{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2021/1018 \t\t                                         (ESASTAN RET)<br>KARAR NO\t: 2024/323   <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: DR. ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/04/2021<br>ESAS-KARAR NO\t: 2017/528 E 2021/293 K<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak<br>KARAR TARİHİ\t: 25/03/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 25/04/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili; taraflar arasında 09.12.2016 tarihinde \"Avusturya Menşeli İthal Besilik Sığır Satış Sözleşmesi\" imzalandığını sözleşmede belirlenen vasıfları taşımayan kasaplık sığırları  teslim almak zorunda bırakıldığını,  27.12.2016 tarihinde 376 adet  21.01.2017 tarihinde de 124 adet olmak üzere toplam 500 adet  sığırın teslim edildiğini bu sığırlardan 60 adedinin teslimden önce taşıdığı hastalıklar ve gemide bakımsız kalmış olmaları nedeni ile karantina öncesi ve karantina süresi içinde öldüğünü, ölen sığırlar haricinde geriye kalan 440 adet sığırın  ise mevcut hali ile  taahhütname gereği besiye almak zorunda bırakıldığını, davacının peşin ödemiş olduğu 805.000.00 $'dan para iadesi yapılacağı söylenmesine rağmen davacının zararlarını karşılanmadığını, uzman bilirkişiler marifetiyle yapılan tespitte   425 adet sığırın kasaplık sığır olduğunu,  60 adet sığırın da karantina süresi içinde ve karantinadan önce ahırda ölmüş olduğunun tespit edildiğini,  karantina öncesi ve karantina süresi içinde ölen 60 adet sığırdan dolayı zararının KDV hariç 78.927.00 $ olduğunu, besilik sığır yerine  kasaplık sığır tesliminden dolayı da davacının zararının 114.019.55$ olarak hesaplandığını, ancak gerçek zararın daha fazla olduğunu belirterek; karantina öncesi ve karantina süresi içinde ölen sığırlardan dolayı 3.400.00 USD, müzayaka halinde olan davacıya besilik sığır yerine kasaplık sığırları yüksek fiyattan satış yaparak aşırı yararlanma (gabin) nedeni ile 3.400.00 USD nin,<br>425 adet kasaplık sığırın beside gerekli randımanı vermemiş olması sebebiyle uğranılan zarar nedeniyle 3.400.00 ABD dolar tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesi 2017/15 D.İş tespit dosyasına ait 4.632.00 TL yargılama  giderinin  yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili; sözleşmenin 8.5 maddesi gereğince hayvanların besiciye teslimine kadar sorumluluğun ESK'ya ait olduğunun, teslimattaki sonraki tüm aşamalarda ve karantina işletmesindeki sorumluluğun besiciye ait olduğunu, ayrıca 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 220. Maddesi \"Hayvan satışında satıcı, yazılı olarak üstlenmedikçe veya ağır kusuru olmadıkça ayıptan sorumlu olamaz” hükmüne amir olduğunu. 224. Madde de “Hayvan satışında satıcının sorumlu olacağı süre yazılı olarak belirlenmemiş ve ayıp da hayvanın gebeliğine ilişkin değilse satıcı, ancak ayıbın devrin yapıldığı veya alıcının devralmada temerrüdünün gerçekleştiği günden başlayarak dokuz gün içinde kendisine bildirilmesi ve ayrıca, hayvanın bilirkişilerce gözden geçirilmesinin aynı süre içinde yetkili makamdan istenmesi halinde sorumlu olur” hükmünün yer aldığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda: Davacının gabin ve  müzayaka iddiasının, yerinde olmadığı, teslimden sonra ölen hayvanlar bakımından ölüm sebeplerine ilişkin kesin delil niteliğinde tahlil yada veteriner hekim raporu sunulmadığı, ölen hayvanların teslim sırasında hasta oldukları ve bu hastalıktan dolayı öldüklerine dair kesin tespit yapılamadığı, davacının bu konudaki  talebinin de yerinde olmadığı, delil tespiti raporunda çiftliğe gelen hayvanların 21 gün karantinada kaldıkları, birinci parti gelen hayvanların karantinalarının 17.01.2017 tarihinde, ikinci partide gelen hayvanların karantinalarının 11.02.2017 tarihinde sona erdiği, çiftliğe gelişinden itibaren tespit tarihine kadar olan sürede hayvan bazında ortalama ağırlık artışlarının tespit edildiği, her hayvanın mevcut ağırlığından aldığı kilo çıkarılarak ilk günkü kilonun tespiti cihetine gidildiği,  ırk yaş ve kilo bakımından