{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tT.C.<br>\tKAYSERİ<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ \t<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tTÜRK MİLLETİ ADINA<br>    GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: / <br>KARAR NO\t: /<br><br>BAŞKAN\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACILAR \t: 1- ... - T.C. No:... <br>\t  2- ... - T.C. No:... <br>\t  3- ... - T.C. No:... <br>\t  4- ... - T.C. No:... <br>\t  5- ... - T.C. No:... <br>\t  6- ... - T.C. No:... <br>\t  7- ... - T.C. No:... <br>\t  8- ... - T.C. No:... <br>\t  9- ... - T.C. No:... <br>\t  10- ... - T.C. No:... <br>\t  11- ... - T.C. No:... <br>\t  12- ... - T.C. No:... <br>\t  13- ... - T.C. No:... <br>\t  14- ... - ... \t  <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br> \t  Av. ... - <br>DAVALI \t: ... - ... ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVA\t: Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 24/07/2018<br>KARAR TARİHİ\t: <br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Müvekkili gerçek kişiler ile davalılar ... ve ...,  isimli şirketteki hisselerini Beyoğlu 15. Noterliği'nin 22/08/2014 tarih ve ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile davalıların şirkette bulunan tüm hisselerini müvekkillerine sattığını, bunun akabinde ek bir sözleşme de imzalandığını, taraflar arasında imzalanan ek sözleşme ile şirket hisselerini satan davalıların müvekkillerine şirketin 01/08/2014 tarihli mizanını sunduğunu, sözleşme ile mizanda belirtilen şirket borçları haricinde devir işlemi öncesinde doğmak kaydıyla devir sonrasında şirketten talep edilebilecek borçlardan dolayı sorumluluğun davalı devir edenlerde olacağının kararlaştırıldığını, şirket hisselerinin devri tarihinden önce şirkette çalışan bir kısım işçilerin İş Kanunundan kaynaklanan alacakları amacıyla zaman içerisinde dava açtıklarını, bu davaların zamanla sonuçlandıkça icraya konu edildiğini ve davalı ...'ın borcu ödememesi üzerine şirketin icra dosyasına ödeme yapmak zorunda kaldığını, ... için ödenmek zorunda kalınan 40.342,30-TL, ... için ödenmek zorunda kalınan 11.678,84-TL ve için ödenmek zorunda kalınan 51.140,03-TL olmak üzere toplam 103.161,17-TL'nin davalıdan talep edilmesine rağmen henüz şirkete ödenmediğini, müvekkillerinin şirket hisselerini devir alırken makine parkurunda yer alan bir kısım makinelerin mülkiyeti hususunda devam eden yargılamalar olduğunu ve kira sözleşmesine dayalı hali hazırda her yıl ödenen kira bedeli olduğunu hisse devrinden oldukça sonra öğrendiğini, bu nedenle mülkiyetini aldığını düşündüğü makineler için devir tarihinden 2018 yılına kadar kira ödemek zorunda kaldığını, buna ilişkin müvekkillerinin gerek makinelerin mülkiyetinin tartışmalı olması gerekse kira sözleşmesi nedeniyle KDV dahil 176.352,00-TL ödemek zorunda kaldığını, ayrıca şirket hisseleri müvekkilleri tarafından satın alındıktan sonra vergi dairesi tarafından şirketin devir tarihinden önceki usulsüz işlemlerine dayalı olarak yapılan vergi incelemesi sonucunda, şirkete vergi borcu ve usulsüzlük cezası tahakkuk ettirildiğini ve toplamda 49.591,50-TL ödeme yapıldığını bildirerek davalı ...'ın ödemesi gerektiği halde ödemediği 103.161,17-TL işçi alacakları, 49.591,50-TL vergi borcu, 176.352,00-TL makinelerin kira bedeli olmak üzere toplam 329.104,67-TL'nin davalıdan tahsili ile her bir alacağın ödendiği tarihten itibaren işleyecek yıllık ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsili ile 'ye ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; araflar arasında imzalanan ek sözleşme gereğince devir ile ilgili davacıların doğabilecek zararlarına karşı müvekkilinin sorumluluğunun 2 yıl ile sınırlandırıldığını ve sorumluluk tarihinin 21/08/2016 tarihinde sona erdiğini, bu sebeple öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacılar tarafından talep edilen işçilik alacaklarının hakkaniyetten uzak ve kötüniyetli olduğunu, söz konusu işçilerin devralındıktan itibaren 1 yıla yakın çalıştırıldığını ve devir tarihinden sonra açılmış olan işçilik alacaklarından kaynaklı ödemelerin 2 yıllık sorumluluk sınırının da göz ardı edilerek müvekkilinden talep edildiğini, bunun haricinde davacılar tarafından ödendiği iddia edilen 176.352,00-TL'lik makine parkuru kira bedelinin, vergi borcu ve usulsüzlük cezasının da müvekkilinin devir tarihinden itibaren sorumluğu olduğu 2 yıllık süre de dikkate alınarak kabulünün mümkün olmadığını bildirerek davacıların haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLER <br>Mahkememizin / esas - / sayılı