{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2024/774 <br>KARAR NO\t\t: 2024/738<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/02/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/917 Esas - 2024/143 Karar <br>DAVANIN KONUSU            : Şirketin İhyası\t<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 03/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 03/05/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2024 tarihli 2023/917 Esas ve 2024/143 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... San. Tic. Ltd. Şti (Vergi No:...) ve S.G.K Başkanlığını hasım göstererek İzmir 9. İş Mahkemesi nezdinde 2022/533 E. sayılı dosya ile hizmet tespit davası açtığını, şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, taraf teşkilinin sağlanması açısından mahkemece bu davayı açmak için mehil verildiğini, ihyası istenen şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin  İzmir olup şirketin ticaret sicilinden 12.08.2014  tarihinde resen silindiğini, ihyası istenen  şirket ticaret sicilinde resen terkin edildiğinden davada husumetin, sadece ...ne yöneltildiğini , davada kabul kararı vermesi halinde emsal nitelikte ki Yargıtay kararında da değinildiği üzere, şirketin tasfiye/ek tasfiyesi için karar vererek şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan edilmesinin mahkemeden talep edildiğini, 6335 sayılı kanun  ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen geçici 7. madde gereğince ( Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.) davayı ikame etme gereği hasıl olduğunu belirtmiş , ...  sicilinde kayıtlı ... San.Tic.Ltd.Şti (Vergi No:...) unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP :<br>Davalı cevap dilekçesinde özetle; sicil kayıtlarının tetkikinde,  ... Sanayi ve Ticaret  Limited Şirketi 'nin 24/10/1991 tarihinde kuruluş ile Müdürlüğe tescil edildiği, sermayesinin 500 TL olduğu, 6103 sayılı kanunun 20. Maddesinin 1. Fıkrası uyarınca sermayesini zorunlu miktara yükseltmemesi sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7. Maddesi uyarınca çıkarılan Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5. Maddesinin a) bendi uyarınca 04/04/2014 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğu, bu hususun 15/04/2014 tarih 8550 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 12/08/2014 tarihinde sicil kaydının resen silindiği ,  bu hususun da 18/08/2014 tarih 8633 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığının tespit edildiğini, müdürlük tarafından yapılan işlemlerin tebliğde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde uygulandığını, münfesih durumda olduğu tespit edilen şirketlerin tescilli adreslerine ihtarnameler keşide edildiğini ve fakat TTK gereği basiretli tacir olarak davranması gereken ilgililer tarafından yasal süresinde müdürlüğe herhangi bir bildirimde/başvuruda bulunulmaması üzerine resen terkin işlemi süreci işletildiğini, 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. Maddesinin 4. kısmının a bendinde \" Kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir .İlan ihtarın oluşmadığı durumlarda ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibariyle 11/02/1959 tarih ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret ,sanayi ya da deniz ticaret odasının  internet sitesinde aynı gün yayımlanır \" hükmünün yer aldığını, 6102 sayılı TTK'nun 31. Maddesi gereği tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliğin tescil ettirilmesi ve dolayısıyla şirketlerin adres değişikliğini de tescil ettirmeleri yasal zorunluluğuna rağmen tescilli adreslerine gönderilen ihtarnamelerin tebliğ edilmemiş olmasına rağmen  6102 sayılı TTK'nun geçici 7. Maddesinin 4. Kısmının a bendi gereğince tebliğ edilmiş sayılacağının esas olduğunu, müdürlük tarafından gerçekleştirilen işlerde herhangi bir usulsüzlük olmadığını, kayıt silme işleminin tamamen kanun hükmünün uygulanmasından ibaret olduğunu, müdürlüğün davada zorunlu yasal hasım olduğunu, müdürlük tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırı husus ve kusur bulunmadığından davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. Maddesinin uygulandığı dönemde derdest dava konusu şirket leh ve aleyhine açılan icra takibi, dava olup olmadığının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını belirtmiş , müdürlüğün davanın türü itibariyle yasal hasım konumunda olduğundan ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretinin hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>İlk derece mahkemesince; \"....Davacı tarafça dava dışı  ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin terkin edildiği ancak dava dışı şirkete karşı devam eden dava bulunduğundan bahisle şirketin ihyasına karar verilmesine yönelik olarak dava açıldığı, dava dışı  ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin 24/10/1991 tarihinde kuruluş ile Müdürlüğe tescil edildiği, sermayesinin 500 TL olduğu, 6103 sayılı kanunun 20. Maddesinin 1. Fıkrası uyarınca sermayesini zorunlu miktara yükseltmemesi sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7. Maddesi uyarınca çıkarılan Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5. Maddesinin a) bendi uyarınca 04/04/2014 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğu, bu hususun 15/04/2014 tarih 8550 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 12/08/2014 tarihinde sicil kaydının resen silindiği, dava dışı şirket ile ilgili devam eden dava bulunması dolayısıyla davacının dava dışı şirketin ihyasını talep edebilmesi için haklı sebeplerinin mevcut olduğu ve davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, davalı ... tarafından yapılan işlemlerde usul ve yasaya  aykırılığın söz konusu olmadığı ve davalı ticaret sicil memurluğunun davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda olduğu, bu sebeple ticaret sicil memurluğu aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri yükletilemeyeceği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın kabulüne karar vermek gerektiği...\" gerekçesiyle \"...Davanın kabulü ile, ...' nün ... - ... sicil numarasında kayıtlı iken 12/08/2014 tarihinde sicil kaydı resen silinen ... Sanayi ve Ticaret  Limited Şirketi 'nin İzmir 9. İş Mahkemesi'nin 2022/533 Esas sayılı dosyası ile  sınırlı olmak kaydı ile ihyasına, Tasfiye Memuru olarak ...  ' nin (TC:...) atanmasına,  tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına, keyfiyetin ticaret siciline tescil ve ilanına...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Tasfiye memuru ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; vefat eden eniştesinin kimliğini çalarak adına şirket kurduğunu, mahkemece savunması için kendisine tebligat yapılmadığını, kendisinin ilk okul terk bir insan olduğunu belirterek, istinaf incelemesi sonucu kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; sicildeki kaydı 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca re’sen silinen dava dışı şirketin ihyası istemine ilişkindir.<br>Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm tasfiye memuru ... tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Bunun için de öncelikle tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. İşte bu gibi durumlarda, menfaati olanlar tarafından, şirket tüzel kişiliğinin ihyası için dava açılabilir. <br>6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi, “ (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmünü içermektedir.<br>Ticaret sicilinden kaydı silinen şirketlerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunan diğer kişi ve kuruluşların haklı sebeplere dayanarak sicilden silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecektir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 11/02/2020 tarih, 2020/288 esas ve 2020/1181 karar sayılı ilamı da bu yöndedir.)<br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre ve HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması, şirketin resen sicilden terkin edilmiş bulunmasına, davacının ihya istemekte hukuki yararının bulunmasına, taraf teşkili için ihya kararı verilmiş olmasının zorunlu bulunmasına, mahkemesince her zaman tasfiye memurunun değiştirilmesinin ve başka birisinin tasfiye memuru olarak atanmasının mümkün olması nazara alınarak tasfiye memurunun istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Tasfiye memuru ...' nin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/02/2024 tarihli 2023/917 Esas ve 2024/143 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf eden tasfiye memuru adli yardımdan yararlandığı için istinaf başvurusu sırasında harç yatırmadığından ve istinaf başvurusunun haksız olduğu anlaşılmakla alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının ve 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının tasfiye memuru ...' den alınarak hazineye irat kaydına, (harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine), <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 03/05/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d1f84587284beb1b","SID":"d9aed642df40414f"}}