{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/460 <br>KARAR NO: 2024/543<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/11/2023<br>NUMARASI: 2022/801 Esas -  2023/813 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2024<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil sigorta şirketi tarafından, ... A.Ş. Adına, 01.03.2021-2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere, ... numaralı Primli Abonman Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, ... tarafından ... A.Ş. isimli firmaya birtakım oto yedek parça emtiası satışı yapıldığını, muhtelif oto yedek parça emtiasının Polonya'dan İzmir'e olan karayolu nakliye taşıması için ... A.Ş. görevlendirildiğini, organize edilen nakliye planı kapsamında, emtianın tamamı ... A.Ş adlı nakliye firma sorumluluğunda taşındığını, alıcı tesislerine ulaştığını ve Polanya'dan İzmir'e ye ... plakalı tır ile taşındığını, taşımaya konu, sigortalıya ait bir kısım palet ve emtialar taşıyan firmanın kusuru sebebiyle hasarlı olarak sigortalı ... A.Ş. tarafından teslim alındığını, bu hasarlı teslim alındığına dair yetkili kişiler tarafından tutulan tutanakla sabit olduğunu, oluşan bu hasara ilişkin sigortalı ... A.Ş. tarafından müvekkil şirkete yapılan başvuru neticesinde ekspertiz incelemesi yapıldığını ve eksper marifetiyle yapılan inceleme neticesinde müvekkil sigorta şirketi tarafından hasara uğrayan emtialar için sigortalısına 28/04/2022 tarihinde 3.286,67 € hasar ödemesi yapıldığını, müvekkil sigorta şirketinin Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. Maddesi ile sigortalısının haklarına halef olduğunu, ilgili madde gereğince müvekkil sigorta şirketinin ödemiş olduğu hasar bedelini taşıyan şirketin Nakliye Aracılığı Sorumluluk (...) Sigortacısı olan davalıya rücu hakkı bulunduğunu, davalı ... Sigortanın, ... A.Ş.'nin sorumluluk sigortacısı olduğunu ve dava öncesi, davalıya oluşan hasarla ilgili rücu ihtarı gönderildiğini, davalı tarafça ödeme yapılmadığını, rücu alacağımızın tahsili amacıyla davalı aleyhine, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı, borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek icra takibi durdurduğunu belirterek, borçlunun  İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas icra takibine yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazının iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu taşıma uluslararası taşıma olup CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanması gerektiğini, öncelikle hasar miktarına ve kusur durumuna itiraz ettiklerini, talep konusu yapılan alacak bedelinin dahi nasıl oluşturulduğu, şayet var ise hasarlı emteanın sovtaj değerlendirilmesine tabi tutulup tutulmadığının anlaşılamadığını, hasarlanan mala ilişkin gerçek bir tespit yapılmadığını, şayet var ise me kadar malın hasarlandığı ve ne kadarının kurtarıldığının dosyaya sunulması ve hasar miktarının ispatlanmasının gerektiğini, dava konusu emtiaların ambalajı ve istifi gönderici tarafından yapıldığını, CMR Konvansiyonuna göre malın ambalajının kötü olduğu durumlarda taşıyıcının bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu durumda ... sigortacısı olan müvekkil şirketin de herhangi bir sorumluluğunun da olmadığını, CMR 17. Madde 4/b'ya göre “ Malların ambalajlanmadıkları veya fena ambalajlandıkları zaman, mahiyetleri icabı fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması yahutta hatalı ambalajlanmış olması,” 17.md 4/e'ye göre malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması” hallerinde taşıyıcı mesuliyetten ibra edilir dendiğini, CMR Konvansiyonu madde 17/2'ye göre \"Şayet kayıp, hasar veya gecikme taşıyıcının hatasından değil de... Mallara has bir kusurdan yahut da taşıyıcının önlemesine imkan olmayan durumlardan ileri geliyorsa, taşıyıcı mesuliyetten ibra edilir.\" Denildiğini, Yargıtay 11 HD 2004/9126 E. ve 2005/5843 K. Sayılı kararında “Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)'nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vuku bulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, if edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının ibra edileceği belirtilmiştir” hükmüne havi olduğunu,  müvekkil şirket tarafından yaptırılan eksper raporunun sonuç kısmında \" söz konusu hasar, emtianın nakliyesi sırasında meydana gelen olağan sarsıntı ve ani fren hareketlerinde dorse içerisinde yeterli ve gerekli sabitlemesi yapılmayan paletlerin hareket ederek dorse içerisine devrilmesi sonucu meydana geldiğinin belir dolayısıyla eksperin tespit