{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/415 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/240<br><br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 07/07/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 21/03/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... tarafından 2 No’lu davalı şirketin, dava dışı Tasfiye Halinde .... Şti.  ve ....A.Ş. aleyhine ... 6. İş Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasıyla işçilik alacaklarından kaynaklı alacak davası ikame edildiğini, ilgili dosyadan ... tarihli ... K. Sayılı gerekçeli karar verildiğini,  İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52.Hukuk Dairesi'nin 2022/1561 E. 2023/16 K. Sayılı 19.01.2023 tarihli ilamı ile '' Terkin olunan diğer ... isimli şirket hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından ihya prosedürü hiç işletilmeksizin HMK 353/1-a-4-6 ve 355 maddelerine aykırı hüküm kurulması hatalı olmuştur.'' gerekçesi ile ilk derece mahkemesi olan ... 6. İş Mahkemesi'nin ... tarihli...Esas - ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verildiğini, davalı olarak gösterilen ... isimli şirketin, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi' nde ... tarih ... sayı ... sayfasında yayınlanan ilan ile ticaret sicilinden ... 6. İş Mahkemesi’nin ...E. sayılı dosyasının açılmasından önce terkin olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52.Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. Sayılı 19.01.2023 tarihli kararı neticesinde ... 6.İş Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile görülmeye başlanan davada, taraf teşkilatını sağlamak amacıyla ... 6.İş Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasından verilen 05.04.2023 tarihli ara kararla taraflarından ...'nin ihyası için dava açmak üzere süre verildiğini, Kanun ve içtihat gereği Ticaret Sicilinden kaydı terkin edilen şirketin tüzel kişiliğinin son bulduğunu, bu sebeple bu şirketin aleyhine taraf sıfatı yokluğunda  hüküm kurulması veya icra takibi başlatılmasının usulen mümkün olmadığını, ancak tasfiyeye ve sicilden terkine ilişkin işlemlerin her zaman maddi gerçeğe uygun tespitlere dayanmamakta ya da usulüne uygun yapılmadığını, bahse konu arar karar neticesinde iş bu davanın açılmasının zaruri hale geldiğini, TTK ilgili hükümleri gereği şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiğini, şirketin ihyasına karar verilmemesi halinde; yapılmış olan sicilden silme işleminin usule ve yasaya  aykırılığının, müvekkilini zarara uğratmak amacıyla yapıldığının ve  TTK 553. Maddesi gereği oluşan zarardan sorumluluk doğurduğunun tespit edilmesi gerektiğini, zaten bu tespit üzerine sicilin geriye dönük olarak, resen düzeltilecek ve eski hale dönerek madden devam eden ama şeklen ortadan kalkan tüzel kişiliğin  usule ve yasaya uygun olarak sicilde de kaydının  sağlanacağını, böylece hakkın yerine getirilmesini engelleyen bu durumun ortadan kalkacağını, bu sebeple 05.04.2023 tarihli ara kararla taraflarına verilen süre ve yetkiye istinaden gerek davada tebligat işlemlerinin yapılabilmesi ve taraf teşkilinin sağlanabilmesi gerek müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi amacıyla şirketin ihyasının temini için işbu davanın ikames edildiğini, tasfiye işlemleri tamamlanan davalı ...'nin tüzel kişiliğinin ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın, olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen ...'nin ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, davacının, husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkili müdürlüğe ve ticaret sicilinden terkin edilen şirkete yönelttiğini, oysa usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru ...'e yöneltilmesi gerektiğini, bu itibarla, uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kuralları ve davacının iddiaları değerlendirirken anılan hususların göz önünde bulundurulmasının önem arz ettiğini,  Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK M. 32 Ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 Hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicil Müdürlüğü, ticaret siciline tescil konusundaki taleplerinin, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağladığını,  yargı merci gibi hareket edemeyeceğini,  tasfiye sürecinde yetkinin ve sorumluluğun şirketin “tasfiye memuru”nda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurlarınsorumluluğunu gerektirdiğini,tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, bu yapılmadan şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtıldığını ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebildiğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerinin, Müvekkili Sicil Müdürlüğü’nünün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapmış olup, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, buna göre, tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memurunun atanmasının zorunlu olduğunu, TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini, zira Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, önceki tasfiye memurlarının görevi terkin işlemiyle birlikte sona erdiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği \"Yasal hasım\" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini beyanlarla müvekkili Müdürlük yönünden davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>...'ne Tebligat Kanunu 35. Maddeye göre dava dilekçesi ekleri ve tensip tutanağı tebliğ edilmiştir. <br>Mahkememiz Dosyası ile birleşen ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas ... Karar Sayılı Dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili tarafından 2 No’lu davalı şirketin, dava dışı Tasfiye Halinde ...Tic. Ltd. Şti.  ve ... A.Ş. aleyhine ... 6. İş Mahkemesi’nin ...E. sayılı dosyasıyla işçilik alacaklarından kaynaklı alacak davası ikame edildiğini, dosyadan 26.12.2019 tarihinde karar verildiğini, İstanbul BAM 52.Hukuk Dairesi'nin 2022/1561 E. sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesi olan ... 