{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/2122 <br>KARAR NO: 2024/1224<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/02/2023<br>NUMARASI: 2021/526 E - 2023/111 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 30/04/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;davalı şirketi ile davacı şirket arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin enerji tüketim bedellerini ödemediğini, enerji tüketimine ilişkin ödenmeyen fatura bedellerinin, gecikme faizi ile birlikte toplam olarak 50.707,83 TL olduğunu, borcun tahsili amacıyla ... E sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalı şirket tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu belirterek; itirazın iptalini ve takibin devamını, davalıya  icra inkar tazminatı yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ; davacı firma tarafından, davalı firmadan teminat bedeli tahsil edildiğini, davacı tarafından, tüketim bedelinin ödenmediği iddia olunan ... takibine konu ödenmeyen elektrik kullanım bedelinin davacı tarafından teminat bedelinden mahsup edilerek karşılanmış olması gerektiğini, davacının bunu yapmayarak hatalı faturalandırma ve mahsupları neticesinde haksız icra takibi ile karşı karşıya kalındığını, davacı tarafından Merkezi Takip Sistemi ile davalı aleyhine başlatılan takipte, davalının 50.707,83 TL borcu bulunmadığını, davalı aleyhine başlatılan MTS ödeme emrinde yer alan takip tarihine kadar işlemiş faiz ve işleyecek faiz oran ve miktarlarının fahiş olduğunu belirterek; davanın reddini, davacı aleyhine kötüniyet  tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini  istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; \" davacının alacağı olup olmadığı varsa miktarının tespiti amacıyla elektrik mühendisi bilirkişiden rapor alındığı, davalının 22/09/2017 tarihli sözleşmesinin devam ettiği, abonenin elektrik fatura bedelini ödeme yükümlülüğünün bulunduğu, 12.04.2021 son ödeme tarihli faturada, 99.568,74 TL mahsup edildiği, 12.04.2021 son ödeme tarihli faturadaki, 99.568,74 TL mahsup bedeli dikkate alındığında, 15.03.2021 Son ödeme tarihli fatura için asıl alacak 48.568,24 TL, Gecikme faizi, 1.813,21 TL , Faizin KDV’si, 326,38 TL olarak yapılan hesaplama dikkate alındığında abonenin elektrik tüketiminden sorumlu olacağı\" gerekçesiyle , Davanın KABULÜNE,1-Davalının  Merkezi Takip Sistemi'nin 2021/502966 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 48.568,24 TL asıl alacak, 1.813,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 50.707,83 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 19,20 oranında gecikme zammı ve gecikme zammı üzerinden %18 oranında KDV uygulanmasına,  2-Alacak likit olmakla, hüküm altına alınan 48.568,24 TL'nin % 20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  3-Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine,  şeklinde  karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda   '' ... 12.04.2021 son ödeme tarihli faturada, 99.568,74.-TL mahsup bedeli dikkate alındığında... '' denmişse de gerekçeli kararda dikkate alınan 99.568,74.-TL tutarlı faturanın, davacı tarafın Merkezi Takip Sistemi ... numaralı haksız icra takibine konu alacak kalemlerine dayanak  belge  olarak  gösterilmeyip, davacı tarafından işbu İtirazın İptali davası kapsamında da usul ve yasada öngörülen süre ve şekilde dosyaya sunulmamış olduğu,  kabul anlamına gelmemekle beraber, davacı alacaklının takip dayanağına eklemediği ve dosyaya sunmadığı anılı faturanın , İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/526 esas sayılı İtirazın İptali davası kapsamında sunulan 25.01.2022 tanzim tarihli  kök bilirkişi raporundan sonra '' muhtelif mahsup '' olarak ibraz edilmişse de delil olarak değerlendirmeye alınamayacak bir usulde ibraz edilmiş olduğu, bu hususu destekler nitelikte olan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 11.02.2020 tarihli, 2017/2076E, 2020/117K sayılı ilamında açıkça yer aldığı üzere,  '' İtirazın iptali davalarında alacaklı, takipte   dayanmadığı   belgeler   dışındaki   başka   belgelere   dayanamaz... İtirazın   iptali  davasında  takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılığın asıl olmasına göre kaynak belgeye (temel alacak-sözleşme) itibar edilmesi gerekmektedir.'' şeklinde olduğu, icra takibine konu edilmeyen faturanın, müvekkili  tarafından tahsilinin beklenmesi ve işbu takibe  itiraz edilmesi  halinde akabinde itirazın iptali davası açılması ve itirazın iptali davasının temelinde hukuka uygun icra takibi ve fatura bulunmadığı gerekçesiyle karşı tarafça talep edilen ve gerekçeli karar hükmünde '' ... 