sözleşme şartlarına uymayan 425 hayvan tespit edildiği, bazı hayvanların hem yaş hem kilo kriterine uymadığı, kilo kriterine uymayan 150 hayvan için her hayvanın alım maliyeti ile canlı kasaplık değeri arasındaki fark bulunarak zarar tespiti yapıldığı,  rapor ekindeki denetlenebilir tablodan da anlaşıldığı üzere bu zararın 114.019,55 USD olduğu, davalı taraf savunmasında hayvanların alınıp satılırken sabit bir kilosu olmadığı, sözleşmede de belli bir aralık içinde ortalama ağırlık taahhüt edildiği,  davalının da hayvanları alırken tek tek tartıp almadığı savunulmuş ise de bu savunmaya itibar edilmediği,  zira hayvanların kg ortalaması değil, her hayvanın tek tek sözleşmedeki asgari ve azami ağırlık aralığındaki  kriterlerini karşılaması gerektiği,  davalı hayvanların yaşının sözleşemeye aykırılık iddiasının dava konusu yapılmadığı, taleple bağlılık ilkesi gereği bu iddianın incelenemeyeceği ileri sürmüş ise yaş önemli bir nitelik olup sözleşmenin ayrılmaz parçası olduğu, komisyon raporunda ve veteriner hekim tespitlerinde  kilo yanında yaş kriterine de uyulmadığının tespit edildiği, dolayısıyla hayvan teslimatının bağlayıcı-geçerli etkiyi haiz hükümler içeren Sözleşme ve Teknik Şartname ve uygun olmadığı, davacının  besilik sığır yerine kasaplık sığır verildiği  iddiası ile talep edilen tazminat talebinde haklı olduğu kabul edilerek  bu kısma yönelik talebin kabulüne, 114.000,00 USD'nin 3.400,00 USD'sinin dava tarihi olan 18/07/2017 tarihinden,  kalan 110.600,00 USD'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline  karar verildiği,  delil Tespiti masraflarının da yargılama giderlerine dahil edilmesine  kabul red oranına göre paylaştırılmasına karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvrulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>I-)Davacı vekili; ithal edilen sözleşmeye konu hayvanların karantina süresi içinde meydana gelen ölümlerden davalı kurumun sorumlu olduğunu, hastalıklı hayvanların müvekkiline müzayaka halinde teslim edildiğini, teslimden önceki hastalıklardan deniz aşırı yolculuk nedeniyle hayvanların hastalandıklarını millileştirme olmadan ölen hayvanlar nedeniyle uğranılan zararın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>II-)Davalı vekili;\tmahkemece talepten fazlaya karar verildiğini, vekalet ücretinin ise dava tarihi esas alınarak hesaplanamayacağını, karar tarihinin esas alınamsı gerektiğini, süresi içinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, sözleşmenin 8. 5. Maddesi  gereğince teslimden sonra sorumluluğun davacıya ait olduğunu, hükme esas alınan raporların eksik ve yetersiz olduğunu, davaya konu hayvanların usulüne uygun teslim edilmediğinin kabulüyle uğranılan zararın tazminine karar verilmiş ise de davaya konu hayvanların akıbetinin araştırılmadığı, hayvanların canlı veya et olarak satılıp satılmadığı kazancının hesap edilmediğini bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık,  satım sözleşmesine konu hayvanların sözleşmeye uygun teslim edilip edilmediği, teslimden sonra ölen hayvanlardan doğan zarardan  davalının sorumlu olup olmadığı, sözleşmedeki sorumsuzluk  hükümlerinin  bağlayıcılığı ile  müzayaka halinin bulunup bulunmadığı hususlarına  ilişkindir. <br>DELİLERİN DEĞERLENDİİRLMESİ VE GEREKÇE<br> Dava; ayıba karşı tekeffül hükümleri kapsamında davalıdan satın alınan hayvanların sözleşmeye aykırı teslimi ve hayvan ölümleri nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Davacının,  davalıdan büyükbaş hayvanlar satın aldığı ve söz konusu hayvanların davacıya teslim edildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.<br>Dava dilekçesinde de belirtildiği üzere söz konusu hayvanların bizzat davalı tarafından tesliminin sağlandığı anlaşılmaktadır. Davacı, davalı tarafından sözleşmede belirlenen nitelikte ayıptan ari hayvanların kendisine teslim edilmediği, geldikleri ülke menşeili hastalıklı oldukları ve sözleşme kapsamında davalının sorumlu olduğu iddiasındadır. Buna göre söz konusu iddianın ayıplı hayvan satışı kapsamında değerlendirilmesi gerekir.