kararı, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin / esas - / karar, 20/04/2022 tarihli ilamı ile, nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verildiği görülmüştür. <br>Taraf vekillerince BAM kararının temyizi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/4721 esas - 2023/6734 karar, 22/11/2023 tarihli kararı ile; ''Dava dilekçesi içeriği ve dosya kapsamından söz konusu işçilik alacaklarının tahsiline yönelik olarak dava dışı işçiler tarafından, davacı şirkete karşı dava açılıp hükmedilen meblağın da davacı şirketçe ödendiği ve yine talep konusu vergi borcu ve cezasının davacı şirkete tahakkuk ettirilmesi nedeniyle davacı şirket tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.  Bu durumda 6102 sayılı Kanun'da benimsenen sermayenin korunması ilkesi ve dava dilekçesindeki talep nazara alınarak dava konusu işçilik alacakları bedeli ve vergi borcunun davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmesi gerekirken bu konuda bir değerlendirme yapılmadan \"davacılara\" ödenmesi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın resen bozulmasına, <br>Dava dilekçesinde dava konusu alacağın ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece, uyuşmazlığın niteliği ve tarafların sıfatına göre ticari temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru görülmemiş, kararın davacı şirket yararına bozulmasına'' karar verildiği görülmüştür. <br>Mahkememizin / esas - / sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/4721 esas - 2023/6734 karar, 22/11/2023 tarihli kararı ile bozulmakla, Mahkememizin 2024/110 esas sırasına kaydı yapılarak işbu esas üzerinden yargılamaya devam olunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE <br>Dava limited şirket hisse devir sözleşmesinin eki olan sözleşmeye göre davalı tarafından ödenmesi gerektiği iddia edilen ancak şirket tarafından ödenen bedelin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.<br>Davacı gerçek kişiler ile davalı ... arasında   ... . Şti'deki davalı ...'a ait payların tamamının davacılara devrine ilişkin noterde yapılan sözleşmeden başka tarafların hak ve yükümlülüklerini gösteren aynı tarihli ek sözleşme akdedilmiştir.<br>Davacı taraf, hisse devir sözleşmesinin eki olan sözleşmeye dayalı olarak, şirket tarafından ödenmek zorunda kalınan bedelin davalıdan tahsilini talep etmektedir.  <br>Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan Beyoğlu 15. Noterliğinin 22/08/2014 tarihli limited şirket pay devir sözleşmesi ve bu sözleşmenin eki olan aynı tarihli tarafların hak ve yükümlülüklerini gösteren ek sözleşme, davacı şirketin sicil kayıtları, davacı şirketin yaptığı ödemeye ilişkin bilgi ve belgeler ile dayanılan deliller celp edilip incelenmiştir.<br>Mahkememizce dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler ile alınan uzman bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; dosyada yer alan Bakırköy 5. İş Mahkemesi'nin / Esas - / Karar sayılı kararında adı geçen    25/09/2012-15/09/2014 tarihleri arasında, Trabzon 1. İş Mahkemesi'nin / Esas - / Karar kararında adı geçen   21/12/2013-30/06/2014 tarihleri arasında ve Kayseri 2. İş Mahkemesi'nin / Esas - 2017/  sayılı kararında adı geçen   ise 01/02/2012-30/08/2014 tarihleri arasında davacı i'nde çalıştıkları, taraflar arasındaki sözleşmede mutabık olunan mizanın 01/08/2014 tarihi olduğu ve sözleşmede pay devri sonrasında oluşacak tüm sorumluluğun devir alanda olduğu, pay devrinin ise 22/08/2014 tarihinde gerçekleştiği gözetilerek davacı şirket eski çalışanlarına hisse devir tarihinden önceki kıdem, ihbar vb. Borçlardan dolayı davacı şirket tarafından icra yoluyla ödemesi yapılan ve muhasebe kayıtlarında da yer alan, 'na toplam 51.140,03-TL,   11.678,84-TL ve   ise 40.342,30-TL olmak üzere toplam 103.161,17-TL ödemeden dolayı davacının davalıdan alacağı olduğu, ayrıca davacı şirket vekili tarafından hisse devir tarihi öncesi döneme ait vergi cezasıyla ilgili olarak ticari defterlerden ve dosya arasında mevcut olan ödeme makbuzlarından da anlaşılacağı üzere söz konusu vergi cezalarının hisse devir tarihi öncesi döneme (2013 yılı vergi incelemesinden kaynaklandığı) ait olduğu ve bu vergi cezalarına yönelik Mimar Sinan Vergi Dairesi ve Kaleönü Vergi Dairesi'ne yapılan söz konusu ödemeler toplamının 51.659,78-TL olduğu ve tamamının davacı şirketin muhasebe kayıtlarında yer aldığı ancak dava dilekçesindeki bu alacak kalemi yönünden talebin 49.951,50-TL olduğu anlaşılmış olup, kaldırma kararı doğrultusunda  6102 sayılı Kanun'da benimsenen sermayenin korunması ilkesi ve dava