{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2024/373 Esas - 2024/359<br>\tT.C.<br>                 Ankara Batı<br>ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2024/373 <br>KARAR NO\t: 2024/359<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t:<br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVA\t: Çekişmeli Alacak (Konkordatodan Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ\t: 15/06/2020<br>KARAR TARİHİ: 03/04/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2024<br><br>Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  :<br>TALEP\t:Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili Banka ... Şubesi ile davalı şirket arasında Kredi sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmeye dayanılarak kredi kullandırıldığını, davalı şirket tarafından  Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı  dosyasından konkordato talepli dava açıldığını, kesin mühlet kararının ilanından itibaren konkordato komiserlerine toplamda 1.244.495,14 TL üzerinden alacak kaydı yaptırıldığını, Konkordato Komiserleri Heyeti tarafından verilen 03.01.2020 tarihli kararda Konkordato borçlusu tarafından 860.178,68TL'lik kısım kabul edildiğini, 384.316,16  TL'lik kısımın ise reddedildiğini, müvekkili Bankanın alacağının gerekçeli kararın somutlaşan ödeme tablosu kısmında 84. Sırada gösterilmiş olup, 860.178,68TL alacak kabul edildiğini, anılan tutardan %20 oranında  172.035,74TL  tenzilat yapılarak, ödenecek tutarın 688.142,94TL olarak gösterildiğini,  İİK'nun 308/b maddesi uyarınca; alacakları itiraz uğramış olan tüm alacaklara tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren 1 ay içerisinde dava açabileceklerinin ihtarına karar verildiğini belirterek, reddedilen ve dolayısıyla somutlaşan ödeme tablosunda gösterilmeyen 356.208,66TL’lik alacağın İİK madde 308/b gereğince tespiti ile ödeme tablosunda gösterilmesine ve anılan meblağın işleyecek ticari faizi ile tahsiline ve taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP\t:Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı bankanın talep ettiği alacağın ne kadarının faiz ne kadarının anapara olduğunun  anlaşılamadığını,   alacak   miktarı   olduğu   iddia  edilen  356.208,66TL'nin  ne<br>e-imza \te-imza \te-imza \te-imza <br><br>kadarının anapara ne kadarının faiz olduğu belirtilmediğini, dilekçede sadece krediden kaynaklanan alacak denilmekle yetinildiğini, davacının konkordato yargılamasında komiser heyetine verdiği dilekçelerinde de aynı prosedürü izlediğini, hiçbir zaman alacak türü açık bir şekilde belirtilmediğini, ancak konkordato süreçlerinde anapara ve faiz konularında farklılıklar bulunduğunu, davacı bankanın hangi tarihten itibaren faiz işlettiğini, faiz işletmedi ise anapara tutarında nasıl bu kadar büyük bir fark bulunduğunun taraflarında anlaşılmadığını, şirketin muhasebe kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda davacının iddia ettiği gibi bir alacağının bulunmadığının tespit edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>DELİLLER\t:Mahkememizin ... esas sayılı dosyası, Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, 24/05/2021 tarihli bilirkişi raporu, 12/08/2021 tarihli birinci ek rapor, 15/11/2021 tarihli ikinci ek rapor ile tüm dosya kapsamı. <br>Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, mahkememizin 02/02/2022 tarihli ve 2020/264 esas, 2022/118 karar sayılı ilamı ile; davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>Mahkememizden verilen kararın istinaf edilmesi üzerine istinaf incelemesini yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 14/02/2024 tarihli ve 2022/954 esas, 2024/243 karar sayılı ilamı ile; \"mahkemece ipoteğin davalının taşınmazı üzerinde tesis edilmediği, mülkiyeti üçüncü kişiye ait taşınmaz mal üzerinde ipotek tesis edildiğinden bu kısım yönünden davacı alacağının rehinle teminat altına alınan alacak niteliği taşımayacağı, rehinle temin edilmeyen adi alacak niteliğinde olacağı, konkordato dosyasında oylanan rehinli alacağın ancak davalının mülkiyeti kendisine ait aracı üzerinde tesis edilen rehin sözleşmesi ile teminat altına alınan kısım yönünden kabul edilebileceği, davacının bilirkişi raporu ile tespit edilen alacağının tamamının rehinle teminat altına alınmadığı, bu durumda davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, hukuki yarar dava şartının oluştuğu gözetilerek işin esasına girilmek suretiyle taraf delilleri değerlendirilip, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.\" denilmek suretiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır. <br>GEREKÇE                        :Dava, Konkordato davası neticesinde çekişmeli hale gelen alacağın tahsili istemine ilişkindir.  <br>Mahkememizce Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 14/02/2024 tarihli ve 2022/954 esas, 2024/243 karar sayılı ilamı gereği inceleme yapılmak üzere duruşma günü verilmiş ise de; davacı vekili 29/03/2024 havale tarihli dilekçesi ile; davalı şirketten olan alacağın tahsil edildiğini bu nedenle davanın konusuz kaldığını belirterek esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini, karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti istemlerinin bulunmadığını, ancak davanın açılmasına davalı tarafın sebep olması nedeniyle arabuluculuk ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, davalı vekili 29/03/2024 tarihli dilekçesi ile; davaya konu alacağın davacı tarafından tahsil edildiğini ve davanın konusuz kaldığını belirterek, herhangi bir yargılama gideri ya da vekalet ücreti istemlerinin bulunmadığını, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dosya incelendiğinde davaya konu alacağın tahsil edildiği anlaşılmış ve davanın açılmasında davalının borcu ödememesi gözetildiğinde davacı tarafın talep ettiği arabuluculuk ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Dava konusu alacağın tahsili nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>e-imza \te-imza \te-imza \te-imza <br><br>3-Zorunlu arabuluculuk nedeniyle Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.320,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>4-Tarafların birbirlerinden vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığından, bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-Karardan sonraki yargılama giderinin davacının gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının davacıya iadesine,<br>Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere (kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle istinaf kanun yoluna başvurulabileceği, istinaf incelemesinin Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi tarafından yapılacağı) oy birliği ile karar verildi.03/04/2024<br><br>Başkan \tÜye \tÜye \tKatip <br>e-imza \te-imza \te-imza \te-imza <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3def2efa3ec214c1","SID":"385209526f008229"}}