<br>Ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması yahut dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmaktadır.<br>Sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'da; ayıplı hayvan satışı nedeniyle satıcının sorumluluğu aşağıda gösterilen maddelerde hüküm altına alınmıştır. Buna göre;<br>TBK'nun Madde 220; \"Hayvan satışında satıcı, yazılı olarak üstlenmedikçe veya ağır kusuru olamdıkça ayıptan sorumlu olmaz.\"<br>TBK'nun 224. Maddesinde ise; \"Hayvan satışında satıcının sorumlu olacağı süre yazılı olarak belirlenmemiş ve ayıp da hayvanın gebeliğine ilişkin değilse satıcı, ancak ayıbın devrin yapıldığı veya alıcının devralmada temerrüdünün gerçekleştiği günden başlayarak dokuz gün içinde kendisine bildirilmesi ve ayrıca, hayvanın bilirkişilerce gözden geçirmesinin aynı süre içinde yetkili makamdan istenmesi halinde sorumlu olur  .\"<br>TBK'nun 224. Maddesindeki ayıp ihbarına ilişkin süre hak düşürücü süre olup, satıcının ayıptan kaynaklı sorumluluğuna yönelik koşulların mahkemece resen gözetilmesi gerekir.<br>Somut olayda; hayvan satışına ilişkin dosya kapsamında taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunduğu, davalı satıcının yurt dışı menşeili hastalık nedeniyle ayıp sebebiyle sorumlu olacağı yönünde yazılı bir taahhüdünün olduğu anlaşılmaktadır. Böylece hayvanların sözleşmede belirlenen nitelikte ayıptan ari tesliminin gerektiği, davacının ayıba yönelik iddiasının satıcının ağır kusuru çerçevesinde değerlendirilmesini gerektirecek nitelikte olduğu sonucuna varılmıştır.<br>Davacı ...- ... ile davalı ... arasında  Avusturalya menşeli 500 baş kastre edilmemiş 12 aylıktan küçük yaşta ve 160-350 kg canlı ağırlığında olan besilik erkek dana alımı için 09.12.2016 tarihinde sözleşme imzalandığı ve davacıya hayvanların Mersin Limanında teslim edildiği anlaşılmaktadır.<br>Davacının sözleşmeye konu malların bedelini teslimden önce ödemiştir. Davacı ... davalı arasında imzalanan sözleşmenin 8.2 maddesinde besiciye hayvanların gümrük noktasında tartımı yapıldıktan sonra teslim edileceği kararlaştırılmış iken  Hayvanlar Mersin Limanından araçlara  yüklenmiş, davacıya hayvanları seçme, tartma imkanı sağlanmadığı,  davalı yanda davacıya teslimden önce hayvanların tek tek tartıldığını savunmamıştır. Hayvan toplam sayısının  ortalamasının sözleşmedeki  ortalama kilogramı karşıladığını savunmuştur. Sözleşmenin 8.5 maddesinde karantina sürecindeki ölümlerden besicinin sorumlu olduğu belirtilmiştir.  <br>Satın alınan hayvanlar birkaç partide teslim edildiği,  en son  teslim 28.12.2017 tarihinde yapıldığı, davacı yanca süresi içinde davalıya davaya konu hayvanların sözleşmede belirlenen vasıfları taşımadığını ihbar ettiği, davalının 10.01.2017 tarihinde inceleme  komisyonu kurduğu komisyonun yerinde inceleme yaptığı  19.01.2017 tarihli İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu Raporu hazırlayarak davalı kuruma sunduğu anlaşılmaktadır. Bu raporda; içinde davacının da bulunduğu farklı şehirlerden 11 (onbir)  adet işletme yerinde incelenerek, sayısal tespitler yapıldığı,  bazı hayvanların yaş  kriterini karşılamadığı, hasta / özürlü  hayvan olduğu, kilo kriterlerini karşılamayan hayvanların olduğu, işletmelerin fiziki şartlarının uygun olduğunun  tespit edildiği, davalının komisyon kurmasının davacı alıcının ayıba karşı tekeffül hükümleri gereği davalıya ihbarda bulunduğunun ispatı olarak kabul edilmiştir.<br>Yargılama sırasında alınan raporlarla ve hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda ; davalının kurduğu komisyon raporunda ayrıca  veteriner hekim tespitlerinde  teslim edilen hayvanların kilo yanında yaş kriterinde de uymadığı, davalı kurumun  sözleşmeye uygun mal teslim etmediği, ırk yaş ve kilo bakımından sözleşme şartlarına uymayan 425 hayvan tespit edildiği, bazı hayvanların hem yaş hem kilo kriterine uymadığı tespit edilmiştir. Kilo kriterine uymayan 150 hayvan için her hayvanın alım maliyeti ile canlı kasaplık değeri arasındaki fark bulunarak zarar tespiti yapıldığı, bu zararın  114.019,55 USD olarak hesap edildiği, besilik sığır yerine