{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO: 2023/400 Esas<br>KARAR NO: 2024/388<br>DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ: 07/06/2023<br>KARAR TARİHİ: 24/04/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; Davalı şirket 3 ortak olarak kurulduğunu ve devam ettiğini, ancak diğer iki ortağın akraba olup İşleyiş sürecinde bir takım usulsüzlükler yaptıklarını, bu usulsüzlüklerin, dosyaya sunulan belgeler ve ticari defterleri ile şirket banka hesapları, ortakların banka hesapları ve eşleri ile çocukları adına olan banka hesap ve dökümleri incelendiğinde açıkça ortaya çıkacağı, Davacının bu yöndeki rahatsızlığını dile getirince diğer ortaklar ------- ve --------- mali müşavirleri ile birlikte bu genel kurul gündemini belirlediğini ve ikisi akraba olmaları sebebi ile bir olup ortak hareket ettiğini ve 26.07.2019 tarihinde yapılan genel kurulla, davacıya karşı karar alınması konusunda anlaşıp BK. 19-20 T.M.K. 2-3 maddeleri ve T.T.K  m. 381- 536 maddelerini ihlal ettiklerini, yapılmış olan 26.07.2019 tarihli bu genel Kurulunun İptali için taraflarından ------- E sayılı, -------- E sayılı, --------- E sayılı ve--------- E sayılı dosyaları nezdinde dava açıldığını ve davalarının kısmen kabulüne karar verilmiş olup dosyalardan üçünün istinaf aşamasında olduğunu, --------- E sayılı dosyası ise henüz derdest olduğunu, tüm bunlar üzerine ---------- tekrar 18.05.2023 tarihli bu genel Kurulu yaparak aynı kararları aldırdıklarını, Davacı aleyhine sonuç elde etmek üzerine kararlar alındığını, bir karar da BK. m.19-20 denetime tabi olarak butlanla sakatlanmış olacağını, buna göre, kanuna, esas sözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı karar verilmişse, ilgili kişiler iptalini isteyebileceklerini, Olayda şirket içi işleyiş olarak davacı ..., montaj ekibinden, araçlardan ve montajcıların kılık kıyafetinden sorumlu olduğunu, ------- imalattan sorumlu olduğunu, Ofis, -------, alınan siparişleri ve keşif özetlerini şirkette bilgisayar kayıt işler, gelir ve giderleri kayıtlara işler, fatura kesip ve ödemeleri yaptığını, Diğer ortak --------- pazarlama departmanını yönetip, müşterilerden işleri alıp, -------- bilgileri verip fatura bilgilerini ve keşif özetlerini --------- ve birlikte aynı zamanda muhasebe işlerini takip ettiğini, tüm iş alımları fiyatların keşif özetleri ve işleri paraya yapıldığı iş bedelleri ve tüm muhasebe kayıtları, -------- ve ---------- tarafından kaydedildiğini, yıllarca alınan işlerin gerçek alım bedelleri davacıdan saklandığı 2003 yılı ile 2022 yılları arasındaki tüm işlerde davacının zarar uğratılacak şekilde hareket edildiğini, hatta bu iki akraba ortak aynı zamanda bu amaçla resmi kayıtlarına da alınan işleri ve iş bedellerini eksik aksettirerek aynı zamanda vergi de kaçırdıklarını, Davacının bu durumları dile getirdiğinde üçüncü defa bu genel kurul tertip edilmiş olarak kötü niyetli alındığını, alınan ---------- numaralı kararların geçersiz olduğunu, bu nedenle iptali gerektiğini, davacının endişelerini dile getirmiş olduğu tarihten itibaren kendisine ödenmesi gereken aylık maaş ve ödemeler yapılmadığını ve genel kurul ile de karar altına alınarak müdürlükten çıkarıldığını ve maaşları ile ödemeleri kar payı ödemeleri ortadan kaldırıldığını, 2018 yılından bu yana Kar payı dağıtılmadığını, finansal tablolarda dağıtılmaya kar paylarının ne yapıldığına ilişkin bilgi olmadığını, amacın karların şirkette kullanılması değil davacıya söz konusu ortaklıktan dolayı hiçbir paranın ödenmemesi olduğunu, 18.05.2023 tarihli Genel Kurulda -------- ve --------- oy çokluğu ile alınmış olan kararların tamamının kötü niyetli olarak davacıyı zarara uğratmak amacıyla BK. 19-20 T.M.K. 2-3 maddeleri ve T.T.K m. 381- 536 maddelerine aykırı olarak alındığını, bu sebeple 18.05.2023 tarihli Genel Kurulda alınan kararların ---------- numaraları maddelerinin iptali gerektiğini talep ve dava etmiştir.Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Şirket ortağı olmalarından itibaren  26.07.2019 tarihli genel kurula değin (işbu dava konusu genel kurul değildir) davacının da dahil olmak üzere üç şirket ortağı yaklaşık 30 yıl boyunca sınırsız imza yetkilisi ve şirket müdürü olarak hareket ettiklerini, bu süreçte, fiili olarak --------- pazarlama müdürü olarak müşteri ilişkilerinden ve ürün pazarlamasından sorumlu olarak görev aldıklarını, --------- ise üretim müdürü olarak fabrikada profil ve aksesuarların üretim sürecinin yönetilmesinde görev aldığını, Davacı ... ise uzun yıllar boyunca muhasebe kayıtlarının tutulması, satın alma işlemlerinin gerçekleştirilmesi ve ödemeler ile görevli olarak hareket ettiğini, Davacı tarafından 18.05.2023 tarihli dava konusu genel kurul gündeminin diğer iki ortak tarafından belirlendiği ve kendisi aleyhine kararlar alındığı, 26.07.2019 tarihindeki genel kurul kararlarının tekrar alınarak kötüniyetli hareket edildiği, kararların TBK 19-20, TMK 2-3 hükümlerine aykırılık teşkil ettiği iddia edildiğini, Ancak, TTK'nın 413. maddesi gereğince gündem, genel kurulu toplantıya çağıran tarafından belirlendiğini, Ayrıca, TTK'nın 409. maddesinde genel kurulların asgari gündemi belirlenmiş olup, yapılan toplantıda bu hükme riayet edildiğini, Davacı tarafından kendisi aleyhine kararlar alındığı iddia edilse de genel kurul tutanağı incelendiğinde asgari gündem çerçevesinde kararların alındığı ve davacı aleyhine olabilecek bir hususun bulunmadığı tespit edilebileceğini, Ortak sıfatı ile davacı tarafından usulüne uygun olarak iletilmesi halinde gündeme madde eklenmesi de mümkün olduğunu, Davacı tarafından bu yönde bir talep iletilmemiş olmakla birlikte işbu iddianın sebebi anlaşılamadığını, Genel kurul gündeminin 3. ve 4. maddelerinde 2022 yılı faaliyet raporu ve finansal tablolarının oy çoğunluğu ile kabulüne karar verildiğini, Müdürler kurulu faaliyet raporu ve finansal tabloların kabulü ağırlaştırılmış bir nisabı gerektirmediğinden, oy çokluğu ile alınan karar hukuka uygun olup, somut hiçbir veriye veya olaya dayandırılamayan iddiaların reddi gerektiğini, Davacı 26.07.2019 tarihine değin sınırsız yetkili şirket müdürü olduğundan bu döneme değin gerçekleşen tüm faaliyetler bakımından sorumluluğunun devam ettiğini ayrıca belirtmek gerektiğini, Bu noktada, davacı tarafından 26.07.2019, 17.09.2020, 10.08.2021 tarihli genel kurul kararlarına da aynı içerikli dilekçe ile itiraz edilmiş olmakla birlikte, bu dosyalarda bilirkişiler tarafından yapılan inceleme neticesinde bilançolarda bir usulsüzlüğün bulunmadığının tespit edildiğini, mahkeme tarafından da davacının talebinin reddedildiğini bildirmek gerektiğini, Genel kurul toplantısının 6. maddesinde şirket 2022 yılı karından yasal olarak ayrılması gereken karşılıklar ayrıldıktan sonra kalan karın şirket yatırımlarında ve yapacağı işlerde kullanılması, nakit ve kredi sıkıntısı çekilmemesi, gelecek yıllarda daha verimli kar dağıtımları yapılmasının sağlanması amacıyla geçmiş yıllar karı hesabına ayrılmasına oy çokluğu ile karar verildiğini, Şirketin dönem içi karının tutarı çalışan işçi sayısı, kredi ödemeleri ve genel giderler dikkate alındığında yüksek bir tutar olmadığını, Bu kapsamda, şirketin verimliliğinin artırılması ve bu tutarın gelecek işlerde kullanılabilmesi için karın gelecek yıllar karı hesabına aktarılmasında bir hukuka aykırılık bulunmadığını, Davacı, davalı şirketin davacı dışındaki diğer iki ortağının akraba olduğunu, bu nedenle aralarında anlaşarak gizli oy anlaşması ihdas ettiklerini beyan ettiğini, Bu kapsamda, öncelikle herhangi bir oy anlaşmasının söz konusu olmadığını, bir genel kurul toplantısında aynı yönde oy kullanılmış olmasının oy anlaşması yapılması anlamına gelmediğini, ortaklar arasında akrabalık ilişkisinin bulunmasının genel kurulun iptali sebebi sayılamayacağını belirtmek gerektiğini, Aksi takdirde, hiçbir akrabanın birlikte şirket kurmaması veya genel kurulda aynı yönde oy kullanmaması zorunluluğu doğacağını, Davacının iddiaları pay sahibi olmanın doğal sonucu olan oy hakkına ve TTK'da oy hakkına bağlanan sonuçlara tamamen aykırılık teşkil ettiğini, Diğer taraftan, davacı tüm genel kurul kararlarının kendi aleyhine sonuç doğurması amacıyla alındığını iddia etse de bu durum gerçek dışı olduğunu, Şirket tarafından olağan genel kurul gündemi çerçevesinde kararlar alınmış olup, davacının haklarını zedeleyecek bir hal bulunmadığını, Davacının ortaklıktan doğan tüm hakları baki olduğunu, Bu kapsamda, davacı, kardeşi