{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1433  <br>KARAR NO\t\t: 2024/779<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18.05.2021<br>NUMARASI\t\t: 2016/1301 Esas 2021/431 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 18.04.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18.04.2024<br><br>\tİzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.05.2021 tarih 2016/1301 Esas 2021/431 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, 08.06.2014 tarihinde, davacıların murisi ...'in yolcu olarak bulunduğu, davacı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS sigortacısı, davalı ...'ın maliki, davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarpışması nedeniyle, müvekkillerin murisinin vefat ettiğini, davacı ...'in yaralandığını, İzmir 3. Ağır ceza Mahkemesi'nin 2014/326 E. sayılı dosyasında asli kusurlu olduğu tespit edilen davalı sürücünün mahkumiyetine karar verildiğini, kaza nedeniyle davacılardan ...'in eşini, ..., ..., ..., ..., ...'in babalarını; ... ve ...'in dedelerini, ...'in ise dayısını kaybettiğini, dayısını kaybeden ve annesinin yaralanmasına tanık olan davacı ...'in yaşadığı olay neticesinde uzun süre kendisine gelemediğini, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, sigorta şirketinin yalnızca davacılar ... ve ...'e cüzi bir ödeme yaptığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı eş ... için 3.000,00 TL, davacı ... için 2.000,00 TL maddi tazminatın her üç davalıdan kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca davacı ... için 100.000,00 TL, davacılar ... ve ... için  30.000,00 TL,  ...,  ..., ..., ..., ... ve ... için 20.000,00 TL manevi  tazminatın davalılar ... ile ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davacı tarafça davadan önce müvekkili şirkete yazılı başvuru yapılmadığını, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığını, müvekkili şirket tarafından dava konusu kaza ile ilgili olarak davacı ...'e destekten yoksun kalma tazminatı olarak 63.635,00 TL ve davacı ...'e maluliyet tazminatı olarak 12.972,00 TL ödendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olmadığını, müvekkilinin emniyet şeridinden yola çıkarken arkadan bir kamyonun süratli gelmesi nedeniyle paniklediğini, bu nedenle şerit değiştirdiğini, bu sırada bir aracın bariyerlere çarptığını, müvekkilinin kendisi ile ilgili olmadığını ve ciddi bir kaza olmadığını düşünerek yoluna devam ettiğini, davacı sürücü ...'in  hız ve dönüş kurallarına uymaması sonucu  trafik kurali yaptığını, talep edilen tazminat tutarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde davacı ...'in %20 oranında, davalı ...'ın ise %80 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'nın dosya kapsamına göre müteveffanın desteğinden yoksun kaldığı, ancak davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihinden önce 63.635,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, hükme esas alınan aktüer raporuna göre ise hak kazandığı destekten yoksun kalma tazminat tutarının 50.996,88 TL olduğu, bakiye tazminat alacağının bulunmadığı, davacı ...'in %8,2 oranında sürekli iş göremezliğinin meydana geldiği, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 ay olduğu, kendi yaralanması yönünden emniyet kemerinin takılı olup olmadığı belli olmadığından takılı değil gibi değerlendirilmek suretiyle hükmedilen tazminat tutarından %10 takdiri indirim uygulanması gerektiği, manevi tazminat açısından davacılardan ...'in eşi, çocukları ve torunlarının adı geçenin vefatı nedeniyle acı ve elem duydukları, davacı ...'in ise her ne kadar müteveffanın yeğeni olsa da, kazaya karışan araçlardan müteveffanın içerisinde bulunduğu aracın sürücüsü olduğu, yine ...'in vefatı nedeniyle acı ve elem duyduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacılardan ...'in destekten yoksun kalma tazminatı isteminin reddine, davacılardan ...'in bakiye 22.791,28 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 2.568,12 TL geçici iş göremezlik tazminat tutar toplamı olan 25.359,40 TL toplam tazminattan %10 takdiri indirim uygulanmak suretiyle belirlenen 22.823,46 TL tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 12.10.2015 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine; Manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne, ... için 50.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00'er TL, ... için 15.000,00 TL, ... ve ... için 5.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, müvekkilleri ... ve ... açısından maddi tazminat hesaplamasında, davalı ...'ın %80 kusur oranına göre hesaplama yapılması ve sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu, müvekkillerinin desteği konumunda olan ...'in ve müvekkillerinin kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduklarını, müvekkillerinin kazaya sebep olan tüm sorumlulardan müşterek ve müteselsil olarak tazminat talep etme haklarının bulunduğunu, davalıların tüm tazminattan sorumlu tutulmaları gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, hükme esas alınan kusur raporunun çelişkili olduğunu, kök bilirkişi raporunda davacı ...'in sevk ve idaresindeki aracın yolun gerisinden gelerek kendi şeridinde düz gittiği kanaati ile hazırlandığını ve müvekkiline %80 oranında kusur atfedildiğini, ek raporunda ise itirazlar ve dosyaya sundukları görüntüler doğrultusunda kazanın davacı sürücünün yolun solundan gelerek sağa yöneldiği esnada gerçekleştiğinden bahsedildiğini ve müvekkiline yine %80 kusur atfedildiğini, ancak  kendi şeridinde düz giden bir araç ile en sol şeritten en sağ şeride hızlı bir şekilde geçen araca aynı oranda kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, davacı sürücü ...'in en soldan hatalı şekilde en sağa geçmeye çalıştığı esnada müvekkilinin de hatalı şekilde manevra yaptığını ve aradaki kamyondan dolayı birbirlerini son anda gördüklerini, davacı tarafa ait aracın hızının normalden çok yüksek olduğunu, bariyerlere çarptıktan sonra bile metrelerce ilerledikten sonra durabildiğini, genişletilmiş bir bilirkişi heyetinden kusur raporu alınması gerektiğini, davacıların ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazında bulunmalarına rağmen ilk derece mahkemesince bu yönde herhangi bir itiraz bulunmadığının belirtilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE\t: Dava, destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar  verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tİlk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 22.01.2017 tarihli raporda, davacı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki araç ile olay mahalli yol ayrımına yaklaşırken mevcut mahal şartlarını, yol şartlarını ve trafik akışını dikkate alıp hızını yeterince azaltarak kontrollü ve tedbir alabilecek vaziyette seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kazanın meydana gelmesinde %20 oranında tali kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'ın ise sevk ve idaresindeki araç ile olay mahalli yol ayrımında gerisinden düz seyreden araçların seyir durumlarını yeterince kontrol etmeden yolun sağından yolun soluna manevra yapıp hatalı doğrultu değiştirerek Aydın yoluna yöneldiği, gerisinden düz gelen sürücü ...'in seyir durumunu bozarak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği, kazanın meydana gelmesinde %80 oranında asli kusurlu olduğu belirtilmiş olup, tarafların kusur raporuna itirazları üzerine aynı kurumdan alınan 31.12.2019 tarihli ek raporda, dosyaya eklenen kaza anı kamera görüntüsünün bulunduğu usb bellek içeriği incelenerek, kusur durumu ve gerekçelerinin değiştirir nitelikte bir bilgi veya belgenin bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Hükme esas alınan ATK kusur raporlarının kaza tespit tutanağı ile çelişki içermemesine, dosya kapsamında kusur oranlarının tespit edilenden farklı olduğuna dair bir kanıt da bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan kusur oranlarında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. <br>\tİlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakla, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 368,30 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 10.439,38 TL'den peşin alınan 521,95‬ TL'nin mahsubu ile bakiye 9.917,43 TL'nin davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle ile davacıların ve davalı ...'ın yaptığı giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8cf80f4fc070de3a","SID":"161f60fbb13c8342"}}