kasaplık sığır verildiği  iddiası ile talep edilen tazminat talebinde davacının haklı olduğu kabul edilerek  uğranılan zararın tazminine, teslimden sonra ölen hayvanlar bakımından ölüm sebeplerine ilişkin kesin delil niteliğinde tahlil yada veteriner hekim raporu sunulmadığı, ölen hayvanların teslim sırasında hasta olduklarına ve bu hastalıktan dolayı öldüklerine dair kesin tespit yapılamadığının kabulü ile ölen hayvanlar yönünden davalının ağır kusurunun ( iğfal ) bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>Açıklanan bu nedenlerle mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle gabin, müzayaka haline dair davacının iddialarını kanıtlayamadığına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılığın bulunmaması nedeniyle taraf vekillerinin istinaf  itirazlarının  reddi gerekmiştir.<br>HÜKÜM ; Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere<br>1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30TL harcın istinaf eden  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t\tb)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 27.645,06TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 6.911,27TL harcın mahsubu ile bakiye 20.733,79TL harcın istinaf eden  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,\t <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 25/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. \t\t\t<br><br>Başkan ...                  Üye ...                     Üye ...             Katip ...<br>e-imzalıdır               e-imzalıdır            e-imzalıdır     e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>EMSAL KARAR<br><br>Y A R G I T A Y<br>1 1 .    H U K U K    D A İ R E S İ <br><br><br>T Ü R K   M İ L L E T İ   A D I N A<br>Y A R G I T A Y   İ L Â M I<br><br><br>Esas    No\t: 2022/6242<br>Karar No\t: 2023/5924<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 14.12.2021<br>SAYISI\t: 2021/690 Esas, 2021/1024 Karar<br>DAVACI\t:<br>DAVALILAR\t:<br>DAVA TARİHİ\t: 10.08.2011<br>HÜKÜM\t: Kısmen kabul<br>TEMYİZ EDENLER\t: Davacı vekili ve davalı ... Gıda Akaryakıt Nak. İnş. Tur. Tarım ve Hayvan Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili<br><br>Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br><br>Mahkeme kararı, davacı vekili ve davalı ... Gıda Akaryakıt Nak. İnş. Tur. Tarım ve Hayvan Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin CMR sigortalısı olan ... Nakl. Tic. Ltd. Şti.'nin Mersin'den Rusya'ya taşıdığı dava dışı ... Ürn. İhr. ve Tic. A.Ş.'ne ait gıda emtiasının, davalı ... Gıda Akary. Nakl. İnş. Tur. Tar. ve Hayv. Ürn. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin sahibi, davalı ...'ın sürücüsü, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın kusurlu olarak arkadan çarpması sonucu hasarlandığını, müvekkilinin sigortalıya ve sigorta aleyhine takip yapan emtia sahibine toplam 18.508,95 euro ödeme yaparak sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek 18.508,95 euronun fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.<br><br>II. CEVAP <br>1.Davalı  ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında 17.500,00 TL ile sorumluluklarının sınırlandığını, davacının gerçek zararı ispatlamasının gerektiğini, müvekkilince sigortalanan araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.<br><br>2.Davalı ... Gıda Akary. Nakl. İnş. Tur. Tar. ve Hayv. Ürn. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, yetki itirazında bulunduklarını, müvekkiline ve müvekkilinin sigortacısına bir ihbar yapılmadığını, zararın ve kusurun ispatının gerektiğini, asıl kusurun davacının sigortalısına ait araçta olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br><br>3...., davaya cevap vermemiştir.<br><br>III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ <br>A. Mahkemece Verilen İlk Karar<br>Mahkemece 10.10.2013 tarih, 2011/2 E. ve 2013/234 K. sayılı karar ile yetki itirazının süresinde yapılmadığı, davacının gerek sigortacısına gerekse emtia sahibine hasara ilişkin yaptığı ödemeler nedeniyle aktif dava ehliyetine sahip olduğu, davalı ...'