tarafından şirkete karşı açılan işçilik alacakları dosyasında ortağı olmasına rağmen şirket aleyhine gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu, Takiben, davacının şirkete karşı düşmanca tavırları ve süregelen bir şekilde işçiler ile problemler yaşaması, ayrımcılık yapması, işçilere hakaretlerde bulunması, çalışma düzenini bozması da nazara alınarak şirketin daha fazla zarar görmemesi amacıyla 26.07.2019 tarihli genel kurul kararıyla kendisinin müdürlük görevine son verildiğini, Yaşanan bu süreç içerisinde, davacı şirket defterlerinin bilirkişiler tarafından şirket merkezinde incelenmesi esnasında kilitli dolapları karıştırarak şirket çeklerini ve bilimum evrakı alarak saklamaya çalıştığını, polis çağırılması üzerine ise çantasına gizlediği evrakı şirket müdürlerine iade etmek zorunda kaldığını, Anlatılanlardan da anlaşılacağı üzere, kardeşinin iş akdine son verilmesi, kendisinin müdürlük yetkisinin kaldırılması ve şirket çeklerinin gizlice alınması üzerine kendisinin polise şikayet edilmesi nedenleriyle davacı şirkete karşı husumet beslediğini, Davacının yıllardır müdürü ve ortağı olduğu firmaya karşı tam bu süreçlerin yaşanmasından sonra asılsız ithamlarda bulunması da dikkat çekici olduğunu, Genel kurul toplantısında dahi şirket batana kadar durmayacağını, şirketi bitirene kadar elinden geleni yapacağını açıkça beyan ettiğini, Sonuç olarak, davacı tarafından duyulan husumet nedeniyle hukuki gerekçelerden yoksun olarak ikame edilen işbu davanın reddi gerektiğini talep  ve beyan etmiştir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde;Dava, limited şirket  genel kurul kararlarının  iptali istemine ilişkindir. Davacının ortağı olduğu davalı şirketin 18/05/2023 tarihinde yapılan 2022 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan kararların  iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; “Davacının, davalı şirkete 100.000 pay içerisinden 30.000 paya sahip olmak suretiyle ortak olduğu, davaya konu edilen 18.05.2023 tarihli 2022 yılına ait Olağan Genel Kurul toplantısında alınan -------- nolu kararların  iptali koşullarının oluşup oluşmadığı,” noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır.İptal sebepleri başlıklı TTK'nın 445. Maddesinde \"(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.\" denilmektedir. İptal davası açabilecek kişiler başlıklı TTK'nın 446. Maddesinde \"(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir.\" denilmektedir. Genel kurul toplantısına hazır bulunan pay sahibinin kararların yasa,  esas sözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık nedeniyle iptalini talep edebilmesi;  6102 sayılı TTK'nın 446/1-a maddesi ile olumsuz oy kullanılması ve muhalefetin toplantı tutanağına geçirtilmesi şartına bağlanmıştır. Özel dava şartı olan bu husus yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen incelenmeli ve kanun yolu dahil yargılamanın her aşamasında gözetilmelidir. Mahkememiz taraflar arasındaki tespit edilen tüm uyuşmazlık konuları ile ilgili olarak sulh olmaya teşvik etmiş, ancak taraflar sulh da olmamışlardır. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti düzenlemiş olduğu rapor usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiştir. Tarafların rapora yönelik itiraz ve beyanları alınarak mahkememizce değerlendirilmiştir.Somut uyuşmazlıkta  Davalı şirketin 2022 yılına ait toplantı tutanağında belirlenen adreste yapıldığı, toplantıya davetin usulüne uygun olduğu, hisselerin tamamının toplantıya katıldığı hukuka aykırılık olmadığı anlaşılmaktadır.Madde 3 bakımından inceleme yapıldığında müdürler kurulu faaliyet raporuna davacının itiraz ettiği ancak itirazın genel bir itiraz olduğu faaliyet raporunun hangi maddesine hangi sebeple itiraz ettiğine dair tutanağa beyan geçirilmediği yapılan tetkikte faaliyet raporunun mali tablolarla uyumlu olduğu usuli bir hatanın bulunmadığı bu yönüyle iptal şartları oluşmadığı anlaşılmaktadır. Madde 4 bakımından inceleme yapıldığında ise  davalı ticari kayıtları üzerinde bilirkişi heyetince yapılan mali incelemelerde, ticari defter kayıtlarında ve finans tablolarında usulsüzlük yapıldığı  gerçeği yansıtmadığına ilişkin herhangi bir aykırılık tespit edilememiş ve  davacı da bilanço ve kâr zarar hesaplarının hangi açıdan usulsüz olduğuna ilişkin herhangi bir maddi olgu da dava dilekçesinde sunmamış olup  TTK m.420 uyarınca davacının mali tabloları incelemek gerekçesi ile 30 günlük genel kurulu erteleme hakkını da kullanmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde finansal tabloların onaylanmasına ilişkin, bu madde yönünden iptali şartları oluşmadığı anlaşılmaktadır.  