{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 06/11/2023<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 18/04/2024<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN:<br>İhtiyati haciz talep eden vekili; ... A.Ş ... şubesine ait, ... seri numaralı, 31/05/2024 keşide tarihli, 1.500.000,00 TL miktarlı, keşide yeri ... , lehtarı ... . A.ş, keşidecisi ... . Şti.,  ... Bankası A.Ş .... şubesine ait, ... seri numaralı, 02/03/2024 keşide tarihli, 1.250.000,00 TL miktarlı, keşide yeri ... , lehtarı ... A.ş, keşidecisi ... Şti. tarafından keşide olunan çeklerin keşide tarihleri ileri bir tarih olarak düzenlendiğinden dolayı muhatap banka şubesine ibraz süreleri henüz başlamamış olan, diğer bir ifadeyle henüz vadeleri gelmemiş olan çeklerin borçlu/keşideci şirket tarafından ödenmediği, borçlu şirket aleyhine başka alacakları nedeniyle başlatılan icra takibi gereğince borçlunun fabrikasında yapılan haciz sırasında Denizli İcra Dairesince düzenlenen 31/10/2023 tarihli haciz tutanağında açıkça belirtildiği üzere, borçlu şirketin fabrikasının boşaltıldığı, haczi kabil herhangi bir malvarlığının bulunmadığı, şirketin muayyen yerleşim yerini terkettiği, şirketin tüm hisselerinin mal varlığı bulunmayan ... isimli kişiye devredildiği, alacaklının haklarını ihlal eden hileli davranışlarda bulunulduğu iddiasıyla, sunulan kambiyo senetleri(çekler) nitelik itibariyle bir miktar paranın ödenmesi borcunu içeren senetler olmaları nedeniyle varlığı sabit olan, ancak çeklerin keşide tarihleri ve ibraz sürelerinin ileri bir tarih olarak kararlaştırılmış olmalarından ötürü henüz vadeleri gelmeyen(muaccel olmayan) alacaklarının tahsili bakımından, 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesi gereğince borçlu şirketin taşınır, taşınmaz mallarıyla, üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyaten haciz konulmasına, yargılama  giderleriyle vekalet ücretinin karşı/borçlu tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İHTİYATİ HACZE İTİRAZ EDEN:<br>İhtiyati Haczin Kaldırılmasını Talep Eden Borçlu vekili, \"İtiraz dilekçemizi aynen tekrar ederiz, ihtiyati hacze konu borç henüz vadesi gelmemiş yani müeccel bir borçtur ve yasada hüküm altına alınan koşullar eldeki davada mevcut değildir bu nedenle müeccel bir borç nedeniyle verilen ihtiyati haciz kararının dayandığı sebeplere itiraz ediyoruz, davacı taraf alacaklı olmadığı halde günü gelmeyen çekleri işleme koymuş olup müvekkil şirket bu haliyle davacıdan alacaklıdır bu husus defter kayıtları ile de sabittir, mizan sunulma yahut bilirkişi raporu aldırılması suretiyle deliller toplansın, itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilsin.\" şeklinde beyanda bulunarak, ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...  İİK'nın 257 ve 258. maddeleri gözetilerek; dosyaya sunulan çek asıl(lar)ı incelendiğinde;alacağın dayanağı olarak gösterilen çeklerin keşide tarihlerinin ileri bir tarih olarak düzenlenmiş olması nedeniyle henüz ibraz sürelerinin başlamadığı, talep tarihi itibariyle çeklerin kambiyo vasfını taşıdıkları ve bu haliyle üzerlerinde yazılı olan miktarlar kadar paranın ödenmesi borcunu içerdiklerinden, alacaklı tarafın talep ettiği para alacağının mevcut olduğuna/varlığına delil oluşturdukları, ibraz sürelerinin ileri bir tarihte başlayacak olması nedeniyle henüz muaccel olmadıklarının kabul edilmesi durumunda da, borçlu şirketin işyerini tamamen boşaltıp adresini terketmiş olması, işyerinde yakın tarihte(31/10/2023) yapılan haciz sırasında düzenlenen tutanak içeriğine göre haczi kabil herhangi bir malvarlığına rastlanılmaması, yine 31/10/2023 tarihi itibariyle şirketin tüm hisselerinin ... isimli kişiye devredilmesi vb. Davranışların, İİK'nın 257/2. Maddesinde kastedildiği üzere, vadesi gelmemiş(müeccel) borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesinin koşullarının oluştuğu ayrıca İİK'nın 45/3. maddesinin yollamasıyla(atfıyla) İİK'nın 165/1 maddesine göre; alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senede(kambiyo senedine) dayanan alacaklının, alacağı rehinle temin edilmiş olsa bile, kambiyo senedine dayanarak haciz veya iflas yolu ile takip yapmasına yasal olarak herhangi bir engel