ın oluşan hasara bağlı tam kusurlu kabul edildiği, bu kapsamda aracın maliki ... Gıda Akary. Nakl. İnş. Tur. Tar. ve Hayv. Ürn. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin de 6047 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (6047 sayılı Kanun) hükümlerine göre işleten sıfatıyla sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 18.508,60 euronun davalı ... Gıda Akary. Nakl. İnş.  Tur.  Tar.  ve Hayv. Ürn. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı ...'dan 28.04.2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre yürütülecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun bu miktar içinde 17.500,00 TL ile sınırlı olmak üzere tahsili ile adı geçen sigorta şirketinden alınıp yine 28.04.2011 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davalı  ... Gıda Akary. Nakl. İnş. Tur. Tar. ve Hayv. Ürn. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir. <br><br>B. Birinci Bozma Kararı <br>Dairemizin 27.05.2015 tarih, 2015/5201 E. ve 2015/7126 K. sayılı kararıyla davanın, taşıma esnasında meydana gelen hasar nedeniyle ödenen hasar tazminatının rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu, dosyada mevcut ekspertiz raporunda hasar tutarının 19.631,51 euro olarak hesaplandığı, sigortalı tarafından hasarlanan emtia için teklif edilen bedel hesaplanarak 8.056,46 euro olarak bulunduğu, ancak 07.01.2011 tarihli temlik beyanında sigortalıya 13.810,00 euro ödendiği ifade edilerek bu miktar üzerinden alacağın temlik edildiğinin belirtildiği, ibraz edilen bilirkişi raporlarında hasarlanan emtia bedeli, sigortalıya ve icra takibi sonrasında gönderene ödenen tazminat tutarının yerinde olup olmadığı hususunda bir açıklamaya yer verilmediği, ayrıca, hasar gören emtia bedeli dışında Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DİFİF) alacağı olarak talep edilen miktar da hüküm altına alındığından, bu alacak kaleminin davalıdan istenip istenemeyeceği hususunda bir değerlendirme yapılmadığı, mahkemece, kabul edilen her bir alacak için davacının zararının ne şekilde gerçekleştiği hususunda içinde ziraat mühendisi bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden ayrıntılı rapor alınarak hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde  karar verilmesi doğru olmadığı, mahkemece icra takibinden sonra emtia sahibine ödenen icra takibi masrafları ile vekâlet ücretinin de tahsiline karar verilmişse de, ... İth. İhr. San. Tic. A.Ş.'nin 28.04.2011 tarihli temlik beyanında temlik edilen alacağın içinde icra takip masrafları ile vekâlet ücretine yer verilmediği halde bu alacak kalemlerinin de tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar davalı ... Gıda Akar. Nakl. İnş. Tur. Tar. ve Hayv. Ürn. San. ve Tic. Ltd. Şti. yararına bozulmuştur. <br><br><br>C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar<br>Mahkemece 04.04.2018 tarih, 2016/791 E. ve 2018/309 K. sayılı karar ile dava dışı sigortalının temlik niteliğindeki ibranamede davacı sigortacının ödediği tazminat tutarı olarak 13.810,00 euronun belirtildiği, ibranamenin son satırlarında ferilere ilişkin olarak bilahare ödenecek tazminatlar için beyan verilmişse de miktar konusunda bir açıklamaya yer verilmediğinden davacı sigortacının ibranamede belirtilen ve zarar görene ödenen 13.810,00 euro tutarının halefiyet ilkesi gereği davalılara rücu hakkının bulunduğu, davalı sigortacının emtia hasarından poliçe limiti ile sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 13.810,00 euronun davalı ... Gıda Akar. Nakl. İnş. Tur. Tar. ve Hayv. Ürn. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı ...'dan 28.04.2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre yürütülecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bu miktar içinde 17.500,00 TL ile sınırlı olmak üzere tahsili ile adı geçen davalı sigorta şirketinden alınıp yine 28.04.2011 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya verilmesine) karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı ... Gıda Akaryakıt Nak. Turz. Tar. ve Hay. Ür.  