Madde 5 bakımından inceleme yapıldığında ise gündemin 5.maddesi ile ilgili alınan şirket müdürlerinin ibra edilmelerine ilişkin kararda müdürlerin kendi ibralarında oy kullanmadıkları, ancak %35 ortak, 1400 adet hisse sahibi ve şirket müdürü olan -------- %35, 1400 adet hisseye sahip diğer ortak ve şirket müdürü --------  diğer müdür lehine ibra oylamasına katılması ile TTK m.619 hükmüne aykırı olarak birbirlerinin ibrasında oy kullandıkları dosya kapsamından tespit edilmiştir. Şirket yönetimine herhangi bir şekilde katılanların, müdürlerin ibralarında oy kullanamayacak olmaları, şirket müdürleri dışında geriye kalan tek şirket ortağı davacının ise her iki müdürün ibrasında da olumsuz oy kullanması sebebiyle, her iki ibra kararının da karar nisabı oluşmaması sebebiyle  bu madde yönünden iptali şartları oluştuğu  anlaşılmaktadır. Madde 6 bakımından inceleme yapıldığında ise  Davalı şirketin finansal tablolarına göre 2022 yılında öz kaynaklarının 420.741,67 TL olduğu, ancak Kısa ve Uzun Vadeli Borçlarının toplamının 7.507.929,96 TL (5.127.625,04+2.380.304,92) olduğu, Öz kaynakların şirkette oldukça düşük düzeyde bulunduğu, öz kaynakların mevcut haliyle bile çok yetersiz ve olası krizlere karşı savunmasız olduğu, bu sebeple kârın dağıtılmamasının ekonomik gerekçelerle izah edilebileceği, her ne kadar şirket 5 yıldır kar dağıtmamış olsa da kar marjının düşük olması  sebebiyle davacının kar dağıtılmaması yönündeki genel kurul iptal talebinin yerinde olmadığı  bu madde yönünden iptali şartları oluşmadığı anlaşılmaktadır. Madde 7 bakımından inceleme yapıldığında ise davalı şirketin 2022 yılındaki Net Satışlarının 6.418.109,27 TL, 2023 yılı  ilk 6 ay asgari ücretin net 8.506,80 TL  ikinci altı ay 11.402,32 TL olduğu, talep edilen 25.000,00 TL aylık huzur hakkı ücretinin asgari ücretin 2 katından fazla olduğu piyasa rayiçleri ve davalıların konumları itibari ile  2023 yılı için şirket müdürlerine yapılması kararlaştırılan 25.000 TL net ücretin fahiş olmadığından davacının gündemin 7 no.lu kararının iptali yönündeki talebinin yerinde olmadığı  anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre  alınan rapor dosyadaki verilere  uygun, gerekçeli ve denetime uygun olduğu görülmekle hükme esas alınmış olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>G.D/ Gerekçesi ayrıntılı  kararında açıklanacağı üzere;<br>1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı şirketin 18.05.2023 tarihli 2022 yılı  genel kurul toplantısında alına  5 nolu kararın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine <br>2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 427,60 TL harcın başlangıçta peşin alınan 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 247,70 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3- Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 82,50 TL posta ve tebligat gideri, 179,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 9.262,40 TL'nin kabul red (1/5) oranı dikkate alınarak 1.852,48 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinden bırakılmasına,   <br>4-Davalı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu masraf bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5-Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden A.Ü.T.T uyarınca  17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden A.Ü.T.T uyarınca  17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin  davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>7-Karar kesinleştiğinde talep halinde artan gider avansının talep eden tarafa iadesine, <br>Dair, taraf vekilleri  yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OY BİRLİĞİ ile  verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 24/04/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f853d61327ad1c80","SID":"a1875a909c88a300"}}