6. İş Mahkemesi 26/12/2019 tarihli ... Esas sayılı kararının  kaldırılmasına karar verildiğini, ... isimli şirketin, ... 6. İş Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasının açılmasından önce terkin olduğunu, taraf teşkilatını sağlamak amacıyla ... 19.ATM ... E. Sayılı dosya ile ...'nin ihyası için dava açıldığını, tasfiye memurunun da davada davalı olarak yer alması zorunluluğu bulunduğu anlaşılmakla davacı vekiline tasfiye memuru ...'e karşı birleştirme talepli dava açmak üzere süre verildiğini, bu nedenlerden dolayı; davanın ... 19.Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmek üzere şirketin ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline dair karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.<br>Mahkememiz Dosyası İle Birleşen ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas... Karar Sayılı Dosyasında davalı ...'e usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılım sağlamamıştır.<br>DELİLLER VE GEREKÇE:<br>Dava, TTK’nın geçici 7. maddesi gereğince resen ticaret sicil kayıtlarından terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.<br>...'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, cevabi yazıda ...'nin tüm kayıtlarının gönderilmiş olduğu, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 13/09/2006 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği bildirilmiştir. <br>... 6. İş Mahkemesi' nin...esas sayılı dosyasının celp edilerek dosyanın yapılan tetkikinde; Davacı  ... tarafından Davalılar ...A.Ş., Tasfiye Halinde ...Şti. ve Tasfiye Halinde ...Ltd.Şti. aleyhine Alacak istemli dava açıldığı, mahkemece 29/03/2023 tarihli celsede davacı vekiline  tasfiye  halindeki şirketlerin ihyası için ilgili ticaret mahkemesinde dava açmak  üzere süre verildiği anlaşılmıştır. <br>30/11/2023 tarihli celsede, davacı vekiline İhya davasının TTK md 547 uyarınca değerlendirilmesi gerekeceğinden tasfiye memurunun da davada davalı olarak yer alması zorunluluğu bulunduğu anlaşılmakla  tasfiye memuru ...'e karşı birleştirme talepli dava açmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde davanın açıldığı ve mahkememiz dosyası ile birleştirildiği görülmüştür. <br>Somut olayda; İhyası istenen şirketin Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunan şirket merkezinin Kağıthane/İstanbul olduğu ve mahkememizin yargı yetkisi içinde bulunduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümünde HMK. 14/2. ve ...K.nun 547/1. maddesi hükmü gereğince mahkememiz kesin yetkilidir. <br>Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 Sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Şirkete ait bir malvarlığının bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.<br>İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memuru ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir.  TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı  taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye  kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir.<br>Bir şirket veya kooperatifin ihyası davasında davacı taraf, şirket ortaklarından herhangi biri, şirket veya kooperatifin en son yetkilileri, o şirkette veya kooperatifte daha önce çalışmış bulunan herhangi bir işçi, şirket veya kooperatiften alacağı bulunan herhangi bir gerçek veya tüzel kişi alacaklı, özetle hukuki menfaati bulunan herhangi bir kişi olabilir. Bu nedenle davacının ... 6. İş Mahkemesi'nde açtığı dava nedeniyle aktif dava ehliyeti bulunduğu kabul edilmelidir.<br>Ticaret sicili müdürlükleri, ihya davalarında yasal hasım konumunda olduğundan, sicilden terkin işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan sicil müdürlüğü yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. Yargıtayın emsal kararları bu yöndedir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2005/13309 E.2007/837 K. Sayılı kararı; Yargıtay11.Hukuk Dairesinin 2016 / 2926 Esas 2016 / 3585 Karar  ve 04.04.2016 tarihli kararı). <br>İhyası talep olunan dava dışı şirketin tasfiyesinin sona erdiği 13/09/2006 tarihinde sicil kaydı terkin edilmiş olup ... 6. İş Mahkemesi'ndeki davanın 21/01/2011  tarihinde açılmış olması nedeniyle davalı tasfiye memurunun açılan iş davası nedeniyle tasfiyeyi hukuka uygun yapmadığından söz edilemeyeceğinden davalı tasfiye memuru aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti tayini yoluna gidilmemiştir.<br>Davalı ... açısından açılan davanın ise Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabından ve dosya kapsamı delillerden de   anlaşıldığı üzere davalının sicil kaydının terkin olunduğu, davalının bu haliyle pasif husumet ehliyetine sahip olamayacağı anlaşılmakla adı geçen davalı açısından açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;<br>1-...'nin ... 6. İş Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere İHYASINA, <br>2-Tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına, <br>3-2 nolu davalı ...'ne karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,<br>4-Şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin karar kesinleştiğinde ticaret sicilde tescil ve ilanına, <br>5-Tasfiye memuruna ücret atanmasına yer olmadığına, <br>6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcıdan, peşin yatırılan 179,90.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 247,70.-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>8-Davacı vekilince yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>Mahkememiz Dosyası İle Birleşen ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ...Karar Sayılı Dosyasında;<br>-Harç peşin alınmış olmakla başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>-Davacı vekilince yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin ve diğer davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. <br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"233a1b21af5e803e","SID":"d5e0947983f24514"}}