San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br><br>D. İkinci Bozma Kararı<br>Dairemizin 18.12.2019 tarih, 2019/4884 E. ve 2019/8283 K. sayılı kararıyla davanın, taşıma esnasında meydana gelen hasar nedeniyle ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu, mahkemece verilen ilk karar Dairemizin  27.05.2015 tarih, 2015/5201 E. ve 2015/7126 K. sayılı ilamı ile “… hasar gören emtia bedeli dışında DİFİF alacağı olarak talep edilen miktar da hüküm altına alınmış olup, bu alacak kaleminin davalıdan istenip istenemeyeceği hususunda bir değerlendirme yapılmamıştır. Bilirkişi raporları bu yönlerden hüküm kurmaya ve kurulan hükmü izlemeye elverişli değildir. Mahkemece,  kabul edilen her bir alacak için davacının zararının ne şekilde gerçekleştiği hususunda içinde ziraat mühendisi bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden ayrıntılı rapor alınarak hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış,…” gerekçesi ile bozulduğu, mahkemece, bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de, alınan bilirkişi raporunda ürün ihracını gerçekleştiremeyerek zarar görenin DİFİF iade/teşvik ödemelerinden yoksun kaldığı belirtilerek anılan meblağın tazminat kapsamında olup olmadığı yönündeki değerlendirmenin mahkemenin taktirinde olduğu bildirilmesine rağmen, kararda bu hususun tartışılmamasının doğru görülmediği gerekçesiyle karar davacı yararına bozulmuştur. <br><br>E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar<br>Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zararın dava dışı davacının sigortacısı taşıyanın yine dava dışı taşıtana ait mandalinaların taşınması esnasın meydana geldiği, dava dışı taşıyanın 07.01.2011 tarihli belge ile sigorta hükümlerinin yerine getirilmesi nedeni ile davacıyı ibra ettiğini ayrıca davacı tarafından ödenen 13.810,00 euro ile daha sonra davacı tarafından doğrudan zarar görenlere ödenecek tazminat miktarı kadar tutarı davacıya temlik ettiğini beyan ettiği, dava dışı taşıtanın 28.04.2011 tarihli ibraname başlıklı belge ile 22.859,00 USD mal bedelinin tarafına ödendiği bakiye 1.882,50 USD DİFİF alacağı, 2.659,67 TL mahrum kalınan KDV alacağı, icra vekâlet ücreti ile icra masraflarının avukatlarının hesabına ödenmesi halinde borçlu taşıyan ve CMR sigortacısından hiç bir hak ve alacağının kalmadığını, gayri kabil rücü ve ibra ettiğini bildirdiği, yine aynı tarihli ibraname ve temlikname başlıklı belge ile dava dışı taşıtanın icra takibine konu 24.741,50 USD taşınan mal bedeli +DİFİF alacağı ile 2.659,67 USD mahrum kalınan KDV  alacağının ödenmesi nedeniyle borçlu taşıyan ile davacı sigortacıyı ibra ettiğini bu kalemlere mahsus olmak üzere bedeli davacı yana temlik ettiğini beyan ettiği, 28.04.2011 tarihli ibraname ve temlikname başlıklı belge ile alacaklı taşıtan emtia zarar bedeli, DİFİF alacağı ve KDV alacağının ödenmesi nedeni ile bu kalemleri davacı yana temlik ettiği, dava dışı taşıyan tarafından verilen 07.01.2011 tarihli temlik ile birlikte değerlendirildiğinde davacının bu kalemleri talep hakkı bulunduğu, DİFİF ve KDV alacağı zararının meydana gelen kaza nedeni ile oluştuğundan davalıların da taşıtanın bu zararından sorumlu olacakları, davacının talep edebileceği alacak kalemlerinin 13.810,00 euro emtia zarar bedeli, mahrum kalınan 1.882,50 USD  DİFİF alacağı ile 2.659,67 TL KDV alacağı olup, mahkemece bu miktarın toplam 16.274,76 euro olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.274,76 euronun davalılar ... Gıda Akaryakıt Nak. Turz. Tar. ve Hay. Ür.  San. ve Tic. Ltd. Şti. ve davalı ...'dan 28.04.2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'nin bu miktardan poliçe limiti olan 17.500,00 TL ile sorumlu olmak üzere 28.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br><br>IV. TEMYİZ <br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... Gıda Akaryakıt Nak. Turz. Tar. ve Hay. Ür.  