ve kanaatine göre söz konusu hasar uygun olmayan istifleme ve veya yetersiz sabitleme nedeniyle meydana geldiğinin\" tespiti yapıldığı dava konusu olayda taşıyıcının önlemesine imkan olmayan bir durum olduğunu, CMR Konvansiyonu 17.2 md” Şayet kayıp, hasar veya gecikme taşıyıcının önlemesine imkan olmayan durumlardan ileri geliyorsa, taşıyıcı mesuliyetten ibra edilir” dendiğini, yine TTK 876 md. “Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur” denildi CMR belgesi incelendiğinde üzerinde herhangi bir hasar notu olmadığının görüleceğini, bu durumda emtialar alıcıya tam ve sağlam olarak teslim edildiğinin anlaşılacağını, Uluslararası taşımalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda CMR Konvansiyon hükümlerinin uygulanması gerektiğini, taşıyıcının azami sorumluluğu CMR Konvansiyonu'nun 23. Maddesinde düzenlenmiştir. Bu sözleşmede belirtilen hesap birimi SDR'dir. Buna göre tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8,33 hesap birimini aşmayacağını, hasarı ve kusuru kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı yanın fazlaya dair taleplerinin reddinin gerektiğini müvekkili şirket sigortalısının ihbarı üzerine yaptırılan ekspertiz incelemesinde; Toplam 7 palet içeriği 3.854 adet piston emtiasının teslim alındığı haliyle kapalı depolama alanında muhafaza edildiklerini, 2 palet üzerinde ki istifin orijinal ve sağlam olduğunu, 3 palet üzerinde ki istiflerde hafif şekil bozukluğu olduğu, ancak sağlam olarak değerlendirileceğini, geriye kalan 2 palet üzerinde ki istiflerin kısmen kaymış vaziyette olduğunu, Tespit edildiğini, Eksper raporunun 8.sayfasında tespit edilen emtiaların brüt ağırlığının 133,65 kg olup hasarda SDR doğmakta olduğunu, emtia faturasına göre hasar bedeli 2.987,88.-Euro olduğunu, SDR limitine göre hasar hesabı SDR hesaplaması : 133,65 kg brüt x 8,33 SDR : 1.113,30 SDR 1.113,30 SDR x 1,23748 Euro: 1.377,69.-Euro net hasar tutarı olduğunu, hasarı ve kusuru kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkememiz aksi kanaatte ise müvekkili şirket aleyhine hükmedilebilecek maksimum tazminat oranı 1.377,69.-Euro olabileceğini, ayrıca talep konusu yapılan alacak bedelinin dahi nasıl oluşturulduğu şayet var ise hasarlı emtianın sovtaj değerlendirmesine tabi tutulup tutulmadığının anlaşılmadığını hasarlandığı belirtilen emtialarına sovtaj bedelleri tespit edilerek hasar bedelinden düşülmesi gerektiğini, bununla beraber İşbu taşıma CMR Konvansiyonuna tabi olarak gerçekleşmiş olmakla, faiz tutarı Konvansiyonda belirtilen oranın üzerinde olamayacağını, bu oran CMR Konvansiyonunda %5 olarak sınırlandırıldığını, bu nedenle davacı yanın fahiş faiz talebinin de reddinin gerektiğini, ayrıca dava açılmadan önce müvekkil şirkete hasar miktarına ve talebine ilişkin bir ihtarname gönderilmediğini, temerrütten söz edilemeyeceğini, bununla beraber, dava konusu taşımayı yapan ...'ya ait  ... plakalı araç olduğunu, asıl dava bu şirkete ve onun ... sigortacısına açılması gerekirken müvekkili şirkete açılması hatalı olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Dosya kapsamında, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporda, davacının sigorta tazminatı ödemesi yapan emtia nakliyat sigortacısı, davalının da taşıma sürecinde yer alan taşıma işleri organizatörü sorumluluk sigortacısı sıfatlarını haiz olduğu, davalının sigortalısının taşıma süreci sonunda CMR m.17/I gereği sabit olan hasar ve tespit edilen zarardan TTK m.1478 gereği doğrudan sorumluluğu bulunduğu, öte yandan, davacı emtia nakliyat sigortacısı sıfatı ile ödemesinde %10 bedel artış farkına katlandığını ve davacının bu ödemesinin, nispi sigorta sözleşmesi gereği bir ödeme olup; CMR m.23 kapsamında taşıyıcının sorumluluğuna dahil bir kalem olmadığı, bu nedenle davacının emtia nakliyat sigortacısı sıfatı ile ödediği 3.286,67-Euro tazminattan, 2.987,88-Euro kısmını davalı sorumluluk sigortacısına rücu edebileceği kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır. CMR'nin 17/1.maddesi gereğince; taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğranılan ziya, gecikme ve hasardan sorumludur. Aynı hükmün ikinci fıkrasına göre ise, eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulması mümkün değildir. Fakat 18.maddede kayıp, hasar ve gecikmenin bu nedenlerin birinden doğduğunu kanıtlama yükümlülüğünün taşımacıya ait olduğu düzenlenmiştir. Taşımaya ilişkin CMR üzerinde varış yerinde alıcısına teslim aşamasında eşyanın hasarlı teslim edildiğine dair tutanak olduğu, bu durum nazara alındığında davacının CMR 