin tazmininden doğan alacağı tamamen tahsil edilinceye kadar yararlanıcı ve kefilleri aleyhine başlatılmış bulunan kanuni takibi sürdürnin davacı bankanın yükümlülüğünde olduğunu,  ... A.Ş'nin temelde kaynağa göre özkaynak ve hazine kaynaklı olmak üzere iki tip kefalet desteği sağladığını, PGS hazine destekli kefaletlerde ...   A.Ş.'nin takip işlemlerini yürütmemekte olup, takip işlemleri ilgili mevzuatın amir hükümleri doğrultusunda davacı banka tarafından yürütüldüğünü, bu itibarla, ... A.Ş. tarafından ... Limited Şirketi ve ... Ltd Şti’nin borcuna istinaden tazmin ödemesi yapılması durumunda, ... A.Ş. tarafından ödenen tazmin tutarı dahil tüm tutar üzerinden takip işlemlerinin davacı banka tarafından yürütülmesine devam edileceğini, ... A.Ş. tarafından ... Limited Şirketi ve  ... San Ltd Şti’nin borcuna istinaden tazmin ödemesi yapılması durumunda, bu ödemenin tahsilat niteliği taşımayacağını, 22.11.2016 tarih ve 29896 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 31.10.2016 tarihli ve ... kredi garanti kurumlarına sağlanan hazine desteğine ilişkin bakanlar kurulu kararı ve davacı banka ile ... A.Ş. arasında akdedilen protokol hükümleri doğrultusunda; PGS hazine destekli kefalet ile davacı banka tarafından ... Tic Ltd Şti’ne ... nolu ... nolu kredilere ilişkin davacı bankaya ... A.Ş. tarafından 60.984,89 tl ödeme yapıldığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın ret kısmı yönünden kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalılar vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında kısmen ret verilmiş olmasına rağmen icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hakkaniyete ve usule aykırı olduğunu, somut uyuşmazlıkta takip talebinde yer alan tutarın toplamda 615.174,13 TL olup ilk derece mahkemesi kararında takibine devam edilmesine karar verilen tutarlar esas alındığında ise davanın 70.552,59 TL'lik kısmının reddine karar verildiğinin anlaşılacağını, takip tutarının yaklaşık 1/6' sının reddine karar verilen bir davada alacağın likit olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, davacının başlattığı takiplerdeki tutarın asıl alacaklarından fazla olduğunu bilebilecek konumda olduğunu, hal böyle iken başlatılan takip tutarının yüksek olması neticesinde ve konumu itibariyle bankanın bu hususu bilebileceği de göz önünde bulundurulduğunda takibi başlatmakta kötü niyetli olduğunun kabulü gerektiğini, kötü niyet tazminatı talebi hakkında karar verilmediğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve  ilk derece mahkemesinin 3 no'lu kararı kaldırılmasını, kötü niyet tazminatına hükmedilmesi yönünde yeni ve usule uygun bir karar verilmesini  talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, reddedilen kısmın KGF ödemesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, icra inkar ve kötüniyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Davacı banka ile davalı ... Limited Şirketi arasında genel kredi sözleşmesi imzalanmış ve diğer davalılar bu sözleşmeye müteselsil kefil olmuşlardır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"sözleşme, ihtarname\" sebebine dayalı olarak toplam 615.174,40 TL alacağın tahsili istemiyle 26/12/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davacı tarafça, ... tarafından yapılan ödemeler yönünden de takip işlemlerinin banka tarafından yürütülmesi gerektiğini ve KGF tarafından ödenen 60.984,89 TL'nin tahsilat niteliği taşımayacağı ileri sürülmüştür. Ancak mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında, ... tarafından yapılan bir ödeme bulunmadığı, asıl borçlu davalı ... Limited Şirketi adına açılan fon hesabında 60.984,89 TL'nin blokede tutulduğu ve banka tarafından 23/12/2019 tarihinde bu tutarın kredi kartı borcuna ve cari hesap kredisinin anaparasına mahsup edildiği tespit edilmiştir. Bilirkişi tarafından bu mahsup işlemi sonrasında bakiye alacak hesaplanmış olup, davacı vekilinin itirazları yerinde değildir. Ayrıca, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, dava konusu kredi alacağı likit (belirlenebilir) olup, kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır. Davanın reddedilen kısmı üzerinden davalı yan lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için, davacının takibinde kötüniyetli olması şarttır. Eldeki davada her ne kadar reddedilen kısım yönünden takip haksız ise de davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamamıştır. Bu haliyle davalı yan lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin koşulları oluşmamıştır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından  davacı vekili istinaf başvurusunun ve davalılar vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun yerinde görülmediğinden ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekili ile davalılar vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.14/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"46948c0b74ea131d","SID":"73d450e19b483de6"}}