San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. <br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin bozma öncesi 10.10.2013 tarihli ve 04.04.2018 tarihli kararlarında gerek alacak kalemlerinin gerekse yargılama giderleri ile diğer kalemlerin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine hükmedildiğini, bu hususta davacı yararına usulü müktesep hak oluşmasına rağmen mahkemece “müştereken-müteselsilen” ifadesine ne hükmedilen alacak ne de yargılama giderleri ile diğer alacak kalemlerinin yer aldığı kısımlarda yer verilmediğini, mahkemece 16.274,76 euroya hükmedildiğini, karar tarihi olan 14.12.2021 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) efektif satış kuruna bakıldığında 1 euro=16,0625 TL olduğu, vekâlet ücretinin 16.274,76x16,0625=261.413,44 TL üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre yapılan hesaplamaya göre 26.739,94 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken 6.131,61 TL’ye hükmedildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1301 inci maddesi çerçevesinde sigorta bedelini ödeyen sigortacının hukuken sigorta ettiren kimse yerine geçeceği, dava dosyasında mübrez belgelerden görüleceği üzere içerisinde icra vekâlet ücreti ile icra masraflarının da yer aldığı 4.698,60 euroluk ödemenin müvekkili şirket tarafından dava dışı ... Ürn. İhr. ve Tic. A.Ş.'nin vekili ...’in hesabına yapıldığı, bu sebeple ayrıca bir temliknameye ihtiyaç olmaksızın işbu alacak kalemlerini talep etmeye hakkı olduğundan ve diğer alacak kalemleri yönünden de davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.  <br><br>Davalı ... Gıda Akaryakıt Nak. Turz. Tar. ve Hay. Ür.  San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; DİFİF iade/teşvik ödemeleri sebebiyle yoksun kalınan zararın  tazminat kapsamında olup olmadığının mahkemece tartışılmadığını,  davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan taşıyıcıya karşı bir sorumluluğu olmamasına rağmen ödeme yaptığını, bu ödeme hatır ödemesi olduğundan rücu hakkı olmadığını, icra dosyasına yapılan bir ödeme olmadığını, dosyanın takipsizlikle düştüğünü, ambalajlanma hatasından kaynaklı zararın belirlenerek mahsup edilmesi gerektiğini, ayıklanmış 24.500.00 kg mandalinanın yerel piyasada satışının mümkün olduğunu, satışın yapılmayarak zararın indirilmemesi ile alakalı  müvekkilin sorumluluğu söz konusu olamayacağını, bilirkişinin hem Ekim 2010 EURO/TL değerini hatalı baz aldığı hem de kalan mandalin satış bedelinin TZOB çeşitli yerlerdeki mandalin satış bedelinin aritmetik ortalamasını almayarak hatalı zarar hesaplamasına neden olduğunu, kaza sonrası malın depoya getirilmesi ve ürünün ayıklanması için belirlenen bedellerin fahiş bedeller olduğunu, ibraname içerisine alınan icra harçları ve avukatlık ücreti ile alakalı müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, kusur incelemesi ve zarar gördüğü iddia edilen ürünlerin gerçekte ne kadar zarar gördüğünün tespiti hususunda talep etmiş oldukları keşif ve bilirkişi incelemelerine konu taleplerinin hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmadığını, CMR hükümlerine göre kusurlu olmayan taşıyıcının sigortasının ödeme yapması doğru olmadığını, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini  belirterek kararın bozulmasını istemiştir. <br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme <br> Uyuşmazlık, nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.<br><br><br>2. İlgili Hukuk<br>          6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,  6102 sayılı Kanun'un 1301 inci maddesi.<br><br>3. Değerlendirme<br>1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. <br><br>2.Dava, taşıma esnasında meydana gelen hasar nedeniyle ödenen hasar tazminatının müştereken ve müteselsilen rücuen tahsili istemine ilişkin olup, davalılar söz konusu tazminat alacağından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen kararda bu hususun belirtilmemiş olması bozmayı gerektirir. Ayrıca dava değerinin yabancı para olarak gösterilmesi ve talep edilmesi halinde, Mahkemece, hükmedilen yabancı paranın karar tarihi itibarıyla TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı üzerinden taleple bağlı kalınarak nispi vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken dava tarihindeki kur baz alınarak karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir. <br><br>Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.