30.maddesinde düzenlenen ihbar mükellefiyetini yerine getirdiğinin anlaşıldığı, her ne kadar davalı tarafça hasarın kendilerinden kaynaklanmadığı belirtilmiş ise de, bilirkişi raporu ile ambalaj yetersizliğinin hasarda etken sebep olmadığı, yüklemenin taşıma güvenliğine uygun yapılmadığı hususlarının tespit edildiği, yüklemenin yük ilgilisi tarafından yapılmış ise sorumluluktan kurtulmasının olanaklı olduğu ancak somut olayda bu yönde bir delil bulunmadığı, yükün taşıyıcı risk alanında yükleme ve boşaltma ile aktarmalara tabi tutulduğu ve hasarın bundan kaynaklandığı, bu durumun aksinin davalı tarafça ispat edilemediği anlaşıldığından, davalının meydana gelen zarar nedeniyle sorumluğunu ortadan kaldıran hallerin ispatlandığından söz edilmesi mümkün olmamakla meydana gelen hasardan nakliyeyi gerşekleştiren davalının sorumluluğu bulunduğu açıktır. Öte yandan ziya ve hasar halinde tazminatın hesaplanmasına ilişkin CMR'nin 23.maddesine göre; emtianın kısmen veya tamamen kaybı halinde tazminat, emtianın taşınmak üzere teslim edildiği yer ve tarihteki değerine göre hesaplanır. Ancak kısmi kayıp halinde, sorumluluk miktarının tespitinde kaybedilen kısmın ağırlığına göre taşıyıcının sorumlu olduğu miktar belirlenmelidir. Bu durumda tazminat, eksik brüt ağırılığın kilogram başına 8,33 SDR tutarını aşamaz (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi 2021/1226 Esas 2023/1622 Karar). Bilirkişi raporunda, oluşan hasar istifleme sebebiyle olduğundan, davalının ödemenin 2.987,88-Euro kısmından sorumluluğu bulunduğu belirlenmiş olup davacı tarafça yapılan ödeme miktarının daha fazla olduğu ve CMR'deki sınırlı sorumluluk miktarının dışında olduğu anlaşılmakla hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda tespit edilen bedelin davalıdan tahsiline, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. 6098 sayılı TBK’nın 99.maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış uygulanmasına göre de haksız fillerde zarar, yabancı para üzerinden doğmuş ise yabancı para üzerinden tahsil istenilmesi mümkündür (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2014/13970 Esas 2015/10395 Karar, 2013/5213 Esas 2014/12333 Karar, 2014/14491 Esas 2015/76 Karar.) Somut olayda da; davacı sigorta şirketinin, sigortalısının poliçe teminatı kapsamında olan gerçek zararından sorumlu olduğu, meydana gelen hasar bedelini dava dışı sigortalısına ödeyerek TTK'nın 1472.maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olan davacı, TBK'nın 99.maddesi uyarınca  ödediği bedelin aynen tahsilini veya anılan miktarın vade ya da fiili ödeme günündeki rayicine  göre Türk parası ile ödenmesini haksız fiil sorumlusu davalıdan isteyebilecektir. Davacının dava dilekçesi içeriğinden 6098 sayılı TBK'nın 99.maddesi uyarınca tercih hakkını yabancı para üzerinden tahsil olarak kullandığı da gözetildiğinde yabancı para (Euro) üzerinden tespit edilen ve ödenen zararın yabancı para üzerinden rücusunda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu yönde karar vermek gerekmiş ve harca esas değer yabancı paranın dava tarihindeki kur esas alınarak TL karşılığı belirlenmek suretiyle hesaplanmıştır. Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifade ile borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2021/6380 Esas, 2022/5655 Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olmadığından ve ancak yargılama ile belirlenebileceğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve davanın kısmen kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün 2022/22973 Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 2.987,88-Euro asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2.987,88 Euro alacağa, CMR Konvansiyonu'nun 27/1.maddesi gereği takip tarihi olan 07/09/2022 tarihinden itibaren yıllık %5 oranı aşılmamak kaydıyla bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi işletilmesine, davacının icra inkar tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine\" karar verilmiştir.