dilekçesindeki talep nazara alınarak dava konusu işçilik alacakları bedeli ve vergi borcunun davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmiş yine kaldırma kararı doğrulusnda davacı işçi alacakları bedeli ve vergi borcuna yönelik alacak talepleri yönünden her bir alacağın ödendiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. <br>Davacılar vekilince hisse devir tarihinden öncesine ilişkin makine kiralarına yönelik alacak talebinde de bulunulmuştur ancak davacının iddia ettiği söz konusu makine kirası alacağının kaynağını teşkil eden İstanbul 35. İcra Dairesi'nin 2018/2342 Esas sayılı dosya ile ilgili 23/01/2018 tarihli ödeme emri açıklamasında 15/02/2012 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesi ile ödenmeyen Ocak 2017-Ocak 2018 arası 13 aylık kira bedeli talep edilmiş olup, ödeme emrindeki söz konusu tarihlerin hisse devir tarihi sonrasına ait olduğu anlaşılmakla davacının makine kiralarına yönelik alacak talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>Mahkememizin 15/02/2022 tarih ve / Esas / sayılı kararı  hakkında, taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulduğu, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nin 20/04/2022 tarih ve / Esas / Karar sayılı kararı ile tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar  verildiği, Yargıtay 11. H.D.nin 22/11/2023 tarih ve 2022/4721 E. 2023/6734 K. sayılı kararı ile İlk derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına karar verildiği bu kapsamda mahkememizce bozma kararından sonra verilen kararın temyiz edilmesi halinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesi gerektiği açıktır. Nitekim emsal nitelikteki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/4-307 Esas, 2021/833 Karar Sayılı ilamında açıklandığı üzere Kanun’da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. maddesindeki düzenleme dikkate alınmıştır.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;<br>1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, <br>-İşçi alacakları bedeli olan 103.161,17-TL'nin; 15.000,00-TL'lik kısmının 15/03/2018 tarihinden, 15.000,00-TL'lik kısmının 06/04/2018 tarihinden, 16.140,03-TL'lik kısmının 27/04/2018 tarihinden, 5.000,00-TL'lik kısmının 27/02/2018 tarihinden, 11.678,84-TL'lik kısmının 13/09/2017 tarihinden, 20.000,00-TL'lik kısmının 20/09/2017 tarihinden, 20.342,30-TL'lik kısmının 08/09/2017 tarihinden,<br>-Vergi borcu olan 49.591,50-TL'nin; 322,99-TL'lik kısmının 30/01/2018 tarihinden, 323,00-TL'lik kısmının 29/01/2016 tarihinden, 323,00-TL'lik kısmının 29/09/2017 tarihinden, 323,00-TL'lik kısmının 29/11/2017 tarihinden, 327,53-TL'lik kısmının 02/08/2017 tarihinden, 323,00-TL'lik kısmının 30/05/2017 tarihinden, 8.265,26-TL'lik kısmının 29/09/2017 tarihinden, 8.265,26-TL'lik kısmının 30/05/2017 tarihinden, 8.265,25-TL'lik kısmının 02/01/2017 tarihinden, 8.265,26-TL'lik kısmının 30/01/2018 tarihinden, 8.265,26-TL'lik kısmının 29/11/2017 tarihinden ve 6.322,68-TL'lik kısmının 02/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine,<br>2-Alınması gereken 10.434,53-TL karar ve ilam harcından davacılar tarafından dava açılırken yatırılan 5.620,29-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.814,24‬-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacılar tarafından yatırılan 35,90-TL başvurma harcı ile 5.620,29-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,<br>4-Davacılar tarafından yargılama boyunca yapılan; posta - müzekkere - tebligat gideri 296,6‬0-TL ile 700,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 996,60-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre belirlenen 462,57-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı tarafından yargılama boyunca yapılan; posta - müzekkere - tebligat gideri 75,60-TL yargılama giderinden davanın red oranına göre belirlenen 40,51-TL'lik kısmının davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>6-Davacılar taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacılar lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 24.440,43-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,<br>7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 28.216,32-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,<br>8-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,<br>Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/04/2024 <br><br>Başkan ...<br> ¸E-imzalıdır <br>Üye ...<br> ¸E-imzalıdır <br>Üye ...<br>  ¸E-imzalıdır<br>Katip ...<br>  ¸E-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd41f23e2fa7607c","SID":"f379d9445dd63145"}}