<br><br>V. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle; <br>1. Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin  diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, <br><br>2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “...'dan” ibaresinden ve \"17.500,00 TL ile\" ibaresinden sonra \"müşterek müteselsilen\" ibaresinin yazılması, yine mahkeme kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan \"6.131,61 TL vekalet ücretinin ” ibaresinin çıkartılarak yerine “26.739,94 TL vekâlet ücretinin” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,<br><br>Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, <br><br>Davacının yatırdığı peşin harcın  istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, <br><br>Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, <br><br>17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>\tT.C.<br>\tYARGITAY<br>\t19. Hukuk Dairesi<br><br>ESAS NO\t: 2015/10710 <br>KARAR NO\t: 2016/3724\t<br>Y A R G I T A Y   İ L A M I<br><br>MAHKEMESİ\t: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 05/02/2015<br>NUMARASI\t: 2014/380-2015/68<br>DAVACI\t:<br>DAVALI\t:<br><br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.\t<br><br>\t\t                 -KARAR-\t\t\t\t\t<br>Davacı vekili; müvekkilinin, satım sözleşmesinden kaynaklanan iki adet faturaya dayalı alacağının tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibinin, davalının haksız itirazı ile durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile icra takibinin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili; takip konusu fatura içeriğini kabul etmediklerini ve müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.<br>Mahkemece yapılan yargılama ve benimsenen 07.07.2014 tarihli ek bilirkişi raporuna göre; takip konusu 2 adet faturaya konu ürünlerin davalıya teslim edilmesine rağmen, davalı tarafın fatura bedellerini ödemediği, davacı tarafın toplam 237.006,60 Euro alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul 21. İcra Müdürlüğü'nün 2012/23276 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 235.984 Euro asıl alacak, 1.022,60 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 237.006,60 Euro üzerinden, toplam asıl alacağa takip tarihinden itibaren Euro cinsinden mevduata T.C. Merkez Bankasının uyguladığı en yüksek mevduat faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 237.006,30 Euro'nun %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.\t<br>1- Yanlar arasındaki 07.01.2010 tarihli sözleşmenin ödeme başlıklı maddesinde ve dava konusu faturalarda, ödeme tarihi olan 90 (doksan) gün belirlenmiştir. 90 günün sonunda ödeme yapılmadığı taktirde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi uyarınca, bu günün geçmesiyle temerrüt gerçekleşmiş sayılır.\t\t<br>Davacı tarafın keşide ettiği 10.10.2012 tarihli ihtarnamede işlemiş faiz de istenildiği halde, mahkemece, anılan ihtarnamede yeni bir atıfet süresi verilmiş gibi değerlendirilip, 16.10.2012 tarihinden itibaren işlemiş temerrüt faizine karar verilmesi  doğru olmamıştır.<br>2- Yabancı para cinsinden yapılan icra takiplerinde, İİK'nun 67. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilmesi halinde, yabancı paranın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı esas alınmak suretiyle tazminat hesabı yapılması gerekirken, yabancı para üzerinden tazminata karar verilmesi isabetli olmamıştır.<br><br><br>3- Hükümde tahsiline karar verilen yabancı para alacağının, karar tarihi itibarıyla TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı üzerinden nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, bu kurala uyulmadan yapılan vekalet ücreti hesabı doğru olmamıştır.<br>SONUÇ: Yukarıda (1), (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br><br>Başkan...<br> <br><br>Üye...<br> <br><br>Üye...<br> <br><br>Katip...<br> <br><br><br><br><br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7d9b4c1358310d29","SID":"68faa4d7b874eb42"}}