{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/419 <br>KARAR NO\t: 2024/689<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                         \t K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/74 E.  -  2021/764 K.<br><br>DAVACI\t  <br>VEKİLİ<br>DAVALI<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Cezai Şart<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17/11/2021 tarih ve 2018/74 E. - 2021/764 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, taraflar arasında 28/11/2017 tarihinde hizmet sözleşmesi başlıklı personel taşıma işine ilişkin ticari nitelikte sözleşme akdedildiğini, sözleşme uyarınca müvekkilinin 02/01/2018 - 31/12/2018 tarihleri arasında ... plakalı araç ile davalının yüklenicisi olduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın Balgat- Cevizlidere güzergahındaki personelini günlük 140,00 TL + KDV ücret ile taşımayı üstlendiğini, davacının iş bu sözleşme uyarınca 09/01/2018 tarihine kadar taşıma işini ifa ettiğini, 09/01/2018 tarihinde akşam servisi için beklediği sırada araca personel bindirilmeyeceğinin ve iş akdinin feshedildiğinin belirtildiğini, müvekkilinin sözleşmedeki edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, hizmet akdinin geçerli olduğu süre içerisinde davalı tarafından herhangi bir sebeple sözleşmeye aykırılık konusunda sözlü veya yazılı ihbar bildirim dahi yapılmadığını, akdedilen sözleşmenin 5. maddesi gereğince sözleşmeden vazgeçen tarafın 20.000,00 TL cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek sözleşmenin haksız feshinin tespiti ile 20.000,00 TL cezai şart alacağının 09/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek TCMB avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, ne araç sahibi ..., ne de araç şoförünün müvekkili ile sözleşme imzalanmadığını, dosyada bulunan sözleşme sureti belgenin hukuken geçerliliğinin ve delil vasfının olmadığını, mevcut olmayan sözleşmenin cezai şartının da olmayacağını, ...'ın defalarca müvekkili tarafından çağrılmasına rağmen sözleşme imzalamaya gelmediğini, Kurum tarafından istenilen belgeleri de getirmediğini, bu sebeple kurumunda uyarısıyla 6. gün çalışmasının istenmediğini, toplam 6 günlük mesaisinin  olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte dosyadaki sahte sözleşme geçerli olsa bile davacıya cezai şart bedeli talep etme hakkı tanınmadığını, araç sahibinin yazılı sözleşme yapmaya yanaşmaması sebebiyle çalışamayan araç sürücüsünün davacı zararını yasaya aykırı yollarla gidermeye çalıştığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davadışı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından, davacıya ait ... plakalı araç ile davalının yüklenicisi olduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın Balgat- Cevizlidere güzergahındaki personelinin taşınmasına ilişkin taraflar arasında 28/11/2017 tarihinde hizmet sözleşmesi başlıklı personel taşıma işine ilişkin ticari nitelikte akdedilen sözleşmenin istenilmesine rağmen, sözleşmenin bulunamaması nedeni ile gönderilmediği, tanık ...'ın davacının kullandığı servis aracının yolcu sorumlusu olup, davacının ... plakalı araç ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın Balgat - Cevizlidere güzergahındaki personelinin taşınmasına  yaklaşık 15 gün kadar servis içinde çalıştığını belirttiği, davacının iş akdinin haksız şekilde sonlandırıldığı, davacı tarafın dosyaya sundukları yönetmelik kapsamında da sözleşme olmadan araç çalıştırılmasının mümkün olmadığı, taşıma sözleşmenin 5. maddesinde \"Sözleşmede belirtilen haller dışında sözleşmeden vazgeçenin 20.000,00 TL tutarındaki tazmin bedelini peşinen ödemeyi kabul ettiği\" hükmüne yer verildiği, duruşmada dinlenen tanık beyanına göre sözleşmenin mevcut, geçerli ve davalı tarafından haksız olarak feshedilmiş olduğu, sözleşmenin 5. maddesinde yer alan ceza koşuluna ilişkin hükmün de mevcut ve geçerli kabul edileceği,  davacının ceza koşulu talep etme hakkına sahip olacağı gerekçesi ile davanın kabulü ile, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle 20.000 TL cezai şartın dava tarihi olan 30/01/2018 tarihinden itibaren itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının, dosyaya geçerli bir sözleşme sunamadığını, sadece aslının var olduğu iddia olunan, ancak bulunamayan  fotokopi sunulduğunu, bu belgenin gerçek olmadığını, müvekkili ile davacı arasında böyle bir sözleşme imzalanmadığını, davacının araç sahibi bile olmadığını, böyle bir sözleşme imzalama yetkisinin olmadığını, müvekkilin araç sahibi olmayan biriyle sözleşme imzalamayacağını, araç sahibinin ... isimli şahıs olduğunu, kendisinin sözleşme imzalamaya gelmediğini ve evraklarını getirmediğini, bu nedenle aracın çalışmasına izin verilmediğini, tanık dinlenmesine muvafakat edilmediğini, İhale Şartnamesi uyarınca müvekkilinin araç sahibi olan ... ile sözleşme yapması gerektiğini, aracın 15.07.2015 ile 28.02.2019 tarihleri arasındaki sahibinin ... olduğunu, tanığın sözleşmeden haberinin olmadığını ifade ettiğini, HMK'nın 202. maddesinde delil başlangıcı, kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belge olarak tanımlandığını, fotokopinin yazılı delil başlangıcı sayılmasına imkan bulunmadığını, davacının sözleşmenin varlığını ve içeriğinde olduğu iddia olunan cezai şart maddesini ispatlayamadığını, aslı ibraz edilemeyen bir fotokopi için imza incelemesinin talep edilemeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>      <br>GEREKÇE\t: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlığın davacı ile davalı arasında akdedilen sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı, haksız ise davacının ceza koşulu talebinin yerinde olup olmadığı hususlarına dayandığı, davacı taraf sözleşmenin haksız feshedildiğini ileri sürerken davalı tarafın dava konusu aracın davacıya ait olmadığını, kendisine ait olmayan araçla ilgili dava açılamayacağını, sözleşmenin geçerli olmadığını, sözleşmeye göre işverenin sebep belirtmeksizin tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetme yetkisinin bulunduğunu savunduğu, dava dosyasına davacı tarafından, 28.11.2018 tarihli sözleşme örneğinin sunulduğu, tarafların beyanları, tanık beyanı, dosyada bulunan tespitler ve somut sözleşme örneği karşısında taraflar arasında böyle bir sözleşmenin mevcut olduğu, davalı tarafından uyuşmazlık konusu sözleşmeye ilişkin bir imza itirazında veya imza yahut sahtelik incelemesi talebinde de bulunulmadığı, keza davalının davaya cevap dilekçesinde sözleşmede yer alan bazı hükümlere de dayandığı, davalı tarafça sözleşmenin feshine ilişkin herhangi bir ihbar veya ihtarın bulunmadığı, sözleşmenin feshine ilişkin bir gerekçe gösterilmediği, sözleşmenin davalı tarafça haksız şekilde sonlandırıldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.366,20.-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 341,55.-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 1.024,65-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 04/04/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/05/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dfcf909c30d4723b","SID":"0130f2bad84a8f62"}}