12.04.2021 son ödeme tarihli faturada, 99.568,74 TL mahsup bedeli dikkate alındığında15.03.2021 son ödeme tarihli fatura için asıl alacak  48.568,24 TL, Gecikme faizi 1.813,21 TL, Faizin KDV'si 326,38 TL olarak yapılan hesaplama dikkate alındığında...'' şeklinde yer verilen, asıl alacağın ve faizlerinin dayandırıldığı faturalandırma miktarının mevcut bir kullanım borcunu içerip içermediği ve müvekkili tarafça ödenen güvence bedelinden mahsup edilip edilmediği hususunda açık bir bilgi ve belge bulunmadığı,  karşı tarafın  bu hususu delillendiremediği, bu sebeplerle ilk derece mahkemesi tarafından verilen  kararın kaldırılması gerektiği, istinaf gerekçelerinde incelenmesi gereken bir diğer hususun  ise, borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla borca yürütülen ve hükmedilen faizlerin  de hukuka aykırı olduğu,  şöyle ki; itirazın iptali davasının dayanağı olan ve itirazların temelini oluşturan hukuka aykırı şekilde başlatılan icra takibinde, hukuka uygun bir fatura bulunmadığından hangi alacak için takip tarihine kadar işlemiş faiz ve işleyecek faiz oran ve miktarları ile istenen gecikme zammı ve gecikme zammı üzerinde % 16 KDV talep edilmesi de belirsiz olduğundan bu sebeplerle de    kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , itirazın iptali  talebine ilişkindir. Davanın dayanağı olan İstanbul Anadolu Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğünün 2021/502966 MTS sayılı takip dosyasında ;24/05/2021 tarihinde, davacı tarafça davalı aleyhine 48.568,24 TL asıl alacak (istenen %19.2 yıllık diğer) 1.813,21 TL işlemiş faiz(15.03.2021-24.05.2021 arası) 326,38  TL KDV olmak üzere toplam 50.707,83 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı,borcun sebebinin \" Belge/Fatura Tarihi :28/02/2021, Son Ödeme Tarihi :15/03/2021, Tutar :48.568,24 TL, Asıl Alacak   \" şeklinde gösterildiği  görülmüştür. Takip dayanağı faturanın ;  davacı şirketçe, davalının 01.02.2021-28.02.2021 tarihleri arasında kullandığı 95.000,580 kWh elektrik enerjisi bedeli 75.623,90 TL hesaplamış ve 28.02.2021 tarihli elektrik faturasını düzenlemiştir. Faturanın son ödeme tarihi 15.03.2021 olarak belirlenmiştir. Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle;davacı ile davalı arasında yapılan 22.09.2017 tarihli sözleşmenin gereği olarak davalı 36.644,12 TL güvence bedeli ödemiştir. Davalı, daha sonra 06.09.2018 tarihinde güç arttırımı yaptığından 46.381,03 TL güvence bedeli ödemiştir. Bu şekilde davalı şirketin ödediği toplam güvence bedeli 36.644,12 TL+46.381,03 TL = 83.025,15 TL olduğu anlaşılmaktadır. Davacı şirket, davalı adına 31.03.2021 tarihinde 99.568,74 TL kapanış faturası düzenlediğini beyan etmiştir. Ancak, söz konusu kapanış faturası bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunulmuş olup, 01/03/2021 ilk okuma-31/03/2021 son okuma tarihli 82.100,34 TL lik fatura olduğu,son ödeme tarihinin 12/04/2021 olduğu, faturada eski borcun 54.568,24 TL olarak gösterildiği,ödenecek tutarın 00 TL olduğu görülmüştür. Davalı tarafça istinaf dilekçesinde ,sözkonusu kapanış faturasının delillerin sunulması için HMK da öngörülen süreden sonra sunulmuş bir belge olduğu,mahkemece dikkate alınmasının hatalı olduğu ileri sürülmektedir. Mahkemece yargılama sırasında alınan ilk bilirkişi raporunda ,bu fatura ibraz edilmediğinden değerlendirmeye alınmamış,ikinci bilirkişi raporunda ; davacı tarafından dosya kapsamına sunulan 12.04.2021 son ödeme tarihli ... Tic. A.Ş. adına düzenlenmiş fatura incelenmiştir. 12.04.2021 Son ödeme tarihli, fatura tutarı 99.568,72 TL bedelli faturada; Muhtelif Mahsup: 99.568,74 TL olarak belirtilmiştir. 12.04.2021 Son ödeme tarihli fatura ödenecek tutarı 0,00 TL olarak belirtilmiştir. 12.04.2021 Son ödeme tarihli faturada, 99.568,74 TL mahsup edildiği görülmüştür.Dosya kapsamındaki 15.03.2021 son ödeme tarihli fatura ödenecek tutarı 75.623,90 TL'dir. 12.04.2021 Son ödeme tarihli faturadaki, 99.568,74 TL mahsup bedeli dikkate alındığında, 15.03.2021 Son ödeme tarihli fatura için asıl alacak 48.568,24 TL üzerinden fatura son ödeme tarihi, takip tarihi dikkate alınarak hesap yapılmış, Gecikme faizi, 1.813,21 TL Faizin KDV'si, 326,38 TL olarak hesaplanmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ,uyuşmazlığı çözümlenmesine katkı sağlayacak nitelikte bulunmamaktadır.Zira; takibe konu faturadaki kullanım süresi ile kapanış faturasının kullanım süreleri ve miktarları karşılaştırılmamış, davacıdan tahsil edildiği tartışmasız olan güvence bedellerinin mahsup edilip edilmediği tesbit edilmemiş,kapanış faturasının hangi borç için düzenlendiği de açıklanmamıştır. Bu sebeplerle,mahkemece kapanış faturasına esas tahakkuk belgeleri celp edilerek, dosyada ilk rapor düzenleyen bilirkişi Adnan Urgancı'dan yukarıda yazılı hususlarda inceleme içeren,denetime elverişli bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerektiğinden, davalı istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına  karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3175412819981ea9","SID":"9f66b02d8d794fa6"}}