\t<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının  sorumluluğunun sınırlı olduğu yönündeki hükmün hukuka aykırı olduğunu, iptali gerektiğini, zarara kusuruyla sebep olan taşıyıcının meydana gelen zarardan doğan hasar bedeline ilişkin sorumluluğunun tam olduğunu, davaya konu zararın meydana gelmesine  taşıyanın gerekli dikkat ve özeni göstermemesinin sebep olduğunu, bu durumda sorumluluğun sınırlandırılamayacağını, dosyada mübrez bilirkişi heyet ek raporunda: ''meydana gelen hasar devrilme ve paletlerin dağılması şeklinde olup; CMR hükümlerine tabi taşıyıcı bu hasardan sorumlu olacaktır'' şeklinde değerlendirme yapılmış olup meydana gelen zarardan taşıyıcının sorumluluğunun sabit olduğunu, bu durumda uğranılan zarar nedeniyle sigortalıya yapılan hasar ödemesinin tamamı bakımından (3.286,67 Euro) rücu edilebileceğinin kabulü gerektiğini, alacağın  likit olduğunu, davalının , borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalının sorumlu olduğu hasar bedelinin eksper raporu ile tespit edildiğini  ve dava açıldığı tarih itibariyle bilinebilir durumda olduğunu, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli yapmış olduğu itiraz nedeniyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla istinaf taleplerinin  kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne, borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline, takibin alacağın tamamı bakımından devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava; ''Primli Abonman Sigorta Sözleşmesi''ne dayanarak ödenen hasar bedelinin, nakliye aracılığı sorumluluk sigortacısı olan davalıdan rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ve bilirkişi raporu esas alınarak davanın  kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. Mahkemenin istinaf incelemesine konu edilen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kararı, ret kararı yönünden karar tarihi itibarı ile HMK'nun 341/2. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının altındadır.Davanın reddedilen kısmına yönelik kararın hüküm tarihinde geçerli olan istinaf sınırını geçmediği görülmekle davacı vekilinin reddedilen kısma yönelik istinaf sebepleri Dairemizce incelenmemiştir. Davacı ... A.Ş. tarafından dava dışı sigortalı/sigorta ettiren ...Tic.A.Ş. adına 16/12/2019 tarihinde tanzim edilen \"Primli Abonman Sigorta Sözleşmesi\" nde sigortalı ön ihbar yükümlülüğü limitinin nakil vasıta başına 300.000 Euro karşılığı TL sigorta bedeli ile düzenlendiği, teminatın, taşımayı yapan nakliyecinin bir tüzel kişilik olması ve sevkiyatın hukuken geçerli, yazılı bir taşıma sözleşmesine bağlı olarak yapılması kaydıyla geçerli olduğu belirtilmiştir. Somut olayda sigortalı tarafından 7 kap, net 1.707,00 kg, brüt 1.882,00 kg. oto yedek parçasının Polonya'da bulunan Mahle firmasından satın alındığı, taşımaya konu emtianın Polonya'dan ... (y.römork) plakalı araçla İzmir'de bulunan sigortalı deposuna getirildiği, yapılan tahliye işlemleri esnasında iki palette hasar tespit edilerek hasar tespit tutanağı düzenlendiği, bu tutanak içeriğinin \"28/12/2021 tarihinde ... dorse plakalı ... aracı ile gelen ... paletleri kırık ve hasarlı teslim alınmıştır\" şeklinde olduğu, sigortalının söz konusu hasarın tespit ve tazmini için sigorta şirketine hasar ihbarında bulunduğu, düzenlenen ekspertiz raporu neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına tespit edilen 3.286,67 Euro tazminatın 28/04/2022 tarihinde ödendiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile  3.286,67 Euro asıl alacak ile 59,43 Euro işlemiş faiz hasar tazminatının tahsili amacıyla takip başlatılmış, davalının borca itirazı üzerine takip durmuştur.İstinafa konu uyuşmalık temelde; hükmedilen alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin yerinde olup olmadığı noktasındadır. İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67/2.maddesine göre icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.  Mal sigortalarından olan nakliyat sigortasında rizikonun gerçekleşmesi halinde sigorta poliçesinde gösterilen sigorta bedelinin değil, sigorta ettirenin uğradığı gerçek zararın ödenmesi gereklidir. Zarar sorumlusu bulunan kişilerden rücuen talep edilebilecek meblağ da ödenmesi gereken bu gerçek zarar miktarıdır. Tazminat davalarında ise alacağın önceden belirlenebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit niteliği taşıdığından söz edilemez Somut uyuşmazlıkta taşınan eşyada meydana gelen zarar miktarının bilirkişi aracılığıyla tespit ettirildiği ve sonucuna göre davanın reddini savunan davalı tarafın sorumluluk miktarının belirlendiği , bu durumda alacağın önceden belirlenebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit niteliği taşıdığından söz edilemeyeceği gözetildiğinde mahkemece İİK.’nun 67. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden davacının kabul edilen kısma yönelik feri nitelikteki icra inkar tazminatı isteminin reddedilmesi isabetli olmuştur. Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/04/2024\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fed2c50ea0d72b4d","SID":"3dd190c3d242b6c2"}}