{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/535 <br>KARAR NO\t: 2024/696<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                            K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/210 E.  -  2022/23 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/01/2022 tarih ve 2021/210 Esas - 2022/23 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>  <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin  2013/101045, 2018/118928 sayılı ve \"...\" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin, “...+şekil” ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin tanınmış  karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu, tarafların markalarında \"...\" ibaresinin ortak olarak yer aldığını, markaların kapsamlarının da aynı olduğunu, dava konusu markanın tescilinin, müvekkilinin markalarının ayırt ediciliğine zarar verebileceğini ileri sürerek, ... YİDK'ın 2021-M-3483 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya  uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı davaya cevap vermemiş, yargılama sırasındaki beyanlarında tarafların markaları arasında benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, tarafların markaları arasında emtia benzerliği bulunmasına rağmen işaretler arasında benzerlik bulunmadığından, iltibas koşullarının oluşmadığı, zira markalarda ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin uyuşmazlık konusu hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğu, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerin tüketicisinin ortalamanın üstünde bilinçli olduğu,  tarafların markaları arasında karıştırılma  ihtimalinin bulunmadığı, davacı markalarını tek başına “...” olarak değil “...” olarak bilinip tanındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, dava konusu başvurunun müvekkillinin markalarının asli unsurun olan \"...\" ibaresini içerdiği gibi müvekkilinin marklarının tanınmış olduğu hizmetler yönünden tescil edilmek istendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı değerlendirmeler içerdiğini, dava konusu başvuruda \"...\" ibaresi dışında yer alan ibarelerin dava konusu başvuruya ayırt edicilik sağlamadığını, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, dava konusu  \"...+şekil\" ibareli başvuru ile  davacının itirazına mesnet \"...\" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin 13. Sınıf malların satışına özgü 35. sınıf hizmetler yönünden, ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğu, dava konusu başvuruya bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, uyumazlık konusu hizmetlerin tüketicisinin bilinçli olduğu da gözetildiğinde tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, davacı markalarının tanımış olmasının sonuca etkili bulunmadığı, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, davacı vekilinin bilirkişi raporunun hatalı değerlendirmeler içerdiği yönündeki istinaf itirazlarının da yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından istinaf başvurusunda peşin olarak alınan 220,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 206,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 04/04/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/05/2024<br>\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4d26ddfcf2ee07f0","SID":"765aa7ac84de5143"}}