bulunmadığı, dilekçe ve ekinde sunulan çek asıl(lar)ı ile diğer belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde İİK'nın 257. ve devamı maddelerindeki yasal koşulların mevcut olduğu, ihtiyati haciz talebinin teminat karşılığında kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılarak, ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ibraz süreleri gelmemiş olan çeklere istinaden verilen ihtiyati haciz kararının yerinde olmayıp hukuka da aykırı olduğunu, ihtiyati hacze konu edilen alacağın tartışmalı olup yargılamayı gerektirdiğini, müvekkili şirketin faaliyetinin tekstil ürünleri alım satımı ve dokutmak üzerine olup ticari faaliyeti süresince adına kayıtlı üretim tesisi olmadığının sabit olduğunu, ofisinin de faaliyetine devam edip kira kontratı ve ofisine ilişkin faturaları da ekte sunduklarını, müvekkili şirketin herhangi bir fabrika veya yahut üretim tesisi devrettiğine ilişkin bir durumun bulunmadığını, şirket adına kayıtlı konutun bir kaç ay önce satılmış olmasının hileli işlem yaptığını gösteren bir husus olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin hileli işlemlerden yaptığından bahisle verilen ihtiyati haciz kararının hatalı olduğunu, gerekli araştırma yapılmadan verildiğini, davacı tarafa olan borçlarının vadesi gelmediği gibi ticaret faaliyetlerine de devam ettiğini, hileli işlemlere ilişkin olarak şirket hisselerinin gösterilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olup, her hisse devri olan şirketten alacaklı olanların bu hüküm gereğince muaccel olmayan alacakları için işlem yapılmasının önünün açılacağını, bu durumun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili şirketin vergi dairesi kayıtlarına göre yıllık 100.000.000,00 TL üzerinde ciroya sahip yıllardır bir faaliyet gösteren firma olduğunu, muaccel olmayan alacaklılara ihtiyati haciz hakkı tanınmasının müvekkili şirketin faaliyetinin devam etmesine açıkça zarar verecek olup, ticari hayatın akışını da bozacağını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>İstinafa tabi karar, ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine ilişkin 20/12/2023 tarihli ek karardır.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Müeccel bir alacak için kural olarak ihtiyati haciz istenemez. İstenebilmesi için, alacaklının alacağını vadesinde alabilmesinin ciddi bir şekilde tehlikeye düştüğüne veya düşmekte olduğuna delalet edecek hallerin varlığı şarttır.<br> Bu haller, İİK'nın 257/2. maddesinde sayılmış olup, vadesi gelmemiş borçtan dolayı, borçlunun muayyen ikametgahı yoksa; borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu nedenlerden birinin bulunması halinde ihtiyati haciz istenebilir.<br>Somut olayda, ilk derece mahkemesince muacceliyet şartı gerçekleşmemiş çeklerle ilgili borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya yönelik hileli işlemlerde bulunduğu konusunda dosyaya alacaklı tarafından sunulan başka bir dosyada alınan ihtiyati haciz kararı gereğince hacze gidildiğinde aleyhine ihtiyati haciz istenilen tarafın işyeri olarak belirtilen yere ilişkin fotoğraflar ve bu yerin boş olduğuna ilişkin ihtiyati haciz tutanağı aleyhine ihtiyati haciz istenilen adına kayıtlı  taşınmazın bulunmadığını gösterir takbis mal varlığı sorgusuna ilişkin belge, aleyhine ihtiyati haciz istenilen şirketin tek ortaklı limited şirketi olup 30 Ekim 2023 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan tek ortağın bütün hisselerini başka bir kişiye devrettiğine ilişkin hisse devir kararı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz kararı verilmesi ve itiraz üzerine itirazın reddine karar verilmesi yerinde olmuş olup (Aynı yöndeki içtihat için bknz. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 02/02/2015 Tarih 2015/236 Esas 2015/1014 Karar sayılı ilamı) ihtiyati haciz kararına itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcı peşin alındığında yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>3-İhtiyati hacze itiraz edenin istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından talep eden lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. <br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bcfbe6ff70bd5f09","SID":"c04fbafc0f21e43f"}}