{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/922 <br>KARAR NO: 2024/998 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/03/2024<br>ESAS NO: 2024/199 <br>KARAR NO: 2024/256<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 03/05/2024<br>KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 14/03/2024 tarih ve 2024/199 E - 2024/256  K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkiline ait ...  Şubesi'nin ... seri numaralı, ...  keşide tarihli keşide yeri Kayseri olan 30.000,00 'TL bedelli çek, ... Vergi Numaralı ...  A.Ş tarafından ibraz edildiğini, fakat ilgili çekin müvekkilinin rızası dışında çıkmış olduğunu haksız şekilde davalının elinde bulunduğunu, bu sebeple müvekkile iadesi gerektiğini, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2023/608 E. sayılı dosyası ile dava konusu çekin ve diğer çeklerin iptali için dava açıldığını, taraflarınca ilgili mahkeme tarafından dava sonuna kadar ödemeden men yasağı getirilmesi talep edildiğini ve bu doğrultuda talep kabul edilerek ilgili bankalara müzekkere yazıldığını, dava konusu çek için ... bankasından gelen müzekkere cevabında ... Bankası aracılığı ile ibraz edildiğini, takas sistemi kapsamında 76-ödeme yasağı konulmuş çek kodu ile işlem görüldüğü müzekkere cevabında belirtildiğini, müvekkilinin dava konusu çekte cirosu bulunan davalılara karşı borcu olmadığının ve çekin son yetkili hamilinin müvekkili şirket olduğunun tespiti ile çekler müvekkili şirkete ait olduğundan müvekkili şirkete iadesine, açıkça haksız ve kötü niyetli olan davalı aleyhine asıl alacak miktarının %20'den az olmamak üzere müvekkili lehine tazminata hükmedilmesini, talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İddia ve savunmalar, yapılan yargılama, toplanan deliller, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyet raporu ve tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...Öte yandan 05/04/2023 tarihli ve 32154 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı \"İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun\" 31. Maddesi ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. Ancak, yapılan değişiklik, 7445 sayılı Kanun’un 43/1-a maddesi uyarınca 1 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu nedenle, 01.09.2023 tarihine kadar ticaret mahkemeleri nezdinde açılacak itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında zorunlu arabuluculuğa başvurulmasına gerek bulunmayacaktır. Tüm bu açıklamalardan sonra somut olayda; davanın menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin olduğu, UYAP kayıtlarına göre davanın 08/03/2024 tarihinde açıldığı, bu tarih itibariyle davanın zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi davalardan olduğu, işbu dava açılırken herhangi bir arabuluculuk tutanağı sunulmadığı, mahkememizin 12/03/2024 tarihli tensip zaptıyla davacı tarafa arabuluculuk tutanağını sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesi üzerine davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde davanın arabuluculuğa tabi olmaması nedeniyle mahkememizce verilen ara karardan dönülmesinin talep edildiği ve arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı anlaşılmakla açılan işbu davanın 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı kanunun 18/A. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Arabuluculuğa başvurulmadan açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı  davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2019/3048 K. 2020/1093 T. 10.2.2020 tarihli kararı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E. 2021/636 K. 2021/661 T. 10.6.2021 tarihli kararında görüleceği üzere çek istirdat davalarında arabuluculuğun dava şartı olmadığı açıkça görüldüğünü, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/199 E. , 2024/256 Karar sayılı kararının bozulmasına  karar verilmesini ve dairenizce hüküm kurulmasına, daireniz aksi  kanaatte ise belirtilen sebepler doğrultusunda ilamın bozularak ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.05/04/2023 tarihli ve 32154 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı \"İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun\" 31. Maddesi ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. Ancak, yapılan değişiklik, 7445 sayılı Kanun’un 43/1-a maddesi uyarınca 1 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girecektir. Somut olayda; davanın menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin olduğu, UYAP kayıtlarına göre davanın 08/03/2024 tarihinde açıldığı, bu tarih itibariyle davanın zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi davalardan olduğu, işbu dava açılırken herhangi bir arabuluculuk tutanağı sunulmadığı, mahkemenin 12/03/2024 tarihli tensip zaptıyla davacı tarafa arabuluculuk tutanağını sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesi üzerine davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde davanın arabuluculuğa tabi olmaması nedeniyle mahkemece verilen ara karardan dönülmesinin talep edildiği ve arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamında toplanan deliller, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, yargılama konu işbu menfi tespit talebinin/davasının dava tarihi itibariyle arabulucuk dava şartına tabi olması ve dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 14/03/2024 tarih ve 2024/199 E - 2024/256  K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,   <br>2-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 02/05/2024<br>\t\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"436b85e472910ff6","SID":"2048aff5c6b96a15"}}